AYT atom modelleri ve Bohr atom teorisi konu anlatımı kapsamında atom kavramının tarihsel gelişimi, Rutherford saçılma deneyi, Bohr varsayımları, hidrojen benzeri atomların enerji düzeyleri, atomun uyarılması ve iyonlaşması, çizgi spektrumları ile modern atom teorisine geçiş işlenecektir.
AYT fizik konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Atom Kavramının Tarihsel Gelişimi
Atom Kavramı ve Dalton Atom Modeli
Atom düşüncesi, maddenin bölünmesi sürdürüldüğünde ulaşılan en küçük yapı taşının ne olduğu sorusundan doğmuştur. Demokritos, maddenin bölünemeyen taneciklerden oluştuğunu felsefi bir görüş olarak ileri sürmüş; deneysel temele dayanan ilk bilimsel atom modeli ise 19. yüzyılın başında John Dalton tarafından geliştirilmiştir.
Dalton atom modeline göre elementler atomlardan oluşur; aynı elementin atomları kendi aralarında özdeştir, farklı elementlerin atomları farklıdır ve bileşikler atomların basit tam sayılı oranlarda birleşmesiyle meydana gelir. Atomların içi dolu ve bölünemez kabul edilmiştir. Elektron, proton ve nötronun keşfi ile izotopların varlığı bu modelin atomun iç yapısını açıklayamadığını göstermiştir.
Thomson Atom Modeli ve Elektronun Yükü
J. J. Thomson, katot ışınlarının elektrik ve manyetik alanlarda sapmasını inceleyerek bu ışınların negatif yüklü taneciklerden oluştuğunu belirlemiş ve elektronun yük/kütle oranını ölçmüştür. Buna göre atom, pozitif yükün hacme yayıldığı bir küre; elektronlar ise bu küre içine gömülü negatif tanecikler olarak tasarlanmıştır. Atomun toplam pozitif ve negatif yükü eşit olduğundan yapı elektriksel olarak nötrdür.
Robert Millikan’ın yağ damlası deneyi elektron yükünün büyüklüğünü ve elektrik yükünün temel yükün tam katları hâlinde bulunduğunu göstermiştir. Thomson’ın ölçtüğü yük/kütle oranı ile Millikan’ın bulduğu yük birlikte kullanılarak elektronun kütlesi hesaplanabilmiştir.
Rutherford Saçılma Deneyi ve Çekirdekli Atom Modeli
Rutherford, Geiger ve Marsden ile birlikte pozitif yüklü alfa parçacıklarını çok ince bir altın levhaya göndererek saçılmalarını incelemiştir. Parçacıkların büyük çoğunluğu levhadan sapmadan geçmiş, küçük bir bölümü yön değiştirmiş, çok azı ise büyük açılarla saçılmış ya da geri dönmüştür.
Sapmadan geçen parçacıklar atom hacminin çok büyük bölümünün boşluk olduğunu; küçük açılı sapmalar pozitif yükün atom hacmine homojen dağılmadığını; geri dönen çok az sayıdaki parçacık ise pozitif yük ile kütlenin büyük bölümünün çok küçük ve yoğun bir çekirdekte toplandığını gösterir. Elektronlar çekirdek çevresindeki geniş boşlukta bulunur.
Klasik elektromanyetik kurama göre çekirdek çevresinde ivmeli hareket yapan elektron enerji yaymalı, yörüngesi küçülerek çekirdeğe düşmeliydi. Rutherford modeli atomun kararlılığını ve elementlere özgü kesikli çizgi spektrumlarını açıklayamadığı için yeni bir modele ihtiyaç duyulmuştur.
İnce altın levhaya gönderilen alfa parçacıklarının izlediği K, L ve M yolları şekilde gösterilmiştir.
Buna göre aşağıdaki yorumlardan hangileri doğrudur?
I. K yolunun sık gözlenmesi, atom hacminin büyük bölümünün boş olduğunu destekler.
II. L yolundaki sapma, pozitif yükün çekirdek bölgesinde toplandığını destekler.
III. M yolunun çok seyrek gözlenmesi, çekirdeğin küçük ve yoğun olduğunu destekler.
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Bohr Atom Teorisi
Bohr Varsayımları ve Kararlı Yörüngeler
Niels Bohr, Rutherford’un çekirdekli atom modelini Planck’ın enerji kuantumu düşüncesiyle birleştirerek tek elektronlu atom ve iyonları açıklayan bir model geliştirmiştir. Hidrojen, He+, Li2+ gibi sistemler hidrojen benzeri atom olarak adlandırılır.
Bohr modelinin temel varsayımları şöyledir:
- Elektron, çekirdek çevresinde Coulomb çekim kuvvetinin merkezcil kuvvet görevi yaptığı belirli yarıçaplı kararlı yörüngelerde ışıma yapmadan dolanır.
- Kararlı yörüngedeki elektronun açısal momentumu yalnız L = n·h/(2π) değerlerini alabilir. Burada n = 1, 2, 3, … baş kuantum sayısı, h Planck sabitidir.
- Elektron bir kararlı enerji düzeyinden diğerine geçtiğinde iki düzey arasındaki enerji farkı kadar foton soğurur ya da yayar. Foton enerjisi |ΔE| = hf = hc/λ bağıntısıyla verilir.
n = 1 düzeyi çekirdeğe en yakın ve enerjisi en düşük yörüngedir. Elektron dışarıdan enerji alarak daha büyük n değerine çıkabilir; daha düşük enerji düzeyine inerken foton yayınlar.
Atom modellerinin gelişimiyle ilgili aşağıdaki bilgiler veriliyor.
I. Atom, içi dolu ve bölünemez küre olarak kabul edilmiştir.
II. Negatif yüklü elektronlar, pozitif yükün hacme yayıldığı atom içine gömülmüştür.
III. Pozitif yük ile kütlenin büyük bölümü çok küçük bir çekirdekte toplanmıştır.
IV. Elektronların yalnız belirli enerjili kararlı yörüngelerde bulunabileceği ileri sürülmüştür.
Bu açıklamaların tarihsel sırası hangisidir?
B) II – I – III – IV
C) I – II – IV – III
D) III – I – II – IV
E) I – II – III – IV
Bohr modeline göre hidrojen atomundaki elektron n = 2 düzeyinden n = 5 düzeyine çıkarılıyor.
Elektronun açısal momentumundaki değişim nedir?
B) 2h/(2π) artar.
C) 3h/(2π) artar.
D) 5h/(2π) artar.
E) 7h/(2π) artar.
Yörünge Yarıçapı, Hız ve Dolanım Periyodu
Atom numarası Z olan hidrojen benzeri bir atomda n. yörüngenin yarıçapı
rn = a0·n2/Z
bağıntısıyla bulunur. a0 = 0,53 Å Bohr yarıçapıdır ve 1 Å = 10−10 m’dir. Aynı atomda n arttıkça yarıçap n2 ile büyür; aynı n için çekirdek yükü arttıkça yarıçap küçülür.
Elektronun çizgisel hızı vn ∝ Z/n, dolanım periyodu ise Tn ∝ n3/Z2 ilişkilerine uyar. Elektron daha dış yörüngeye çıktığında hızı azalır; yörünge yolu çok büyüdüğü için dolanım periyodu artar.
Hidrojen atomunun n = 2 düzeyindeki elektronunun hızı vH, periyodu TH; tek elektronlu helyum iyonunun n = 4 düzeyindeki elektronunun hızı vHe, periyodu THe‘dir.
Buna göre hız ve periyot ilişkisi hangisidir?
B) vHe = 2vH, THe = TH
C) vHe = vH/2, THe = 4TH
D) vHe = 4vH, THe = TH/2
E) vHe = 2vH, THe = 4TH
Toplam Enerji, Kinetik Enerji ve Bağlanma Enerjisi
Hidrojen benzeri bir atomda n. düzeydeki elektronun toplam enerjisi
En = −13,6·Z2/n2 eV
bağıntısıyla verilir. Sıfır enerji, elektron ile çekirdek arasındaki uzaklığın sonsuz olduğu iyonlaşmış duruma karşılık gelir. Bağlı elektronun toplam enerjisinin negatif olması, onu çekirdekten koparmak için dışarıdan enerji verilmesi gerektiğini gösterir.
Dairesel Bohr yörüngesinde kinetik enerji K = −E, elektriksel potansiyel enerji Ep = 2E’dir. n arttıkça toplam enerji sıfıra yaklaşarak artar; kinetik enerji ve bağlanma enerjisinin büyüklüğü azalır, potansiyel enerji ise daha az negatif olur. Bağlanma enerjisi, elektronu bulunduğu düzeyden koparmak için gereken enerjidir ve |En| değerine eşittir.
Hidrojen atomundaki elektron n = 2 düzeyinden n = 4 düzeyine çıkarılıyor.
Bu süreçte elektron için;
I. Toplam enerjisi artar.
II. Bağlanma enerjisi artar.
III. Kinetik enerjisi azalır.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Tek elektronlu helyum iyonunda elektron n = 4 düzeyinden n = 2 düzeyine geçiyor.
Yayılan fotonun enerjisi ve yörünge yarıçapındaki değişim hangisidir? (Z = 2)
B) 5,10 eV; yarıçap dörtte bire iner.
C) 10,20 eV; yarıçap dörtte bire iner.
D) 10,20 eV; yarıçap iki katına çıkar.
E) 40,80 eV; yarıçap değişmez.
Atomun Uyarılması, Işıma ve İyonlaşma
Temel Hâl, Uyarılmış Hâl ve Foton Geçişleri
Elektronun bulunabildiği en düşük enerji düzeyi temel hâl, daha yüksek enerji düzeyleri uyarılmış hâl olarak adlandırılır. Atoma düzeyler arasındaki fark kadar enerji verildiğinde elektron üst düzeye çıkar. Uyarılmış atom kısa süre sonra daha düşük düzeylere geçer ve her geçişte düzeyler arasındaki fark kadar enerjili foton yayınlar.
Üst düzey Eüst, alt düzey Ealt ise yayılan fotonun enerjisi Efoton = Eüst − Ealt olur. Bütün fotonlar boşlukta aynı c hızıyla ilerler; enerji büyüdükçe frekans artar, dalga boyu azalır.
Elektronla ve Fotonla Uyarılma
Bir atom elektronla bombardıman edildiğinde gelen elektron, atomla esnek çarpışma yaparak enerji kaybetmeden ayrılabilir veya esnek olmayan çarpışma sonucunda enerjisinin izin verilen bir bölümünü atoma aktarabilir. Gelen elektronun kinetik enerjisi bir uyarılma enerjisine eşit ya da büyükse atomu uyarabilir; enerji fazlası gelen elektronda kinetik enerji olarak kalır.
Fotonla uyarılmada ise foton bölünerek enerjisinin bir kısmını veremez. Foton enerjisi iki izinli düzey arasındaki farka tam eşitse foton soğurulur ve atom uyarılır. Enerji farkına eşit değilse, iyonlaşma da gerçekleşmiyorsa atom fotonu soğurmaz. Bu ayrım elektron ve foton bombardımanını birbirinden ayıran temel ilkedir.
Temel hâldeki bir atomun uyarılma enerjileri 2,4 eV ve 4,1 eV; iyonlaşma enerjisi 6,5 eV’dir.
Atoma 5,0 eV kinetik enerjili elektronlar gönderildiğinde aşağıdakilerden hangisi gerçekleşebilir?
B) Yalnız 4,1 eV’lik düzeye uyarılma
C) 2,4 eV veya 4,1 eV’lik düzeye uyarılma ya da esnek çarpışma
D) Atomun kesinlikle iyonlaşması
E) Elektronun bütün enerjisini mutlaka atoma vermesi
Örnek 9’daki temel hâl atomlarına bu kez 5,0 eV enerjili fotonlar gönderiliyor.
Fotonların atomlarla etkileşimi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
B) Atom yalnız 4,1 eV’lik düzeye uyarılır.
C) Atom iyonlaşır ve elektron 1,5 eV kinetik enerji kazanır.
D) Foton enerjisi izinli geçiş farkına eşit olmadığından soğurulmaz.
E) Foton enerjisinin 4,1 eV’si soğurulur, 0,9 eV’si yeni foton olur.
İyonlaşma ve Uyarılmış Düzeyden Koparma
Elektronun atomdan tamamen koparılması iyonlaşmadır. Temel hâldeki hidrojen atomunun iyonlaşma enerjisi 13,6 eV’dir. Elektron daha önce uyarılmışsa çekirdeğe daha zayıf bağlanır ve bulunduğu düzeyden iyonlaştırmak için |En| kadar daha küçük enerji yeterlidir.
Foton enerjisi iyonlaşma enerjisine eşitse elektron sınırda serbest kalır; daha büyükse enerji fazlası kopan elektronun kinetik enerjisine dönüşür. Efoton = Eiyonlaşma + Kelektron bağıntısı kullanılır.
Hidrojen atomunun elektronu n = 2 düzeyinde bulunmaktadır. Bu atoma 4,20 eV enerjili bir foton gönderiliyor.
Foton soğurulursa kopan elektronun kinetik enerjisi kaç eV olur?
B) 0,80
C) 3,40
D) 4,20
E) 7,60
Temel hâldeki cıva atomlarının ilk üç uyarılma enerjisi 4,9 eV, 6,7 eV ve 8,8 eV’dir. İyonlaşma gerçekleşmediği kabul edilerek ortama 15,0 eV kinetik enerjili bir elektron gönderiliyor.
Elektron farklı temel hâl atomlarını art arda uyararak ortamdan çıkarsa sahip olabileceği en küçük kinetik enerji kaç eV’dir?
B) 0,3
C) 1,3
D) 3,3
E) 5,2
Franck–Hertz Deneyi
Franck–Hertz deneyinde düşük basınçlı cıva buharı içindeki elektronlar katot ile ızgara arasındaki VH gerilimiyle hızlandırılır. Izgara ile toplayıcı arasındaki küçük ters VY gerilimi, yalnız yeterli kinetik enerjisi kalan elektronların toplayıcıya ulaşmasına izin verir. Elektron enerjisi cıva atomunun ilk uyarılma enerjisine ulaştığında esnek olmayan çarpışma gerçekleşir; enerji kaybeden elektron ters gerilimi aşamaz ve toplayıcı akımı aniden azalır.
Akım düşüşlerinin belirli gerilim aralıklarıyla yinelenmesi, atomların enerjiyi sürekli değil yalnız belirli paketler hâlinde alabildiğini, başka bir deyişle enerji düzeylerinin kesikli olduğunu deneysel olarak gösterir.
Bir Franck–Hertz deneyinde toplayıcı akımının 4,9 V, 9,8 V ve 14,7 V hızlandırma gerilimlerinde belirgin biçimde azaldığı gözleniyor.
Bu gözleme göre gaz atomlarının ilk uyarılma enerjisi ve temel hâle doğrudan dönüşte yayılan fotonun enerjisi kaç eV’dir?
B) 4,9 ve 4,9
C) 4,9 ve 9,8
D) 9,8 ve 4,9
E) 14,7 ve 4,9
Atom Spektrumları ve Hidrojen Işıma Serileri
Çizgi Spektrumu, Emisyon ve Soğurma
Uyarılmış atomların daha düşük enerji düzeylerine geçerken yaydığı fotonlar, elemente özgü parlak çizgilerden oluşan emisyon spektrumu meydana getirir. Sürekli tayf veren ışık daha soğuk atom gazından geçirildiğinde atomlar yalnız izinli geçiş enerjilerine eşit fotonları soğurur; tayfta aynı dalga boylarında koyu çizgilerden oluşan soğurma spektrumu görülür.
Her elementin enerji düzeyleri farklı olduğundan çizgi spektrumu ayırt edici bir kimlik taşır. Aynı atomun emisyon ve soğurma çizgileri aynı enerji farklarına, dolayısıyla aynı frekans ve dalga boylarına karşılık gelir.
Aynı elementin düşük basınçlı gazı önce elektrik enerjisiyle uyarılarak emisyon spektrumu, ardından sürekli ışık kaynağının önüne konularak soğurma spektrumu elde ediliyor.
Buna göre;
I. Emisyon spektrumundaki parlak çizgiler kesikli enerji düzeyleri arasındaki geçişlerden doğar.
II. Soğurma spektrumundaki koyu çizgiler, emisyon çizgileriyle aynı dalga boylarında görülebilir.
III. Spektrum çizgileri elementin tanınmasında kullanılabilir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Olası Geçiş ve Spektrum Çizgisi Sayısı
Bir elektron n. enerji düzeyine kadar uyarıldığında, bu düzey ve altındaki her iki enerji seviyesi arasında farklı bir geçiş oluşabilir. n farklı düzey arasındaki maksimum farklı geçiş sayısı
N = n(n − 1)/2
bağıntısıyla bulunur. Bu değer, çok sayıda aynı atomun bütün olası geçişleri gerçekleştirebildiği durumda gözlenebilecek maksimum farklı foton enerjisi veya spektrum çizgisi sayısıdır. Tek bir atomun bir kez temel hâle dönüşünde ise geçiş sayısı en fazla n − 1 olabilir.
Çok sayıda hidrojen atomunun elektronları n = 5 düzeyine kadar uyarılıyor ve atomların bütün olası geçişleri yaptığı kabul ediliyor.
Oluşabilecek maksimum farklı spektrum çizgisi sayısı kaçtır?
B) 5
C) 8
D) 10
E) 20
Lyman, Balmer, Paschen, Brackett ve Pfund Serileri
Hidrojen atomunda geçişler elektronun indiği alt düzeye göre seriler hâlinde adlandırılır:
- n = 1 düzeyinde sonlanan geçişler Lyman serisini ve morötesi ışımaları oluşturur.
- n = 2 düzeyinde sonlanan geçişler Balmer serisini; bu serinin önemli bölümü görünür ışımaları oluşturur.
- n = 3 düzeyinde sonlanan geçişler Paschen serisini ve kızılötesi ışımaları oluşturur.
- n = 4 düzeyinde sonlanan Brackett ve n = 5 düzeyinde sonlanan Pfund serileri de kızılötesi bölgededir.
Aynı üst düzeyden yapılan geçişlerde daha alt düzeyde sonlanan geçişin enerji farkı daha büyüktür. Aynı seri içinde üst düzey yükseldikçe foton enerjisi artar ve dalga boyu kısalır; ancak seri sınırına yaklaştıkça çizgiler birbirine yaklaşır.
Elektronları n = 5 düzeyine kadar uyarılmış çok sayıda hidrojen atomunun tüm olası geçişleri yaptığı kabul ediliyor.
Lyman, Balmer ve Paschen serilerinde en çok kaç farklı çizgi oluşur?
B) 4, 2, 1
C) 3, 3, 3
D) 3, 2, 1
E) 5, 4, 3
Hidrojen atomunun Lyman-α, Balmer-α ve Paschen-α çizgileri sırasıyla 2→1, 3→2 ve 4→3 geçişlerinden oluşur.
Bu çizgilerden dalga boyu en büyük olan hangisidir?
B) Balmer-α
C) Paschen-α
D) Üçünün dalga boyu eşittir.
E) Atomun başlangıç sıcaklığı bilinmeden belirlenemez.
Bohr Modelinin Sınırları ve Modern Atom Teorisi
Bohr Atom Modelinin Eksikleri
Bohr modeli hidrojen ve tek elektronlu iyonların enerji düzeyleri ile çizgi spektrumlarını başarıyla açıklar. Bununla birlikte çok elektronlu atomların spektrumlarını, spektrum çizgilerinin ince yapısını ve farklı şiddetlerini, dış alanlarda çizgilerin ayrılmasını, atomlar arası bağlanmayı ve elektronların kesin dairesel yörüngelerde bulunmadığını açıklayamaz.
Modelde en küçük açısal momentum h/(2π) iken modern atom teorisinde elektronun yörüngesel açısal momentumu sıfır olabilir. Bohr yörüngeleri klasik parçacık yolu ile kuantum koşullarını bir araya getiren önemli bir ara modeldir; modern atomun tam uzamsal betimi değildir.
Bohr atom modelinin açıklamakta yetersiz kaldığı durumlar arasında;
I. çok elektronlu atomların ayrıntılı spektrumları,
II. bazı spektrum çizgilerinin farklı şiddette ve ince bileşenlere ayrılmış olması,
III. atomlar arasındaki bağların ve molekül yapılarının oluşması
verilenlerinden hangileri bulunur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Dalga–Parçacık İkiliği, Belirsizlik ve Orbital
de Broglie, ışığın hem dalga hem parçacık özelliği göstermesinden hareketle maddesel parçacıkların da dalga özelliğine sahip olduğunu ileri sürmüştür. Elektronların dalga özelliğinin deneysel olarak gözlenmesi, kesin yörünge düşüncesinin yerine olasılıksal bir betimleme gerektirmiştir.
Heisenberg belirsizlik ilkesine göre bir parçacığın konumu ve momentumu aynı anda sınırsız kesinlikle belirlenemez. Schrödinger’in dalga mekaniğinde elektronun çekirdek çevresindeki kesin yolu değil, belirli bölgelerde bulunma olasılığı hesaplanır. Elektronun bulunma olasılığının yüksek olduğu uzay bölgesine orbital denir.
Modern atom teorisinde elektronun durumu baş kuantum sayısı n, yörüngesel açısal momentum kuantum sayısı ℓ, manyetik kuantum sayısı mℓ ve spin kuantum sayısı ms ile tanımlanır. Bu sayılar sırasıyla enerji düzeyi/kabuk, orbital biçimi, uzaydaki yönelim ve spin durumuyla ilişkilidir.
Baş kuantum sayısı n = 1, 2, 3, … değerlerini alır. Belirli bir n değeri için ℓ = 0, 1, …, n − 1; belirli bir ℓ değeri için mℓ = −ℓ, …, 0, …, +ℓ ve spin kuantum sayısı ms = −1/2 veya +1/2 olabilir.
Modern atom teorisiyle ilgili;
I. Elektronun konumu ile momentumu aynı anda sınırsız kesinlikle belirlenemez.
II. Orbital, elektronun izlediği kesin dairesel yol değil, bulunma olasılığının yüksek olduğu bölgedir.
III. Aynı baş kuantum sayısına sahip elektronların yörüngesel açısal momentum kuantum sayıları farklı olabilir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Toplam enerji negatif işaretli, bağlanma enerjisi ise elektronu koparmak için gereken pozitif enerji büyüklüğüdür. Elektron çekirdekten uzaklaştıkça toplam enerji artarak sıfıra yaklaşır; bağlanma enerjisi azalır. Uyarılma düzeyi sayısı ile yörünge numarası da aynı değildir: n = 1 temel hâl, n = 2 birinci uyarılmış hâl, n = 3 ikinci uyarılmış hâldir.
Önceki Konu: Elektromanyetik Dalgalar
Sonraki Konu: Büyük Patlama Teorisi ve Atom Altı Parçacıklar















