TYT MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI VE LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI

0
19
TYT Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması konu anlatımı kapak görseli

TYT Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması konu anlatımı; Millî Mücadele’nin askerî safhasının nasıl sona erdiğini, barış konferansına giden siyasi gelişmeleri ve Lozan’da çözülen ya da sonraya bırakılan sorunları açıklar. Önceki konuda işlenen Millî Mücadele Cepheleri, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Türk ordusunun kesin askerî başarıya ulaştığını göstermişti.

Bu zaferin kalıcı olması için işgal kuvvetlerinin çekilmesi, Doğu Trakya’nın teslim edilmesi ve yeni Türk devletinin bağımsızlığının uluslararası alanda tanınması gerekiyordu. Mudanya askerî mücadeleden diplomasiye geçişi, Lozan ise bu diplomatik mücadelenin barış antlaşmasına dönüşmesini sağladı.

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI’NA GİDEN SÜREÇ

Büyük Taarruz sonrasında Yunan ordusu Anadolu’dan çıkarıldı. Türk ordusunun Çanakkale ve İstanbul yönünde ilerlemesi İngiltere ile yeni bir çatışma ihtimalini doğurdu. Buna karşılık İngiltere’nin müttefikleri Fransa ve İtalya yeni bir savaşa yanaşmadı; İngiliz kamuoyu ve dominyonlar da askerî gerilime destek vermedi. İtilaf Devletleri TBMM’ye ateşkes çağrısında bulundu.

Görüşmeler 3 Ekim 1922’de Mudanya’da başladı. Türkiye’yi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil etti. İngiltere, Fransa ve İtalya görüşmelere katıldı; Yunanistan temsilcileri doğrudan masaya oturmadı ve alınan kararları daha sonra kabul etti. Antlaşma 11 Ekim 1922’de imzalandı, 14 Ekim’de yürürlüğe girdi.

30 AğustosKesin askerî zafer kazanıldı

3 EkimMudanya görüşmeleri başladı

11 EkimAteşkes imzalandı

14 EkimAntlaşma yürürlüğe girdi
Örnek - 1
Mudanya Ateşkes Görüşmelerinde TBMM Hükûmetini temsil eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?

A) İsmet Paşa
B) Kâzım Karabekir
C) Rauf Orbay
D) Ali Fuat Paşa
E) Refet Bele
Mudanya Ateşkes Görüşmelerinde Türkiye’yi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa temsil etmiştir.

Cevap: A

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Maddeleri

Antlaşmayla Türk-Yunan silahlı çatışmaları sona erecek, Yunan kuvvetleri Doğu Trakya’yı boşaltarak Meriç Nehri’nin batısına çekilecekti. Doğu Trakya önce İtilaf Devletlerine, ardından otuz gün içinde Türk yönetimine teslim edilecekti. Güvenliğin sağlanması için TBMM bölgede sınırlı sayıda jandarma bulundurabilecekti.

Türk ordusu barış antlaşması imzalanıncaya kadar Doğu Trakya’ya geçmeyecekti. İstanbul ve Boğazlar çevresindeki İtilaf işgali barış antlaşmasına kadar sürecek, ancak bu bölgelerin Türk yönetimine ait olduğu kabul edilecekti. Böylece Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaş yapılmadan geri alınma yoluna girdi.

ÇatışmalarTürk-Yunan savaşı durduruldu
Doğu TrakyaYunan ordusu Meriç’in batısına çekildi
Türk yönetimiBölge otuz gün içinde teslim edilecekti
İstanbul ve BoğazlarBarışa kadar İtilaf işgali sürecekti
Örnek - 2
Mudanya Ateşkes Antlaşması’yla aşağıdaki bölgelerden hangisi savaş yapılmadan Türk yönetimine bırakılmıştır?

A) Musul
B) Doğu Trakya
C) Hatay
D) On İki Ada
E) Batı Trakya
Yunan kuvvetlerinin çekilmesi ve bölgenin TBMM yönetimine teslim edilmesiyle Doğu Trakya savaş yapılmadan geri alınmıştır.

Cevap: B

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Önemi

Mudanya Ateşkes Antlaşması, Millî Mücadele’nin askerî safhasını sona erdirip diplomatik safhasını başlattı. Doğu Trakya’nın savaşılmadan geri alınması, Büyük Taarruz’un siyasi kazanca dönüştüğünü gösterdi. İtilaf Devletleri TBMM Hükûmetini Türkiye’nin meşru temsilcisi olarak kabul etmek zorunda kaldı.

İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya’nın Türk yönetimine bırakılmasının kabul edilmesi, Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığını fiilen anlamsızlaştırdı. Bu durum Lozan Konferansı öncesinde saltanatın kaldırılmasına giden süreci de hızlandırdı.

Askerî başarıBüyük Taarruz kazanıldı

Siyasi kazanımDoğu Trakya savaşsız alındı

Diplomatik aşamaLozan Barış Konferansı’nın yolu açıldı

SALTANATIN KALDIRILMASI VE LOZAN’A HAZIRLIK

İtilaf Devletleri Lozan Barış Konferansı’na hem TBMM Hükûmetini hem de İstanbul Hükûmetini davet ederek Türk tarafında ikilik oluşturmak istedi. TBMM, millî iradeyi yalnız kendisinin temsil ettiğini göstermek amacıyla 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. Böylece Osmanlı Devleti hukuken sona erdi; halifelik ise bir süre daha devam etti.

Türkiye’yi Lozan’da Dışişleri Bakanı İsmet Paşa başkanlığındaki heyet temsil etti. Heyete kapitülasyonlar ve bir Ermeni yurdu kurulması konularında kesinlikle taviz verilmemesi talimatı verildi. Temel amaç Misakımillî’yi mümkün olduğunca gerçekleştirmek ve tam bağımsızlığı güvence altına almaktı.

İkili davetAnkara ve İstanbul hükûmetleri çağrıldı

1 Kasım 1922Saltanat kaldırıldı

Tek temsilTürkiye’yi TBMM heyeti temsil etti
Örnek - 3
Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılmasını hızlandıran gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

A) Lozan Konferansı’na Ankara ve İstanbul hükûmetlerinin birlikte çağrılması
B) Gümrü Antlaşması’nın imzalanması
C) Maarif Kongresi’nin toplanması
D) Tekâlif-i Milliye Emirlerinin yayımlanması
E) I. İnönü Muharebesi’nin kazanılması
İtilaf Devletlerinin iki hükûmeti birlikte çağırması temsil ikiliği oluşturdu. TBMM saltanatı kaldırarak Türkiye’nin tek meşru temsilcisi olduğunu ortaya koydu.

Cevap: A

LOZAN BARIŞ KONFERANSI’NIN TARAFLARI

Konferansa Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Romanya ve Yugoslavya bütün görüşmeler için katıldı. Sovyet Rusya ve Bulgaristan yalnız Boğazlar konusu görüşülürken, Belçika ve Portekiz ticari konularda yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri ise gözlemci statüsünde bulundu.

Katılım biçimlerinin farklı olması, Lozan’ın yalnız Türk-Yunan Savaşı’nı bitiren bir antlaşma olmadığını gösterir. Boğazlar, Osmanlı borçları, ekonomik ayrıcalıklar ve azınlıklar gibi birçok uluslararası sorun aynı konferansta ele alındı.

Çağrı yapanlarİngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya
Bütün görüşmelerTürkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya
Özel konularSSCB, Bulgaristan, Belçika ve Portekiz
GözlemciAmerika Birleşik Devletleri

Lozan Görüşmelerinin İki Aşaması

Konferans 20 Kasım 1922’de açıldı ve esas görüşmeler 21 Kasım’da başladı. Kapitülasyonlar, Musul, Osmanlı borçları ve Boğazlar gibi konularda sert tartışmalar yaşandı. İtilaf Devletlerinin tam bağımsızlığa aykırı taleplerinde ısrar etmesi üzerine görüşmeler 4 Şubat 1923’te kesildi ve Türk heyeti Ankara’ya döndü.

Ara dönemde 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Ekonomik bağımsızlık ve kapitülasyonların kabul edilmeyeceği vurgulandı. Görüşmeler 23 Nisan 1923’te yeniden başladı; karşılıklı uzlaşmaların ardından Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalandı.

20 Kasım 1922Konferans açıldı

4 Şubat 1923Görüşmeler kesildi

23 Nisan 1923İkinci aşama başladı

24 Temmuz 1923Antlaşma imzalandı
Örnek - 4
Lozan görüşmelerine ara verildiği dönemde ekonomik bağımsızlık hedefini vurgulamak amacıyla toplanan kongre aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sivas Kongresi
B) Maarif Kongresi
C) İzmir İktisat Kongresi
D) Erzurum Kongresi
E) Balıkesir Kongresi
17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi, ekonomik bağımsızlık hedefini ve kapitülasyonların kabul edilmeyeceğini vurgulamıştır.

Cevap: C

Lozan’da Sınırlar ve Adalar

Yunanistan sınırında Meriç Nehri esas alındı; Yunanistan savaş tazminatı karşılığında Karaağaç’ı Türkiye’ye bıraktı. Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye’de kaldı. On İki Ada İtalya’ya, diğer Ege adaları Yunanistan’a bırakıldı; Türkiye kıyılarına yakın bazı adaların silahsızlandırılması kabul edildi.

Suriye sınırında 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması esas alındı ve Hatay Türkiye sınırları dışında kaldı. Doğu sınırında Moskova ve Kars antlaşmaları geçerli sayıldı; İran sınırı Kasr-ı Şirin Antlaşması’na dayanan mevcut şekliyle korundu. Irak sınırı ve Musul sorunu ise çözülemedi, Türkiye ile İngiltere arasında dokuz ay içinde yapılacak görüşmelere bırakıldı.

Yunan sınırıMeriç ve savaş tazminatı olarak Karaağaç
Suriye sınırıAnkara Antlaşması; Hatay dışarıda
Doğu sınırıMoskova ve Kars antlaşmaları geçerli
Irak sınırıMusul sorunu sonraya bırakıldı
Örnek - 5
Lozan Barış Antlaşması’nda çözülemeyerek Türkiye ile İngiltere arasındaki görüşmelere bırakılan sorun aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kapitülasyonlar
B) Musul
C) Karaağaç
D) Doğu Trakya
E) Ermeni yurdu
Irak sınırı ve Musul sorunu Lozan’da kesin çözüme bağlanmamış, Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır.

Cevap: B

Boğazlar Sorunu

Boğazlar Türkiye’nin başkanlığındaki uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecekti. Boğazların iki yakasında belirli bir alan askerden arındırılacak, geçişlerle ilgili uluslararası kurallar uygulanacaktı. Bu düzenleme Türkiye’nin egemenlik haklarını sınırlayan başlıca Lozan hükümlerinden biriydi.

Boğazların Türkiye’ye ait olduğunun kabul edilmesi Sevr’e göre önemli bir ilerlemeydi; ancak uluslararası komisyon ve askersiz bölge tam egemenlikle bağdaşmıyordu. Türkiye bu sınırlamaları 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile kaldıracaktır.

Örnek - 6
Lozan’daki Boğazlar düzenlemesinin Türkiye’nin egemenlik haklarını sınırladığını gösteren durum aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yönetimin uluslararası bir komisyona bırakılması
B) Karaağaç’ın Türkiye’ye verilmesi
C) Kapitülasyonların kaldırılması
D) Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin kaldırılması
E) Ermeni yurdu talebinin reddedilmesi
Boğazların başkanı Türk olsa da uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi ve bölgenin askerden arındırılması egemenliği sınırlandırmıştır.

Cevap: A

Kapitülasyonlar, Borçlar ve Ekonomik Bağımsızlık

Adli, mali ve ekonomik ayrıcalıklar sağlayan kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı. Böylece yabancı devletlerin Türkiye’nin hukuk ve ekonomi düzeni üzerindeki ayrıcalıklı konumu sona erdi. Bu karar, Lozan’ın tam bağımsızlık anlayışını en açık biçimde yansıtan maddelerinden biridir.

Osmanlı Devleti’nin borçları, imparatorluktan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye kendi payını taksitlerle ödeyecek, Düyûn-ı Umûmiye İdaresi kaldırılacaktı. Borçların tasfiyesi uzun bir döneme yayılsa da yabancı bir mali denetim kurumunun kaldırılması ekonomik egemenliği güçlendirdi.

KapitülasyonlarTamamen kaldırıldı

Osmanlı borçlarıİlgili devletler arasında paylaştırıldı

Düyûn-ı UmûmiyeYabancı mali denetim sona erdi
Örnek - 7
Lozan’da kapitülasyonların tamamen kaldırılması en doğrudan aşağıdaki ilkelerden hangisini güçlendirmiştir?

A) Tam bağımsızlık
B) Manda yönetimi
C) Federalizm
D) Mutlak monarşi
E) Himayecilik
Kapitülasyonlar yabancı devletlere adli ve ekonomik ayrıcalıklar sağlıyordu. Bunların kaldırılması Türkiye’nin tam bağımsızlığını güçlendirmiştir.

Cevap: A

Azınlıklar ve Nüfus Mübadelesi

Türkiye’deki gayrimüslim azınlıklar Türk vatandaşı kabul edildi ve Türk kanunlarına bağlandı. Böylece yabancı devletlerin azınlıkları bahane ederek Türkiye’nin iç işlerine karışmasının önüne geçilmek istendi. Bir Ermeni yurdu kurulması talebi Türk heyetinin kesin tutumu sonucunda reddedildi.

Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi kabul edildi. İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler değişim dışında bırakıldı ve yerleşik anlamına gelen etabli statüsünde değerlendirildi. Mübadele, sonraki yıllarda iki ülke arasında yorum ve uygulama sorunlarına yol açtı.

AzınlıklarTürk vatandaşı ve Türk kanunlarına bağlı
Ermeni yurduKurulma talebi reddedildi
MübadeleTürk ve Rum nüfus karşılıklı değiştirildi
İstisnaİstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri
Örnek - 8
Lozan’daki nüfus mübadelesinin dışında bırakılan gruplar aşağıdakilerden hangisidir?

A) İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri
B) Anadolu Rumları ile İstanbul Türkleri
C) Ege Türkleri ile Trakya Rumları
D) Kıbrıs Türkleri ile On İki Ada Rumları
E) Hatay Türkleri ile Musul Arapları
İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler yerleşik kabul edilmiş ve zorunlu nüfus değişiminin dışında tutulmuştur.

Cevap: A

Patrikhane, Yabancı Okullar ve İstanbul’un Boşaltılması

Türkiye Fener Rum Patrikhanesini ülke dışına çıkarmak istedi, ancak bu talep kabul edilmedi. Patrikhane İstanbul’da kaldı; siyasi ve evrensel yetki iddiası reddedilerek yalnız dinî bir kurum kabul edildi. Yabancı okullar Türk kanunlarına ve Türk devletinin denetimine bağlandı; bu konu bir iç mesele sayıldı.

İtilaf Devletlerinin İstanbul’u, Lozan’ın TBMM tarafından onaylanmasından sonra boşaltması kararlaştırıldı. Böylece 13 Kasım 1918’den beri süren fiilî işgal sona erdi ve Türk ordusu 6 Ekim 1923’te İstanbul’a girdi.

Sevr ve Lozan’ı Karşılaştırma

Sevr, Osmanlı Devleti’ne kabul ettirilmek istenen ve Anadolu’yu parçalamayı amaçlayan bir dayatma belgesiydi. Lozan ise Millî Mücadele’yi kazanan TBMM Hükûmetinin eşit taraf olarak katıldığı görüşmeler sonucunda imzalandı. Sevr’de öngörülen Ermeni devleti, geniş kapitülasyonlar ve Anadolu’nun işgal bölgelerine ayrılması Lozan’da reddedildi.

Lozan’da Boğazlar ve Musul gibi Türkiye’nin bütün hedeflerine ulaşamadığı konular vardı. Buna rağmen yeni Türk devletinin siyasi ve ekonomik bağımsızlığı uluslararası alanda tanındı, Sevr hukuken ve siyaseten ortadan kalktı.

Konu Sevr Lozan
Siyasi yapı Anadolu’yu parçalamayı öngörür Yeni Türk devletinin bağımsızlığı tanınır
Kapitülasyonlar Genişletilir Tamamen kaldırılır
Doğu Anadolu Ermeni ve Kürt siyasi yapıları öngörülür Ermeni yurdu talebi reddedilir
Boğazlar Türk üyesi olmayan uluslararası komisyon Başkanı Türk olan uluslararası komisyon; askersiz bölge
Batı sınırı Doğu Trakya ve İzmir Yunanistan’a bırakılır Meriç sınır olur, Karaağaç Türkiye’ye verilir
Örnek - 9
Sevr ile Lozan arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

A) Lozan’ın yeni Türk devletinin bağımsızlığını tanıması
B) Lozan’ın kapitülasyonları genişletmesi
C) Sevr’in Misakımillî’yi gerçekleştirmesi
D) Sevr’in TBMM tarafından onaylanması
E) Lozan’ın Anadolu’yu işgal bölgelerine ayırması
Sevr Anadolu’yu parçalamayı amaçlayan bir dayatmayken Lozan, Millî Mücadele sonucunda kurulan yeni Türk devletinin bağımsızlığını uluslararası alanda tanıtmıştır.

Cevap: A

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN ÖNEMİ

Lozan Barış Antlaşması, yeni Türk devletinin varlığını ve bağımsızlığını uluslararası alanda tanıtan kurucu nitelikte bir belgedir. Kapitülasyonların kaldırılması, azınlıkların Türk vatandaşı sayılması ve yabancı okulların Türk denetimine alınması tam bağımsızlık anlayışını güçlendirdi. Sevr’in uygulanamayacağı kesinleşti ve Millî Mücadele’nin siyasi hedefi büyük ölçüde gerçekleşti.

Misakımillî bütünüyle sağlanamadı: Musul çözülemedi, Hatay ve Batı Trakya sınırlar dışında kaldı; Boğazlarda egemenliği sınırlayan hükümler kabul edildi. Bu nedenle Lozan, bütün sorunları bitiren değil yeni devletin uluslararası temelini kuran ve bazı meseleleri geleceğe bırakan bir antlaşmadır.

TanımaYeni Türk devletinin bağımsızlığı kabul edildi
Tam bağımsızlıkKapitülasyonlar ve yabancı mali denetim kaldırıldı
Toprak bütünlüğüMisakımillî büyük ölçüde gerçekleştirildi
Sonraya kalanlarMusul ve Boğazlarda tam egemenlik
Örnek - 10
Aşağıdakilerden hangisi Lozan Barış Antlaşması’nda Türkiye’nin aleyhine sonuçlanan ya da sonraya bırakılan konulardan biridir?

A) Musul sorunu
B) Kapitülasyonların kaldırılması
C) Karaağaç’ın alınması
D) Düyûn-ı Umûmiye’nin kaldırılması
E) Ermeni yurdu talebinin reddedilmesi
Musul sorunu Lozan’da çözülememiş ve Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılmıştır.

Cevap: A

KONUNUN ÖZÜ

Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922’de imzalandı; Türk-Yunan çatışmalarını durdurdu ve Doğu Trakya’nın savaşılmadan Türk yönetimine geçmesini sağladı. Böylece Millî Mücadele’nin askerî safhası sona erdi, diplomatik safhası başladı. İtilaf Devletlerinin Lozan’a Ankara ve İstanbul hükûmetlerini birlikte çağırması üzerine saltanat kaldırıldı ve Türkiye’yi İsmet Paşa başkanlığındaki TBMM heyeti temsil etti. İki aşamalı Lozan görüşmeleri sonunda 24 Temmuz 1923’te imzalanan antlaşmayla yeni Türk devletinin bağımsızlığı tanındı, kapitülasyonlar kaldırıldı, Osmanlı borçları paylaştırıldı ve azınlıklar Türk vatandaşı kabul edildi. Meriç batı sınırı olurken Karaağaç Türkiye’ye bırakıldı; Musul sorunu çözülemedi, Boğazlarda egemenliği sınırlayan bir düzen kabul edildi. Lozan, Sevr’i ortadan kaldırarak Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası temelini oluşturdu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz