KPSS TÜRKİYE’NİN İKLİM TİPLERİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

0
282
Türkiye'nin iklim tipleri ve bitki örtüsü KPSS coğrafya konu anlatımı kapağı

KPSS Türkiye’nin iklim tipleri ve bitki örtüsü konu anlatımı kapsamında Türkiye’de iklim çeşitliliğinin nedenleri, başlıca iklim tiplerinin özellikleri ve yayılışı, doğal bitki örtüsü ile iklim grafiğinin yorumlanması işlenecektir.
KPSS Coğrafya konularının tamamına KPSS Coğrafya Konu Anlatım arşivinden ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE’DE İKLİM ÇEŞİTLİLİĞİNİN NEDENLERİ

Türkiye orta kuşakta yer almasına rağmen tek tip iklime sahip değildir. Üç tarafının denizlerle çevrili olması kıyılarda sıcaklık farklarını azaltır; Kuzey Anadolu Dağları ile Torosların kıyıya paralel uzanması ise deniz etkisinin iç kesimlere sokulmasını sınırlar. Batı Anadolu’da dağların kıyıya dik uzanması, Ege kıyılarındaki Akdeniz ikliminin doğuya doğru daha geniş bir alana yayılmasını sağlar. Ortalama yükseltinin batıdan doğuya artması da Doğu Anadolu’da kışların daha uzun ve soğuk geçmesine yol açar.

Etken İklim üzerindeki başlıca sonuç Bölgesel örnek
Denize yakınlık Kışlar ılımanlaşır, yıllık sıcaklık farkı azalır. Kıyı ve iç kesimler
Dağların uzanışı Deniz etkisinin içeriye girişini kolaylaştırır veya sınırlar. Ege, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarındaki farklar
Yükselti Sıcaklık düşer; kar yağışı ve don süresi artar. Erzurum–Ankara ve kıyı–dağ farkı
Bakı Güneşe dönük yamaçlar daha sıcak olur; bitki kuşakları yükselir. Kuzey ve güney yamaçlar
Yer şekilleri Yağış, rüzgâr ve geçiş alanları kısa mesafede değişir. Mikroklima ve geçiş iklimleri
Dikkat
İklim alanlarının sınırları bir siyasi sınır gibi kesin değildir. Aynı bölgede yükselti, bakı veya dağların uzanışı değiştiğinde farklı iklim özellikleri yan yana görülebilir. Deniz etkisi kıyıdan iç kesimlere doğru zayıfladığından, yerel konum iklim özelliklerini etkiler.
Örnek - 1
Ege kıyılarında görülen Akdeniz ikliminin, Akdeniz kıyılarına göre iç kesimlere daha fazla sokulmasında;

I. dağların kıyıya dik uzanması,

II. grabenlerin doğu-batı doğrultulu olması,

III. Akdeniz kıyılarında dağların kıyıya paralel uzanması

özelliklerinden hangileri doğrudan etkilidir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Ege kıyılarında dağların denize dik uzanması ve aralarındaki doğu-batı doğrultulu grabenler, deniz etkisinin iç kesimlere geçebileceği koridorlar oluşturur. Akdeniz kıyılarında ise kıyıya paralel uzanan dağlar deniz etkisinin iç kesimlere ilerlemesini sınırlar. Bu karşıt uzanış ve geçit yapısı, Akdeniz ikliminin Ege’de iç kesimlere daha fazla sokulmasını açıklar. Doğrudan etkili olan üç özellik de I, II ve III’tür.

Cevap: E

AKDENİZ İKLİMİ

Yayılışı ve Yağış Rejimi

Akdeniz iklimi Akdeniz kıyıları, Ege kıyıları, Güney Marmara’nın bir bölümü ve Güneydoğu Anadolu’nun batısındaki sınırlı alanlarda etkilidir. Yaz mevsimi sıcak ve kurak, kış mevsimi ılık ve yağışlıdır. Yazın subtropikal yüksek basıncın alçalıcı hava hareketleri bulutlanmayı ve yağışı sınırlar. Kışın orta kuşak cephesinin güneye kaymasıyla cephesel yağışlar artar. Bu nedenle yağış rejimi düzensizdir ve yıllık yağışın büyük bölümü kış aylarında düşer.

Akdeniz kıyılarında Toroslar kıyıya paralel uzandığı için iklim dar bir kıyı kuşağında belirgindir. Ege’de ise dağların denize dik uzanması ve vadilerin doğu-batı yönünde açılması etki alanını genişletir. Kış ılıklığı don olayını azaltır; bu durum turunçgil, zeytin ve seracılık gibi sıcaklık isteği yüksek tarımsal faaliyetleri destekler. Yaz kuraklığı ise sulama ihtiyacını ve orman yangını riskini artırır.

Kızılçam, Maki ve Garig

Akdeniz ikliminin doğal orman ağacı kızılçamdır. Kızılçam ormanlarının tahrip edildiği alanlarda, yaz kuraklığına dayanıklı ve çoğu her mevsim yeşil kalan bodur ağaççık topluluğu olan maki yaygınlaşır. Yabani zeytin, defne, keçiboynuzu, mersin, sandal ve kocayemiş başlıca maki örnekleridir. Makilerin uzun süreli ve yoğun biçimde tahrip edildiği alanlarda daha seyrek, kısa boylu çalılardan oluşan garig gelişir; lavanta ve süpürge çalısı bu toplulukta görülebilir.

Dikkat
Kızılçam, maki ve garig farklı bitki topluluklarıdır. Kızılçam ormanlarının tahrip edildiği alanlarda maki; makinin uzun süre ve yoğun biçimde tahrip edildiği alanlarda ise garig yaygınlaşabilir.
Örnek - 2
Bir kıyı yöresinde ocak sıcaklık ortalamasının yüksek, yaz yağışlarının çok az ve doğal çalıların sert yapraklı olduğu belirlenmiştir. Bu yörede insan etkisiyle bitki örtüsünün bozulma sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

A) Ladin → psödomaki → bozkır
B) Kızılçam → maki → garig
C) Sarıçam → dağ çayırı → bozkır
D) Maki → kızılçam → psödomaki
E) Meşe → bozkır → dağ çayırı
Kış ılıklığı, belirgin yaz kuraklığı ve sert yapraklı çalılar Akdeniz iklimini gösterir. Bu iklim alanında kızılçamın tahribi makiyi, makinin ileri derecede tahribi ise garigi oluşturur.

Cevap: B

KARADENİZ İKLİMİ

Her Mevsim Yağış ve Denizellik

Karadeniz iklimi Karadeniz kıyı kuşağında ve Kuzey Marmara’nın bazı kesimlerinde etkilidir. Her mevsim yağış görülür; Doğu Karadeniz’de yağışın yıl içindeki devamlılığı daha belirgindir. Nemlilik ve bulutluluk yüksektir, güneşlenme süresi azdır. Denizellik nedeniyle yazlar serin, kışlar kıyıda ılık geçer ve yıllık sıcaklık farkı iç kesimlere göre düşüktür.

Kuzey Anadolu Dağlarının kıyıya paralel uzanması, denizden gelen nemli havayı kıyı yamaçlarında yükselmeye zorlar. Böylece orografik yağış artarken, dağların güneyindeki iç kesimler deniz etkisinden daha az yararlanır. Kıyı ile iç kesim arasındaki iklim farkının kısa mesafede büyümesinin temel nedeni budur. En fazla yağış genellikle sonbaharda görülür; ancak yılın hiçbir mevsimi Akdeniz kıyılarındaki yaz kadar belirgin kurak değildir.

Orman Kuşakları ve Psödomaki

Yıl boyunca nem ve yağışın yeterli olması ormanın kıyıda deniz seviyesinden başlamasını sağlar. Alçak kesimlerde kayın, kestane, gürgen, ıhlamur ve kızılağaç gibi geniş yapraklı türler; yükseldikçe ladin, göknar ve sarıçam gibi iğne yapraklı türler yaygınlaşır. Orman üst sınırının üzerinde sıcaklığın ağaç gelişimini sınırladığı dağ çayırları başlar.

Karadeniz ormanlarının tahrip edildiği alanlarda makiye görünüş bakımından benzeyen fakat farklı türlerden oluşan psödomaki gelişir. Fındık, üvez, kızılcık, şimşir ve böğürtlen gibi nem isteği daha yüksek türler bu toplulukta görülebilir. Psödomaki ile makinin benzer görünmesi, aynı iklime ait oldukları anlamına gelmez.

AKDENİZ VE KARADENİZ İKLİM GRAFİKLERİ
Antalya'nın aylık yağışı (mm) ve sıcaklığı (°C); özgün eksen aralıkları ve veri serisi korunmuştur.
OcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAra
Rize'nin aylık yağışı (mm) ve sıcaklığı (°C); özgün eksen aralıkları ve veri serisi korunmuştur.
OcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAra

Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü il istatistikleri (erişim: 07.08.2026)

İKLİM GRAFİĞİ NASIL YORUMLANIR?

Yağış sütunları sol eksendeki milimetre (mm), sıcaklık eğrisi sağ eksendeki santigrat derece (°C) ölçeğinden okunur. İki eksen farklı büyüklükleri gösterdiği için birbirinin yerine kullanılmaz. Bir ayın yağışı o aya ait sütundan okunur; bir mevsimin yağış toplamı o mevsimdeki üç ayın milimetre değerleri toplanarak bulunur. Önce sıcaklık eğrisinin en yüksek ve en düşük olduğu aylar belirlenir. Yıllık sıcaklık farkı, en yüksek aylık ortalama ile en düşük aylık ortalama arasındaki farktır. Yağış sütunlarında yalnız en yüksek değer değil, yağışın hangi mevsimde toplandığı ve kurak dönemin bulunup bulunmadığı da incelenir. Son aşamada sıcaklık ve yağış birlikte okunarak doğal bitki örtüsü ve ekonomik faaliyet hakkında çıkarım yapılır.

Grafik ipucu Olası iklim Bitki örtüsü bağlantısı
Yaz yağışı çok az, kış yağışı belirgin Akdeniz Kızılçam, maki, garig
Her ay yağış, sıcaklık farkı az Karadeniz Gür orman, psödomaki
İlkbahar yağışı, yaz kuraklığı Ilıman karasal Bozkır
Çok soğuk kış, ilkbahar-yaz başı yağışı Sert karasal Dağ çayırı, sarıçam
Örnek - 3
Antalya ve Rize iklim grafikleri karşılaştırıldığında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

A) Antalya’da yağışın mevsimlere dağılışı daha düzensizdir.
B) Rize’de yaz mevsiminde belirgin bir kurak dönem oluşmaz.
C) Antalya’nın yıllık sıcaklık ortalaması Rize’den yüksektir.
D) Rize’de en yağışlı dönem sonbahara yaklaşırken belirginleşir.
E) Antalya’nın yıllık toplam yağışı her koşulda Rize’den fazladır.
Grafikte Rize’nin bütün aylarda yağış aldığı ve özellikle sonbaharda yüksek değerlere ulaştığı görülür. Antalya’nın kış yağışları yüksek olsa da yaz yağışı çok düşüktür; yıllık toplamının Rize’den fazla olduğu söylenemez.

Cevap: E

Örnek - 4
Karadeniz kıyısından güneydeki bir iç havzaya doğru ilerleyen bir araştırmacının kısa mesafede;

I. yıllık sıcaklık farkının artması,

II. orman yoğunluğunun azalması,

III. kış sıcaklıklarının yükselmesi

değişimlerinden hangilerini gözlemesi beklenir?

A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Dağların güneyine geçildiğinde denizellik ve nem azalır; karasallık arttığı için yıllık sıcaklık farkı büyür, orman alanı daralır. Kış sıcaklıkları ise yükselmez, genel olarak düşer.

Cevap: C

MARMARA GEÇİŞ İKLİMİ

Marmara çevresi Akdeniz, Karadeniz ve karasal hava koşullarının etkilerinin kesiştiği bir geçiş alanıdır. Bu nedenle yaz kuraklığı Akdeniz kıyıları kadar uzun ve şiddetli değildir; kışlar iç kesimler kadar soğuk, Karadeniz kıyıları kadar sürekli yağışlı da değildir. Yağış yıl içine görece dengeli dağılmakla birlikte mevsimsel farklılıklar yerel konuma göre değişebilir. Ergene Havzası’nda karasallık, kuzey kıyılarda Karadeniz, güney ve batı kesimlerde Akdeniz özellikleri daha belirgin hâle gelebilir.

Geçiş niteliği bitki örtüsünü de çeşitlendirir. Orman, maki benzeri çalılar ve bozkır özellikleri birbirine yakın alanlarda görülebilir. Bu özelliklerin dağılışı yerel konuma ve Akdeniz, Karadeniz ya da karasal etkilerden hangisinin baskın olduğuna göre değişir.

Örnek - 5
Marmara çevresindeki bir merkezde kış yağışları belirgin olmakla birlikte yazın tam kuraklık oluşmamakta, doğal bitki örtüsünde orman ve çalı toplulukları birlikte görülmektedir. Bu durum öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?

A) Merkezin sert karasal iklim alanında bulunmasıyla
B) Yalnızca yükseltinin fazla olmasıyla
C) Farklı iklim sistemlerinin geçiş alanında kalmasıyla
D) Yağışın yalnız konveksiyonel kökenli olmasıyla
E) Yıllık sıcaklık farkının Türkiye’nin en yüksek değerine ulaşmasıyla
Marmara’nın karakteristik özelliği Akdeniz, Karadeniz ve karasal etkiler arasında geçiş oluşturmasıdır. Soru kökündeki karma yağış ve bitki özellikleri bu geçiş niteliğinin sonucudur.

Cevap: C

KARASAL İKLİMLER

Ilıman Karasal İklim

Ilıman karasal iklim İç Anadolu, Ergene Havzası, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun daha alçak kesimlerinde görülür. Deniz etkisinin zayıflaması nedeniyle yaz ile kış arasındaki sıcaklık farkı kıyılardan fazladır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçebilir. İç Anadolu’da yağışların en belirgin olduğu dönem ilkbahardır; yükselen sıcak hava konveksiyonel yağışlara yol açar. Yaz kuraklığı bozkırın gelişmesini destekler.

Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu’ya göre daha güneyde ve daha alçaktır. Bu nedenle yaz sıcaklığı ve buharlaşma daha yüksek, doğal kuraklık daha belirgindir. Ergene’de ise denizlere görece yakınlık ve geçiş özellikleri görülür. Ilıman karasal iklimin sıcaklık ve yağış özellikleri bu bölgeler arasında farklılaşır.

Sert Karasal İklim

Sert karasal iklim, yükseltinin ve denize uzaklığın fazla olduğu Erzurum-Kars çevresi başta olmak üzere Kuzeydoğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinde belirgindir. Kışlar uzun, çok soğuk ve kar yağışlı; yazlar kısa ve görece serindir. Yıllık sıcaklık farkı büyüktür. Yağışın önemli bölümü ilkbahar ve yaz başında görülür; yüksek alanlarda yaz yağışları çayırların uzun süre yeşil kalmasını sağlar.

Bu iklimde doğal bitki örtüsü alpin çayırlar ve uygun alanlarda soğuğa dayanıklı sarıçam topluluklarıdır. Çayırların geniş yer kaplaması büyükbaş mera hayvancılığını destekler. İç Anadolu’daki kısa boylu ve yazın kuruyan bozkırlarla Erzurum-Kars çevresindeki daha uzun boylu, yazın da yeşil kalabilen çayırların karıştırılmaması gerekir.

ILIMAN VE SERT KARASAL İKLİM GRAFİKLERİ
Ankara'nın aylık yağışı (mm) ve sıcaklığı (°C); özgün eksen aralıkları ve veri serisi korunmuştur.
OcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAra
Erzurum'un aylık yağışı (mm) ve sıcaklığı (°C); özgün eksen aralıkları ve veri serisi korunmuştur.
OcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAra

Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü il istatistikleri (erişim: 07.08.2026)

Örnek - 6
Ankara ve Erzurum iklim grafikleri birlikte değerlendirildiğinde;

I. Erzurum’da kış sıcaklıklarının daha düşük olduğu,

II. her iki merkezde de yaz yağışlarının kış yağışlarından kesinlikle az olduğu,

III. Ankara’da yaz kuraklığının daha belirgin olduğu

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Erzurum’un kış sıcaklıkları eğrisi Ankara’nın aynı aylardaki eğrisinden belirgin biçimde düşüktür; I doğrudur. II için her merkezin haziran, temmuz ve ağustos yağış sütunları toplamı aralık, ocak ve şubat toplamıyla karşılaştırılmalıdır. Erzurum grafiğinde yaz sütunlarının toplamı kış sütunlarının toplamından büyüktür; bu nedenle her iki merkez için yaz yağışlarının kış yağışlarından az olduğu söylenemez ve II yanlıştır. Ankara grafiğinde temmuz ve ağustos yağışları belirgin biçimde azalırken sıcaklıklar yüksektir; yaz kuraklığı Erzurum’a göre daha belirgindir ve III doğrudur. Ulaşılabilen yargılar I ve III’tür.

Cevap: C

Örnek - 7
Aşağıdaki iklim–bitki örtüsü–ekonomik faaliyet eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Sert karasal – dağ çayırı – büyükbaş mera hayvancılığı
B) Ilıman karasal – bozkır – küçükbaş mera hayvancılığı
C) Karadeniz – gür orman – ormancılık
D) Akdeniz – maki – zeytincilik
E) Sert karasal – maki – seracılık
Maki ve seracılık kışları ılık geçen Akdeniz iklimiyle ilişkilidir; Akdeniz ikliminde zeytin yetiştiriciliği de yaygındır. Sert karasal iklimde uzun ve soğuk kışlar, dağ çayırları ve büyükbaş mera hayvancılığı öne çıkar. Bu nedenle yanlış eşleştirme E’dir.

Cevap: E

Türkiye'de başlıca iklim tiplerinin yaklaşık dağılışı; altı iklim bölgesinin adları renkli harita üzerinde gösterilmiştir.

TÜRKİYE’NİN DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ

Türkiye’nin bitki çeşitliliği; iklim, yükselti, yer şekilleri, toprak, bakı ve jeolojik geçmişin birlikte etkisiyle oluşur. İklim bitkinin temel dağılış sınırını belirlerken, yükselti aynı dağ üzerinde farklı bitki kuşaklarının gelişmesine neden olur. İnsanların ormanları kesmesi, yakması veya otlatma baskısını artırması doğal bitki örtüsünü değiştirerek ikincil toplulukların yayılmasına yol açabilir.

Türkiye'de orman, kızılçam ve maki, bozkır ile dağ çayırlarının yaklaşık dağılışı

Ormanlar ve Yükselti Basamakları

Ormanların büyük bölümü yağışın fazla olduğu kıyı dağlarında yer alır. Karadeniz’de orman deniz seviyesinden başlarken, Akdeniz kıyılarında yaz kuraklığı nedeniyle alçak kesimlerde maki kuşağı bulunur ve orman daha yukarıdan başlayabilir. Yükseldikçe sıcaklığın düşmesi geniş yapraklı türlerden iğne yapraklı türlere, ardından dağ çayırlarına geçiş oluşturur.

Ormanların alt sınırını çoğunlukla nem ve yağış yetersizliği, üst sınırını ise düşük sıcaklık belirler. Güney yamaçlar daha fazla güneş ışını aldığından aynı dağda orman ve tarım üst sınırı kuzey yamaçlara göre daha yüksek olabilir. Bakı, bitki kuşaklarının yükselti sınırlarını da etkiler.

Bozkır, Antropojen Bozkır ve Dağ Çayırı

Bozkır, kurak ve yarı kurak iç kesimlerde ilkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığında sararan kısa boylu ot topluluğudur. Geven, yavşan ve çoban yastığı tipik örneklerdir. Doğal bozkır yağış yetersizliğinin sonucudur. Ormanların insan etkisiyle yok edildiği ve yeniden gelişemediği alanlarda görülen ot topluluğuna ise antropojen bozkır denir.

Dağ çayırı, sert karasal iklimin yüksek ve yaz yağışlı alanlarında gelişen daha uzun boylu ot topluluğudur. Bozkır yazın kururken, dağ çayırı yaz yağışları ve düşük buharlaşma nedeniyle daha uzun süre yeşil kalabilir. Bu fark hayvancılık türünü de etkiler: bozkır alanlarında küçükbaş, çayır alanlarında büyükbaş mera hayvancılığı daha elverişlidir.

Örnek - 8
Bir dağın denize bakan yamacında aşağıdan yukarıya doğru geniş yapraklı orman, iğne yapraklı orman ve dağ çayırı kuşakları izlenmektedir. Bu sıralanıştan;

I. yükseldikçe sıcaklığın azaldığı,

II. dağ çayırlarının orman üst sınırının üzerinde bulunduğu,

III. orman alt sınırını yalnız sıcaklığın belirlediği

sonuçlarından hangilerine ulaşılır?

A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Yükselti arttıkça sıcaklık düşer ve ağaçların yetişemediği üst kuşakta dağ çayırları başlar. Orman alt sınırını ise çoğunlukla nem ve yağış koşulları belirlediğinden III. yargı yanlıştır.

Cevap: C

Endemik ve Relikt Bitkiler

Yalnız belirli bir coğrafi alanda doğal olarak bulunan türlere endemik bitki denir. Türkiye’de yükselti, yer şekilleri, mikroklima alanları ve jeolojik çeşitlilik endemizmi artırır. Kazdağı göknarı, sığla ağacı, kasnak meşesi ve ters lale sık verilen örnekler arasındadır.

Geçmiş jeolojik dönemlerin iklim koşullarından günümüze kalmış, güncel çevresinden farklı iklim isteği gösteren bitkilere relikt (kalıntı) bitki denir. Bir tür hem sınırlı alanda bulunabilir hem geçmiş iklimin izini taşıyabilir; ancak “endemik” kavramı yayılış alanının darlığını, “relikt” kavramı tarihsel kalıntı olma özelliğini anlatır.

Örnek - 9
Aşağıdaki açıklamalardan hangisi endemik ve relikt bitki kavramlarını doğru ayırır?

A) Endemik bitkiler yalnız kıyıda, relikt bitkiler yalnız iç kesimde yetişir.
B) Endemik kavramı sınırlı yayılışı, relikt kavramı geçmiş iklim dönemlerinden kalmayı vurgular.
C) Relikt bitkiler insan eliyle dikilmiş, endemik bitkiler kendiliğinden yetişmiş türlerdir.
D) Her maki türü endemik, her orman ağacı relikttir.
E) İki kavram da yalnız bitkinin boyunu açıklar.
Endemizm coğrafi yayılışın sınırlı oluşuyla, reliktlik ise geçmiş çevre ve iklim koşullarından günümüze kalma niteliğiyle ilgilidir.

Cevap: B

İKLİM GRAFİĞİ UYGULAMASI

Örnek - 10
Bir merkezin iklim grafiğinde ocak ortalaması 0 °C’nin altında, temmuz ortalaması yaklaşık 20 °C, en yüksek yağış ilkbahar sonu ve yaz başında görülmektedir. Çevrede uzun boylu çayırlar yaygındır.

Bu merkezin aşağıdaki alanlardan hangisinde bulunma olasılığı daha yüksektir?

A) Çukurova
B) Ergene Havzası
C) Erzurum-Kars çevresi
D) Menteşe Yöresi
E) Bafra Ovası
Çok soğuk kış, kısa-serin yaz, ilkbahar-yaz başı yağışları ve uzun boylu çayırlar sert karasal iklimi gösterir. Bu özelliklerin Türkiye’deki en belirgin alanı Erzurum-Kars çevresidir.

Cevap: C

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz