AYT TARİH BİLİMİ, TARİHÎ KAYNAKLAR VE ZAMANIN TAKSİMİ

0
40
AYT Tarih Bilimi, Tarihî Kaynaklar ve Zamanın Taksimi konu anlatımı kapağı

AYT Tarih Bilimi, Tarihî Kaynaklar ve Zamanın Taksimi konu anlatımı kapsamında tarihin konusu ve yöntemi, olay–olgu ayrımı, kaynak türleri, yardımcı bilimler, takvimler, kronoloji hesapları ve tarih yazıcılığı işlenecektir.
AYT tarih konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Tarih Biliminin Konusu ve Bilimsel Niteliği

Tarihin Tanımı ve İnceleme Alanı

Tarih, insan topluluklarının geçmişteki siyasi, askerî, sosyal, ekonomik, kültürel, dinî ve mimari faaliyetlerini; yer ve zaman göstererek, neden–sonuç ilişkileri kurarak ve kanıtlara dayanarak inceleyen sosyal bilimdir. Tarihin merkezinde insan bulunur. Bir deprem doğa olayıdır; fakat depremin yol açtığı göç, üretim kaybı, yönetim kararı ve toplumsal değişme tarihin inceleme alanına girer.

Tarihçi geçmişteki olayı yeniden oluşturup deneyemez. Olay bir kez gerçekleşmiş ve kendi koşulları içinde sona ermiştir. Bu nedenle tarihsel bilgi; kaynakların bulunması, karşılaştırılması ve eleştirilmesiyle kurulur. Yeni bir belge mevcut açıklamayı destekleyebilir, sınırlandırabilir veya değiştirebilir. Tarihte kanıta bağlı açıklama esastır; değişmez ve her toplum için aynı biçimde işleyen doğa yasaları aranmaz.

Örnek - 1
Bir araştırmacı, uzun süren kuraklığın tek başına iklimsel oluşumunu değil; kuraklık sonrasında nüfusun başka bölgelere göç etmesini, vergi gelirlerinin azalmasını ve yönetimin aldığı önlemleri incelemektedir. Bu araştırmanın tarih biliminin alanına girmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kuraklığın laboratuvarda tekrarlanabilmesi
B) Bütün doğa olaylarının tarihî olay sayılması
C) Doğa olayının insan ve toplum üzerindeki sonuçlarının ele alınması
D) Araştırmada yalnız sayısal verilerin kullanılması
E) Olayın kesin bir yasaya bağlanabilmesi
Tarihin konusu doğa olayının fiziksel oluşumu değil, insan faaliyetleri ve toplumsal sonuçlarıdır. Göç, vergi kaybı ve yönetim kararı insan topluluklarının geçmiş deneyimine aittir.

Cevap: C

Tarihî Olay ve Tarihî Olgu

Tarihî olay, belirli bir yer ve zamanda başlayan, gelişen ve sona eren tekil gelişmedir. Malazgirt Savaşı, İstanbul’un Fethi ve Lozan Barış Antlaşması olaydır. Her biri kendine özgüdür ve aynı koşullarda tekrarlanamaz. Tarihî olgu ise aynı türden birçok olayın uzun zaman içinde meydana getirdiği genel ve süreklilik gösteren değişmedir. Anadolu’nun Türkleşmesi, kentleşme ve demokratikleşme olgudur.

Olay ile olgu birbirinden kopuk değildir. Olaylar olgunun oluşmasına katkı sağlar; olgu da tek tek olayların tarihsel bağlamını açıklar. Belirli bir savaş kısa süreli bir olayken, yüzyıllara yayılan devletleşme veya kültürel değişme olgudur. Bu ayrım, sürenin tek başına uzunluğuna değil; gelişmenin tekilliği ile genellik derecesine dayanır.

Örnek - 2
I. 1071 Malazgirt Savaşı, II. Anadolu’nun Türkleşmesi, III. 1453 İstanbul’un Fethi gelişmelerinin olay–olgu bakımından doğru sınıflandırılması hangisidir?

A) I olgu, II olay, III olgu
B) I olay, II olgu, III olay
C) I olay, II olay, III olgu
D) I olgu, II olgu, III olay
E) Üçü de olay
Malazgirt Savaşı ile İstanbul’un Fethi belirli yer ve tarihte gerçekleşen tekil olaylardır. Anadolu’nun Türkleşmesi ise çok sayıda siyasi, askerî, demografik ve kültürel gelişmenin uzun süreli sonucudur.

Cevap: B

Dikkat
Bir gelişmenin önemli olması onu olgu yapmaz. Ölçüt; tekil ve sınırları belirli bir gelişme mi, yoksa uzun sürede oluşan genel bir değişme mi olduğudur.

Yer, Zaman, Neden–Sonuç ve Değişim

Tarihsel açıklama yalnız “ne oldu?” sorusuna cevap vermez. Olayın nerede ve ne zaman gerçekleştiği; hangi koşulların olayı hazırladığı, olayın hangi sonuçları doğurduğu ve süreçte nelerin değişip nelerin devam ettiği araştırılır. Aynı gelişmenin siyasi, ekonomik ve toplumsal nedenleri birlikte bulunabilir. Bu nedenle tek nedene dayalı açıklamalar çoğu karmaşık tarihsel olayı eksik bırakır.

Kronolojik yakınlık, tek başına neden–sonuç bağı kanıtlamaz. İki olayın peş peşe gelmesi, ilk olayın ikincisini zorunlu olarak doğurduğu anlamına gelmez. Kaynaklar; aktörlerin kararlarını, dönemin imkânlarını ve olaylar arasındaki somut bağlantıyı göstermelidir.

Örnek - 3
Bir tarihçi, bir isyanın hemen öncesinde vergi oranlarının yükseldiğini belirlemiş; ancak isyan bildirilerinde vergiye değinilmediğini, farklı bölgelerde aynı vergiye rağmen isyan çıkmadığını ve yerel yönetim çatışmalarının öne çıktığını görmüştür. Bu bulgular hangi yargıyı en güçlü biçimde destekler?

A) Kronolojik olarak önce gelen her gelişme nedendir.
B) Vergi artışı isyanla bütünüyle ilgisizdir.
C) Tarihsel olaylar tek bir belgeyle açıklanmalıdır.
D) Zaman sırası gerekli olsa da nedensellik farklı kanıtlarla sınanmalıdır.
E) Yerel koşullar tarih araştırmasının dışında tutulmalıdır.
Vergi artışı isyandan önce gelmiştir; fakat bu sıra tek başına nedensellik kurmaz. Bildiriler, bölgesel karşılaştırma ve yerel çatışmalar başka etkenleri gösterdiğinden neden ilişkisi çoklu kanıtla sınanmalıdır.

Cevap: D

Örnek - 4
Tarih biliminin yöntemiyle ilgili I. Geçmişteki olay aynı koşullarda yeniden deneylenemez. II. Yeni kanıtlar mevcut yorumu değiştirebilir. III. Tarihçi, iddialarını kaynaklarla temellendirmelidir. yargılarından hangileri doğrudur?

A) I, II ve III
B) Yalnız I
C) Yalnız II
D) I ve III
E) II ve III
Tarihsel olay tekrarlanamaz; bilgi kaynaklara dayanır ve yeni bir belgenin ortaya çıkması eski açıklamanın yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Üç yargı da doğrudur.

Cevap: A

İnsanTarih, insan topluluklarının geçmişteki faaliyetlerini inceler.
KanıtGeçmişe ilişkin açıklama belge ve bulgulara dayanır.
BağlamOlay, yaşandığı dönemin koşulları içinde değerlendirilir.
KronolojiZaman sırası, değişim ve neden–sonuç bağını görünür kılar.

Tarih Bilinci ve Geçmişi Değerlendirme

Ortak Hafıza, Kimlik ve Eleştirel Düşünme

Tarih, toplumların ortak hafızasının oluşmasına katkı sağlar. İnsanların geçmişteki kurumları, değerleri ve ortak deneyimleri tanıması aidiyet ve süreklilik bilinci doğurabilir. Bununla birlikte tarih öğreniminin amacı yalnız ortak başarıları sıralamak değildir. Kanıt kullanma, karşılaştırma, farklı görüşleri değerlendirme ve değişim–süreklilik bağını kurma becerileri de tarih bilincinin parçasıdır.

Geçmiş bilgisi bugünü anlamaya yardım eder; fakat tarihin aynı biçimde tekrar edeceği varsayılmaz. Benzer koşullar karşılaştırılabilir, geçmiş kararların sonuçları incelenebilir ve farklı toplumların insanlığın ortak mirasına katkıları görülebilir.

Örnek - 5
Bir öğrencinin aynı olayı anlatan iki metindeki farklı iddiaları kaynaklarına göre karşılaştırması, aşağıdaki tarih öğrenimi kazanımlarından hangisini en doğrudan gösterir?

A) Kronolojik sıralamayı gereksiz görme
B) Geçmişi bugünün değerleriyle yargılama
C) Tek anlatıyı değişmez doğru sayma
D) Olayları yalnız ezberleme
E) Kanıt temelli eleştirel düşünme
İki metnin iddialarını ve dayandıkları kaynakları karşılaştırmak, bilginin kanıtla sınanmasıdır. Bu tutum eleştirel düşünmenin tarih alanındaki doğrudan karşılığıdır.

Cevap: E

Tarihsel Empati ve Anakronizm

Tarihsel empati, geçmişte yaşayan insanların kararlarını dönemin bilgi, değer, kurum ve imkânları içinde anlamaya çalışmaktır. Bu yaklaşım davranışı haklı çıkarmak değil, kararın hangi koşullarda ortaya çıktığını açıklamaktır. Anakronizm ise bugüne ait kavram, kurum veya değerleri geçmişe aitmiş gibi kullanmak ya da geçmişi yalnız bugünün ölçüleriyle açıklamaktır.

Tarihçi kendi bakış açısından bütünüyle bağımsız olamaz; fakat kaynak çeşitliliği, açık yöntem, karşı görüşleri sınama ve dönemin dilini çözümleme yoluyla öznel etkileri azaltabilir.

Örnek - 6
Bir araştırmacının Orta Çağ’daki bir siyasi kararı, dönemin hukuk anlayışını ve haberleşme imkânlarını incelemeden yalnız günümüz kurumlarıyla açıklaması öncelikle hangi yöntembilim sorununa yol açar?

A) Paleografya
B) Kronoloji
C) Anakronizm
D) Nümismatik
E) Tasnif
Günümüzün kurum ve ölçülerini geçmişe doğrudan taşımak anakronizmdir. Doğru değerlendirme, kararın kendi dönemindeki hukuk, iletişim ve güç koşullarını dikkate alır.

Cevap: C

Tarihî Kaynaklar ve Araştırma Yöntemi

Birinci ve İkinci El Kaynaklar

Birinci el kaynak, incelenen olay veya dönemde üretilmiş belge, bulgu ya da tanıklıktır. Dönemin fermanı, mektubu, günlüğü, kitabesi, sikkesi, fotoğrafı ve arkeolojik buluntusu bu gruba girebilir. İkinci el kaynak, olaydan sonra birinci el kaynaklar ve önceki araştırmalar kullanılarak hazırlanmış çalışmadır.

Birinci el kaynak, olaya zaman bakımından yakındır; fakat kendiliğinden tarafsız veya doğru değildir. Bir hükümdarın zafer yazıtı, iktidarın bakışını yansıtabilir. İkinci el bir çalışma ise farklı kaynakları karşılaştırarak daha geniş açıklama kurabilir. Kaynağın değeri; araştırma sorusuna uygunluğu, özgünlüğü, amacı, yazarı, üretim koşulu ve diğer kanıtlarla uyumu birlikte incelenerek belirlenir.

Örnek - 7
Bir savaş sırasında cephede tutulmuş asker günlüğüyle, savaştan yetmiş yıl sonra bu günlük ve resmî raporlardan yararlanılarak yazılmış monografi karşılaştırılıyor. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) İki eser de yalnız sözlü kaynaktır.
B) Günlük birinci el, monografi ikinci el kaynaktır.
C) Monografi daha geç yazıldığı için kaynak sayılamaz.
D) Günlüğün iç tenkide ihtiyacı yoktur.
E) Birinci el kaynak her zaman daha doğrudur.
Günlük olay sırasında üretilmiştir ve birinci eldir. Monografi daha sonra çeşitli kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır ve ikinci eldir. Her iki kaynak da eleştirel incelemeye tabidir.

Cevap: B

Kaynakların Türlerine Göre Sınıflandırılması

Kaynaklar taşıdıkları bilgi biçimine göre yazılı, sözlü, gerçek eşya ve nesne ile sesli ve görüntülü kaynaklar olarak sınıflandırılabilir. Ferman, berat, kitabe, gazete ve tablet yazılı; destan, efsane, menkıbe ve sözlü tanıklık sözlü; sikke, mühür, silah, yapı ve kazı buluntusu gerçek eşya; fotoğraf, film ve ses kaydı sesli-görüntülü kaynaktır.

Bir kaynak birden fazla özellik taşıyabilir. Üzerinde yazı bulunan sikke hem maddi nesnedir hem yazılı veri sunar. Sınıflandırma, araştırmacının hangi özelliği incelemek istediğine göre yapılır; kaynağın güvenilirlik derecesini tek başına belirlemez.

Örnek - 8
IOlay sırasında düzenlenmiş mühürlü tutanak
IIElli yıl sonra yazılmış araştırma kitabı
IIIOlay sırasında çekilmiş dönem fotoğrafı
IVKuşaktan kuşağa aktarılan sözlü anlatı

Yukarıdaki kaynaklardan hangileri olayla çağdaş olmaları bakımından birinci el kaynak niteliği taşır?

A) Yalnız II
B) I ve II
C) II ve IV
D) I, II ve III
E) I ve III
Tutanak ve dönem fotoğrafı olay sırasında üretilmiştir. Araştırma kitabı sonradan yazılmıştır. Sözlü anlatının başlangıcı çağdaş olsa bile kuşaklar arası aktarım biçimi verilen bilgiyle birinci el sayılmasını kesinleştirmez.

Cevap: E

Örnek - 9
Üzerinde hükümdar adı, darp yeri ve tarih bulunan bir sikke için I. gerçek eşya ve nesne niteliği taşır, II. yazılı veri sunabilir, III. yalnız ekonomik tarih araştırmalarında kullanılabilir yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve III
D) I ve II
E) II ve III
Sikke maddi nesnedir ve üzerindeki yazı siyasi, ekonomik ve kronolojik bilgi sağlayabilir. Yalnız ekonomik tarihle sınırlandırılamaz.

Cevap: D

Tarama, Tasnif, Tahlil, Tenkit ve Terkip

Tarih araştırması birbirini tamamlayan beş temel aşamada yürütülür. Tarama, konuyla ilgili kaynakların aranıp bulunmasıdır. Tasnif, toplanan verilerin zamana, mekâna, konuya veya başka ölçütlere göre sınıflandırılmasıdır. Tahlil, verinin ne anlattığının, araştırma için yeterli ve kullanılabilir olup olmadığının çözümlenmesidir.

Tenkit, kaynağın gerçekliği ve güvenilirliğinin sınanmasıdır. Dış tenkit belgenin kâğıdı, yazısı, mührü, tarihi, yazarı ve özgünlüğü gibi dış özellikleri; iç tenkit ise metindeki iddianın tutarlılığını, yazarın amacı ve bakışını, bilginin diğer kaynaklarla uyumunu inceler. Terkip, eleştiriden geçen bilgilerin anlamlı bir açıklama hâlinde birleştirilip yazılmasıdır.

Tarama tasnif tahlil tenkit ve terkipten oluşan tarih araştırması basamakları
Tarama kaynakları bulur; tasnif düzenler; tahlil çözümler; tenkit sınar; terkip doğrulanmış bilgileri tarihsel açıklamaya dönüştürür.
Örnek - 10
Bir araştırmacı farklı arşivlerden topladığı belgeleri “merkez yönetimi”, “taşra yönetimi” ve “maliye” başlıkları altında gruplandırmıştır. Bu işlem aşağıdaki aşamalardan hangisidir?

A) Tasnif
B) Tarama
C) Dış tenkit
D) Tahlil
E) Terkip
Kaynaklar daha önce bulunmuş, şimdi araştırma amacına göre konu başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Bu aşama tasniftir.

Cevap: A

Örnek - 11
Bir belgedeki mührün belgenin düzenlendiği ileri sürülen tarihten yüz yıl sonra kullanılan bir mühür tipi olduğunun belirlenmesi öncelikle hangi işlemin sonucudur?

A) Terkip
B) İç tenkit
C) Dış tenkit
D) Tasnif
E) Kronolojik tasnif
Mühür tipi ve belge tarihi, belgenin fiziksel özgünlüğünü sınayan dış özelliklerdir. Uyuşmazlık dış tenkit yoluyla belirlenir.

Cevap: C

Örnek - 12
Bir elçinin raporunda rakip devleti sürekli küçümseyen ifadeler kullanıldığını gören tarihçi; elçinin siyasi konumunu, raporu yazma amacını ve aynı olay hakkındaki başka tanıklıkları karşılaştırmıştır. Tarihçi ağırlıklı olarak hangi işlemi yapmıştır?

A) Arkeolojik kazı
B) İç tenkit
C) Dış tenkit
D) Yalnız tasnif
E) Terkip
Yazarın amacı, siyasi konumu ve metindeki iddiaların diğer kaynaklarla uyumu içeriğin güvenilirliğine ilişkindir. Bu değerlendirme iç tenkittir.

Cevap: B

Örnek - 13
I. Kaynakların aranması, II. verilerin sınıflandırılması, III. kaynağın güvenilirliğinin sınanması, IV. doğrulanmış bilgilerin yazıya dönüştürülmesi işlemlerinin doğru yöntembilim sırası hangisidir?

A) II–I–III–IV
B) I–III–II–IV
C) III–I–IV–II
D) II–III–I–IV
E) I–II–III–IV
Kaynaklar önce taranır, sonra tasnif edilir; tahlil ve tenkitten geçirilen bilgi en son terkip edilir. Verilen dört işlemde doğru sıra I–II–III–IV’tür.

Cevap: E

Tarihe Yardımcı Bilimler

Zaman, Mekân ve Toplumun İncelenmesi

Kronoloji olayların zamanını belirler ve sıralar; neden–sonuç ilişkisi ile değişim–süreklilik incelemesine zemin hazırlar. Coğrafya, insan ile mekânın karşılıklı etkileşimini; iklim, yer şekilleri, konum ve ulaşım imkânlarının tarihsel gelişmelere etkisini inceler. Sosyoloji toplum yapısı ve toplumsal ilişkileri; istatistik ise nüfus, üretim, vergi ve benzeri verilerin toplanması, sınıflandırılması ve yorumlanmasını destekler.

Örnek - 14
Bir göç hareketini inceleyen tarihçi, yerleşimlerin yükselti ve su kaynaklarına göre dağılışını; göç eden grupların meslek yapısını ve yıllara göre nüfus değişimini birlikte araştırmıştır. Bu araştırmada sırasıyla hangi yardımcı alanlardan yararlanılmıştır?

A) Paleografya – epigrafi – diplomatik
B) Nümismatik – heraldik – filoloji
C) Arkeoloji – kimya – onomastik
D) Coğrafya – sosyoloji – istatistik
E) Kronoloji – sigilografi – antropoloji
Yükselti ve su kaynakları mekânsal ilişkiyi, meslek yapısı toplumsal yapıyı, yıllara göre sayısal değişim istatistiksel veriyi gösterir. Doğru sıra coğrafya–sosyoloji–istatistiktir.

Cevap: D

Maddi ve Yazılı Kanıtların Çözümlenmesi

Arkeoloji, kazılarla toprak ve su altındaki maddi kalıntıları ortaya çıkarır; yazısız dönemler için temel önemdedir. Antropoloji insanın biyolojik özelliklerini ve toplumların kültürel yapılarını inceler. Nümismatik sikkeleri ve paraları; paleografya eski yazı türlerini ve alfabeleri; epigrafi kitabe, anıt ve mezar taşı gibi dayanıklı yüzeylerdeki yazıları inceler.

Diplomatik ferman, berat, antlaşma ve resmî yazışmaların biçim ve içerik özelliklerini; sigilografi mühürleri; heraldik armaları araştırır. Bu alanlar çoğu zaman birlikte çalışır. Bir fermanın yazısı paleografya, belgenin türü diplomatik, üzerindeki mühür sigilografi ve tarihi kronoloji yardımıyla değerlendirilebilir.

Örnek - 15
Üzerinde eski alfabe ile yazılmış metin ve devlet mührü bulunan bir fermanın yazı türü, belge biçimi ve mührü ayrı ayrı incelenecektir. Gerekli alanların doğru sırası hangisidir?

A) Paleografya – diplomatik – sigilografi
B) Epigrafi – nümismatik – heraldik
C) Filoloji – kronoloji – arkeoloji
D) Antropoloji – diplomatik – kimya
E) Paleografya – sosyoloji – epigrafi
Eski yazı paleografyanın, resmî belgenin tür ve biçimi diplomatiğin, mühür ise sigilografinin inceleme alanıdır.

Cevap: A

Örnek - 16
ITaş kitabe üzerindeki yazı
IIİki yüzü okunabilen tarihî sikke
IIIHükümdar mührü
IVArkeolojik insan iskeleti

I–IV buluntularının temel inceleme alanları sırasıyla hangisidir?

A) Paleografya – diplomatik – heraldik – filoloji
B) Epigrafi – paleografya – arkeoloji – sosyoloji
C) Epigrafi – nümismatik – sigilografi – antropoloji
D) Diplomatik – nümismatik – epigrafi – kimya
E) Arkeoloji – heraldik – sigilografi – kronoloji
Kitabe epigrafi, sikke nümismatik, mühür sigilografi ve insan iskeleti antropoloji tarafından incelenir.

Cevap: C

Dil, Kültür, Yer Adları ve Bilimsel Analiz

Filoloji dillerin tarihini, gelişimini ve akrabalık bağlarını; etnografya toplumların örf, âdet, gelenek ve yaşayışlarını; onomastik kişi ve yer adlarını inceler. Kimya, fizik ve biyoloji gibi bilimler de maddi kanıtların tarihlendirilmesi ve yapısının belirlenmesinde kullanılır. Karbon-14 yöntemi, uygun organik buluntuların yaşını tahmin etmeye yardım eder; her maddeye ve her döneme uygulanabilen sınırsız bir yöntem değildir.

Örnek - 17
Yazılı kaynağın bulunmadığı bir yerleşimde organik kalıntının yaklaşık yaşı, insan iskeletinin biyolojik özellikleri ve yer adının kökeni araştırılacaktır. Aşağıdaki alanlardan hangisi bu üç ihtiyacı sırasıyla karşılar?

A) Epigrafi – filoloji – kronoloji
B) Kimya – antropoloji – onomastik
C) Nümismatik – arkeoloji – diplomatik
D) Heraldik – sosyoloji – paleografya
E) İstatistik – coğrafya – sigilografi
Organik kalıntının tarihlendirilmesinde kimyasal yöntemler, iskeletin incelenmesinde antropoloji, yer adının kökeninde onomastik kullanılır.

Cevap: B

Dikkat
Paleografya, epigrafi ve nümismatik yazı veya işaret içeren kanıtlarla çalışır. Yazının bulunmasından önceki dönemleri aydınlatmada temel alan arkeolojidir; diğer bilimler buluntunun türüne göre destek sağlar.

Zamanın Taksimi ve Tarihin Sınıflandırılması

Zamana, Mekâna ve Konuya Göre Tasnif

Tarihin çok geniş inceleme alanı, öğrenmeyi ve araştırmayı kolaylaştırmak için sınıflandırılır. Zamana göre tasnif İlk Çağ tarihi, 17. yüzyıl tarihi veya 1950’ler gibi zaman dilimlerine; mekâna göre tasnif Anadolu, Avrupa veya bir şehir tarihine; konuya göre tasnif siyasi, askerî, hukuk, ekonomi, bilim veya sanat tarihine odaklanır.

Dönemlendirme, geçmişin doğal olarak keskin çizgilerle ayrıldığı anlamına gelmez. Yazının icadı, Kavimler Göçü, İstanbul’un Fethi veya Fransız İhtilali gibi dönüm noktaları farklı coğrafyaları aynı anda ve aynı ölçüde değiştirmemiştir. Çağ ayrımı, tarihsel süreci düzenleyen analitik bir araçtır.

Örnek - 18
“18. yüzyılda Osmanlı kentlerinde esnaf örgütlerinin ekonomik işlevi” başlıklı bir araştırmada kullanılan tasnif ölçütleri hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Yalnız zaman
B) Yalnız mekân
C) Zaman ve konu
D) Mekân ve konu
E) Zaman, mekân ve konu
“18. yüzyıl” zaman, “Osmanlı kentleri” mekân, “esnaf örgütlerinin ekonomik işlevi” konu ölçütüdür. Üç tasnif birlikte kullanılmıştır.

Cevap: E

Ay ve Güneş Yılına Dayalı Takvimler

Takvim, zamanı gün, ay ve yıl gibi düzenli bölümlere ayıran sistemdir. Ay yılı, Ay’ın Dünya çevresindeki on iki dolanımını esas alır ve yaklaşık 354 gündür. Güneş yılı, Dünya’nın Güneş çevresindeki bir dolanımını esas alır ve yaklaşık 365 gün 6 saattir. Ay yılı ile güneş yılı arasındaki yaklaşık 11 günlük fark, ay takvimine bağlı dinî günlerin mevsimler içinde yer değiştirmesini açıklar.

Toplumlar takvim başlangıcına kendileri için önemli olayları yerleştirmiştir. İbraniler geleneksel yaratılış yılı MÖ 3761’i, Yunanlar ilk olimpiyatların kabul edilen tarihi MÖ 776’yı, Müslümanlar Hicret’in gerçekleştiği 622’yi başlangıç kabul etmiştir. Miladi takvim Hz. İsa’nın doğumunu milat sayan gelenekten gelişmiştir.

Örnek - 19
Bir takvimde dinî ayın başlangıcı her güneş yılında yaklaşık 11 gün daha erken bir tarihe gelmektedir. Bu durum takvimin hangi özelliğiyle açıklanır?

A) Yılı 365 gün 6 saat kabul etmesi
B) Başlangıcını Hz. İsa’nın doğumuna dayandırması
C) Her yıl artık gün eklemesi
D) Ay yılını esas alması
E) Mali işlemler için düzenlenmesi
Ay yılı yaklaşık 354, güneş yılı yaklaşık 365 gündür. Aradaki yaklaşık 11 günlük fark, ay takvimine göre belirlenen günlerin güneş yılı içinde geriye gelmesine yol açar.

Cevap: D

Türklerin Kullandığı Takvimler

Takvim Esas Başlangıç / Amaç Ayırt Edici Özellik
12 Hayvanlı Türk Güneş yılı Kesin başlangıcı bilinmez Yıllar on iki hayvan adıyla gösterilir; Kök Türkler ve Uygurlar kullanmıştır.
Hicrî Ay yılı 622 Hicret Hz. Ömer döneminde düzenlenmiştir; dinî günlerin belirlenmesinde kullanılır.
Celâlî Güneş yılı 1079 Melikşah döneminde Ömer Hayyam başkanlığındaki heyetçe hazırlanmıştır.
Rûmî Güneş yılı Hicret / mali amaç Osmanlı’da 1839’dan itibaren mali işlerde kullanılmıştır.
Miladi Güneş yılı Hz. İsa’nın doğumu Türkiye’de 1 Ocak 1926’dan itibaren kullanılmaktadır.

Takvimlerin ortak veya farklı özellikleri karşılaştırılırken üç ölçüt birbirine karıştırılmaz: yılın dayandığı gök hareketi, başlangıç kabul edilen olay ve kullanım amacı. Rûmî takvimin başlangıcı Hicret iken yıl sistemi güneş yılıdır; bu nedenle başlangıcı Hicret olan her takvim ay takvimi değildir.

Örnek - 20
I. Hicrî, II. Rûmî, III. Celâlî takvimleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) I ay yılını; II ve III güneş yılını esas alır.
B) Üçü de ay yılını esas alır.
C) Yalnız II ay yılını esas alır.
D) I ve II’nin başlangıcı Hz. İsa’nın doğumudur.
E) III Osmanlı mali işlerini düzenlemek için hazırlanmıştır.
Hicrî takvim ay yılına, Rûmî ve Celâlî takvimler güneş yılına dayanır. Rûmî takvim mali amaçla kullanılmış, Celâlî takvim Selçuklu döneminde hazırlanmıştır.

Cevap: A

Örnek - 21
Bir takvimin başlangıç olarak Hicret’i kabul ettiği, buna karşılık bir yılı yaklaşık 365 gün 6 saat saydığı ve mali işlerde kullanıldığı bilinmektedir. Bu takvim hangisidir?

A) Hicrî
B) 12 Hayvanlı Türk
C) Celâlî
D) Rûmî
E) Miladi
Hicret başlangıcını koruyup güneş yılına dayanan ve Osmanlı mali işlerinde kullanılan takvim Rûmî takvimdir. Hicrî takvim ise ay yılına dayanır.

Cevap: D

MÖ–MS Sıralama ve Yüzyıl Hesapları

Miladi zaman çizgisinde MÖ tarihler milada yaklaştıkça sayısal olarak küçülür; MS tarihler ilerledikçe büyür. Aynı taraftaki iki tarih arasındaki süre büyük sayıdan küçük sayı çıkarılarak bulunur. Biri MÖ, diğeri MS ise ders düzeyindeki yaklaşık zaman farkı sayılar toplanarak hesaplanır. Bununla birlikte tarihsel kronolojide sıfır yılı bulunmadığı için tam yıl sayımında MÖ 1’den MS 1’e geçiş bir yıldır; hassas hesapta toplamdan bir çıkarılır.

Bir tarihin yüzyılı, yılın son iki basamağı 00 değilse yüzler basamağına bir eklenerek bulunur. 1453 yılı 15. yüzyıldır; 1500 yılı ise 15. yüzyılın son yılıdır. Yüzyılın 1–25. yılları birinci, 26–50. yılları ikinci, 51–75. yılları üçüncü, 76–00. yılları dördüncü çeyrektir. MÖ yüzyıllarda sayıların milada doğru küçüldüğü unutulmaz.

Örnek - 22
XMÖ 1253

MilatMÖ ve MS ayrımı

YMS 1453

ZMS 1789

X, Y ve Z tarihleriyle ilgili I. X ile Y arasındaki ders düzeyindeki yaklaşık fark 2706 yıldır. II. Y, 15. yüzyılın ikinci yarısındadır. III. Z, 18. yüzyılın dördüncü çeyreğindedir. yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) I, II ve III
C) Yalnız III
D) I ve III
E) II ve III
Yaklaşık fark 1253 + 1453 = 2706’dır. 1453, 15. yüzyılın 1451–1500 aralığındaki ikinci yarısındadır. 1789, 18. yüzyılın 1776–1800 aralığındaki dördüncü çeyreğindedir.

Cevap: B

Örnek - 23
Aşağıdaki tarih–yüzyıl–çeyrek eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) 1071 – 11. yüzyıl – 3. çeyrek
B) 1923 – 20. yüzyıl – 1. çeyrek
C) 1453 – 15. yüzyıl – 2. çeyrek
D) 1789 – 18. yüzyıl – 4. çeyrek
E) 1500 – 15. yüzyıl – 4. çeyrek
1453, 15. yüzyılın 1451–1475 aralığında, yani üçüncü çeyreğindedir. Bu nedenle C seçeneğindeki “2. çeyrek” ifadesi yanlıştır. Diğer eşleştirmeler doğrudur.

Cevap: C

Tarih Yazıcılığı ve Yorum

Tarih Yazıcılığının Başlıca Türleri

Tarih yazıcılığının erken örnekleri arasında Hititlerin hükümdar faaliyetlerini kaydeden analları bulunur. Hikâyeci tarih yazıcılığı, olayları anlatı ağırlıklı aktarır; Herodotos bu türün öncü temsilcisi kabul edilir. Öğretici (pragmatik) tarih yazıcılığı, geçmiş deneyimlerden ders çıkarma ve topluma yön verme amacı taşır; Thukydides neden ve sonuç ilişkilerine daha fazla önem vermiştir.

Araştırıcı veya bilimsel tarih yazıcılığı, birinci el kaynakları, kaynak eleştirisini ve olayları kendi döneminin koşulları içinde açıklamayı öne çıkarır. Sosyal tarih, yalnız hükümdarlar ve savaşlara değil; toplum, ekonomi, kültür ve gündelik yaşama da odaklanır. Osmanlı’da olayları resmî olarak kaydeden vakanüvislik gelişmiş, ilk resmî vakanüvis Naima Efendi kabul edilmiştir. Cumhuriyet döneminde Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti 1931’de kurulmuş, kurum 1935’te Türk Tarih Kurumu adını almıştır.

Örnek - 24
Bir tarihçi, bir isyanı yalnız hükümdarın kararlarıyla açıklamak yerine vergi kayıtlarını, üretim verilerini, yerel mahkeme belgelerini ve farklı toplumsal grupların tanıklıklarını karşılaştırmıştır. Bu yaklaşım aşağıdaki tarih yazıcılığı anlayışlarından hangisiyle en çok örtüşür?

A) Yalnız kronik kayıtçılık
B) Efsanevi tarih yazıcılığı
C) Sadece biyografik tarih
D) Kaynaksız hikâyeci tarih
E) Araştırıcı ve sosyal tarih yazıcılığı
Farklı türde kaynakların eleştirel karşılaştırılması araştırıcı tarihçiliğe; ekonomi, yerel kurumlar ve toplumsal grupların birlikte incelenmesi sosyal tarih yaklaşımına uygundur.

Cevap: E

Nesnellik, Yorum ve Yeni Kanıt

Tarihçi kaynakları seçer, sorular sorar ve kanıtlar arasında anlam ilişkisi kurar; bu nedenle tarih yazımı yorum içerir. Yorumun bulunması keyfîlik anlamına gelmez. Açıklamanın kaynaklara dayanması, karşı kanıtları hesaba katması, yöntemin görünür olması ve iddianın yeni bulgularla sınanabilmesi gerekir.

Aynı kaynaklara bakan tarihçiler farklı sorular nedeniyle farklı yönleri öne çıkarabilir. Bilimsel tartışma, bu yorumların kanıt gücünü karşılaştırır. Yeni bir belge bulunduğunda eski açıklamanın değişebilmesi tarihin zayıflığı değil, kanıta açık bir bilim olmasının sonucudur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz