AYT TİYATRO: GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU VE MODERN TİYATRO

0
6
AYT tiyatro geleneksel Türk tiyatrosu ve modern tiyatro konu anlatımı kapağı

AYT tiyatro konu anlatımı, tiyatro türünün yapı unsurlarından geleneksel Türk tiyatrosuna ve modern Türk tiyatrosunun dönemlerine uzanan geniş bir alanı kapsar. AYT’de sorular; tür özelliklerini, Karagöz–orta oyunu ayrımını, oyunların bölümlerini, dönemlerin sanat anlayışını ve sanatçı–eser eşleştirmelerini birlikte yoklar. Bu nedenle yalnız eser adlarını ezberlemek yerine “hangi biçim, hangi dönem, hangi işlev?” sorularına cevap veren bir çerçeve kurmak gerekir. Cumhuriyet tiyatrosunun romanla ortak toplumsal zeminini görmek için önceki konu olan Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı ve Dünya Edebiyatında Roman da yararlı bir bağlantı sunar.

TİYATRO TÜRÜ VE SAHNE YAPISI

Tiyatronun Temel Özellikleri

Tiyatro, bir olayın kişiler tarafından seyirci önünde canlandırılmasına dayanan dramatik türdür. Roman ve hikâyeden farklı olarak anlatıcı çoğu zaman geri çekilir; olay, kişilerin sözleri ve hareketleriyle görünür hâle gelir. Metinde oyuncunun davranışını, dekoru veya sahne geçişini bildiren açıklamalar ayraç içinde verilebilir. Tiyatronun nihai varlık alanı sahnedir; bu yüzden metin, oyunculuk, mekân, ışık, dekor, kostüm, müzik ve seyirci aynı bütünün parçalarıdır.

Bir tiyatro eserinin temel yapısını dramatik örgü, yer, zaman, kişiler ve çatışma oluşturur. Dramatik örgü, olayların neden–sonuç ilişkisi içinde düzenlenmesidir. Çatışma; kişiler, değerler, kuşaklar ya da bireyin kendi iç dünyası arasında doğabilir. Oyun genellikle serim, düğüm ve çözüm doğrultusunda ilerler; ancak modern tiyatro bu düzeni parçalayabilir.

Dramatik ÖrgüOlayların sahne düzeni
Serim–düğüm–çözüm
Kişi ve ÇatışmaEylemi taşıyan kişiler
Karşıt güçlerin mücadelesi
Yer ve ZamanSahne çevresi
Olayın süresi ve dönemi
Sahne BileşenleriOyuncu, dekor, kostüm
Işık, müzik ve seyirci
Örnek - 1
Bir metinde olaylar bir anlatıcının açıklamalarıyla değil, kişilerin konuşmaları ve sahne hareketleriyle gelişmektedir. Kişilerin nasıl davranacağı ayraç içindeki kısa notlarla belirtilmiştir. Bu metnin tiyatroya ait olduğunu gösteren temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Olayların mutlaka gerçek yaşamdan alınması
B) Anlatıcının her ayrıntıyı yorumlaması
C) Eylemin diyalog ve canlandırma yoluyla kurulması
D) Kişilerin yalnız soylular arasından seçilmesi
E) Metnin ölçülü ve uyaklı yazılması
Tiyatroda olay, sahnede canlandırılmak üzere kişilerin konuşma ve hareketleriyle kurulur. Ayraç içindeki sahne yönergeleri de bu yapıyı destekler.

Cevap: C

Tiyatro Terimleri

Diyalog, iki ya da daha çok kişinin konuşmasıdır. Monolog, kişinin tek başına konuşması; tirat ise bir oyuncunun kesintisiz ve uzun konuşmasıdır. Replik, oyuncunun söyleyeceği söz; jest, beden ve el hareketi; mimik, yüz hareketidir. Oyuncunun unuttuğu sözleri seyirciye duyurmadan hatırlatan kişiye suflör denir.

Dekor sahnenin yer ve dönem özelliklerini kuran düzen; kostüm rol gereği giyilen kıyafet; aksesuar oyuncunun veya dekorun kullandığı yardımcı eşyadır. Kulis sahne arkasını, perde oyunun ana bölümlerini, sahne ise canlandırmanın gerçekleştiği alanı ifade eder. Bir yabancı eserin yerli koşullara uyarlanmasına adaptasyon; yazılı metne sıkı sıkıya bağlı kalmadan doğaçlamaya dayalı oyuna tuluat denir.

Terim Anlam Karıştırılmaması Gereken
Diyalog İki veya daha çok kişinin konuşması Monolog: tek kişinin konuşması
Replik Oyuncunun söyleyeceği söz Tirat: uzun ve kesintisiz konuşma
Jest Beden hareketi Mimik: yüz hareketi
Dekor Sahne çevresini kuran öğeler Aksesuar: yardımcı eşya
Adaptasyon Bir eseri yeni koşullara uyarlama Çeviri: dili değiştirme
Örnek - 2
Bir yönetmen, Fransız toplumunu anlatan bir komediyi Osmanlı mahalle hayatına göre yeniden düzenlemiş; kişi adlarını ve toplumsal ayrıntıları değiştirmiştir. Bu işlem aşağıdaki terimlerden hangisiyle karşılanır?

A) Replik
B) Adaptasyon
C) Monolog
D) Pandomim
E) Sufle
Yabancı bir eserin yerli hayatın koşullarına göre yeniden düzenlenmesi adaptasyondur.

Cevap: B

MODERN TİYATRONUN TEMEL TÜRLERİ

Trajedi, Komedi ve Dram

Trajedi, seyircide korku ve acıma duyguları uyandırarak arınma sağlamayı amaçlar. Klasik trajedide konular tarih ve mitolojiden, kişiler soylu çevreden seçilir; kaba söz ve kanlı olaylar sahnede gösterilmez. Nazımla yazılan, koro ve diyalog bölümlerinden oluşan klasik örneklerde üç birlik kuralına uyulur: tek olay, tek yer ve yaklaşık bir günlük zaman.

Komedi, insan ve toplumdaki aksaklıkları güldürerek düşündürür. Kişiler günlük hayattan seçilebilir; halk dili, söz oyunları ve kusurlar sahneye taşınır. Karakter komedisi cimrilik veya hastalık hastalığı gibi kişisel bir kusuru; töre komedisi toplumun aksayan gelenek ve alışkanlıklarını; entrika komedisi ise merak uyandıran karmaşık olay örgüsünü öne çıkarır.

Dram, hayatın acıklı ve gülünç yanlarını birlikte gösterebilir. Kişiler toplumun her kesiminden seçilir; kaba sözler ve şiddet sahnede yer alabilir. Nazım ya da nesirle yazılabilir, perde sayısı ve zaman–yer düzeni sanatçının tercihine bağlıdır. Böylece trajedi ile komedinin kesin sınırlarını aşar.

Özellik Trajedi Komedi Dram
Konu Tarih ve mitoloji Günlük yaşam Tarih ve günlük yaşam
Kişiler Soylular Halktan kişiler Her kesim
Acıklı–gülünç Acıklı Gülünç Birlikte olabilir
Üç birlik Klasik örneklerde var Klasik örneklerde var Zorunlu değil
Şiddet Sahne dışında Sahnede olabilir Sahnede olabilir
Örnek - 3
Bir oyunda soylu bir kahramanın mitolojik bir çatışma içindeki yıkımı işlenmiş; ölüm sahnesi seyirciye gösterilmemiş, olay tek yerde ve bir günlük zaman içinde tamamlanmıştır. Bu oyun aşağıdaki türlerden hangisine aittir?

A) Dram
B) Töre komedisi
C) Trajedi
D) Orta oyunu
E) Absürt tiyatro
Soylu kişi, mitolojik konu, kanlı olayın sahne dışında kalması ve üç birlik kuralı klasik trajedinin özellikleridir.

Cevap: C

Örnek - 4
Bir oyunda kahramanın aşırı cimriliği, farklı olaylar boyunca değişmeden sürdürülerek gülünç sonuçlara yol açmaktadır. Toplumsal çevreden çok bu baskın kişilik kusuru eleştirilmektedir. Bu eser hangi komedi çeşidine örnektir?

A) Karakter komedisi
B) Töre komedisi
C) Entrika komedisi
D) Trajedi
E) Epik tiyatro
Tek bir baskın kişilik kusurunun eleştirilmesi karakter komedisinin temelidir.

Cevap: A

Epik, Absürt ve Müzikli Tiyatro

Epik tiyatro, Bertolt Brecht’in geliştirdiği eleştirel ve toplumcu anlayıştır. Seyircinin olayla duygusal biçimde özdeşleşmesi yerine, sahnedeki sorun üzerine düşünmesi istenir. Anlatıcı, şarkı, afiş, sahne değişikliğinin görünür kılınması ve oyuncunun rolüne mesafe koyması gibi yabancılaştırma yolları kullanılır. Türk tiyatrosunda Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı bu türün başlıca örneğidir.

Absürt tiyatro, insanın yalnızlığını, iletişimsizliğini ve dünyanın anlamsızlığını geleneksel olay örgüsünü bozarak anlatır. Mantıksal sürekliliği kırılmış konuşmalar, tekrarlanan eylemler ve çözümsüz bekleyişler görülebilir. Türk edebiyatında Güngör Dilmen’in Canlı Maymun Lokantası adlı oyunu bu anlayışla ilişkilendirilir.

Opera, operet, müzikal, bale ve revü; müzik, dans ve sahne gösterisini farklı oranlarda birleştirir. Operada sözlerin tamamı bestelenir; operette daha hafif konular ve konuşmalı bölümler bulunabilir. Müzikal, olay örgüsüyle şarkı ve dansı bütünleştirir; bale anlatımı dans ve müzikle kurar; revü ise birbirine gevşek biçimde bağlı gösteri parçalarından oluşur.

Örnek - 5
Oyuncunun zaman zaman rolünden çıkarak seyirciye seslendiği, sahne değişikliklerinin gizlenmediği ve seyircinin olay kahramanıyla özdeşleşmek yerine toplumsal sorunu tartışmasının amaçlandığı oyun hangi anlayışa bağlıdır?

A) Klasik trajedi
B) Epik tiyatro
C) Töre komedisi
D) Karagöz
E) Romantik dram
Yabancılaştırma ve eleştirel seyirci hedefi epik tiyatronun ayırt edici özellikleridir.

Cevap: B

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

Ortak Özellikler ve Temsil Biçimleri

Geleneksel Türk tiyatrosu, sözlü kültüre ve doğaçlamaya dayanır. Oyunların çoğunda değişmez bir yazılı metin bulunmaz; sanatçı, bilinen bir olay çevresinde sözünü seyirciye ve ortama göre kurar. Tipler bireysel psikolojiden çok belirgin toplumsal özellikleri temsil eder. Yanlış anlamalar, ağız taklitleri, söz oyunları, müzik, dans ve seyirciyle doğrudan ilişki başlıca özelliklerdir.

Karagöz, orta oyunu, meddah, köy seyirlik oyunları ve kukla bu geleneğin temel biçimleridir. Karagöz perdede tasvirlerle, orta oyunu açık bir oyun alanında canlı oyuncularla, meddah tek anlatıcıyla yürür. Köy seyirlik oyunları toplu ve törensel kökenli olabilir; kuklada ise insan veya hayvan biçimli hareketli figürler kullanılır.

KaragözGölge oyunu
Karagöz–Hacivat
Orta OyunuAçık alanda canlı oyuncu
Kavuklu–Pişekâr
MeddahTek anlatıcı
Taklit ve hikâye
Köy Seyirlik–KuklaToplu tören ve oyun
Hareketli figürler
Örnek - 6
Aşağıdakilerden hangisi geleneksel Türk tiyatrosunun ortak özelliklerinden biri değildir?

A) Doğaçlamaya yer verme
B) Kalıplaşmış tiplerden yararlanma
C) Sözlü kültürle bağlantılı olma
D) Üç birlik kuralını zorunlu sayma
E) Taklit ve söz oyunlarını kullanma
Üç birlik, klasik trajedi ve komediyle ilgili bir kuraldır; geleneksel Türk tiyatrosunun ortak koşulu değildir.

Cevap: D

Karagöz: Kişiler, Perde ve Bölümler

Karagöz, deriden kesilmiş ve tasvir adı verilen renkli şekillerin arkadan ışıklandırılmış beyaz perdeye yansıtıldığı gölge oyunudur. Oyunu oynatan kişiye hayalî veya hayalbaz, perdeye Küşteri Meydanı, perde arkasında şarkı ve türkülere eşlik eden yardımcıya yardak denir.

Karagöz, okumamış fakat hazırcevap ve sezgili halk insanını; Hacivat, eğitimli ve süslü konuşan yarı aydını temsil eder. Hacivat’ın ağır sözlerini Karagöz’ün yanlış anlaması güldürünün temel kaynaklarındandır. Çelebi, Beberuhi, Tiryaki, Tuzsuz Deli Bekir, Zenne, Kastamonulu, Laz, Acem ve Arnavut gibi tipler farklı yaş, meslek, yöre ve topluluk özellikleriyle oyuna katılır.

Oyun dört ana bölümden oluşur. Mukaddimede Hacivat perdeye gelir, semai okur ve Karagöz’ü çağırır. Muhavere, Karagöz ile Hacivat arasındaki, asıl olaydan bağımsız olabilen söz oyunlu konuşmadır. Fasıl, oyunun ana olayının işlendiği bölümdür. Bitişte olay sona erer; Hacivat ile Karagöz kısa bir konuşmayla oyunu kapatır.

MukaddimeHacivat perdeye gelir

MuhavereSöz oyunlu konuşma

FasılAsıl olay

BitişKapanış
Dikkat
Karagöz ile Hacivat, gölge oyununun; Kavuklu ile Pişekâr, orta oyununun başkişileridir. Karagöz’ün eğitimli karşılığı Hacivat, Kavuklu’nun düzen kuran karşılığı Pişekâr’dır.
Örnek - 7
Karagöz oyununda Hacivat ile Karagöz’ün asıl olaydan bağımsız, yanlış anlamalara ve söz oyunlarına dayanan konuşmalarına ne ad verilir?

A) Fasıl
B) Bitiş
C) Muhavere
D) Mukaddime
E) Tirat
Karagöz ile Hacivat arasındaki söz oyunlu konuşma muhaveredir; asıl olay fasılda işlenir.

Cevap: C

Örnek - 8
Aşağıdaki Karagöz terimlerinden hangisi yanlış açıklanmıştır?

A) Tasvir – Perdeye yansıtılan deri şekil
B) Hayalî – Oyunu oynatan kişi
C) Küşteri Meydanı – Karagöz perdesi
D) Yardak – Müzik ve türküye yardımcı olan kişi
E) Palanga – Karagöz’ün başkişisi
Palanga, orta oyununun çevresi seyircilerle kuşatılmış oyun alanıdır; bir Karagöz kişisi değildir.

Cevap: E

Orta Oyunu: Oyun Yeri, Kişiler ve Bölümler

Orta oyunu, çevresi seyircilerle kuşatılmış palanga adlı açık alanda oynanır. Yazılı bir metne bağlı değildir; olay akışı doğaçlamayla gelişir. Dekor son derece yalındır: yenidünya adı verilen paravan ev veya başka bir büyük mekânı, dükkân adlı alçak tezgâh iş yerini temsil eder.

Kavuklu, Karagöz gibi hazırcevap ve halktan kişidir; Pişekâr ise Hacivat gibi oyunu düzenleyen, eğitimli ve ara bulucu tiptir. Pişekâr’ın elindeki iki dilimli şakşak pastav, oyunun başlamasını ve geçişleri yönetmeye yarar. Arnavut, Rumelili, Kayserili, Laz, Kürt, Acem, Zenne ve Kastamonulu gibi tipler ağız ve davranış özellikleriyle yer alır.

Orta oyunu da mukaddime, muhavere, fasıl ve bitiş bölümlerinden oluşur. Mukaddimede Pişekâr seyirciyi selamlar ve oyunu başlatır. Muhaverede Kavuklu ile Pişekâr konuşur; “arzbar” ve Kavuklu’nun başından geçmiş gibi anlattığı olağan dışı olay “tekerleme” bu bölümde bulunabilir. Fasılda asıl olay oynanır; bitişte Pişekâr oyunu kapatır.

Örnek - 9
Açık bir alanda, yazılı metne bağlı kalmadan oynanan bir oyunda ev yerine “yenidünya”, iş yeri yerine “dükkân” kullanılmış; olayları elindeki şakşakla yöneten kişi Pişekâr’dır. Bu oyun aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karagöz
B) Orta oyunu
C) Meddah
D) Köy seyirlik oyunu
E) Opera
Palanga, yenidünya, dükkân, Kavuklu ve Pişekâr orta oyununun ayırt edici unsurlarıdır.

Cevap: B

Örnek - 10
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Pişekâr – Oyunu düzenleyen tip
B) Kavuklu – Halkı temsil eden hazırcevap tip
C) Yenidünya – Ev yerine kullanılan paravan
D) Dükkân – İş yerini temsil eden tezgâh
E) Tasvir – Pişekâr’ın elindeki şakşak
Tasvir, Karagöz perdesinde kullanılan deri figürdür. Pişekâr’ın elindeki şakşağa pastav denir.

Cevap: E

Meddah, Köy Seyirlik Oyunları ve Kukla

Meddah, tek sanatçının hikâye anlatma ve taklit yapma sanatıdır. Meddah bir sandalye üzerinde oturabilir; mendilini farklı kişileri ve sesleri canlandırmak, sopasını oyunu başlatmak veya çeşitli nesneleri temsil etmek için kullanır. Perde, dekor ve sahne kadrosu yoktur. Karagöz ve orta oyunundaki toplumsal tipleri tek başına canlandırabilse de anlatıcı konumunda olmasıyla onlardan ayrılır.

Köy seyirlik oyunları; düğün, bayram ve mevsim geçişleri çevresinde oynanan, kimi zaman eski törenlerin izlerini taşıyan toplu oyunlardır. Bolluk, ölüm–dirilme, kız kaçırma, hayvan taklidi ve köy hayatı gibi motifler işlenebilir. Kukla ise hareketli figürlerle oynatılan gösteridir; Karagöz ve orta oyunundaki tiplerin benzerleri kuklada da görülebilir.

Örnek - 11
Bir sanatçı, sandalyesinde oturarak mendil ve sopadan yararlanmakta; anlatının bütün kişilerini ses ve ağız taklitleriyle tek başına canlandırmaktadır. Bu gösteri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Meddah
B) Orta oyunu
C) Karagöz
D) Revü
E) Kukla
Tek anlatıcı, taklit, mendil ve sopa meddahın belirleyici özellikleridir.

Cevap: A

TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK TİYATROSU

Tanzimat I. Dönem: İlkler ve Toplum İçin Sanat

Batılı anlamda tiyatro Türk edebiyatına Tanzimat’la girer. Şinasi’nin 1859’da yazdığı Şair Evlenmesi, Batılı anlamda ilk Türk tiyatro eseridir. Görücü usulü evliliği ve aracılar yüzünden doğan yanlışlığı töre komedisi biçiminde ele alır. Ancak “ilk yazılan eser” ile “ilk sahnelenen eser” aynı değildir: Namık Kemal’in Vatan yahut Silistresi sahnelenen ilk Türk tiyatro eseri kabul edilir.

Tanzimat I. Dönem sanatçıları tiyatroyu halkı eğitme aracı sayar. Dil görece sadedir; vatan, hürriyet, aile, gelenek, tarih ve toplumsal aksaklıklar işlenir. Namık Kemal; Vatan yahut Silistre, Celaleddin Harzemşah, Gülnihal, Akif Bey, Zavallı Çocuk ve Kara Bela ile dönemin en etkili tiyatro yazarlarındandır. Ahmet Vefik Paşa, Molière’den yaptığı çeviri ve uyarlamalarla; Direktör Ali Bey mizah ve adaptasyonlarıyla; Ahmet Mithat Efendi toplumsal konulu oyunlarıyla öne çıkar.

Sanatçı Belirgin Yön Örnek Eserler
Şinasi İlk Batılı Türk tiyatrosu Şair Evlenmesi
Namık Kemal Toplum, vatan ve tarih Vatan yahut Silistre, Gülnihal
Ahmet Vefik Paşa Molière çeviri ve uyarlamaları Zor Nikâh, Zoraki Tabip
Direktör Ali Bey Mizah ve adaptasyon Kokana Yatıyor, Ayyar Hamza
Ahmet Mithat Efendi Toplumsal konular Çengi, Açıkbaş
Dikkat
Şair Evlenmesi Batılı anlamda ilk yazılan Türk tiyatro eseridir. Vatan yahut Silistre ise sahnelenen ilk Türk tiyatro eseridir. AYT sorularında “yazılan” ve “sahnelenen” ayrımı belirleyicidir.
Örnek - 12
Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

A) Şair Evlenmesi, sahnelenen ilk Türk oyunudur.
B) Vatan yahut Silistre, Batılı anlamda ilk yazılan Türk oyunudur.
C) Şair Evlenmesi, töre komedisi özelliği taşır.
D) Namık Kemal, yalnız komedi yazmıştır.
E) Ahmet Vefik Paşa, absürt tiyatronun öncüsüdür.
Şair Evlenmesi, görücü usulü evliliği eleştiren bir töre komedisidir. İlk yazılan ve ilk sahnelenen oyun ayrımı diğer seçenekleri yanlış kılar.

Cevap: C

Örnek - 13
Molière’den yaptığı çeviri ve adaptasyonlarla tiyatronun gelişmesine katkı sağlamış; Bursa’da tiyatro çalışmaları yürütmüş Tanzimat sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şinasi
B) Ahmet Vefik Paşa
C) Recaizade Mahmut Ekrem
D) Abdülhak Hamit Tarhan
E) Şahabettin Süleyman
Molière uyarlamaları ve Bursa’daki tiyatro faaliyetleri Ahmet Vefik Paşa’yı gösterir.

Cevap: B

Tanzimat II. Dönem: Okunmak İçin Tiyatro

Tanzimat II. Dönem’de siyasal baskının da etkisiyle toplumsal konuların yerini bireysel ve tarihî konular alır. “Sanat için sanat” anlayışı güçlenir; dil ağırlaşır, eserler sahnelenmekten çok okunmak için yazılır. Teknik bakımdan ilerleme görülse de uzun konuşmalar ve sahnelenmesi güç mekânlar dikkat çeker.

Abdülhak Hamit Tarhan dönemin en üretken tiyatro yazarıdır. Macera-yı Aşk, Sabr u Sebat, İçli Kız, Duhter-i Hindu, Nesteren, Eşber, Tarık, Finten ve İlhan önemli oyunlarıdır. Nesteren aruz dışındaki heceyle yazılmış ilk manzum tiyatrolardan, Eşber aruzla yazılmış manzum tiyatrolardandır. Recaizade Mahmut Ekrem’in Afife Anjelik, Çok Bilen Çok Yanılır, Vuslat ve Atala adlı oyunları da bu dönemde değerlendirilir.

Örnek - 14
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat II. Dönem tiyatrosunun bir özelliğidir?

A) Sade dille yalnız toplumsal sorunları işlemesi
B) Oyunların doğaçlamaya dayanması
C) Eserlerin çoğunlukla okunmak için yazılması
D) Karagöz tiplerinin sahnede kullanılması
E) Yalnız Molière uyarlamalarına yer verilmesi
Tanzimat II. Dönem’de ağır dil, bireysel-tarihî konular ve sahnelenmekten çok okunmak için yazılan oyunlar öne çıkar.

Cevap: C

SERVETİFÜNUN, FECRİATİ VE MİLLÎ EDEBİYAT TİYATROSU

Servetifünun ve Fecriati Dönemlerinde Tiyatro

Servetifünun Dönemi’nde tiyatro öteki türlere göre zayıftır. Sansür ve sahne imkânlarının sınırlılığı nedeniyle eserlerin önemli bir kısmı 1908’den sonra yayımlanır; oyunların çoğu sahnelenmekten çok okunmaya elverişlidir. Halit Ziya Uşaklıgil’in Kâbus, Füruzan, Fare; Cenap Şahabettin’in Yalan, Körebe, Küçük Beyler; Mehmet Rauf’un Pençe, Cidal, Sansar; Hüseyin Cahit Yalçın’ın Kâbus dışındaki çeşitli oyunları dönemin repertuvarında anılır.

Fecriati’de de tiyatro güçlü bir sahne geleneğine dönüşmez. Şahabettin Süleyman, tiyatro ve eleştirileriyle öne çıkar; Çıkmaz Sokak, Siyah Süs ve Fırtına bilinen oyunlarıdır. Müfit Ratip’in tiyatro çalışmaları da önemlidir. Dönemin ortak niteliği, Batılı tiyatro anlayışına ilgi duyulmasına karşın sürekli ve geniş bir sahne hayatının kurulamamasıdır.

Millî Edebiyat, Darülbedayi ve Yerli Sahne

II. Meşrutiyet’ten sonra tiyatro yeniden canlanır. Konuşma diline yakın anlatım, yerli hayat, Osmanlı tarihi, aile ve toplumsal değişim işlenir. 1914’te kurulan Darülbedayi-i Osmanî, tiyatro eğitimi veren ve düzenli sahne hayatını geliştiren ilk şehir tiyatrosu niteliğindedir. Daha sonra İstanbul Şehir Tiyatrolarına dönüşür; Muhsin Ertuğrul’un yönetmenlik ve oyunculuk çalışmaları modern sahnenin kurumsallaşmasında belirleyici olur.

Musahipzade Celal, eski İstanbul hayatını ve Osmanlı toplumundaki aksaklıkları töre komedisiyle işler. Köprülüler, İstanbul Efendisi, Lale Devri, Aynaroz Kadısı, Bir Kavuk Devrildi ve Fermanlı Deli Hazretleri önemli oyunlarıdır. İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci, Reşat Nuri Güntekin, Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy ve Yusuf Ziya Ortaç dönemin başka tiyatro yazarlarıdır.

Örnek - 15
Eski İstanbul hayatını, Osmanlı kurumlarını ve törelerini mizahi bir dille ele alan; İstanbul Efendisi, Aynaroz Kadısı ve Bir Kavuk Devrildi oyunlarını yazan sanatçı kimdir?

A) Musahipzade Celal
B) Haldun Taner
C) Orhan Asena
D) Güngör Dilmen
E) Cevat Fehmi Başkut
Bu oyunlar, tarihî İstanbul hayatını töre komedisiyle işleyen Musahipzade Celal’e aittir.

Cevap: A

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK TİYATROSU

Kurumsallaşma ve Dönemlerin Eğilimleri

Cumhuriyet’le birlikte tiyatro devlet desteği, eğitim kurumları, şehir tiyatroları ve turnelerle yaygınlaşır. Darülbedayi’nin Şehir Tiyatrolarına dönüşmesi, Ankara Devlet Konservatuvarının kurulması, Devlet Tiyatroları ve Operasının kurumsallaşması modern tiyatronun hem oyuncu hem seyirci tabanını genişletir. Muhsin Ertuğrul, yönetmen, oyuncu ve eğitici kimliğiyle bu dönüşümün merkezindedir.

1923–1950 arasında Millî Mücadele, yeni devlet düzeni, yanlış Batılılaşma, eski–yeni çatışması, Türk tarihi, mitoloji ve halk kültürü işlenir. 1950’lerde köy–kent, aile, sınıf, ekonomik değişim ve kuşak çatışmaları öne çıkar. 1960’larda özel tiyatroların ve eleştirinin gelişmesiyle epik, absürt, kabare ve deneysel biçimler yaygınlaşır. 1970’lerde siyasal ve toplumsal sorunlar, işçi hayatı ve tarihsel benzetmeler yoğunlaşır. 1980 sonrasında tek kişilik oyun, çoklu medya, postmodern denemeler, yalnızlık ve iletişimsizlik temaları belirginleşir.

1923–1950Kurumsallaşma
Tarih ve yeni toplum

1950–1960Aile, köy, kent
Toplumsal değişim

1960–1980Epik, absürt, kabare
Siyasal eleştiri

1980 SonrasıDeneysel biçimler
Birey ve iletişimsizlik
Örnek - 16
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi Cumhuriyet tiyatrosunun kurumsallaşmasıyla doğrudan ilgili değildir?

A) Konservatuvar eğitiminin yaygınlaşması
B) Devlet Tiyatrolarının kurulması
C) Şehir tiyatrolarının gelişmesi
D) Turnelerle tiyatronun Anadolu’ya ulaşması
E) Yazılı metnin tümüyle terk edilmesi
Cumhuriyet tiyatrosu yazılı metni terk etmemiş; aksine yazar, oyuncu, yönetmen ve eğitim kurumlarıyla düzenli bir sahne yapısı kurmuştur.

Cevap: E

Haldun Taner, Güngör Dilmen ve Orhan Asena

Haldun Taner, geleneksel Türk tiyatrosu ile modern teknikleri birleştirir; epik tiyatro ve kabarenin Türkiye’deki öncü adıdır. Keşanlı Ali Destanı epik tiyatronun; Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım toplumsal değişimin; Sersem Kocanın Kurnaz Karısı tiyatro tarihimizin dönüşümünün önemli örnekleridir. Günün Adamı, Fazilet Eczanesi, Eşeğin Gölgesi, Zilli Zarife ve Ayışığında Şamata diğer oyunlarıdır.

Güngör Dilmen, mitoloji ve tarihten aldığı konuları çağdaş insanın sorunlarıyla birleştirir. Midas’ın Kulakları, Midas’ın Altınları, Midas’ın Kördüğümü üçlemesi; Deli Dumrul, Akad’ın Yayı ve absürt tiyatroyla ilişkilendirilen Canlı Maymun Lokantası başlıca eserleridir.

Orhan Asena, tarihî olayları iktidar, başkaldırı, kadın ve insan çatışmaları üzerinden işler. Hürrem Sultan, Tohum ve Toprak, Atçalı Kel Mehmet, Simavnalı Şeyh Bedrettin, Tanrılar ve İnsanlar, Fadik Kız, Kocaoğlan önemli oyunlarıdır. Tarih, onun eserlerinde yalnız geçmişi anlatmak için değil, güç ve insan doğasını tartışmak için kullanılır.

Örnek - 17
Aşağıdaki sanatçı–özellik eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Haldun Taner – Epik tiyatro ve kabare
B) Güngör Dilmen – Mitoloji ve absürt tiyatro
C) Orhan Asena – Tarihî çatışmalar ve iktidar
D) Haldun Taner – Keşanlı Ali Destanı
E) Orhan Asena – Midas’ın Kulakları
Midas’ın Kulakları Güngör Dilmen’in oyunudur; Orhan Asena’nın tarihî oyunları arasında Hürrem Sultan ve Atçalı Kel Mehmet bulunur.

Cevap: E

Örnek - 18
Mitolojik bir kralın dokunduğu her şeyi altına çevirme tutkusunu çağdaş bir iktidar ve yabancılaşma sorunu gibi yorumlayan oyun yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Güngör Dilmen
B) Recep Bilginer
C) Cevat Fehmi Başkut
D) Turgut Özakman
E) Necati Cumalı
Midas mitini çağdaş yorumla işleyen Midas üçlemesi Güngör Dilmen’e aittir.

Cevap: A

Recep Bilginer, Refik Erduran, Turgut Özakman ve Turan Oflazoğlu

Recep Bilginer, Anadolu’nun ve Türkiye’nin toplumsal sorunlarını sağlam sahne tekniğiyle işler. Gazeteciden Dost, İsyancılar, Sarı Naciye, Yunus Emre ve Parkta Bir Sonbahar Günüydü önemli oyunlarıdır. Refik Erduran; toplumsal aksaklıkları, aile ilişkilerini ve modern hayatın çelişkilerini Cengiz Han’ın Bisikleti, Bir Kilo Namus, Büyük Jüstinyen, Deli gibi oyunlarında ele alır.

Turgut Özakman, nesiller arasındaki çatışmayı ve değişen Türkiye’yi işler. Fehim Paşa Konağı, Ocak, Kanaviçe, Duvarların Ötesi, Töre, Resimli Osmanlı Tarihi, Pembe Evin Kaderi ve Ah Şu Gençler tiyatroları arasındadır. Turan Oflazoğlu özellikle Osmanlı tarihini iktidar ve insan trajedisi ekseninde sahneye taşır. Kösem Sultan, Cem Sultan, Deli İbrahim, IV. Murat, Genç Osman, Bizans Düştü–Fatih, Sokrates Savunuyor önemli oyunlarıdır.

Diğer Cumhuriyet Dönemi Oyun Yazarları

Cevat Fehmi Başkut, toplumdaki ahlaki çözülmeyi ve günlük hayatı Paydos, Buzlar Çözülmeden, Harput’ta Bir Amerikalı, Hacıyatmaz gibi oyunlarla işler. Ahmet Kutsi Tecer’in Köşebaşı, mahalle hayatını; Necati Cumalı’nın Boş Beşik, Mine, Nalınlar, Derya Gülü adlı oyunları Ege ve Anadolu insanını sahneye taşır. Sabahattin Kudret Aksal’ın Evin Üstündeki Bulut, Kahvede Şenlik Var, Tersine Dönen Şemsiye; Orhan Kemal’in 72. Koğuş; Necip Fazıl Kısakürek’in Bir Adam Yaratmak, Tohum, Sabır Taşı oyunları da Cumhuriyet tiyatrosunun çeşitliliğini gösterir.

Vedat Nedim Tör, Yaşar Nabi Nayır, Behçet Kemal Çağlar, Cevdet Kudret, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday, Behçet Necatigil, Çetin Altan, Vasfi Öngören, Oktay Arayıcı ve Başar Sabuncu farklı dönem ve eğilimlerde tiyatroya katkı sağlamıştır. AYT’de uzun eser listeleri içinde ayırıcı olan, sanatçının baskın yönüyle birkaç güvenilir eserini birlikte tanımaktır.

Sanatçı Ana Yönelim Ayırt Edici Eserler
Haldun Taner Epik ve kabare Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
Güngör Dilmen Mitoloji, tarih, absürt Midas’ın Kulakları, Canlı Maymun Lokantası
Orhan Asena Tarih ve iktidar Hürrem Sultan, Atçalı Kel Mehmet
Turan Oflazoğlu Osmanlı tarihi Kösem Sultan, IV. Murat
Turgut Özakman Toplumsal değişim ve kuşak Fehim Paşa Konağı, Ah Şu Gençler
Cevat Fehmi Başkut Toplum ve ahlak eleştirisi Paydos, Buzlar Çözülmeden
Örnek - 19
Aşağıdaki eserlerden hangisi Turan Oflazoğlu’na ait değildir?

A) Kösem Sultan
B) IV. Murat
C) Deli İbrahim
D) Genç Osman
E) Fehim Paşa Konağı
Fehim Paşa Konağı Turgut Özakman’ın oyunudur. Diğer eserler Turan Oflazoğlu’nun Osmanlı tarihini ele alan tiyatrolarıdır.

Cevap: E

AYT’DE TİYATROYU AYIRMA YÖNTEMİ

Tür, Dönem, Kişi ve Eser İpuçları

Bir soruda önce biçim ipucunu belirlemek gerekir. Tasvir, hayalî ve perde Karagöz’ü; palanga, yenidünya, dükkân, Kavuklu ve Pişekâr orta oyununu; mendil, sopa ve tek anlatıcı meddahı gösterir. Üç birlik, soylu kişiler ve kanlı olayın sahne dışında kalması trajediye; seyirciyi yabancılaştırma epik tiyatroya; mantıksal bağların parçalanması absürt tiyatroya götürür.

Dönem sorularında Tanzimat I’in toplumsal yararı ve sade dili, Tanzimat II’nin ağır dili ve okunmak için yazılan oyunları; Millî Edebiyat’ın konuşma dilini, yerli hayatı ve Darülbedayi’yi öne çıkarması ayırıcıdır. Cumhuriyet tiyatrosunda kurumlaşma, biçim çeşitliliği ve tarih–toplum–birey eksenlerinin birlikte gelişmesi belirleyicidir. Sanatçı sorularında ise Haldun Taner–epik/kabare, Güngör Dilmen–mitoloji/absürt, Orhan Asena ve Turan Oflazoğlu–tarih, Musahipzade Celal–eski İstanbul/töre ilişkileri sağlam eşleştirme merkezleridir.

Örnek - 20
Aşağıdaki parçaların hangisinde verilen ipuçları aynı tiyatro geleneğine aittir?

A) Tasvir – palanga – Pişekâr
B) Hayalî – Küşteri Meydanı – muhavere
C) Meddah – yenidünya – yardak
D) Kavuklu – Hacivat – pastav
E) Mukaddime – trajedi – üç birlik
Hayalî, Küşteri Meydanı ve muhavere Karagöz oyununa aittir. Diğer seçenekler farklı tiyatro geleneklerinin kavramlarını karıştırır.

Cevap: B

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz