AYT EDEBÎ AKIMLAR

0
5
AYT Edebî Akımlar konu anlatımı kapağı

EDEBÎ AKIMLAR

Edebî akım; sanatçıların insan, toplum, doğa ve sanat karşısında benimsedikleri ortak ilkeler çevresinde oluşan estetik anlayıştır. Bir akım yalnız aynı dönemde yaşamış yazarların listesi değildir; eserin konusunu, gerçeğe bakışını, dilini, biçimini ve sanatçının görevini belirleyen düşünceler bütünüdür.

AYT sorularında akımlar çoğunlukla anahtar kelime, parça özelliği, tepki ilişkisi ve sanatçı–eser eşleştirmeleri üzerinden ölçülür. Konu, öğretici metinler ve Divan nesri konusundaki tür bilgisinden farklıdır: burada “metin hangi türdür?” sorusundan çok “metnin sanat anlayışı hangi akıma yakındır?” sorusu öne çıkar.

KlasisizmAkıl ve kural

RomantizmDuygu ve özgürlük

RealizmGözlem ve gerçek

NatüralizmDeney, çevre ve soyaçekim
Şiirde GerçekçilikParnasizm: biçim, betimleme, dış dünya
Şiirde SezgiSembolizm: musiki, çağrışım, kapalılık
20. Yüzyıl ArayışlarıDışavurum, izlenim, kübizm, fütürizm
Kurala BaşkaldırıDadaizm, sürrealizm, letrizm, varoluşçuluk

HÜMANİZM VE KLASİSİZM

Hümanizm

Hümanizm, 14. yüzyılda İtalya’da güçlenen ve insanı evrenin merkezine alan düşünce hareketidir. Eski Yunan ve Latin kültürüne yönelerek insan aklını, kişiliğini ve dünyevi yaşamı öne çıkarır. Rönesans’ın düşünsel temelini hazırlamış; sanatçıların antik metinleri yeniden yorumlamasına ortam oluşturmuştur.

  • İnsan ve insan doğası temel ölçüdür.
  • Antik Yunan–Latin eserleri örnek alınır.
  • Akıl, özgür düşünce ve yaşama sevinci önemsenir.
  • Dünya yaşamı yalnız geçici bir sınav olarak değil, incelenmeye değer bir alan olarak görülür.
  • Sanatın konusu dinî metinlerle sınırlı tutulmaz.

Dante, Petrarca, Boccaccio, Rabelais, Montaigne, Cervantes ve Shakespeare hümanist geleneğin başlıca adlarıdır. Hümanizm, kesin kuralları olan bir edebî akımdan çok Rönesans’ı ve sonraki akımları besleyen düşünce yönelimi olarak değerlendirilir.

Örnek - 1
Bir sanatçı, Orta Çağ’ın skolastik sınırlarını aşarak Antik Yunan metinlerini yeniden okumuş; eserlerinde insan aklını, bireysel yetenekleri ve dünya yaşamını merkeze almıştır. Bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilidir?

A) Natüralizm
B) Hümanizm
C) Dadaizm
D) Sembolizm
E) Ekspresyonizm
Antik kültüre dönüş, insanın merkeze alınması ve özgür düşünce hümanizmin belirleyici özellikleridir.

Cevap: B

Klasisizm

Klasisizm, 17. yüzyılda Fransa’da belirginleşen; aklı, sağduyuyu, ölçüyü ve kuralları esas alan akımdır. Eski Yunan ve Latin edebiyatını örnek kabul eder. Sanatçının kişisel duygularından çok değişmeyen, evrensel insan doğasına yönelir.

  • Akıl ve sağduyu duyguya üstün tutulur.
  • Biçim kusursuzluğu, düzen, açıklık ve ölçülülük aranır.
  • Konular tarih ve mitolojiden seçilebilir; günlük ve yerel ayrıntılar geri plandadır.
  • Kahramanlar çoğunlukla soylu çevreden seçilir.
  • Sanatçının kişiliğini eserde gizlemesi beklenir.
  • Tiyatroda üç birlik kuralına ve türlerin ayrılığına önem verilir.
  • “Sanat, sanat içindir.” anlayışı belirgindir.
Tür Dünya edebiyatı Türk edebiyatına etkisi
Trajedi Corneille, Racine Abdülhak Hamit öncesi çeviri ve uyarlamalar
Komedi Molière Ahmet Vefik Paşa’nın Molière uyarlamaları
Fabl La Fontaine Şinasi ve Orhan Veli’nin çevirileri
Eleştiri / kuram Boileau, La Bruyère Şinasi’nin akılcı ve düzenli sanat anlayışı
Dikkat
Klasisizmde “doğa” sözcüğü kır, orman ve dış dünyanın betimlenmesi anlamına gelmez; değişmeyen, evrensel insan doğasını anlatır. Dış doğa betimlemesi realizm ve parnasizmde farklı bir işleve sahiptir.
Örnek - 2
Aşağıdakilerden hangisi klasisizmin özelliklerinden biri değildir?

A) Akıl ve sağduyuya dayanma
B) Antik Yunan ve Latin eserlerini örnek alma
C) Evrensel insan doğasını işleme
D) Sanatçının kişisel duygularını sınırsızca yansıtma
E) Biçim ve tür kurallarına önem verme
Klasik sanatçı kişiliğini ve coşkun duygularını geri planda tutar; kurala, ölçüye ve evrenselliğe yönelir.

Cevap: D

Örnek - 3
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi klasisizmle ilişkilendirilemez?

A) Racine
B) Corneille
C) Molière
D) La Fontaine
E) Victor Hugo
Victor Hugo romantizmin kurucu ve en güçlü temsilcilerindendir. Diğer sanatçılar Fransız klasisizmi içinde değerlendirilir.

Cevap: E

ROMANTİZM, REALİZM VE NATÜRALİZM

Romantizm

Romantizm, 18. yüzyılın sonlarında klasisizmin katı kurallarına ve akılcılığına tepki olarak doğmuştur. Duygu, hayal, coşku, özgürlük, birey ve millî tarih önem kazanır. Fransız İhtilali’nin özgürlük düşüncesi ile Rousseau’nun “doğaya dönüş” çağrısı akımın oluşumunu etkilemiştir.

  • Akıl yerine duygu ve hayal gücü öne çıkar.
  • Klasik tür kuralları ve üç birlik anlayışı reddedilir; dram gelişir.
  • Sanatçı kişiliğini gizlemez, olaylara müdahale edebilir.
  • İyi–kötü, güzel–çirkin, güçlü–zayıf karşıtlıklarından yararlanılır.
  • Tarih, millî geçmiş, din, doğa ve uzak ülkeler konu olabilir.
  • Toplum sorunlarına yönelen romantiklerde “toplum için sanat” anlayışı görülür.
  • Tasvirler olayın akışını kesebilecek kadar geniş tutulabilir.

Victor Hugo, Goethe, Schiller, Puşkin, Lamartine, Chateaubriand, Alexandre Dumas, Alfred de Musset ve Lord Byron romantizmin önemli temsilcileridir. Türk edebiyatında Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan, Şemsettin Sami ve ilk döneminde Recaizade Mahmut Ekrem romantizmden etkilenmiştir.

Örnek - 4
Bir romanda anlatıcı kahramanlarını “melek kadar iyi” ve “şeytan kadar kötü” biçiminde karşıtlaştırmış, olayın akışını keserek okura ahlaki değerlendirmeler sunmuş ve tarihî bir dönemi coşkulu bir dille anlatmıştır. Bu roman aşağıdaki akımlardan hangisine yakındır?

A) Romantizm
B) Realizm
C) Natüralizm
D) Parnasizm
E) Klasisizm
Keskin karşıtlıklar, tarihî konu, coşkulu dil ve anlatıcının olaya müdahalesi romantizmin belirgin özellikleridir.

Cevap: A

Örnek - 5
Aşağıdaki sanatçı–akım eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Victor Hugo – Romantizm
B) Goethe – Romantizm
C) Namık Kemal – Romantizm
D) Abdülhak Hamit Tarhan – Romantizm
E) Gustave Flaubert – Romantizm
Gustave Flaubert realizmin kurucu temsilcilerindendir. Diğer eşleştirmeler romantizmle ilgilidir.

Cevap: E

Realizm

Realizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına ve idealize edilmiş kahramanlarına tepki olarak doğmuştur. Pozitivizmin ve bilimsel düşüncenin etkisiyle günlük yaşamı, insanı ve toplumu gözleme dayalı biçimde anlatır.

  • Gözlem, belge ve araştırma önemlidir.
  • Konu günlük hayattan; kişiler toplumun farklı katmanlarından seçilir.
  • Kahramanlar olağanüstü değil, güçlü ve zayıf yönleriyle sıradan insanlardır.
  • Sanatçı kişiliğini gizler; nesnel olmaya çalışır.
  • Çevre betimlemeleri karakterin sosyal ve ruhsal yapısını açıklama işlevi taşır.
  • Tip oluşturma ve insanı toplum içindeki ilişkileriyle ele alma yaygındır.
  • Biçim güzelliği ve sağlam kurgu önemsenir.

Stendhal, Balzac, Flaubert, Gogol, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Dickens ve Turgenyev realizmin başlıca temsilcileridir. Türk edebiyatında Recaizade Mahmut Ekrem, Sami Paşazade Sezai, Nabizade Nâzım, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Refik Halit Karay gerçekçi anlatımın önemli adlarıdır.

Ölçüt Romantizm Realizm
Temel güç Duygu ve hayal Gözlem ve gerçek
Kişiler İyi–kötü karşıtlığıyla idealize edilebilir Çelişkileri ve toplumsal çevresiyle verilir
Sanatçı Kişiliğini ve görüşünü belli eder Kişiliğini gizlemeye çalışır
Konu Tarih, uzak ülke, olağanüstü ve millî geçmiş Günlük yaşam ve sıradan insan
Betimleme Coşku ve atmosfer kurar Gözlem ve karakter çözümlemesine hizmet eder
Örnek - 6
Bir yazar, romanı “yol boyunca gezdirilen bir ayna”ya benzetmiş; sokakları, insanları ve toplumsal çatışmaları kişisel hüküm vermeden gözlemlemeyi amaçlamıştır. Bu anlayış aşağıdaki akımlardan hangisine aittir?

A) Klasisizm
B) Romantizm
C) Realizm
D) Sembolizm
E) Dadaizm
Stendhal’e atfedilen ayna benzetmesi, gerçek yaşamın gözleme dayalı ve nesnel yansıtılması düşüncesini anlatır.

Cevap: C

Örnek - 7
Aşağıdakilerden hangisi realizmin romantizme tepki olarak geliştirdiği özelliklerden biridir?

A) Sanatçının olaylara sürekli müdahale etmesi
B) Kahramanların keskin iyi–kötü karşıtlığıyla kurulması
C) Günlük yaşamın gözlem ve belgeye dayanarak anlatılması
D) Tarih ve mitolojinin temel konu kaynağı olması
E) Duygu ve hayalin akıldan üstün tutulması
Realizm romantik idealizasyonun karşısına günlük yaşamı, nesnel gözlemi ve sıradan insanı çıkarır.

Cevap: C

Natüralizm

Natüralizm, realizmin gözlem anlayışını deneysel yönteme ve determinizme taşıyan akımdır. Emile Zola, romancıyı laboratuvarda çalışan bilim insanına benzetir. İnsan davranışlarının soyaçekim, çevre ve toplumsal koşullar tarafından belirlendiğini savunur.

  • Gözlemin yanında deneysel yöntem benimsenir.
  • Determinizm, soyaçekim ve çevre etkisi temel açıklama araçlarıdır.
  • İnsan, biyolojik ve toplumsal koşulların ürünü olarak ele alınır.
  • Toplumun çirkin, yoksul ve karanlık yönleri de anlatılır.
  • Dil, anlatılan çevrenin konuşma özelliklerine yaklaşabilir.
  • Yazar kişiliğini gizler; olaylara bilimsel tarafsızlıkla yaklaşmayı amaçlar.

Emile Zola, Alphonse Daudet, Goncourt Kardeşler, Guy de Maupassant ve John Steinbeck natüralizmle ilişkilendirilen önemli adlardır. Türk edebiyatında Beşir Fuat akımın düşünsel öncüsü; Nabizade Nâzım ve Hüseyin Rahmi Gürpınar ise natüralist etkilerin belirgin olduğu yazarlardır.

Dikkat
Realizm “gözlem”, natüralizm “gözlem + deney ve determinizm” üzerine kuruludur. Her iki akım da gerçeğe yönelir; natüralizm insan davranışını özellikle soyaçekim ve çevre koşullarıyla açıklamasıyla ayrılır.
Örnek - 8
Bir romanda aynı aileden üç kuşağın benzer bağımlılıklar geliştirmesi kalıtsal özelliklerle; kişilerin suça yönelmesi ise yaşadıkları yoksul çevreyle açıklanmıştır. Bu yaklaşım aşağıdaki akımlardan hangisine özgüdür?

A) Romantizm
B) Natüralizm
C) Parnasizm
D) Sembolizm
E) Klasisizm
Soyaçekim ve çevrenin insan davranışını belirlemesi natüralizmin determinist anlayışını gösterir.

Cevap: B

Örnek - 9
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi natüralizmle ilişkilendirilemez?

A) Emile Zola
B) Goncourt Kardeşler
C) Alphonse Daudet
D) Nabizade Nâzım
E) Stéphane Mallarmé
Stéphane Mallarmé sembolizmin temsilcisidir. Diğer adlar natüralist anlayışla ilişkilidir.

Cevap: E

PARNASİZM VE SEMBOLİZM

Parnasizm

Parnasizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına tepki olarak Fransa’da doğan şiir akımıdır. Realizmin şiirdeki karşılığı olarak görülür. Şair, dış dünyayı ressam titizliğiyle betimlerken şiirin biçimini kusursuzlaştırmaya çalışır.

  • Gözlem, nesnellik ve ayrıntılı betimleme önemlidir.
  • Şair kişiliğini ve duygularını geri planda tutar.
  • Biçim mükemmelliği, ölçü, uyak ve sözcük işçiliği öne çıkar.
  • “Sanat, sanat içindir.” anlayışı benimsenir.
  • Tarih, mitoloji, uzak ülkeler, doğa ve felsefi konular işlenebilir.
  • Şiir, adeta sözcüklerle yapılmış bir tablo gibi kurulur.

Théophile Gautier, Théodore de Banville, Leconte de Lisle, François Coppée ve José-Maria de Heredia parnasizmin önemli şairleridir. Türk edebiyatında Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Yahya Kemal Beyatlı parnasyen şiir anlayışından etkilenmiştir.

Örnek - 10
Bir şiirde antik bir tapınağın sütunları, mermerdeki çatlaklar ve gün batımının taş yüzeyde oluşturduğu renkler nesnel ayrıntılarla anlatılmış; şair kişisel duygularını gizleyerek ölçü ve uyağı kusursuzlaştırmıştır. Bu şiir aşağıdaki akımlardan hangisine yakındır?

A) Parnasizm
B) Sembolizm
C) Romantizm
D) Fütürizm
E) Ekspresyonizm
Nesnel dış dünya betimlemesi, biçim mükemmelliği ve şairin kişiliğini gizlemesi parnasizmi gösterir.

Cevap: A

Örnek - 11
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi parnasizmden etkilenmemiştir?

A) Théophile Gautier
B) José-Maria de Heredia
C) Tevfik Fikret
D) Yahya Kemal Beyatlı
E) André Breton
André Breton sürrealizmin kurucusudur. Diğer adlar parnasizmle ilişkilidir.

Cevap: E

Sembolizm

Sembolizm, 19. yüzyılın sonlarında realizm, natüralizm ve parnasizmin dış gerçekliği nesnel biçimde anlatmasına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Sembolistlere göre görünür dünya, duyularla sezilecek daha derin bir gerçeğin işaretidir. Şiir açıklamaz; sezdirir ve çağrıştırır.

  • Anlam açıkça verilmez; sembol ve imgeyle sezdirilir.
  • Şiirde musiki, ahenk ve sözcüklerin çağrışım gücü önemlidir.
  • Şair dış dünyayı olduğu gibi değil, kendi ruhunda bıraktığı izlenimle verir.
  • Akşam, gece, sis, gölge ve ay ışığı gibi belirsiz görüntüler sık kullanılır.
  • Serbest çağrışım ve alışılmamış bağdaştırmalar görülebilir.
  • “Sanat, sanat içindir.” anlayışı belirgindir.

Charles Baudelaire, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud, Stéphane Mallarmé, Paul Valéry ve Maurice Maeterlinck sembolizmin önemli adlarıdır. Türk edebiyatında Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas ve Cahit Sıtkı Tarancı sembolist etkiler taşır.

Ölçüt Parnasizm Sembolizm
Gerçeklik Dış dünya ve nesnel gözlem Dış dünyanın ruhta uyandırdığı sezgi
Anlam Belirgin, betimleyici Kapalı, çağrışımlı
Biçim Ölçü, uyak ve kusursuz işçilik Musiki, ahenk ve imge
Şair Kişiliğini gizler Kendi izlenimini sezdirir
Resim / müzik Şiiri resme yaklaştırır Şiiri müziğe yaklaştırır
Dikkat
Parnasizm ile sembolizm şiirde aynı döneme yakın gelişmiş ve “sanat için sanat” anlayışını paylaşmıştır. Ayrım, parnasizmin dış dünya + biçim; sembolizmin sezgi + musiki ekseninde kurulmasıdır.
Örnek - 12
“Akşamın mor sessizliği, uzak bir çanın titreyişiyle göle döküldü.” cümlesindeki belirsiz görüntü, ses ve çağrışım birlikteliği aşağıdaki akımlardan hangisini düşündürür?

A) Realizm
B) Natüralizm
C) Sembolizm
D) Klasisizm
E) Dadaizm
Anlamı açıklamak yerine ses, renk ve imgeyle sezdiren anlatım sembolizme uygundur.

Cevap: C

Örnek - 13
Aşağıdaki sanatçı çiftlerinden hangisi aynı akım içinde değerlendirilir?

A) Emile Zola – Victor Hugo
B) Mallarmé – Verlaine
C) Racine – André Breton
D) Balzac – Marinetti
E) Molière – Kafka
Mallarmé ve Verlaine sembolizmin temsilcileridir. Diğer çiftler farklı akımlara aittir.

Cevap: B

20. YÜZYIL EDEBÎ AKIMLARI

Ekspresyonizm ve Empresyonizm

Ekspresyonizm (dışavurumculuk), dış dünyanın nesnel görünüşünden çok sanatçının iç dünyasını, kaygılarını ve ruhsal gerilimini anlatır. Gerçeklik bilinçli biçimde çarpıtılabilir; amaç görünüşün ardındaki ruhsal hakikati açığa çıkarmaktır. Franz Kafka, Georg Trakl, T. S. Eliot ve James Joyce akımla ilişkilendirilen adlardır. Türk edebiyatında Ahmet Haşim, Yedi Meşaleciler ve Cahit Sıtkı Tarancı’da dışavurumcu etkilerden söz edilir.

Empresyonizm (izlenimcilik), dış dünyanın sanatçı üzerinde bıraktığı anlık izlenimi aktarır. Nesnenin değişmez gerçeği yerine ışığa, zamana ve bakışa göre değişen görünüşü önemlidir. Paul Verlaine ve Rainer Maria Rilke bu anlayışla ilişkilendirilir; Türk şiirinde Ahmet Haşim belirgin izlenimci etkiler taşır.

Ekspresyonizmİç dünya dışarı vurulur; gerçeklik ruhsal gerilime göre çarpıtılır.
EmpresyonizmDış dünyanın sanatçıda bıraktığı anlık izlenim aktarılır.
Örnek - 14
Bir öyküde şehir, kahramanın korkusu büyüdükçe eğilip bükülen duvarlar ve insanı yutan koridorlarla anlatılmış; dış gerçeklik ruhsal bunalıma göre değiştirilmiştir. Bu anlatım aşağıdaki akımlardan hangisine yakındır?

A) Empresyonizm
B) Ekspresyonizm
C) Parnasizm
D) Realizm
E) Klasisizm
Dış dünyanın içsel korku ve gerilime göre çarpıtılması dışavurumculuğun temel yöntemidir.

Cevap: B

Örnek - 15
Bir şair aynı kıyıyı sabahın sisli ışığında başka, öğle güneşinde başka renklerle algılamış; nesneyi değil onda oluşan geçici duyumu anlatmıştır. Bu yaklaşım aşağıdaki akımlardan hangisini gösterir?

A) Empresyonizm
B) Natüralizm
C) Fütürizm
D) Dadaizm
E) Klasisizm
Nesnenin değişmez gerçekliği yerine sanatçıda bıraktığı anlık izlenimin aktarılması empresyonizmdir.

Cevap: A

Kübizm ve Fütürizm

Kübizm, nesneyi tek bakış açısından değil, farklı yönlerini aynı düzlemde birleştirerek göstermeyi amaçlar. Resimde Pablo Picasso ve Georges Braque; edebiyatta Guillaume Apollinaire ve Max Jacob öne çıkar. Şiirde sözcüklerin sayfa üzerindeki düzeni, noktalama işaretlerinin azaltılması ve parçalı bakış dikkat çeker.

Fütürizm (gelecekçilik), geçmişi ve geleneksel sanatı reddederek hız, makine, şehir, savaş, teknoloji ve hareketi yüceltir. Filippo Tommaso Marinetti akımın kurucusu; Vladimir Mayakovski önemli temsilcisidir. Türk edebiyatında Nâzım Hikmet’in ilk dönem şiirlerinde fütürist etkiler görülür.

KübizmÇoklu bakış, parçalı yapı, eşzamanlı görünüş
FütürizmHız, makine, dinamizm, gelecek ve şehir
Örnek - 16
Bir şiir; tren, fabrika, uçak ve elektrik imgelerini hızlı fiillerle yüceltmiş, geçmişin sanat mirasını “yük” olarak nitelemiş ve geleneksel söz dizimini parçalamıştır. Bu şiir aşağıdaki akımlardan hangisine yakındır?

A) Fütürizm
B) Sembolizm
C) Klasisizm
D) Natüralizm
E) Parnasizm
Makine, hız, teknoloji, gelecek ve geçmişi reddetme fütürizmin anahtar özellikleridir.

Cevap: A

Dadaizm ve Sürrealizm

Dadaizm, Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkıma ve savaşın arkasındaki akılcı düzene tepki olarak doğmuştur. Tristan Tzara’nın öncülük ettiği akım; geleneksel estetik kuralları, mantıklı anlamı ve sanat kurumlarını reddeder. Rastlantı, anlamsızlık, alay ve kuralsızlık bilinçli bir başkaldırı aracıdır.

Sürrealizm (gerçeküstücülük), dadaizmin yıkıcı başkaldırısından etkilenmiş ancak bilinçaltını sanatın kurucu kaynağı hâline getirmiştir. Freud’un psikanalizinden yararlanır; rüya, çağrışım ve otomatik yazıyla aklın denetiminden kurtulmayı amaçlar. André Breton, Louis Aragon ve Paul Éluard önemli temsilcilerdir. Türk şiirinde Garip ve özellikle İkinci Yeni şairleri üzerinde gerçeküstücü etkiler görülür.

Ölçüt Dadaizm Sürrealizm
Çıkış Savaşa ve kurulu sanata yıkıcı tepki Dadaist başkaldırı ve psikanaliz
Temel Kuralsızlık, rastlantı, alay Bilinçaltı, rüya, serbest çağrışım
Amaç Sanat ve anlam kurumlarını sarsmak Aklın denetimi dışındaki gerçeğe ulaşmak
Temsilci Tristan Tzara, Francis Picabia, Jean Arp André Breton, Louis Aragon, Paul Éluard
Dikkat
Dadaizm yalnız “anlamsız şiir”, sürrealizm yalnız “hayalî anlatım” değildir. Dadaizmde bilinçli bir estetik yıkım ve rastlantı; sürrealizmde bilinçaltına ulaşma, rüya ve otomatik yazı vardır.
Örnek - 17
Bir şair sözcükleri bir torbadan rastgele çekerek dizmiş, ortaya çıkan metni “aklın ve geleneksel estetiğin iflası” olarak sunmuştur. Bu uygulama aşağıdaki akımlardan hangisiyle ilişkilidir?

A) Sürrealizm
B) Dadaizm
C) Realizm
D) Parnasizm
E) Hümanizm
Rastlantıyı yöntem olarak kullanma ve geleneksel estetiği reddetme dadaizmin başkaldırı tavrıdır.

Cevap: B

Örnek - 18
Bir metinde yazar, zihnine gelen sözcükleri mantıksal denetim uygulamadan art arda yazmış; çocukluk korkuları, rüya parçaları ve çağrışımlar arasında beklenmedik bağlar kurmuştur. Bu yöntem aşağıdakilerden hangisine aittir?

A) Otomatik yazı – Sürrealizm
B) Deneysel yöntem – Natüralizm
C) Üç birlik – Klasisizm
D) Nesnel betimleme – Parnasizm
E) Çoklu bakış – Kübizm
Aklın denetimini kaldırarak bilinçaltı çağrışımlarını yazıya aktarma, sürrealizmin otomatik yazı yöntemidir.

Cevap: A

Egzistansiyalizm ve Letrizm

Egzistansiyalizm (varoluşçuluk), “varoluş özden önce gelir” düşüncesine dayanır. İnsan önce dünyaya gelir, sonra seçimleriyle kendisini kurar; bu nedenle özgürlük aynı zamanda sorumluluk ve kaygı getirir. Yalnızlık, yabancılaşma, hiçlik, seçim ve bireysel sorumluluk temel izleklerdir. Jean-Paul Sartre, Albert Camus, Simone de Beauvoir, Franz Kafka ve André Gide akımla ilişkilendirilir. Türk edebiyatında Demir Özlü, Ferit Edgü, Orhan Duru ve Leylâ Erbil’de varoluşçu etkiler görülür.

Letrizm (harfçilik), İkinci Dünya Savaşı sonrasında Isidore Isou öncülüğünde doğmuş; sözcüğün anlamından önce harfin sesi ve görsel değerini öne çıkarmıştır. Geleneksel anlam birliğini parçalayarak harfleri bağımsız sanat malzemesi kabul eder.

Örnek - 19
Bir romanda kahraman, kendisine önceden verilmiş değişmez bir kimlik bulunmadığını; yaptığı her seçimin hem kendisini kurduğunu hem de sorumluluğunu ağırlaştırdığını düşünür. Bu yaklaşım aşağıdaki akımlardan hangisine aittir?

A) Egzistansiyalizm
B) Klasisizm
C) Natüralizm
D) Fütürizm
E) Parnasizm
İnsanın seçimleriyle kendisini kurması, özgürlük ve sorumluluk varoluşçuluğun temel düşünceleridir.

Cevap: A

EDEBÎ AKIMLARI AYIRT ETME

Anahtar Kavram ve Tepki Haritası

Akım Anahtar kavramlar Öne çıkan temsilci
Klasisizm Akıl, sağduyu, kural, evrensel insan Molière, Racine
Romantizm Duygu, hayal, özgürlük, karşıtlık Victor Hugo
Realizm Gözlem, belge, nesnellik, günlük yaşam Balzac, Flaubert
Natüralizm Deney, determinizm, çevre, soyaçekim Emile Zola
Parnasizm Biçim, dış dünya, betimleme, nesnellik José-Maria de Heredia
Sembolizm Sezgi, musiki, imge, kapalılık Mallarmé, Verlaine
Ekspresyonizm İç dünya, ruhsal gerilim, çarpıtma Franz Kafka
Empresyonizm Anlık duyum ve izlenim Paul Verlaine
Kübizm Çoklu bakış, parçalı yapı Apollinaire
Fütürizm Hız, makine, şehir, gelecek Marinetti, Mayakovski
Dadaizm Kuralsızlık, rastlantı, estetik yıkım Tristan Tzara
Sürrealizm Bilinçaltı, rüya, otomatik yazı André Breton
Egzistansiyalizm Özgürlük, seçim, kaygı, sorumluluk Jean-Paul Sartre
Letrizm Harf, ses, anlamın parçalanması Isidore Isou
Örnek - 20
Aşağıdaki akım–anahtar kavram eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Natüralizm – Soyaçekim ve çevre
B) Sembolizm – Musiki ve sezgi
C) Fütürizm – Hız ve makine
D) Dadaizm – Akıl ve değişmez kurallar
E) Egzistansiyalizm – Seçim ve sorumluluk
Akıl ve değişmez kurallar klasisizmi düşündürür. Dadaizm akılcı düzeni ve sanat kurallarını reddeder.

Cevap: D

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz