AYT SÖZ SANATLARI (EDEBÎ SANATLAR)

0
3
AYT Söz Sanatları Edebî Sanatlar konu anlatımı kapağı

Söz sanatları, bir duygu veya düşünceyi düz anlatımın sınırlarından çıkararak daha canlı, yoğun ve çağrışımlı hâle getirir. AYT edebiyat sorularında yalnız sanatın tanımını bilmek yetmez; bir dizede hangi sözcükler arasında ilgi kurulduğunu, sözün gerçek mi mecaz mı kullanıldığını ve birden fazla sanatın neden birlikte bulunabildiğini çözmek gerekir. Bu yazıda söz sanatları, karıştırılan kavramları ayıran ölçütlerle ve özgün çözümlü sorularla ele alınmaktadır.

BENZETME VE AKTARMAYA DAYALI SANATLAR

Teşbih (Benzetme) ve Unsurları

Aralarında ortak bir özellik bulunan iki varlık ya da kavramdan nitelikçe zayıf olanın güçlü olana benzetilmesine teşbih denir. Tam bir teşbihte dört unsur vardır: benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı. “Sesi, ince bir dere gibi durmadan akıyordu.” cümlesinde ses benzeyen, dere benzetilen, akıcılık benzetme yönü, gibi ise benzetme edatıdır.

BenzeyenÖzellikçe zayıf olan

BenzetilenÖzellikçe güçlü olan

YönOrtak özellik

EdatGibi, kadar, sanki…
Teşbih türü Bulunan unsurlar Örnek
Ayrıntılı teşbih Dört unsurun tamamı “Çocuk, kuş gibi özgürdü.”
Kısaltılmış teşbih Benzeyen, benzetilen, edat “Anılar sis gibi dağıldı.”
Pekiştirilmiş teşbih Benzeyen, benzetilen, yön “Saçları ipek, yumuşaktı.”
Teşbihibeliğ Yalnız benzeyen ve benzetilen “Ömür bir rüzgâr.”
Dikkat
Bir cümlede “gibi” bulunması tek başına teşbih kanıtı değildir. “Ben de onun gibi erken geldim.” cümlesinde iki varlık arasında imgesel bir özellik aktarımı değil, davranış benzerliği vardır. Sanatı belirlemek için benzeyen ve benzetilenin gerçekten kurulup kurulmadığı denetlenir.
Örnek - 1
“Gecenin koyu perdesinde sokaklar, suskun birer yolcuydu.” cümlesindeki benzetmenin türü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ayrıntılı teşbih
B) Kısaltılmış teşbih
C) Pekiştirilmiş teşbih
D) Teşbihibeliğ
E) Açık istiare
Sokaklar benzeyen, yolcu benzetilendir. Benzetme yönü ve edatı söylenmemiş; yalnız iki asıl unsur kullanılmıştır. Bu yapı teşbihibeliğdir.

Cevap: D

Örnek - 2
Aşağıdaki dizelerin hangisinde benzetmenin dört unsuru da vardır?

A) Ömrüm bir yorgun kuş
B) Düşüncelerim kar gibi sessizce yağdı
C) Gözleri iki yıldızdı
D) Akşam, omzuma çöken bir dağ
E) Yollar uyudu, şehir sustu
B seçeneğinde düşünceler benzeyen, kar benzetilen, sessizce yağmak yön, gibi edattır. Diğer benzetmelerde yardımcı unsurlardan en az biri eksiktir; E seçeneğinde ise kişileştirme vardır.

Cevap: B

İstiare (Eğretileme)

Teşbihin iki asıl unsurundan yalnız birinin söylenmesiyle kurulan sanata istiare denir. Yalnız benzetilen söylenmişse açık istiare, yalnız benzeyen söylenmiş ve benzetileni çağrıştıran bir özellik verilmişse kapalı istiare oluşur. “Sahneye bir güneş doğdu.” sözünde sanatçı söylenmeden güneş denildiği için açık; “Askerler kükreyerek ileri atıldı.” sözünde askerler verilmiş, aslan söylenmeden kükreme özelliği aktarılmış olduğu için kapalı istiare vardır.

Açık istiareBenzeyen yok, benzetilen var
Kapalı istiareBenzeyen var, benzetilen yok
Teşbihibeliğİki asıl unsur da var
Örnek - 3
“İçimde büyüyen fırtına, bütün sözlerimi dağıttı.” cümlesindeki söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Açık istiare
B) Kapalı istiare
C) Mecazımürsel
D) Kinaye
E) Telmih
Öfke veya sıkıntı gibi bir duygu söylenmemiş, onun yerine benzetilen olan “fırtına” kullanılmıştır. Yalnız benzetilen bulunduğundan açık istiare vardır.

Cevap: A

Örnek - 4
“Karanlık, pencerelerden içeri süzüldü; odanın köşelerine sinip bizi dinledi.” cümlesinde aşağıdaki sanatlardan hangileri birlikte kullanılmıştır?

A) Teşhis ve kapalı istiare
B) Teşbih ve açık istiare
C) İntak ve mecazımürsel
D) Mübalağa ve tevriye
E) Telmih ve kinaye
Karanlığa “sinmek” ve “dinlemek” gibi insana özgü davranışlar verilerek teşhis yapılmıştır. Benzeyen karanlık verilmiş, benzetilen insan söylenmemiştir; bu nedenle kapalı istiare de vardır.

Cevap: A

Teşhis, İntak ve Mecazımürsel

İnsan dışındaki bir varlığa insana ait duygu veya davranış yüklemek teşhis, onu konuşturmak intaktır. İntak bulunan yerde konuşan varlık insanlaştırıldığı için teşhis de bulunur; ancak her teşhiste intak yoktur. Mecazımürsel (ad aktarması) ise benzetme amacı olmadan bir sözün ilişkili başka bir söz yerine kullanılmasıdır.

İlgi Örnek kullanım Kastedilen
Yer–insan “Ankara açıklama yaptı.” Devlet yetkilileri
Sanatçı–eser “Bu ay Yaşar Kemal okudum.” Yazarın eserleri
İç–dış “İki tabak yedi.” Tabaktaki yemek
Parça–bütün “Takımın yeni bir ayağa ihtiyacı var.” Oyuncu
Neden–sonuç “Tarlalar rahmete kavuştu.” Yağmur
Dikkat
Mecazımürselde benzerlik değil, gerçek bir anlam ilişkisi aranır. “Saçları altın gibiydi.” benzetmedir; “Bütün sınıf ayağa kalktı.” sözünde sınıfla öğrenciler kastedildiği için yer–insan ilişkisine dayalı mecazımürsel vardır.
Örnek - 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde intak vardır?

A) Rüzgâr bütün gece kapımızı dövdü.
B) Yağmur, “Daha bitmedim.” diyerek cama vurdu.
C) Güneş yorgun gözlerini kapattı.
D) Sokaklar sabaha kadar uyumadı.
E) Bulutlar şehrin üstünde somurttu.
Bütün seçeneklerde insan dışı varlıklara insani özellik verilmiştir; yalnız B seçeneğinde yağmur doğrudan konuşturulmuştur. Bu nedenle intak B’dedir.

Cevap: B

Örnek - 6
“Salon, genç şairi uzun süre alkışladı.” cümlesindeki anlam ilişkisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sanatçı–eser
B) Neden–sonuç
C) Yer–insan
D) Parça–bütün
E) Araç–kullanıcı
Alkışlayan fiziksel mekân değil, salondaki insanlardır. Yer adı insan topluluğu yerine kullanıldığından yer–insan ilişkisi vardır.

Cevap: C

ANLAM VE ÇAĞRIŞIMA DAYALI SANATLAR

Mübalağa, Tezat ve Tenasüp

Bir olay, duygu ya da varlığı olduğundan çok büyük, küçük, güçlü veya zayıf göstermeye mübalağa; karşıt durum ve kavramları aynı bağlamda bir araya getirmeye tezat; anlamca ilişkili sözcükleri birlikte kullanmaya tenasüp denir. Tezatta yalnız zıt anlamlı sözcüklerin bulunması değil, karşıtlığın anlatım etkisi oluşturması önemlidir. Tenasüpte ise sözcükler zıt değil, aynı anlam alanına bağlıdır.

MübalağaGerçeklik ölçüsü aşılır
TezatKarşıtlık bir arada kurulur
Tenasüpİlgili kavramlar aynı alanda toplanır
Örnek - 7
“Bir damla sesinle denizler kabardı / Sessizliğin kulaklarımda çınladı.” dizelerinde sırasıyla hangi sanatlar vardır?

A) Mübalağa – tezat
B) Teşbih – kinaye
C) Tenasüp – telmih
D) Tezat – mecazımürsel
E) Hüsnütalil – tevriye
Bir damla sesin denizleri kabartması gerçeklik sınırını aşan mübalağadır. Sessizlik ile çınlamak karşıt anlam etkisi kurduğu için ikinci dizede tezat vardır.

Cevap: A

Örnek - 8
Aşağıdaki dizelerin hangisinde tenasüp ağır basmaktadır?

A) Geceyi gündüze kattım yolunda
B) Yelken, liman, dalga ve kıyı / Aynı düşte buluştu bu gece
C) Bir ah çeksem dağlar yıkılır
D) Güldüğüm anda içim ağladı
E) Ay, yalnızlığımı dinledi
Yelken, liman, dalga ve kıyı denizcilik anlam alanında birbirine bağlı kavramlardır. Bu birlik tenasüp oluşturur.

Cevap: B

Kinaye, Tevriye ve Tariz

Kinaye, gerçek anlamı da mümkün olan bir sözü mecaz anlamını kastederek kullanmaktır. Tevriye, iki gerçek anlamı bulunan bir sözcüğün akla önce gelen yakın anlamını düşündürüp uzak anlamını kastetmektir. Tariz ise söylenen sözün tersini kastederek iğneleme ve eleştiri yapmaktır.

Sanat Anlam yapısı Ayırıcı ölçüt
Kinaye Gerçek + mecaz Mecaz anlam amaçlanır
Tevriye Yakın gerçek + uzak gerçek Uzak anlam amaçlanır
Tariz Söylenen + karşıtı İğneleme ve eleştiri vardır
Dikkat
Tevriyede iki anlam da gerçek, kinayede anlamlardan biri mecazdır. Tarizde ise tek bir sözcüğün çok anlamlı olması şart değildir; bütün sözün ters yönlü bir eleştiri taşıması yeterlidir.
Örnek - 9
Ders boyunca uyuyan bir öğrenciye öğretmenin “Bugün de sınıfa ne kadar enerji kattın!” demesi hangi sanata örnektir?

A) Kinaye
B) Tevriye
C) Tariz
D) Telmih
E) İrsalimesel
Öğretmen görünürde övgü sözü söylemiş, gerçekte öğrencinin ilgisizliğini eleştirmiştir. Sözün tersi kastedildiği için tariz vardır.

Cevap: C

Örnek - 10
Aşağıdaki açıklamalardan hangisi tevriyeyi kinayeden ayırır?

A) Sözcüğün yalnız mecaz anlamda kullanılması
B) İki gerçek anlamdan uzak olanın kastedilmesi
C) Sözün tersini söyleyerek eleştiri yapılması
D) Bilinen bir olayın hatırlatılması
E) Bir varlığın insan gibi konuşturulması
Tevriyede sözcüğün iki gerçek anlamı bulunur ve uzak anlam amaçlanır. Kinayede ise gerçek anlam mümkün olmakla birlikte mecaz anlam kastedilir.

Cevap: B

Telmih, İrsalimesel ve İktibas

Herkesçe bilinen tarihî, dinî, mitolojik bir olayı, kişiyi ya da eseri birkaç anahtar sözle hatırlatmaya telmih denir. Bir düşünceyi desteklemek amacıyla atasözü veya özdeyiş kullanmak irsalimeseldir. Ayet, hadis ya da başka bir metinden söz alınması ise iktibas olarak adlandırılır. Telmihte olay anlatılmaz, sezdirilir; irsalimeselde aktarılan söz kanıt işlevi görür.

Örnek - 11
“Bir kuyu karanlığı çöktü kardeşliğimize / Yusuf’u arar gibi aradık birbirimizi.” dizelerinde aşağıdaki sanatlardan hangisi vardır?

A) İrsalimesel
B) Telmih
C) Tariz
D) Tevriye
E) Leffüneşir
Kuyu, kardeşlik ve Yusuf sözleri Hz. Yusuf’un kardeşleri tarafından kuyuya bırakılması olayını ayrıntılı anlatmadan hatırlatır. Bu kullanım telmihtir.

Cevap: B

Örnek - 12
“Yola çıkmadan önce düşün; ne de olsa acele işe şeytan karışır.” cümlesinde atasözünün kullanılma amacı hangi sanatla açıklanır?

A) İktibas
B) Telmih
C) İrsalimesel
D) Tecahülüarif
E) Hüsnütalil
Düşünceyi desteklemek ve inandırıcılığı artırmak için atasözü kullanılmıştır. Bu sanat irsalimeseldir.

Cevap: C

Hüsnütalil, Tecahülüarif ve İstifham

Gerçek nedeni bilinen bir olayı, hayalî ve güzel bir nedene bağlamak hüsnütalildir. Şairin bildiği bir gerçeği bilmiyormuş gibi söylemesi tecahülüarif; cevap beklemeden, anlatım etkisini artırmak için soru sorması istifhamdır. Tecahülüarifte çoğu zaman soru cümlesi bulunabilir fakat ayırıcı nokta, konuşanın cevabı bildiği hâlde bilmez görünmesidir.

HüsnütalilGerçek neden bırakılır

Güzel nedenHayalî gerekçe kurulur

TecahülüarifBilinen gerçek bilinmez görünür

İstifhamCevap beklenmeyen soru sorulur
Örnek - 13
“Güller, gelişini uzaktan duyduğu için / Bu sabah erkenden açmış olmalı.” dizelerinde hangi sanat vardır?

A) Hüsnütalil
B) Tecahülüarif
C) İstifham
D) Telmih
E) Tenasüp
Güllerin açmasının doğal nedeni yerine sevgilinin gelişini duymaları biçiminde hayalî ve güzel bir neden kurulmuştur. Bu hüsnütalildir.

Cevap: A

Örnek - 14
“Şakaklarımdaki bu beyazlık kar mı, yoksa yılların sessiz izi mi?” sözünde istifhamdan farklı olarak hangi özellik tecahülüarifi belirler?

A) Bir varlığın konuşturulması
B) Cevabı bilinen gerçeğin bilinmez görünmesi
C) Sözün karşıtının kastedilmesi
D) İki gerçek anlamın kullanılması
E) Bir olayın güzel nedene bağlanması
Konuşan kişi beyazlığın yaşlanma belirtisi olduğunu bilir; buna rağmen bilmiyormuş gibi sorar. Tecahülüarifin ayırıcı yönü budur.

Cevap: B

DÜZEN, SES VE SÖYLEYİŞE DAYALI SANATLAR

Leffüneşir ve Akis

Birinci bölümde sıralanan kavramlarla ilgili özelliklerin ikinci bölümde aynı ya da çapraz sırayla verilmesine leffüneşir denir. “Gözlerin ve saçların / Işığıyla, gölgesiyle sardı beni.” sözünde göz–ışık, saç–gölge ilişkisi düzenli leffüneşir oluşturur. Bir söz grubundaki sözcüklerin yerlerini değiştirerek anlamlı bir tekrar kurmak ise akistir: “Her inişin bir çıkışı, her çıkışın bir inişi var.”

Örnek - 15
“Gündüz umut, gece keder taşıdım / Biri aydınlattı, biri kararttı içimi.” dizelerinde hangi sanat vardır?

A) Akis
B) Leffüneşir
C) Cinas
D) Tekrir
E) Rücu
İlk dizedeki gündüz–gece kavramları, ikinci dizede aydınlatmak–karartmak özellikleriyle aynı sırada açıklanmıştır. Bu düzenli leffüneşirdir.

Cevap: B

Örnek - 16
Aşağıdaki sözlerden hangisi akise örnektir?

A) Seni düşündüm, düşündüm yine seni
B) Gönlüm deniz, gözlerim kıyı
C) Yaşamak için sevmek, sevmek için yaşamak
D) Günler ay, aylar yıl oldu
E) Ey gece, ört üstümü
“Yaşamak–sevmek” sözleri ikinci bölümde “sevmek–yaşamak” biçiminde ters sırayla yinelenmiştir. Bu söz dizimi akistir.

Cevap: C

Tekrir, Nida, Rücu, Tedric ve Terdit

Sözcük veya söz grubunun anlamı güçlendirmek için tekrarlanmasına tekrir, coşkulu bir seslenişe nida denir. Söylenen sözden daha güçlü bir yargıya geçmek için dönüyormuş gibi davranmak rücu; kavramları derece derece artırmak veya azaltmak tedric; sözü beklenmedik bir sonuçla bitirmek terdittir.

Sanat Çözüm ipucu
Tekrir Aynı söz, vurgu amacıyla yinelenir.
Nida Ey, hey, ah gibi seslenmeler kullanılır.
Rücu “Hayır, yok, değil…” ile daha güçlü yargıya geçilir.
Tedric Basamaklı artış veya azalış vardır.
Terdit Son bölüm beklentiyi bozar.
Dikkat
Her tekrar tekrir değildir. Dil bilgisi zorunluluğundan veya gelişigüzel yinelemeden farklı olarak tekrirde sözün duygu ve anlam etkisini artırma amacı bulunur. Tedricte ise yalnız sıralama değil, basamaklı derece ilişkisi aranır.
Örnek - 17
“Bir kıvılcım, bir ateş, sonra bütün ufku yutan yangın…” sözünde hangi sanat ağır basar?

A) Rücu
B) Tedric
C) Terdit
D) Akis
E) İstifham
Kıvılcım, ateş ve büyük yangın arasında derece derece artan bir güç sıralaması vardır. Bu tedriçtir.

Cevap: B

Örnek - 18
“Seni unuttum sanmıştım; hayır, unutmak ne mümkün, her an yeniden hatırlıyorum.” cümlesinde hangi sanat vardır?

A) Rücu
B) Terdit
C) Tenasüp
D) Tariz
E) Leffüneşir
Konuşan kişi ilk yargısından “hayır” diyerek dönmüş ve daha güçlü bir yargı kurmuştur. Bu rücudur.

Cevap: A

Cinas, Akrostiş, Seci ve Ses Tekrarları

Yazılış ve söylenişleri aynı, anlamları farklı sözleri bir arada kullanmak cinastır. Dizelerin ilk harflerinden anlamlı bir söz çıkarmak akrostiş; düzyazıda cümle veya söz öbeklerinin sonlarında ses benzerliği kurmak secidir. Ünsüz tekrarına aliterasyon, ünlü tekrarına asonans denir. Bu ses sanatları şiirin ahengini destekler; ancak yalnız birkaç rastlantısal ses ortaklığı sanat için yeterli değildir.

CinasEş ses, farklı anlam
AkrostişDize başlarında gizli söz
SeciDüzyazıda ses benzerliği
AliterasyonÜnsüz tekrarı
AsonansÜnlü tekrarı
Örnek - 19
“Bahçeye gel de gülleri yaz / İçinden ne geçiyorsa deftere yaz.” dizelerinde hangi sanat vardır?

A) Seci
B) Cinas
C) Akrostiş
D) İktibas
E) Rücu
İlk “yaz” mevsimi, ikinci “yaz” yazmak eylemini belirtir. Söyleniş ve yazılış aynı, anlam farklı olduğu için cinas vardır.

Cevap: B

Örnek - 20
Aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Seci, düzyazıda görülen ses benzerliğidir.
B) Akrostişte dizelerin ilk harfleri anlamlı bir söz oluşturabilir.
C) Cinas, eş sesli fakat farklı anlamlı sözlerle kurulur.
D) Aliterasyon ünlü, asonans ünsüz tekrarına dayanır.
E) Ses tekrarlarının sanat sayılabilmesi için belirgin bir ahenk etkisi gerekir.
Aliterasyon ünsüz, asonans ünlü tekrarına dayanır. D seçeneğinde bu tanımlar ters verilmiştir.

Cevap: D

Diğer Söyleyiş İncelikleri

Kökleri aynı olan sözcükleri bir arada kullanmaya iştikak, dudak ünsüzleri olan “b, m, p, f, v” seslerini kullanmadan şiir söylemeye lebdeğmez denir. Bir sözün hem kendinden önceki hem sonraki bölüme bağlanabilecek biçimde araya yerleştirilmesi sihr-i helal; sözün devamını okuyucunun tamamlayacağı biçimde aniden kesilmesi kattır. Söylemesi kolay görünmesine rağmen benzerini kurmak güç olan yalın ve özlü söyleyiş ise sehlimümteni olarak adlandırılır.

İştikakAynı kökten sözler
LebdeğmezDudak ünsüzleri kullanılmaz
Sihr-i helalAra söz iki yana bağlanır
KatSöz bilinçli biçimde kesilir
SehlimümteniYalın görünür, benzeri güçtür
Örnek - 21
Bir âşığın atışma sırasında “b, m, p, f, v” seslerini hiç kullanmadan dörtlük söylemesi hangi hüneri gösterir?

A) İştikak
B) Lebdeğmez
C) Seci
D) Cinas
E) Akrostiş
Dudakların birbirine değmesini gerektiren ünsüzleri kullanmadan şiir söyleme hüneri lebdeğmezdir.

Cevap: B

Örnek - 22
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) İştikak – aynı kökten sözcükler
B) Kat – sözün bilinçli olarak yarıda bırakılması
C) Sihr-i helal – ara sözün iki bölüme de bağlanması
D) Sehlimümteni – karmaşık ve anlaşılmaz söyleyiş
E) Lebdeğmez – dudak ünsüzlerinden kaçınma
Sehlimümteni, karmaşık değil; kolay söylenmiş izlenimi veren fakat benzerini kurmak güç olan yalın ve özlü söyleyiştir. Bu nedenle yanlış eşleştirme D’dedir.

Cevap: D

Söz sanatları çözülürken önce dizedeki dikkat çekici sözcük veya ilişki belirlenir; ardından benzetme, aktarma, çok anlamlılık, karşıtlık, çağrışım ya da ses düzeninden hangisinin kurulduğu sorgulanır. Aynı parçada birden fazla sanat bulunabilir. Doğru cevap, soruda işaretlenen sözün baskın ve kanıtlanabilir işlevine göre seçilir.

Önceki Konu: AYT Şiir Bilgisi: Nazım Birimi, Ölçü, Kafiye ve Redif
Sonraki Konu: AYT İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı: Sözlü ve Yazılı Dönem

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz