AYT asit–baz dengesi ve pH hesaplamaları konu anlatımı kapsamında asit–baz tanımları, suyun otoiyonizasyonu, asit ve baz kuvveti, pH–pOH ilişkileri ile güçlü ve zayıf çözeltilerde denge hesapları işlenecektir.
AYT kimya konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Asit ve Baz Kavramları
Arrhenius Asit–Baz Tanımı
Arrhenius tanımı, asit ve baz davranışını sulu çözelti üzerinden açıklar. Suda çözündüğünde çözeltideki H3O+ (hidronyum) iyonu derişimini artıran madde Arrhenius asidi; OH− (hidroksit) iyonu derişimini artıran madde Arrhenius bazıdır. Ders denklemlerinde H+ yazımı sık kullanılsa da serbest proton suda tek başına bulunmaz; su molekülüne bağlanarak H3O+ oluşturur.
HCl(g)+H2O(s)→H3O+(suda)+Cl−(suda) tepkimesinde HCl asittir. NaOH(k)→Na+(suda)+OH−(suda) ayrışmasında NaOH bazdır. Mg(OH)2 bir molü tamamen ayrıştığında iki mol OH− oluşturabilir; bu katsayı daha sonraki derişim hesaplarında dikkate alınır.
Arrhenius tanımı kullanışlı fakat sınırlıdır. Yalnız sulu ortamı temel alır ve yapısında OH grubu bulunmayan NH3‘ün suyla tepkimeye girerek OH− oluşturmasını doğrudan yapısal bir baz tanımıyla açıklayamaz. Bu sınırlılık daha geniş Brønsted–Lowry ve Lewis tanımlarını gerekli kılar.
Brønsted–Lowry Tanımı ve Proton Aktarımı
Brønsted–Lowry tanımına göre proton veren tür asit, proton alan tür bazdır. Bu tanımda madde adı tek başına yeterli değildir; türün belirli bir tepkimedeki rolü incelenir. NH3+H2O⇌NH4++OH− tepkimesinde NH3 bir proton aldığı için baz, H2O proton verdiği için asittir.
HF+H2O⇌F−+H3O+ tepkimesinde ise HF proton veren asit, H2O proton alan bazdır. Suyun bir tepkimede asit, başka bir tepkimede baz davranabilmesine amfiprotik davranış denir. HCO3−, HSO4− ve H2PO4− gibi hem proton alabilecek hem proton verebilecek türler de amfiprotiktir.
Eşlenik Asit–Baz Çiftleri
Bir asit proton verdiğinde geriye kalan tür o asidin eşlenik bazıdır. Bir baz proton aldığında oluşan tür ise o bazın eşlenik asididir. Eşlenik çiftler arasında yalnız bir H+ farkı bulunur. HF/F− ve H3O+/H2O birer eşlenik çifttir; HF ile H3O+ aynı tarafta yer alsa da eşlenik çift değildir.
Asit kuvvetlendikçe protonunu bırakma eğilimi artar ve geriye kalan eşlenik baz zayıflar. Bu nedenle HCl güçlü bir asitken Cl−‘nin bazlığı ölçülemeyecek kadar küçüktür. Tersine, zayıf asit HCN’nin eşlenik bazı CN−, Cl−‘ye göre daha belirgin proton alma eğilimi gösterir.
I. HSO4− asit, NH3 bazdır.
II. HSO4−/SO42− eşlenik asit–baz çiftidir.
III. NH3/NH4+ çiftinde NH3 eşlenik asittir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
B) HCO3−/CO32−
C) NH4+/NH3
D) H3O+/OH−
E) H2PO4−/HPO42−
Lewis Asit–Baz Tanımı
Lewis tanımı proton bulunmasını zorunlu kılmaz. Elektron çifti alan tür Lewis asidi, elektron çifti veren tür Lewis bazıdır. NH3‘te azot üzerinde ortaklanmamış elektron çifti bulunduğundan NH3 Lewis bazıdır. Elektron eksiği bulunan BF3 veya BH3 bu çifti kabul edebildiği için Lewis asididir.
BF3+NH3→F3B←NH3 tepkimesinde bağ elektronlarının ikisi de NH3 tarafından sağlanır. Oluşan bağ koordinatif kovalent bağdır. Her Brønsted–Lowry asit–baz tepkimesi elektron çifti alışverişi içerdiği için Lewis yaklaşımıyla da açıklanabilir; fakat BF3 gibi protonsuz Lewis asitleri Brønsted asidi değildir.
B) Cl− elektron çifti aldığı için Lewis asididir.
C) AlCl3 elektron çifti aldığı için Lewis asididir.
D) Tepkime Arrhenius nötrleşmesidir.
E) AlCl4− oluşurken elektron aktarımıyla iyonik bağ kurulur.
Asidik, Bazik, Nötr ve Amfoter Oksitler
Bir oksidin asit–baz karakteri, su ve karşıt karakterli maddelerle verdiği tepkimelerden anlaşılır. CO2, SO3 ve N2O5 gibi ametal oksitleri genellikle asidik oksittir; bazlarla tepkimeye girerek tuz oluşturur ve bazıları suyla asit verir. Na2O, CaO ve MgO gibi metal oksitleri genellikle bazik oksittir; asitlerle tepkimeye girer ve uygun olanları suyla baz oluşturur.
CO, NO ve N2O gibi bazı oksitler asit veya bazlarla belirgin tuz oluşturmadığından nötr oksit kabul edilir. Al2O3, ZnO, SnO ve PbO gibi oksitler hem asitlerle hem güçlü bazlarla tepkime verebildiği için amfoter oksittir. Amfoterlik, bir türün ortama göre asit veya baz davranabilmesidir; nötrlük ise iki davranışın da belirgin olmamasıdır.
B) X bazik, Y asidik, Z amfoter
C) X nötr, Y asidik, Z bazik
D) X amfoter, Y bazik, Z asidik
E) X bazik, Y nötr, Z amfoter
Asit ve Bazların Kuvveti
Kuvvet, Derişim ve Çözünürlük Ayrımı
Kuvvet, bir asit veya bazın suda iyonlaşma derecesini anlatır. HCl, HBr, HI, HNO3 ve HClO4 gibi güçlü asitlerin suda bütünüyle iyonlaştığı kabul edilir. NaOH ve KOH gibi çözünür alkali metal hidroksitleri ile Ba(OH)2 güçlü bazdır. HF, HCN, CH3COOH ve HCOOH zayıf asit; NH3 ve aminler zayıf baz örnekleridir.
Derişim, birim hacimde bulunan çözünen miktarıdır. 0,001 M HCl güçlü fakat seyreltik; 2,0 M CH3COOH zayıf fakat derişik olabilir. Çözünürlük ise maddenin belirli koşullarda ne kadar çözünebildiğini belirtir. Bir maddenin az iyonlaşması, mutlaka az çözündüğü anlamına gelmez. Bu üç kavram birbirinin yerine kullanılamaz.
Asitlik ve Bazlık Kuvvetini Etkileyen Yapısal Eğilimler
Aynı gruptaki hidrojenli ametal bileşiklerinde H–X bağı aşağıya doğru uzayıp zayıfladığı için asitlik genellikle artar: HI>HBr>HCl>HF. Aynı merkez atomun oksiasitlerinde oksijen sayısı arttıkça elektron çekimi güçlenir ve asitlik artar: HClO4>HClO3>HClO2>HClO.
Aynı fonksiyonel grubu taşıyan basit karboksilli asitlerde elektron itici alkil kısmı büyüdükçe asitlik genellikle azalır: HCOOH>CH3COOH>C2H5COOH. Metal hidroksitlerinde metalin elektropozitif karakteri ve M–OH bağının iyonikliği arttıkça bazlık eğilimi artar; alkali metal hidroksitlerinde grup aşağısına doğru KOH>NaOH>LiOH sıralaması kullanılabilir.
Tesir Değerliği
Bir asidin bir molünün verebildiği H+ sayısına, bir bazın bir molünün sağlayabildiği OH− sayısına tesir değerliği denir. HCl ve HNO3 bir, H2SO4 iki, H3PO4 üç protonludur. NaOH bir, Ca(OH)2 iki, Al(OH)3 üç OH− sağlayabilir.
Tesir değerliği kuvvet ölçüsü değildir. H3PO4 üç protonlu olduğu hâlde zayıf bir asittir; HCl tek protonlu olduğu hâlde güçlüdür. Benzer biçimde çözünürlüğün sınırlı olmasıyla iyonlaşma kuvveti birbirinden ayrıdır.
B) HX’in tesir değerliği en büyüktür.
C) HX’in ilk protonunu verme eğilimi HY’ninkinden büyüktür.
D) HY’nin pH’ı H2Z’ninkinden kesinlikle küçüktür.
E) H2Z’nin çözünürlüğü en azdır.
B) HClO4>HClO3>HClO2>HClO (asitlik)
C) HCOOH>CH3COOH>C2H5COOH (asitlik)
D) KOH>NaOH>LiOH (bazlık eğilimi)
E) H3PO4>HCl (kuvvet; proton sayısına göre)
Suyun Otoiyonizasyonu ve pH–pOH
Suyun Otoiyonizasyonu
Su molekülleri arasında çok küçük ölçekte proton aktarımı gerçekleşir. Bir su molekülü proton vererek OH−‘ye, diğer su molekülü bu protonu alarak H3O+‘a dönüşür: 2H2O(s)⇌H3O+(suda)+OH−(suda). Suyun kendi kendine iyonlaşmasına otoiyonizasyon veya otoprotoliz denir.

Denge bağıntısında saf sıvı suyun etkinliği sabit kabul edilir. Bu nedenle suyun iyonlaşma çarpımı Ksu=[H3O+][OH−] biçimindedir. 25 °C’de Ksu=1,0×10−14 ve saf suda [H3O+]=[OH−]=1,0×10−7 M’dir.
Sıcaklık, Ksu ve Nötr Çözelti
Suyun otoiyonizasyonu endotermiktir. Sıcaklık arttığında denge iyonlar yönüne kayar, Ksu büyür ve saf sudaki iki iyonun derişimi birlikte artar. Buna rağmen saf su nötr kalır; çünkü nötrlüğün temel koşulu [H3O+]=[OH−] eşitliğidir.
25 °C dışında nötr pH’ın mutlaka 7 olması gerekmez. Örneğin daha yüksek sıcaklıkta Ksu>10−14 ise nötr çözeltide her iki iyon derişimi 10−7 M’den büyük ve nötr pH 7’den küçük olabilir. pH’ın 7’den küçük olması, sıcaklık belirtilmeden tek başına asidik ortam kanıtı değildir.

pH ve pOH Tanımları
Hidronyum ve hidroksit derişimleri çok küçük sayılar olabildiği için logaritmik gösterim kullanılır: pH=−log[H3O+] ve pOH=−log[OH−]. Ayrıca pKsu=−logKsu olduğundan her sıcaklıkta pH+pOH=pKsu; 25 °C’de ise pH+pOH=14’tür.
Logaritmik ölçekte bir birim pH farkı, [H3O+] için on kat fark anlamına gelir. pH 3 olan çözeltinin hidronyum derişimi pH 5 olanın 100 katıdır. [H3O+]=3×10−5 M ise pH=5−log3 olur; katsayı 1 olmadığında pH her zaman tam sayı çıkmaz.
B) pH=7,00 ve çözelti nötrdür.
C) pH=6,70 ve çözelti nötrdür.
D) pH=6,70 ve çözelti asidiktir.
E) pOH=7,30’dur.
B) 4
C) 5
D) 8
E) 10
B) 10−2
C) 102
D) 2×102
E) 103
Güçlü Asit ve Baz Çözeltilerinde pH
Tam İyonlaşma ve Stokiyometrik Derişim
Güçlü asit ve bazlarda önce çözeltinin molar derişimi bulunur, ardından iyonlaşma denklemindeki katsayı kullanılır. c M HCl için [H3O+]=c; c M Ba(OH)2 için tam ayrışma varsayımıyla [OH−]=2c olur. Katı kütlesinden hazırlanan çözeltide n=m/MA ile mol sayısı, c=n/V ile molar derişim hesaplanır; V (hacim) litre cinsinden kullanılır.
Çok protonlu asitlerin bütün protonlarını aynı ölçüde vermesi otomatik değildir. H2SO4‘ün ikinci iyonlaşmasının tam kabul edilip edilmediği soru koşuluna bağlıdır. H3PO4 ise üç protonlu olmasına karşın zayıf asittir ve başlangıç derişiminin üç katı H3O+ oluşturduğu kabul edilemez.
B) 3
C) 11
D) 12
E) 13
Seyreltme ve Çok Seyreltik Güçlü Asitler
Seyreltmede çözünen mol sayısı değişmez: c1V1=c2V2. Güçlü asit seyreltilince [H3O+] azalır ve pH nötr değere yaklaşarak artar. Güçlü baz seyreltilince [OH−] azalır, pOH artar ve pH nötr değere yaklaşarak azalır.
Asit derişimi 10−7 M düzeyine yaklaştığında suyun kendi oluşturduğu iyonlar ihmal edilemez. Örneğin 25 °C’de 1,0×10−8 M HCl çözeltisinin pH’ı 8 olamaz; asit eklenmiş bir çözeltinin bazik çıkması fiziksel olarak tutarsızdır. Yük ve Ksu dengesi birlikte çözüldüğünde pH yaklaşık 6,98 bulunur.
B) 2
C) 3
D) 12
E) 13
B) Çözelti baziktir.
C) Suyun otoiyonizasyonu ihmal edilebilir.
D) [H3O+], 1,0×10−7 M’den biraz büyüktür.
E) [OH−], [H3O+]’dan büyüktür.
Zayıf Asit ve Bazlarda İyonlaşma Dengesi
Asitlik Sabiti Ka ve BDD Tablosu
Tek protonlu zayıf HA asidi suda HA+H2O⇌H3O++A− dengesini kurar. Saf sıvı su bağıntıya alınmaz: Ka=[H3O+][A−]/[HA]. Aynı sıcaklıkta Ka büyüdükçe asit daha çok iyonlaşır ve daha kuvvetlidir.
Başlangıç derişimi c olan ve başlangıçta ürün iyonu bulunmayan çözeltide iyonlaşan miktar x ise denge derişimleri HA için c−x, H3O+ ve A− için x olur. Böylece Ka=x2/(c−x) yazılır. x, c’nin yanında yeterince küçükse c−x≈c yaklaşımıyla x≈√(Kac) bulunur. Yaklaşımın geçerliliği x/c oranının küçük olmasıyla denetlenir.
| HA | H3O+ | A− | |
|---|---|---|---|
| Başlangıç (M) | c | 0 | 0 |
| Değişim (M) | −x | +x | +x |
| Denge (M) | c−x | x | x |
B) 3
C) 4
D) 5
E) 6
Bazlık Sabiti Kb
Zayıf baz B, sudan proton alarak BH+ ve OH− oluşturur: B+H2O⇌BH++OH−. Bazlık sabiti Kb=[BH+][OH−]/[B] biçimindedir. Başlangıç derişimi c ve iyonlaşan miktar x ise Kb=x2/(c−x); küçük iyonlaşmada [OH−]≈√(Kbc) olur. Önce pOH, ardından ilgili sıcaklıkta pH=pKsu−pOH hesaplanır.
NH3 gibi moleküler bazların formülünde OH bulunmaz. OH−, bazın sudan proton alması sonucunda su molekülünün geride bıraktığı iyondur. Bu ayrıntı, Arrhenius ve Brønsted–Lowry açıklamalarının neden farklı genişlikte olduğunu gösterir.
B) 5
C) 9
D) 11
E) 13
İyonlaşma Yüzdesi ve Seyreltme
İyonlaşma yüzdesi, iyonlaşan miktarın başlangıç miktarına oranıdır: % iyonlaşma=(x/c)×100. Zayıf monoprotik asitte x=[H3O+], zayıf bazda x=[OH−] olarak alınabilir. K ve başlangıç derişimi biliniyorsa hem denge derişimi hem yüzde hesaplanır.
Sabit sıcaklıkta seyreltme Ka veya Kb‘yi değiştirmez; bunlar denge sabitidir. Seyreltme iyonları uzaklaştırdığı için denge daha çok iyonlaşma yönüne kayar ve iyonlaşma yüzdesi artar. Buna karşın toplam hacim daha çok arttığından H3O+ veya OH− molar derişimi azalabilir. Zayıf asit seyreltilince pH artar, fakat aynı derişimde güçlü asitteki kadar basit bir ters hacim oranı kullanılmaz.
B) %2 ve 8×10−5
C) %2 ve 4×10−3
D) %4 ve 8×10−5
E) %20 ve 4×10−2
Eşlenik Çiftlerde Ka–Kb İlişkisi
Bir asit ile onun eşlenik bazının denge sabitleri aynı sıcaklıkta Ka×Kb=Ksu ilişkisini sağlar. 25 °C’de KaKb=10−14‘tür. Asit ne kadar kuvvetliyse Ka o kadar büyük, eşlenik bazının Kb‘si o kadar küçüktür.
pKa=−logKa ve pKb=−logKb tanımları kullanıldığında pKa+pKb=pKsu olur. Büyük K kuvvetli davranışı, büyük pK ise küçük K nedeniyle zayıf davranışı gösterir.
B) 5×10−5
C) 2×10−4
D) 5×10−4
E) 2×104
I. HX’in pH’ı HY’ninkinden küçüktür.
II. X−, Y−‘den daha kuvvetli bazdır.
III. HX’in iyonlaşma yüzdesi HY’ninkinden büyüktür.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Sıcaklık ve Denge Sabitleri
Ka ve Kb, diğer denge sabitleri gibi yalnız sıcaklıkla değişir. İyonlaşma endotermikse sıcaklık artışı iyonlaşmayı ve K’yı artırır; ekzotermikse sıcaklık artışı K’yı azaltır. Tepkimenin ısı yönü verilmeden sıcaklığın Ka veya pH üzerindeki etkisi kesin belirlenemez.
Seyreltme, başlangıç derişimini ve denge konumunu değiştirir fakat aynı sıcaklıkta K’yı değiştirmez. Katalizör de ileri ve geri süreçleri birlikte hızlandırır; denge bileşimini ve K’yı değiştirmez.
B) −0,60
C) −0,30
D) +0,30
E) +0,60
Asit–Baz Dengesi İçin Temel Bağıntılar
Bu bağıntıların her biri belirli bir fiziksel anlam taşır. Güçlü türlerde tam iyonlaşma nedeniyle stokiyometri, zayıf türlerde ise denge bağıntısı belirleyicidir. Sıcaklık belirtilmediğinde 25 °C varsayımı yalnız soru geleneği açıkça bunu destekliyorsa kullanılmalı; bilimsel ifadede pH+pOH=14 koşulunun sıcaklığa bağlı olduğu unutulmamalıdır.
Sonraki Konu: Tampon Çözeltiler, Tuzlar ve Titrasyon


