TYT ATATÜRK DÖNEMİ İÇ POLİTİKA VE CUMHURİYET’İN İLK YILLARI

0
22
Atatürk Dönemi iç politika ve Cumhuriyet'in ilk yılları TYT Tarih konu anlatımı kapağı

TYT Atatürk Dönemi İç Politika ve Cumhuriyet’in İlk Yılları konu anlatımı; Millî Mücadele’yi yöneten meclisten cumhuriyet yönetimine geçişi, yeni devletin temel siyasi kurumlarını ve çok partili hayata geçiş denemelerini açıklar. Önceki konuda ele alınan Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşması, bağımsızlığın askerî ve diplomatik temelini kurmuştu. Şimdi bu kazanımların nasıl bir yönetim düzenine dönüştürüldüğüne odaklanacağız.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir yandan devletin rejimi ve kurumları kesinleştirildi, diğer yandan farklı siyasi görüşlerin mecliste örgütlenmesine yönelik denemeler yapıldı. Ancak Şeyh Sait Ayaklanması, İzmir Suikastı girişimi ve Menemen Olayı gibi gelişmeler siyasal hayatın güvenlik sorunlarıyla iç içe ilerlemesine yol açtı.

CUMHURİYET’İN KURULUŞ SÜRECİ

I. TBMM’den II. TBMM’ye Geçiş

23 Nisan 1920’de açılan I. TBMM, hem Millî Mücadele’yi yönetmiş hem de millet egemenliğine dayalı yeni devletin temelini atmıştı. Savaş şartlarında farklı düşüncelere sahip milletvekilleri bağımsızlık amacı etrafında birleşmiş, fakat askerî zaferden sonra devletin geleceği ve yapılacak düzenlemeler konusunda görüş ayrılıkları belirginleşmişti.

1 Nisan 1923’te seçimlerin yenilenmesine karar verildi. Seçimlerin ardından II. TBMM 11 Ağustos 1923’te çalışmalarına başladı. Yeni meclisin ilk önemli işlerinden biri, 23 Ağustos 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nı onaylamak oldu. Böylece Millî Mücadele’yi yürüten I. TBMM’den, barış döneminin kurumlarını oluşturacak II. TBMM’ye geçildi.

I. TBMMMillî Mücadele’yi yönetti

Yeni seçim1 Nisan 1923’te kararlaştırıldı

II. TBMM11 Ağustos 1923’te açıldı

Lozan’ın onayı23 Ağustos 1923’te gerçekleşti
Örnek - 1
I. TBMM ile II. TBMM arasındaki temel görev farkı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

A) I. TBMM dış politikayı, II. TBMM yalnız ekonomiyi yönetmiştir.
B) I. TBMM Millî Mücadele’yi yürütmüş, II. TBMM barış döneminin kurumlaşmasına öncülük etmiştir.
C) I. TBMM saltanatı güçlendirmiş, II. TBMM meşrutiyeti yeniden kurmuştur.
D) I. TBMM seçimle, II. TBMM atamayla oluşmuştur.
E) Her iki meclis de yalnız askerî kararlar almıştır.
I. TBMM bağımsızlık savaşını yönetirken II. TBMM, Lozan’ın onaylanması ve cumhuriyet kurumlarının kurulması gibi barış döneminin temel düzenlemelerini gerçekleştirmiştir.

Cevap: B

Ankara’nın Başkent Olması

Lozan Antlaşması’ndan sonra İstanbul’un işgalden kurtulması, başkentin neresi olacağı tartışmasını gündeme getirdi. İstanbul, Osmanlı Devleti’nin merkeziydi; Ankara ise Millî Mücadele’nin yönetildiği, güvenli ve Anadolu’nun iç kesimlerinde bulunan bir merkezdi. Ayrıca yeni devletin Osmanlı yönetiminden farklı bir siyasi anlayışa dayandığını gösterecek güçlü bir semboldü.

İsmet Paşa ve arkadaşlarının önerisiyle Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye’nin başkenti kabul edildi. Bu karar, yönetim merkezinin Anadolu’da kalmasını sağladı ve yeni devletin millî egemenlik temelli kimliğini güçlendirdi.

Millî Mücadele merkeziTBMM ve hükûmet Ankara’da çalıştı
Güvenli konumAnadolu’nun iç kesimlerinde bulunuyordu
Yeni devlet simgesiOsmanlı merkezinden ayrışmayı gösterdi
Siyasi süreklilikMücadeleyi yöneten merkez başkent oldu

Cumhuriyet’in İlanı

Saltanatın kaldırılmasıyla egemenliğin millete ait olduğu kabul edilmişti; ancak devletin yönetim biçimi ve devlet başkanlığı makamı henüz açık biçimde düzenlenmemişti. 1923 sonbaharında yaşanan hükûmet bunalımı da meclis hükûmeti sisteminin uygulamada güçlükler doğurduğunu gösterdi.

29 Ekim 1923’te 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan değişiklikle devletin yönetim şeklinin cumhuriyet olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanlığı makamı oluşturuldu ve Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçildi. İsmet Paşa ilk başbakan, Fethi Okyar ise TBMM başkanı oldu. Cumhuriyet’in ilanıyla devletin adı ve rejimi kesinleşirken kabine sistemine geçildi; hükûmet kurma süreci daha düzenli hâle geldi.

SorunRejim ve devlet başkanlığı belirsizdi

Hükûmet bunalımıMeclis hükûmeti sistemi zorlanıyordu

29 Ekim 1923Cumhuriyet ilan edildi

SonuçDevletin adı ve yönetim biçimi kesinleşti
Örnek - 2
Cumhuriyet’in ilanının aşağıdaki sorunlardan hangisini doğrudan çözdüğü söylenemez?

A) Devlet başkanlığı makamının belirlenmesi
B) Yönetim biçiminin adlandırılması
C) Hükûmet kurma yönteminin düzenlenmesi
D) Musul sınırının kesinleştirilmesi
E) Millî egemenlik anlayışının güçlendirilmesi
Cumhuriyet’in ilanı iç yönetim ve rejim sorunlarını çözdü. Musul sınırı ise dış politika konusu olarak daha sonraki görüşmelere kaldı.

Cevap: D

Halifeliğin Kaldırılması ve 1924 Anayasası

Saltanat kaldırılırken halifelik makamı bir süre korunmuş ve Abdülmecid Efendi halife seçilmişti. Bu durum, cumhurbaşkanının yanında başka bir siyasi otorite odağının oluşabileceği tartışmalarına yol açtı. Halifelik, millî egemenliğe dayalı ve laikleşme yönünde ilerleyen yeni devlet yapısıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle 3 Mart 1924’te kaldırıldı. Osmanlı hanedanı üyelerinin yurt dışına çıkarılması kararlaştırıldı.

Aynı gün Şeriye ve Evkaf Vekâleti ile Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti kaldırıldı; Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi. Böylece din hizmetleri, askerî yönetim ve eğitim alanlarının yeni devlet düzeni içinde yeniden örgütlenmesine yönelik önemli adımlar atıldı.

20 Nisan 1924’te kabul edilen 1924 Anayasası, Millî Mücadele şartlarında hazırlanmış kısa çerçeveli 1921 Anayasası’nın yerine geçti. Cumhuriyet yönetiminin kurumlarını daha ayrıntılı biçimde düzenledi ve 1961 Anayasası yürürlüğe girene kadar uygulandı.

1 Kasım 1922Saltanat kaldırıldı

13 Ekim 1923Ankara başkent oldu

29 Ekim 1923Cumhuriyet ilan edildi

3 Mart 1924Halifelik kaldırıldı

20 Nisan 1924Yeni anayasa kabul edildi
Örnek - 3
Halifeliğin kaldırılmasının aşağıdaki amaçlardan hangisiyle daha yakından ilişkili olduğu söylenebilir?

A) Çift başlı siyasi otorite ihtimalini ortadan kaldırmak
B) Kapitülasyonları yeniden yürürlüğe koymak
C) Osmanlı borçlarını artırmak
D) Boğazları uluslararası yönetime bırakmak
E) Saltanat yönetimine geri dönmek
Halifelik makamının devlet başkanı gibi algılanması, millî egemenlik ilkesinin yanında ikinci bir otorite odağı doğurabilirdi. Kaldırılması bu ikiliği önlemeye yöneliktir.

Cevap: A

ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ DENEMELERİ

Halk Fırkası’nın Kurulması

Millî Mücadele sırasında farklı siyasal partilerin kurulmasına izin verilmemiş, öncelik bağımsızlık mücadelesinde birliğin korunmasına verilmişti. Savaşın ardından ülkeyi yönetecek, yapılacak düzenlemeleri bir program içinde yürütecek siyasi örgütlenmeye ihtiyaç duyuldu.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu, 9 Eylül 1923’te Halk Fırkası adıyla siyasi partiye dönüştü. Partinin genel başkanı Mustafa Kemal’di. Adı 1924’te Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935’te Cumhuriyet Halk Partisi oldu. Parti, inkılapların önemli bölümünü gerçekleştiren ve 1950’ye kadar iktidarda kalan siyasi yapı hâline geldi.

Halk Fırkası bütün toplumsal kesimleri aynı millî amaç etrafında toplamayı hedefledi. Ancak iktidarın denetlenmesi ve farklı görüşlerin mecliste örgütlü biçimde temsil edilmesi ihtiyacı, kısa süre sonra muhalefet partilerinin kurulmasını gündeme getirdi.

Örnek - 4
Halk Fırkası’nın kuruluşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Serbest Cumhuriyet Fırkasının devamı olarak kurulmuştur.
B) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunun siyasi partiye dönüşmesiyle oluşmuştur.
C) Saltanatı yeniden kurmayı amaçlamıştır.
D) Türkiye’nin ilk muhalefet partisidir.
E) 1946’dan sonra kurulmuştur.
Halk Fırkası, Millî Mücadele’nin örgütlü siyasi gücü olan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunun partiye dönüşmesiyle kurulmuştur.

Cevap: B

Ordunun Siyasetten Ayrılması

Millî Mücadele’nin önde gelen komutanlarının bir bölümü aynı zamanda milletvekiliydi. Barış döneminde askerî komuta ile siyasi görevin aynı kişilerde birleşmesi, ordunun siyasi tartışmaların tarafı hâline gelmesi riskini taşıyordu.

19 Aralık 1924’te askerî görevini sürdürenlerin milletvekilliği yapamayacağına ilişkin düzenleme kabul edildi. Fevzi Paşa ve Cevat Paşa askerî görevlerini sürdürürken Kâzım Karabekir, Ali Fuat Paşa ve Refet Bele askerlikten ayrılarak mecliste kaldı. Bu gelişme, sivil siyasetin ve cumhuriyet yönetiminin kurumlaşması açısından önemlidir.

Askerî komutaOrdunun emir-komuta bütünlüğünü korur
Siyasi temsilMecliste görüş ve program yarışını yürütür
Ayrımın amacıOrdunun parti çekişmelerinin dışında kalmasıdır
İlgili ilkeMillî iradeye dayalı sivil yönetimdir

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası

Halk Fırkası içindeki görüş ayrılıkları, 17 Kasım 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kurulmasına yol açtı. Kâzım Karabekir’in genel başkanlığındaki parti; Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar gibi Millî Mücadele’nin tanınmış isimlerini bünyesinde topladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan bu oluşumla çok partili siyasi hayatın ilk denemesi başladı.

Parti ekonomik alanda liberal politikaları savunuyor, yerinden yönetimi destekliyor ve programında dinî düşünce ve inançlara saygılı olduğunu belirtiyordu. İktidar-muhalefet ilişkisi siyasal denetim bakımından önemli olsa da yeni rejimin sınırları ve inkılapların hızı konusunda sert tartışmalar yaşandı.

Şeyh Sait Ayaklanması sonrasında çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu’nun oluşturduğu ortamda parti şubeleri hakkında soruşturmalar yürütüldü. Bakanlar Kurulu, partinin dinin siyasete alet edilmesine zemin oluşturduğu gerekçesiyle 3 Haziran 1925’te kapatılmasına karar verdi. Böylece ilk çok partili hayat denemesi sona erdi.

Örnek - 5
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Türk siyasi hayatındaki yeri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisi olması
B) Saltanat döneminin son hükûmetini kurması
C) Millî Mücadele’yi başlatan ilk cemiyet olması
D) 1950 seçimlerini kazanması
E) Serbest Cumhuriyet Fırkası tarafından kurulması
17 Kasım 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisidir ve ilk çok partili hayat denemesini başlatmıştır.

Cevap: A

Şeyh Sait Ayaklanması ve Takrir-i Sükûn

Şeyh Sait Ayaklanması 13 Şubat 1925’te Diyarbakır’ın Piran bölgesinde başladı ve kısa sürede Doğu ile Güneydoğu Anadolu’nun bazı kesimlerine yayıldı. Ayaklanma, dinî söylemin yanı sıra ayrılıkçı bir nitelik taşıyor ve doğrudan cumhuriyet düzenini tehdit ediyordu.

Ali Fethi Okyar Hükûmetinin istifasının ardından İsmet Paşa yeni hükûmeti kurdu. 4 Mart 1925’te kabul edilen Takrir-i Sükûn Kanunu, hükûmete kamu düzenini ve rejimi tehdit eden faaliyetleri önlemek için geniş yetkiler verdi. Ankara’da ve ayaklanma bölgesinde iki İstiklâl Mahkemesi kuruldu. Ayaklanma bastırıldı; ancak Türkiye’nin aynı dönemde sürdürdüğü Musul görüşmelerine yeterince ağırlık verememesi dış politika açısından önemli bir sonuç doğurdu.

Ayaklanma13 Şubat 1925’te başladı

Hükûmet değişikliğiİsmet Paşa hükûmeti kuruldu

Takrir-i Sükûn4 Mart 1925’te kabul edildi

SonuçAyaklanma bastırıldı, muhalefet alanı daraldı
Dikkat
Takrir-i Sükûn Kanunu ile İstiklâl Mahkemeleri aynı şey değildir. Kanun hükûmete olağanüstü yetkiler sağlarken mahkemeler, ayaklanma ve rejim karşıtı faaliyetlerle ilgili yargılamaları yürütmüştür.
Örnek - 6
Şeyh Sait Ayaklanmasının aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı söylenemez?

A) Takrir-i Sükûn Kanunu’nun çıkarılmasına
B) İstiklâl Mahkemelerinin kurulmasına
C) Hükûmet değişikliğine
D) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılmasına
E) Cumhuriyet’in ilk kez ilan edilmesine
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te, Şeyh Sait Ayaklanmasından önce ilan edilmiştir. Diğer gelişmeler ayaklanma sonrasındaki güvenlik ve siyaset ortamıyla bağlantılıdır.

Cevap: E

İzmir Suikastı Girişimi

Haziran 1926’da Mustafa Kemal’e İzmir’de bir suikast düzenleme hazırlığı ortaya çıkarıldı. Plan, suikastçıları kaçırması beklenen Giritli Şevki’nin yetkililere haber vermesiyle uygulanamadan engellendi. Girişimin Mustafa Kemal’in şahsında cumhuriyet rejimini ve inkılapları hedeflediği değerlendirildi.

Olayla ilgili yargılamalar İstiklâl Mahkemelerinde yapıldı. Bazı eski İttihatçılar ve eski Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyeleri de yargılandı; Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele gibi isimler beraat etti. İzmir Suikastı davası, İstiklâl Mahkemelerinin son kez görev yaptığı süreç oldu.

Örnek - 7
İzmir Suikastı girişiminin Mustafa Kemal’in şahsının ötesinde cumhuriyet rejimine yönelmiş kabul edilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Devlet yönetimini ve inkılap sürecini kesintiye uğratmayı amaçlaması
B) Yalnız ekonomik bir talep taşıması
C) Lozan görüşmelerini yeniden başlatması
D) Başkenti İstanbul’a taşımayı önermesi
E) Bir seçim kanunu değişikliği istemesi
Suikast planının hedefi yalnız bir kişiye zarar vermek değil, Mustafa Kemal’in önderliğindeki cumhuriyet yönetimini ve inkılapların devamını sarsmaktı.

Cevap: A

Serbest Cumhuriyet Fırkası

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı Türkiye’yi de etkiledi. Ekonomik sıkıntılar, hükûmet politikalarının mecliste daha etkili biçimde denetlenmesi ihtiyacını artırdı. Mustafa Kemal, yakın arkadaşı Ali Fethi Okyar’dan cumhuriyet ve laiklik esaslarına bağlı bir muhalefet partisi kurmasını istedi.

Serbest Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930’da kuruldu. Parti liberal ekonomi politikasını ve tek dereceli seçim sistemini savundu. Kısa sürede geniş ilgi gördü; ancak rejim ve inkılap karşıtı çevrelerin de parti çevresinde toplanması siyasi gerilimi yükseltti. Ali Fethi Okyar, partiyi 17 Kasım 1930’da kendi kararıyla feshetti. Böylece Atatürk döneminin ikinci çok partili hayat denemesi de kalıcı olamadı.

Özellik Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Serbest Cumhuriyet Fırkası
Kuruluş 17 Kasım 1924 12 Ağustos 1930
Öne çıkan isim Kâzım Karabekir Ali Fethi Okyar
Siyasi yeri İlk muhalefet partisi İkinci muhalefet partisi
Ekonomi görüşü Liberal ekonomi Liberal ekonomi
Sona eriş Hükûmet kararıyla kapatıldı Kurucuları tarafından feshedildi
Örnek - 8
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkasının ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Aynı yıl kurulmaları
B) Kâzım Karabekir tarafından yönetilmeleri
C) Liberal ekonomi anlayışını savunmaları
D) Kurucuları tarafından feshedilmeleri
E) 1950 seçimlerine katılmaları
Her iki muhalefet partisi de ekonomi alanında liberal yaklaşımları savunmuştur. Kuruluş tarihleri, yöneticileri ve sona eriş biçimleri farklıdır.

Cevap: C

Menemen Olayı

Serbest Cumhuriyet Fırkasının kapanmasından kısa süre sonra, 23 Aralık 1930’da Menemen’de rejim karşıtı bir olay çıktı. Derviş Mehmet ve çevresindekiler dinî sloganlarla harekete geçti. Olayı bastırmak üzere görevlendirilen öğretmen asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile iki bekçi öldürüldü.

Olay bastırıldı ve sorumlular Divan-ı Harpte yargılandı. Menemen Olayı, cumhuriyet ve laiklik karşıtı hareketlerin oluşturduğu tehdidi görünür hâle getirdi. Serbest Cumhuriyet Fırkası bu olaydan önce kapanmış olduğundan, olay partinin kapatılma nedeni olarak gösterilemez.

Dikkat
Şeyh Sait Ayaklanması sonrasında İstiklâl Mahkemeleri, Menemen Olayı sonrasında ise Divan-ı Harp görev yapmıştır. Sorularda bu iki yargı organı birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Örnek - 9
Menemen Olayı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) 1930 yılında yaşanmıştır.
B) Cumhuriyet ve laiklik karşıtı bir nitelik taşımıştır.
C) Kubilay olay sırasında öldürülmüştür.
D) Sanıklar Divan-ı Harpte yargılanmıştır.
E) Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurulmasına neden olmuştur.
Serbest Cumhuriyet Fırkası Menemen Olayı’ndan önce kurulmuş ve feshedilmişti. Bu nedenle olay, partinin kurulma nedeni değildir.

Cevap: E

Çok Partili Hayat Denemeleri Neden Kalıcı Olamadı?

Cumhuriyet yönetimi siyasal denetimin ve farklı görüşlerin temsilinin gerekli olduğunu kabul etmişti. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kendiliğinden gelişen bir muhalefet hareketi, Serbest Cumhuriyet Fırkası ise kontrollü bir muhalefet denemesi olarak ortaya çıktı. Her iki parti de kısa sürede iktidar politikalarından memnun olmayan geniş çevrelerin odağı hâline geldi.

Bununla birlikte demokrasi kültürünün ve parti örgütlerinin henüz yerleşmemiş olması, inkılaplara yönelik güçlü tepkiler, dinin siyasal amaçlarla kullanılması, ayaklanmalar ve güvenlik kaygıları denemelerin sürmesini engelledi. Bu sonuç, toplumun bütünüyle demokrasiye karşı olduğu anlamına gelmez; dönemin kurumlarının ve siyasal koşullarının çoğulcu düzeni taşıyacak olgunluğa henüz ulaşamadığını gösterir.

Kurumsal deneyimParti ve muhalefet kültürü yeniydi
Rejim tartışmalarıCumhuriyet ve inkılaplara yönelik tepkiler vardı
Güvenlik sorunlarıAyaklanmalar siyasal alanı daralttı
Ekonomik baskı1929 bunalımı toplumsal hoşnutsuzluğu artırdı
Örnek - 10
Atatürk dönemindeki çok partili hayat denemelerinin ortak sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Muhalefet partilerinin uzun süre iktidarda kalması
B) Saltanat yönetimine dönülmesi
C) Denemelerin kısa sürede sona ermesi ve tek parti yönetiminin devam etmesi
D) TBMM’nin kapatılması
E) Cumhurbaşkanlığı makamının kaldırılması
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmış, Serbest Cumhuriyet Fırkası ise feshedilmiştir. Bu nedenle çok partili hayata kalıcı geçiş sağlanamamış ve tek parti yönetimi devam etmiştir.

Cevap: C

CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDA SİYASİ KRONOLOJİ

Erken Cumhuriyet siyasetini çalışırken olayları birbirinden kopuk ezberlemek yerine neden-sonuç ilişkisi içinde sıralamak gerekir. Lozan’ın onaylanması yeni devletin uluslararası konumunu güçlendirmiş; Ankara’nın başkent olması, Cumhuriyet’in ilanı, halifeliğin kaldırılması ve 1924 Anayasası devletin siyasal yapısını belirginleştirmiştir. Muhalefet partileri demokratik denetim arayışını, ayaklanmalar ve suikast girişimi ise yeni rejimin karşılaştığı güvenlik sorunlarını göstermiştir.

Tarih Gelişme Temel anlam
11 Ağustos 1923 II. TBMM’nin açılması Barış dönemi meclisinin göreve başlaması
13 Ekim 1923 Ankara’nın başkent olması Yeni devletin yönetim merkezinin kesinleşmesi
29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilanı Rejim ve devlet başkanlığı sorununun çözülmesi
3 Mart 1924 Halifeliğin kaldırılması Siyasi otorite ikiliğinin sona ermesi
17 Kasım 1924 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası İlk muhalefet partisi ve ilk çok partili hayat denemesi
13 Şubat 1925 Şeyh Sait Ayaklanması Rejime ve kamu düzenine yönelik ciddi tehdit
Haziran 1926 İzmir Suikastı girişimi Cumhuriyet yönetimini hedef alan girişim
12 Ağustos 1930 Serbest Cumhuriyet Fırkası İkinci çok partili hayat denemesi
23 Aralık 1930 Menemen Olayı Cumhuriyet ve laiklik karşıtı hareket

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz