KPSS Türkiye’de topraklar konusu; toprağın nasıl oluştuğunu, profil katmanlarını, Türkiye’deki zonal, intrazonal ve azonal toprakları ve toprakların korunmasını birlikte ele alır. Toprak tipini belirlerken yalnız rengine veya verimine bakılmaz; iklim, doğal bitki örtüsü, ana kaya, eğim, drenaj, taşınma ve horizon gelişimi beraber değerlendirilir. Bu nedenle önceki Türkiye’nin İklim Tipleri ve Bitki Örtüsü konusu, toprak dağılışını anlamanın önemli bir temelidir.
TOPRAK NASIL OLUŞUR?
Toprak; ana kayanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yollarla ayrışması, bu ayrışmış malzemeye su, hava ve canlı kalıntılarının katılması ve zaman içinde katmanlı bir profil gelişmesiyle oluşur. Oluşum çok yavaştır. Bu nedenle birkaç santimetrelik verimli üst toprağın kaybı kısa sürede telafi edilemez.
Fiziksel, Kimyasal ve Biyolojik Ayrışma
Fiziksel ayrışmada kayanın mineral yapısı değişmeden parçalanır. Günlük ve yıllık sıcaklık farklarının fazla, nemin az olduğu karasal alanlarda genleşme ve büzülme belirgindir. Donma-çözülme de kaya çatlaklarını genişletir. Türkiye’de İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun karasal kesimlerinde fiziksel ayrışma güçlüdür.
Kimyasal ayrışmada su ve sıcaklığın etkisiyle mineraller çözünür veya kimyasal yapıları değişir. Sıcaklık ve nem arttıkça kimyasal ayrışma hızlanır. Yağış ve neme bağlı olarak Karadeniz’de; kolay çözünebilen kalkerlerin yaygınlığına bağlı olarak Akdeniz’de güçlüdür.
Biyolojik ayrışma, bitki kökleri ve toprak canlılarının kayaları parçalaması ve organik maddeleri dönüştürmesiyle gerçekleşir. Etki alanı diğer iki ayrışma türüne göre daha sınırlı olsa da humus oluşumu bakımından önemlidir.
B) Fiziksel ayrışma
C) Podzollaşma
D) Humus birikimi
E) Yıkanma
Toprak Oluşumunu Etkileyen Faktörler
Toprağın niteliği beş temel faktörün ortak sonucudur:
| Faktör | Toprak Üzerindeki Temel Etkisi | Türkiye’den Örnek |
|---|---|---|
| İklim | Ayrışma, yıkanma, buharlaşma ve organik madde dönüşümü | Nemli Karadeniz’de güçlü yıkanma |
| Ana kaya | Mineral bileşimi, renk ve doku | Kalker üzerinde terra rossa ve rendzina |
| Yer şekilleri | Eğim, drenaj, erozyon ve birikme | Yamaçlarda ince; ovalarda kalın toprak |
| Canlılar | Humus ve biyolojik ayrışma | Çayır altında humusça zengin çernozyom |
| Zaman | Horizonların gelişmesi | Genç taşınmış topraklarda zayıf profil |
Eğimli yüzeylerde ayrışan malzeme kolay taşındığı için toprak çoğunlukla ince ve taşlıdır. Düz veya hafif eğimli alanlarda ise malzeme tutulur, su toprağa daha kolay sızar ve daha kalın bir profil gelişebilir. Bununla birlikte drenajın çok zayıf olduğu çukur alanlarda suya doygun hidromorfik topraklar oluşabilir.
B) Organik madde üretiminin zorunlu olarak artması
C) Ayrışan malzemenin yüzey akışıyla taşınması
D) Ana kayanın mineral içeriğini kaybetmesi
E) Kimyasal ayrışmanın her koşulda hızlanması
TOPRAK HORİZONLARI (KATMANLARI)
Olgun bir toprak profilinde katmanlar yukarıdan aşağıya doğru farklı özellik gösterir. Her toprakta bütün horizonların eksiksiz bulunması gerekmez.
| Horizon | Temel Özellik | KPSS İçin Ayırt Edici İpucu |
|---|---|---|
| O | Yüzeyde organik artıkların biriktiği örtü | Yaprak, dal ve henüz tam ayrışmamış organik madde |
| A | Humusla minerallerin karıştığı üst toprak | Bitki köklerinin yoğun olduğu, canlı ve koyu kat |
| B | Üstten yıkanan kil, kireç, tuz veya demirin biriktiği kat | Birikme horizonu |
| C | Ana kayadan ayrışmış iri malzeme | Ayrışma horizonu |
| D | Ayrışmamış ana kaya | Toprağın mineral karakterinin temel kaynağı |
B) A horizonu
C) B horizonu
D) C horizonu
E) D horizonu
TÜRKİYE’DE TOPRAK SINIFLARI
Türkiye’deki topraklar oluşumlarında baskın olan etkene ve profil gelişimine göre üç ana grupta incelenir. Zonal topraklarda iklim ve bitki örtüsü, intrazonal topraklarda ana kaya veya drenaj gibi yerel koşullar, azonal topraklarda ise dış kuvvetlerle taşınma belirleyicidir.
| Toprak Sınıfı | Baskın Oluşum Etkeni | Horizon Durumu | İklim Hakkında Bilgi |
|---|---|---|---|
| Zonal | İklim ve doğal bitki örtüsü | Genellikle iyi gelişmiş | Verir |
| İntrazonal | Ana kaya, tuzluluk veya taban suyu | Eksik ya da zayıf gelişmiş | Tek başına güvenilir değildir |
| Azonal | Akarsu, rüzgâr, buzul veya yer çekimiyle taşınma | Belirgin değildir | Vermez |
Haritadaki sınırlar keskin değildir. Dağların uzanışı, yükselti, ana materyal ve yerel drenaj koşulları kısa mesafelerde farklı toprakların yan yana görülmesine neden olabilir.
ZONAL (YERLİ) TOPRAKLAR
Kahverengi Orman Toprakları ve Podzol
Kahverengi orman toprakları, orta kuşağın nemli alanlarında geniş yapraklı ormanların altında gelişir. Organik madde bakımından görece zengindir. Türkiye’de Karadeniz kuşağında yaygındır. Yağışın ve yıkanmanın daha güçlü, sıcaklığın daha düşük olduğu özellikle Batı Karadeniz’in yüksek ve iğne yapraklı ormanlı kesimlerinde podzol oluşabilir. Podzol kül renginde, asitli ve yıkanma nedeniyle verimi daha düşük bir topraktır.
B) Podzol
C) Çernozyom
D) Vertisol
E) Alüvyal
Terra Rossa ve Bozkır Toprakları
Terra rossa, Akdeniz ikliminin etkili olduğu kalkerli alanlarda gelişen kırmızı topraktır. Kırmızı renk, demir bileşiklerinin oksitlenmesiyle ilişkilidir; toprağın humusça çok zengin olduğunu göstermez. Akdeniz kıyıları ile Ege’nin Akdeniz iklimi etkisindeki kesimlerinde görülür.
Kahverengi ve kestane renkli bozkır toprakları, yıllık yağışın az olduğu yarı kurak karasal alanlarda bozkır örtüsü altında gelişir. Yıkanma az olduğu için kireç ve tuz birikimi fazladır; humus miktarı çernozyomdan düşüktür. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun daha alçak kurak kesimlerinde yaygındır.
B) Podzol – Serin, yağışlı ve iğne yapraklı orman alanı
C) Kahverengi bozkır toprağı – Yarı kurak karasal iklim
D) Çernozyom – Erzurum-Kars çevresindeki çayır örtüsü
E) Laterit – Doğu Karadeniz’in başlıca zonal toprağı
Çernozyom (Kara Toprak)
Çernozyom, yaz yağışlarının desteklediği gür çayırlar altında oluşur. Çayır köklerinin sağladığı organik madde nedeniyle koyu renkli ve humusça çok zengindir. Türkiye’de Erzurum-Kars platoları çevresinde görülür. Doğal verimliliği yüksek olsa da yüksekliğin oluşturduğu kısa yetişme süresi ve düşük sıcaklıklar tarımsal kullanımı sınırlar; bu nedenle yörede büyükbaş mera hayvancılığı öne çıkar.
B) Yükseltiye bağlı düşük sıcaklık ve kısa yetişme dönemiyle
C) Akarsuların taşıdığı malzemenin azlığıyla
D) Kıyı kumullarının geniş yer kaplamasıyla
E) Kimyasal ayrışmanın çok hızlı olmasıyla
İNTRAZONAL TOPRAKLAR
Halomorfik ve Hidromorfik Topraklar
Halomorfik topraklar, kurak veya yarı kurak kapalı havzalarda buharlaşmanın fazla ve drenajın yetersiz olduğu yerlerde oluşur. Suda çözünmüş tuzlar yüzeye yakın birikir; Tuz Gölü çevresi bunun tipik örneğidir. Yanlış ve aşırı sulama da taban suyunu yükselterek ikincil tuzlanmaya yol açabilir.
Hidromorfik topraklar, taban suyunun yüzeye yakın olduğu veya suyun uzun süre göllendiği bataklık alanlarda gelişir. Fazla su, toprağın havalanmasını ve kök gelişimini sınırlar. Bu toprakların oluşumunda yağıştan çok yerel drenaj koşulu belirleyicidir.
B) Halomorfik
C) Podzol
D) Çernozyom
E) Kolüvyal
Kalsimorfik Topraklar: Vertisol ve Rendzina
Kalsimorfik topraklar kireçli veya killi ana materyalin etkisiyle gelişir. Vertisoller, eski göl tabanlarındaki ağır killi ve kireçli malzeme üzerinde oluşur. Kurak dönemde geniş çatlaklar açılır; yüzeydeki malzeme çatlaklara dolar, yağışlı dönemde kil şişince bu malzeme yeniden yukarı itilir. Bu nedenle Trakya’da karakepir, Anadolu’da taş doğuran veya dönen toprak adlarıyla bilinir.
Rendzinalar, yumuşak kireçtaşı veya marn üzerinde gelişen, koyu renkli ve kireçli topraklardır. Türkiye’de yerel olarak Trakya, Güney Marmara ve kireçli ana materyalin bulunduğu başka sahalarda görülebilir.
B) Vertisol
C) Lös
D) Moren
E) Terra rossa
AZONAL (TAŞINMIŞ) TOPRAKLAR
Azonal topraklarda malzeme oluştuğu yerde kalmamış, dış kuvvetler tarafından taşınarak başka bir yerde biriktirilmiştir. Bu nedenle iklim hakkında doğrudan bilgi vermez ve belirgin horizonlar gelişmemiştir. Farklı kaynak alanlardan gelen mineraller nedeniyle bazı azonal topraklar oldukça verimlidir.
Alüvyal ve Kolüvyal Topraklar
Alüvyal topraklar, akarsuların taşıdığı kil, mil, kum ve çakılın vadi tabanlarında, taşkın ovalarında ve deltalarda birikmesiyle oluşur. Çukurova, Bafra, Çarşamba, Gediz, Büyük Menderes ve Küçük Menderes ovalarında yaygındır. Genç ve katmansız olmalarına rağmen mineralce zengin oldukları için tarımsal verimleri genellikle yüksektir.
Kolüvyal topraklar, dağ yamaçlarından kısa mesafede taşınan malzemenin yamaç eteklerinde birikmesiyle oluşur. Alüvyale göre daha iri, köşeli ve düzensiz malzeme içerir. Eğim kırığının bulunduğu dağ eteklerinde bağ ve bahçe tarımına elverişli alanlar oluşturabilir.
B) Belirgin horizonlarının bulunmaması
C) Alüvyalin akarsu ovalarında, kolüvyalin yamaç eteklerinde birikmesi
D) Her ikisinin de iklime bağlı zonal toprak olması
E) Kolüvyalin yalnız buzullar tarafından taşınması
Lös, Moren, Regosol ve Litosol
Lös, rüzgârların taşıdığı ince tozların birikmesiyle oluşur; Türkiye’de sınırlı olarak kurak ve yarı kurak iç kesimlerde görülebilir. Moren, buzulların taşıyıp biriktirdiği boylanmamış malzemedir; yüksek dağların eski ve güncel buzul alanlarında bulunur.
Regosoller, gevşek volkanik malzeme ve tüflerin bulunduğu sahalarda gelişen genç topraklardır; İç Anadolu’daki volkanik alanlar ile Doğu Anadolu’nun bazı kesimlerinde görülür. Litosoller, eğimli yüzeylerde ince malzemenin taşınması sonucunda iri taşların yüzeyde kaldığı sığ, taşlı topraklardır. Litosolü yalnız volkanik alanla eşleştirmek doğru değildir; temel özellik sığ ve taşlı oluşudur.
II. Yüksek dağlarda buzulların taşıdığı malzemenin depolanması
III. Volkanik tüfler üzerinde gevşek genç toprağın gelişmesi
IV. Eğimli yüzeylerde ince malzeme taşınırken iri parçaların yüzeyde kalması
Bu oluşumların doğru sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
B) Kolüvyal – Lös – Vertisol – Podzol
C) Terra rossa – Moren – Rendzina – Alüvyal
D) Alüvyal – Çernozyom – Halomorfik – Vertisol
E) Lös – Kolüvyal – Podzol – Regosol
TÜRKİYE’DE TOPRAK SORUNLARI VE KORUMA
Türkiye’nin engebeli ve yüksek arazisi, sağanak karakterli yağışları ve birçok yerde zayıflayan bitki örtüsü su erozyonunu artırır. Kurak ve yarı kurak alanlarda rüzgâr erozyonu da görülebilir. Bitki örtüsünün tahribi, aşırı otlatma, nadasın bilinçsiz uygulanması, eğim yönünde sürüm ve yanlış arazi kullanımı toprağın taşınmasını hızlandırır.
Yanlış sulama; taban suyu yükselmesi, tuzlanma ve çoraklaşmaya neden olabilir. Tarım arazilerinin yerleşme ve sanayi alanına dönüştürülmesi, toprak kirliliği ve organik madde kaybı da verimli toprak varlığını azaltır.
Başlıca koruma önlemleri şunlardır:
- Eğimli arazide eğime dik sürüm ve teraslama yapmak,
- Bitki örtüsünü korumak, ağaçlandırma ve mera ıslahı uygulamak,
- Nöbetleşe ekim, örtü bitkisi ve anız yönetimiyle yüzeyi çıplak bırakmamak,
- Toprağın bünyesine ve drenajına uygun sulama yöntemini kullanmak,
- Rüzgârın etkili olduğu alanlarda rüzgâr kıranlar oluşturmak,
- Araziyi eğim, derinlik ve erozyon riskine uygun kullanmaktır.
Türkiye’de toprakları yorumlarken üç adım izlemek yararlıdır: Önce toprağın taşınıp taşınmadığına, sonra oluşumda iklim mi yoksa yerel koşullar mı baskın olduğuna, son olarak Türkiye’deki dağılış alanına bakılır. Bu yöntem benzer isimli toprakları ezberlemek yerine oluşum mantığıyla ayırmayı sağlar.


