AYT çözünürlük ve çözünürlüğe etki eden faktörler konu anlatımı kapsamında çözünürlüğün tanımı, doymamış–doymuş–aşırı doymuş çözeltiler, çözünürlük eğrileri, kristallenme, madde cinsi, sıcaklık, basınç, ortak iyon ve çözünme hızı işlenecektir.
AYT kimya konularının tamamına AYT konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.
Çözünürlük ve Çözeltilerin Sınıflandırılması
Çözünürlük Nedir?
Bir maddenin başka bir madde içinde homojen olarak dağılmasına çözünme denir. Miktarı fazla olan ya da çözeltinin fiziksel hâlini belirleyen bileşen çoğunlukla çözücü, çözücü içinde dağılan bileşen ise çözünen olarak adlandırılır. Çözünme sınırsız değildir. Belirli bir sıcaklık ve basınçta belirli miktardaki çözücü, çözünenin ancak belirli bir miktarını çözebilir.
Çözünürlük, belirli sıcaklık ve basınçta 100 g çözücüde çözünebilen en fazla çözünen kütlesidir. Bir katının sudaki çözünürlüğü 25 °C’de 40 g/100 g su ise 100 g su en çok 40 g katıyı, 250 g su ise en çok 100 g katıyı çözebilir. İkinci değer yeni bir çözünürlük değildir; aynı çözünürlük oranının daha fazla suya uygulanmış hâlidir.
Çözünürlük, koşullar sabitken maddenin ayırt edici bir özelliğidir ve kullanılan madde miktarına bağlı değildir. Çözünen eklemek, çözücü eklemek veya çözeltiyi iki kaba bölmek çözünürlük değerini değiştirmez; yalnız çözeltide gerçekten çözünmüş madde miktarını ve derişimi değiştirebilir. Su için hacim verilirse yoğunluğun 1 g/mL kabul edildiği sorularda 100 mL su yaklaşık 100 g alınabilir; bu dönüşüm her çözücü için geçerli değildir.
I. En fazla 80 g X çözünür.
II. Sıvı çözeltinin kütlesi 330 g olur.
III. Çözünmeden kalan X’in tamamını aynı sıcaklıkta çözmek için en az 31,25 g su eklenmelidir.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Seyreltik ve Derişik Çözelti
Seyreltik ve derişik ifadeleri, çözünen oranı bakımından iki çözeltinin karşılaştırılmasıdır. Aynı çözüneni içeren çözeltilerden çözünen oranı küçük olan seyreltik, büyük olan derişiktir. Bu ifadeler tek başına bir çözeltinin doymuş olup olmadığını göstermez. Çok çözünen bir maddeyle hazırlanmış doymuş çözelti oldukça derişik olabilir; az çözünen bir maddenin doymuş çözeltisi ise başka bir çözeltiye göre seyreltik kalabilir.
Bir çözeltiye çözücü eklendiğinde çözünen miktarı sabit kalır, toplam çözelti miktarı arttığı için çözelti seyrelir. Çözünen eklenip tamamı çözündüğünde veya çözücü çökelme olmadan buharlaştırıldığında çözelti derişir. Bu işlemler, sıcaklık ve basınç değişmiyorsa maddenin çözünürlüğünü değiştirmez. Derişim çözeltinin gerçek bileşimini, çözünürlük ise belirli koşullardaki üst çözünme sınırını ifade eder.
B) II. çözelti doymuş, I. çözelti doymamıştır.
C) İki çözeltinin derişimleri eşit ve ikisi de doymamıştır.
D) II. kaptaki X’in çözünürlüğü I. kaptakinin iki katıdır.
E) Kaplar birleştirilirse çözünürlük artar.
Doymamış, Doymuş ve Aşırı Doymuş Çözelti
Belirli koşullarda çözebileceği en fazla miktardan daha az çözünen içeren çözelti doymamış çözeltidir; aynı sıcaklıkta bir miktar daha çözünen çözebilir. Çözebileceği en fazla miktarı çözmüş çözelti doymuş çözeltidir. Doymuş çözeltinin dibinde katı bulunması zorunlu değildir. Ancak çözeltinin dibinde aynı maddeden çözünmemiş katı varsa ve sistem dengeye ulaşmışsa sıvı faz kesinlikle doymuştur.
Doymuş çözeltide çözünme bütünüyle durmaz. Katı yüzeyinden tanecikler çözeltiye geçerken çözeltideki bazı tanecikler de katıya döner. Bu iki olayın hızları eşit olduğunda dinamik denge kurulur; gözle toplam değişim görülmese de iki yönlü tanecik alışverişi sürer.
Belirli koşullardaki doygunluk sınırından daha fazla çözünmüş madde içeren çözelti aşırı doymuş çözeltidir. Böyle bir çözelti, çoğunlukla yüksek sıcaklıkta doymuş bir çözeltinin sarsılmadan ve kristallenme başlamadan soğutulmasıyla hazırlanır. Kararsızdır; küçük bir kristal tanesi, çizik veya sarsıntı fazla çözünenin hızla kristallenmesini başlatabilir. Kristallenme tamamlandığında kalan sıvı aynı sıcaklıkta doymuş hâle gelir.


Doygun Çözeltinin Bileşimi
Çözünürlük S g/100 g çözücü ise doygun çözeltinin temel oranı S g çözünen + 100 g çözücü = (S+100) g çözelti biçimindedir. Bu oran, istenen her çözücü veya çözelti kütlesine genişletilebilir. Örneğin S=25 ise 125 g doygun çözeltide 25 g çözünen ve 100 g çözücü; 500 g doygun çözeltide 100 g çözünen ve 400 g çözücü vardır.
Doygun çözeltinin kütlece yüzde derişimi %m/m = S/(S+100)·100 bağıntısıyla bulunur. Çözünürlük 25 g/100 g su iken yüzde derişim 25 değil, 25/125·100=%20’dir. Çünkü çözünürlükte payda çözücü kütlesi, kütlece yüzde derişimde payda toplam çözelti kütlesidir. Dibindeki çözünmemiş katı, sıvı çözeltinin kütlesine veya yüzde derişim hesabına katılmaz.
B) 25
C) 28,6
D) 40
E) 66,7
Çözünürlük Eğrileri ve Nicel Hesaplamalar
Çözünürlük–Sıcaklık Grafiğinin Okunması
Çözünürlük–sıcaklık grafiğinde yatay eksen sıcaklığı, düşey eksen genellikle 100 g çözücüde çözünebilen en fazla madde kütlesini gösterir. Eğrinin her noktası o sıcaklıktaki doygun çözelti oranıdır. Eğrinin yükselmesi sıcaklık arttıkça çözünürlüğün arttığını, alçalması ise azaldığını gösterir. Eğrinin dikliği yalnız grafiğin verilen aralığında sıcaklığa duyarlılığı karşılaştırmak için kullanılabilir; eksen ölçekleri farklı iki grafik yalnız görünüşlerine bakılarak karşılaştırılmaz.
Bir noktanın eğrinin altında olması, o bileşimde çözeltinin daha fazla çözünen alabileceğini gösterir. Eğri üzerindeki nokta doymuş çözeltiyi temsil eder. Eğri üstündeki bir bileşim iki olasılık taşır: fazla madde henüz kristallenmemişse aşırı doymuş çözelti, kristallenme gerçekleşmişse doymuş sıvı çözeltiyle birlikte dipte katı bulunur. Bu nedenle toplam eklenen madde ile gerçekten çözünmüş madde ayrılmalıdır.

Grafikte X katısının sudaki çözünürlüğü ve A, B, C bileşim noktaları gösterilmiştir. Her noktada çökelme olmadığı kabul edildiğine göre,
I. A çözeltisi aşırı doymuştur.
II. B çözeltisi doymuştur.
III. C çözeltisi aynı sıcaklıkta X çözebilir.
IV. A ve B aynı sıcaklıktaysa A’nın çözünmüş X/su oranı daha büyüktür.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) II ve III
C) I, II ve III
D) II, III ve IV
E) I, II, III ve IV
Doygun Çözelti Hazırlama ve Doygunluğa Ulaştırma
Doymamış bir çözelti sabit sıcaklıkta iki temel yolla doygunluğa ulaştırılabilir: çözünen eklenebilir veya çözücünün bir bölümü buharlaştırılabilir. İlk yolda çözücü kütlesi, ikinci yolda çözünen kütlesi başlangıçta sabit kalır. Hangi miktarın gerektiği, çözünürlük oranının mevcut çözücü kütlesine uygulanmasıyla bulunur.
Örneğin çözünürlük 50 g/100 g su ve çözeltide 300 g su varsa doygunlukta 150 g çözünen bulunmalıdır. Başlangıçta 90 g çözünmüşse 60 g daha çözünen gerekir. Aynı çözelti yalnız su buharlaştırılarak doygunlaştırılacaksa 90 g çözünenin doygun olacağı su miktarı 90·100/50=180 g’dır; 300−180=120 g su buharlaştırılmalıdır. Buharlaşan maddenin yalnız çözücü olduğu kabulü soruda açık veya bağlamdan zorunlu olmalıdır.
I. 32 g X eklemek,
II. 80 g su buharlaştırmak,
III. 32 g su eklemek
işlemlerinden hangileri ayrı ayrı uygulanabilir?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Soğutma, Isıtma ve Kristallenme
Sıcaklık değiştiğinde yeni doygunluk sınırı grafikten okunur. Çözünürlüğü sıcaklıkla artan bir katının sıcak doygun çözeltisi soğutulduğunda çözünürlük azalır. Çözelti yeni sıcaklıkta taşıyabileceğinden fazla madde içerdiği için fazla çözünen kristallenir. Kristal kütlesi, aynı çözücü kütlesi için iki sıcaklıktaki doygunluk miktarlarının farkıdır.
Saf çözücü buharlaşmıyorsa soğutma sırasında çözücü kütlesi değişmez. Bu nedenle hesap, başlangıç çözeltisinin içindeki suyu bulmakla başlar. Kristaller çöktükten sonra kalan sıvı çözelti yeni sıcaklıkta doymuştur. Kristallendirme, çözünürlüğü sıcaklıkla belirgin değişen katıların saflaştırılmasında kullanılır: sıcak çözeltide çözünen madde soğutulunca kristal hâlinde ayrılırken bazı safsızlıklar çözeltide kalabilir.
B) 120
C) 135
D) 150
E) 180
Çökelmeyi Önlemek İçin Çözücü Ekleme
Bir doygun çözelti, çözünürlüğün daha düşük olduğu sıcaklığa getirilirken kristallenme istenmiyorsa çözücü miktarı artırılabilir. Yeni sıcaklıktaki çözünürlük oranı, çözeltideki bütün çözüneni taşıyacak toplam çözücü kütlesini verir. Bulunan toplamdan başlangıçtaki çözücü çıkarıldığında eklenecek en az çözücü miktarı elde edilir.
Bu işlemde “çöken maddeyi yeniden çözmek” ile “çökelmeyi hiç başlatmamak” aynı son orana götürür; ancak hesapta çözünmüş toplam madde korunur. Eklenen çözücü miktarı tam sınır değerindeyse çözelti yeni sıcaklıkta doymuş, daha büyükse doymamış olur.
B) 120
C) 160
D) 200
E) 240
Ardışık İşlemlerde Madde Dengesi
Bir çözeltiye buharlaştırma, sıcaklık değişimi ve çözücü ekleme art arda uygulanıyorsa her aşamanın son bileşimi bir sonraki aşamanın başlangıç bileşimidir. Buharlaşmada yalnız çözücü ayrılıyorsa çözünenin toplam kütlesi, kristallenmede ise çözücünün kütlesi korunur. Doygunluk sınırını aşan çözünen katı faza geçer; bu katı, sıvı çözeltinin kütlesine katılmaz.
Birden fazla maddeye ait eğriler karşılaştırılırken her madde kendi eğrisiyle değerlendirilir. Aynı sıcaklık değişimi, çözünürlüğü artan bir katıda daha fazla maddenin çözünmesine; çözünürlüğü azalan başka bir katıda kristallenmeye yol açabilir. Bu nedenle yalnız sıcaklığın artması veya azalması değil, her eğrinin başlangıç ve son değerleri belirleyicidir.

20 °C’de ayrı kaplardaki 100’er g suya 50’şer g X, Y ve Z eklenip dengeye ulaşılması bekleniyor; ardından kaplar 60 °C’ye getiriliyor. Grafiğe göre,
I. X kabında ısıtma sırasında çözünmemiş katının tamamı çözünür.
II. Y çözeltisindeki çözünmüş madde kütlesi değişmez ve çözelti 60 °C’de doymuş olur.
III. Z kabında ısıtma sırasında 20 g daha katı çözünür.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
B) 180
C) 210
D) 228
E) 240
B) 60
C) 70
D) 80
E) 90
Çözünürlüğe Etki Eden Faktörler
Çözücü ve Çözünenin Cinsi
Çözünme sırasında çözücü tanecikleri birbirinden, çözünen tanecikleri de kendi aralarından kısmen ayrılır; ardından çözücü ile çözünen arasında yeni çekimler kurulur. Yeni etkileşimler, ayrılma için gereken enerji kaybını yeterince karşılıyorsa çözünme daha elverişli olur. Bu nedenle çözünürlük yalnız “polar–apolar” etiketinden değil, tanecikler arasındaki etkileşimlerin türü ve göreli gücünden doğar.
“Benzer benzeri çözer” ilkesi bu ilişkinin kısa ifadesidir. Polar su; HCl gibi polar moleküllerle dipol–dipol, NH3 ile hidrojen bağı, NaCl gibi iyonik maddelerle iyon–dipol etkileşimi kurabilir. Apolar I2, apolar CCl4 içinde London kuvvetleriyle daha iyi dağılır. Apolar O2‘nin suda çözünürlüğü sıfır değildir; indüklenmiş dipol etkileşimleri nedeniyle az miktarda çözünür. Dolayısıyla “iyi çözünmez” ile “hiç çözünmez” aynı anlamda kullanılmamalıdır.
B) I2–CCl4: London kuvvetleri, iyi çözünme
C) NH3–H2O: yalnız London kuvvetleri, iyi çözünme
D) HCl–H2O: iyon–indüklenmiş dipol, çözünmeme
E) O2–H2O: hidrojen bağı, sınırsız çözünme
Sıcaklığın Katı ve Sıvıların Çözünürlüğüne Etkisi
Çözünme ısı alarak gerçekleşiyorsa endotermik çözünme, ısı vererek gerçekleşiyorsa ekzotermik çözünme adını alır. Endotermik çözünme X(k)+ısı ⇌ X(suda), ekzotermik çözünme ise X(k) ⇌ X(suda)+ısı biçiminde düşünülebilir. Çift yönlü ok, doygun çözeltide çözünme ile kristallenmenin birlikte sürdüğünü gösterir.
Endotermik çözünmede sıcaklık arttığında sisteme eklenen ısıyı tüketen çözünme yönü desteklenir ve çözünürlük artar. Ekzotermik çözünmede ısı ürün tarafındadır; sıcaklık artışı kristallenme yönünü destekler ve çözünürlük azalır. Birçok katının sudaki çözünürlüğü sıcaklıkla artsa da bu genel eğilim kesin kural değildir. Bir maddenin davranışı verilen denklem, tablo veya çözünürlük eğrisinden belirlenir.

I. X kabında bir miktar daha X çözünür.
II. Y kabında çözünmüş Y miktarı azalır.
III. Her iki sıvı faz da yeni sıcaklıkta doygun kalır.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Gazların Çözünürlüğünde Sıcaklık
Gazların sıvılarda çözünmesi çoğunlukla ekzotermiktir. Gaz tanecikleri sıvı içine girdiğinde çözücü tanecikleriyle etkileşim kurar ve enerji açığa çıkar. Sıcaklık yükseldiğinde gazın sıvıdan ayrılma eğilimi artar; bu nedenle gazların çözünürlüğü genellikle azalır. Soğuk gazlı içeceğin kabarcıklarını daha yavaş kaybetmesi ve soğuk suda daha fazla O2 bulunabilmesi bu ilişkiyle açıklanır.
Sıcaklık artışı yalnız denge çözünürlüğünü değil, taneciklerin hareket hızını da artırır. Bu yüzden sıcak bir sıvıda gaz kabarcıklarının daha hızlı çıkması hem çözünürlüğün azalması hem de kütle aktarımının hızlanmasıyla ilişkilidir. Denge sonunda sıvıda kalan gaz miktarını belirleyen büyüklük ise çözünürlüktür.
Gazların Çözünürlüğünde Basınç ve Henry Yasası
Katı ve sıvılar çok az sıkıştırılabildiği için basınç değişimi onların sıvılardaki çözünürlüğünü belirgin ölçüde etkilemez. Gazlarda ise sıvı yüzeyine çarpan gaz taneciklerinin sayısı önemlidir. Sıvının üzerindeki gazın kısmi basıncı arttıkça birim zamanda sıvıya giren gaz taneciği sayısı artar ve yeni dengede daha çok gaz çözünür.
Seyreltik çözeltilerde ve gaz çözücüyle tepkime vermiyorsa bu ilişki Henry yasası ile C=kH·Pgaz biçiminde verilebilir. C çözünmüş gaz derişimi, Pgaz ilgili gazın kısmi basıncı, kH ise gaz–çözücü çiftine ve sıcaklığa bağlı sabittir. Aynı sıcaklıkta kısmi basınç iki katına çıkarılırsa ideal sınırda çözünmüş gaz derişimi de iki katına çıkar.
Toplam basınç ile ilgili gazın kısmi basıncı aynı değildir. Sabit sıcaklık ve hacimde kaba He eklemek toplam basıncı artırsa da O2‘nin molü ve hacmi değişmiyorsa O2 kısmi basıncı değişmez; O2 çözünürlüğü de değişmez. Gazlı içecek şişesi açıldığında ise CO2‘nin üzerindeki kısmi basınç düşer, çözünürlük azalır ve gaz kabarcıkları sıvıdan ayrılır.

I. 20 °C, 1 atm gaz kısmi basıncı
II. 20 °C, 3 atm gaz kısmi basıncı
III. 40 °C, 3 atm gaz kısmi basıncı
IV. 40 °C, 1 atm gaz kısmi basıncı
Buna göre,
1. II’deki çözünürlük I’dekinden büyüktür.
2. III’teki çözünürlük IV’tekinden büyüktür.
3. I’deki çözünürlük IV’tekinden büyüktür.
karşılaştırmalarından hangileri kesinlikle doğrudur?
B) Yalnız 2
C) 1 ve 2
D) 2 ve 3
E) 1, 2 ve 3

Şekilde O2(g) ile O2(suda) dengesi sabit sıcaklıkta kurulmuştur. İşlemler ayrı ayrı uygulanıyor. Buna göre,
I. Piston aşağı itilirse O2‘nin çözünürlüğü artar.
II. Piston sabitlenip aynı sıcaklıkta He eklenirse O2‘nin kısmi basıncı ve çözünürlüğü değişmez.
III. Piston sabitlenip O2 eklenirse O2‘nin çözünürlüğü artar.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Ortak İyonun Nitel Etkisi
İyonik bir katı suda çözündüğünde iyonlarına ayrılır. Örneğin KCl(k) ⇌ K+(suda)+Cl−(suda) dengesi kurulur. Çözeltiye önceden K+ sağlayan KNO3 veya Cl− sağlayan NaCl eklenmişse bu iyonlardan biri çözünme denkleminde zaten bulunur. Böyle bir iyona ortak iyon denir.
Ortak iyonun bulunması, çözünme–kristallenme dengesini katı oluşumu yönünde etkiler ve tuzun molar çözünürlüğünü saf sudakine göre azaltır. Bu bölümde etki nitel olarak değerlendirilir. Çözünürlük çarpımı Kçç, iyon derişimlerinden nicel çözünürlük ve çökelme koşulları çözünürlük dengesi başlığında ayrıca ele alınır.
B) S2>S1=S3
C) S1=S3>S2
D) S1>S2>S3
E) S3>S2>S1
Çözünme Hızı ile Çözünürlüğün Ayrılması
Çözünme Hızı Nedir?
Çözünme hızı, birim zamanda çözünen madde miktarıdır. Çözünürlük “denge sonunda en fazla ne kadar çözünür?” sorusunun, çözünme hızı ise “bu miktara ne kadar sürede ulaşılır?” sorusunun karşılığıdır. Aynı sıcaklıkta aynı miktar suya atılan küp şeker ile pudra şekerinin çözünme süreleri farklı olabilir; ancak denge sonunda çözebilecekleri en fazla şeker miktarı aynıdır.
Çözünmüş madde miktarı–zaman grafiğinde eğimin büyüklüğü çözünme hızını gösterir. Başlangıçta çözücüyle temas eden çözünmemiş madde fazla olduğundan eğim büyük olabilir; doygunluğa yaklaşıldıkça net çözünme hızı azalır. Aynı koşullarda eşit yatay son değere ulaşan eğriler aynı çözünürlüğü, farklı sürede ulaşmaları ise farklı çözünme hızlarını gösterir.
B) Çözeltiyi karıştırmak
C) Sıcaklığı artırmak
D) Aynı sıcaklıkta X eklemek
E) Basıncı artırmak
Temas Yüzeyi ve Karıştırma
Bir katı küçük parçalara ayrıldığında toplam temas yüzeyi artar. Daha fazla katı yüzeyi aynı anda çözücüyle temas ettiği için birim zamanda çözeltiden ayrılan tanecik sayısı artar; katı daha hızlı çözünür. Karıştırma da katı yüzeyinde çözünen bakımından zenginleşmiş sıvı tabakasını uzaklaştırıp daha seyreltik çözücüyü yüzeye taşır. Böylece kütle aktarımı hızlanır.
Bu işlemler sıcaklık, basınç ve madde cinsi sabitken doygunluk sınırını değiştirmez. Toz ve küp hâlindeki eşit kütleli aynı madde, yeterli süre sonunda aynı miktar çözücüde aynı en yüksek miktarda çözünür. Katalizör kavramı kimyasal tepkime hızını değiştirir; fiziksel çözünmenin denge çözünürlüğünü artıran genel bir etken değildir.
B) Bir miktar X kristallenir.
C) Sıvı faz yeni sıcaklıkta doymuştur.
D) Sıvı fazdaki çözünmüş X/su oranı azalır.
E) Karıştırma uygulanırsa yeni dengedeki çözünmüş X miktarı artar.
Sıcaklık ve Madde Cinsinin İki Farklı Etkisi
Sıcaklık ve madde cinsi hem çözünme hızını hem çözünürlüğü etkileyebilir; ancak iki etki aynı kavram değildir. Sıcaklık artışı taneciklerin hareketini hızlandırdığı için çoğu çözünme sürecini hızlandırır. Denge çözünürlüğünün artıp azalması ise çözünmenin endotermik veya ekzotermik olmasına bağlıdır. Ekzotermik çözünen bir katı daha hızlı dengeye ulaşırken yeni denge miktarı daha düşük olabilir.
Madde cinsi de iki ayrı düzeyde etkilidir. Taneciklerin boyutu, örgü yapısı ve çözücüyle etkileşimleri yüzeyden ayrılma hızını; çözünme sonunda kurulabilecek etkileşimlerin enerji dengesi ise çözünürlüğü belirler. Bir maddenin hızlı çözünmesi onun mutlaka çok çözüneceğini, yavaş çözünmesi de az çözüneceğini göstermez.
I. Çözelti aşırı doymuştur.
II. Küçük bir X kristali eklenmesi kristallenmeyi başlatabilir.
III. Kristallenme tamamlandığında kalan sıvı faz doymuş olur.
IV. Karıştırma çözünürlük değerini artırarak fazla X’i çözeltide tutar.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) II ve III
C) I, II ve III
D) II, III ve IV
E) I, II, III ve IV

Aynı sıcaklıkta eşit miktarda su ve eşit kütlede X kullanılarak yapılan I, II ve III deneylerinin grafiği verilmiştir. X’in tamamı her deneyde çözünmüştür. Buna göre,
I. Üç deneyde X’in sudaki çözünürlüğü aynıdır.
II. Başlangıçtaki çözünme hızı I>II>III biçimindedir.
III. I. deneyde X’in temas yüzeyi III. deneydekinden daha büyük olabilir.
IV. III. deney sonunda çözelti kesinlikle doymuştur.
yargılarından hangileri doğrudur?
B) I ve III
C) II ve IV
D) I, II ve III
E) I, II, III ve IV
I. Doymamış NaCl çözeltisine bir miktar NaCl eklenip tamamını çözmek
II. Doymuş KCl çözeltisine ortak iyon içeren KNO3 eklemek
III. CO2 ile dengedeki kapalı suda CO2‘nin kısmi basıncını artırmak
IV. Doymamış şeker çözeltisini karıştırmak
Buna göre çözünürlük değerini artıran işlemler hangileridir?
B) I ve III
C) II ve IV
D) I, III ve IV
E) I, II, III ve IV
