ÖĞRETİCİ METİNLER VE DİVAN NESRİ
Öğretici metinler; bilgi vermek, bir düşünceyi açıklamak, bir kişiyi ya da yaşantıyı tanıtmak ve okuru belirli bir konuda düşündürmek amacıyla yazılan metinlerdir. Bu metinlerde kurmaca dünyanın estetik etkisinden çok açıklık, tutarlılık ve anlaşılabilirlik öne çıkar. Bununla birlikte deneme, sohbet, gezi yazısı ve anı gibi türlerde yazarın kişisel üslubu belirgin olabilir.
AYT soruları çoğunlukla bir türün adını doğrudan istemek yerine metindeki anlatıcı, amaç, güncellik, kanıtlama, soru-cevap düzeni veya kişisel yaşantı gibi ipuçlarını kullandırır. Bu nedenle masal, fabl, destan ve efsane gibi olay çevresinde gelişen türlerden farklı olarak burada metnin niçin ve nasıl yazıldığına odaklanmak gerekir.
KİŞİSEL HAYATI KONU ALAN METİNLER
Günlük ve Anı
Günlük (günce), yaşananların ve izlenimlerin günü gününe, tarih belirtilerek yazıldığı türdür. Yazar yazarken olayın sonucunu henüz bilmeyebilir; anlatım, yaşanan zamana yakındır. Günlükte iç konuşma, içtenlik ve birinci kişili anlatım belirgindir. Osmanlı sahasında günlük niteliğindeki metinlere ruzname, Tanzimat yıllarında jurnal adı da verilmiştir.
Anı (hatıra), yaşanmış olayların üzerinden zaman geçtikten sonra belleğe dayanılarak anlatılmasıdır. Yazar geçmişi bugünden değerlendirir; bu nedenle seçme, yorumlama ve geçmişe dönük bakış vardır. Anı, dönemin kişileri ve olayları hakkında belge değeri taşıyabilir ancak öznel belleğin ürünü olduğu için tarih belgesiyle bütünüyle aynı değildir.
| Ölçüt | Günlük | Anı |
|---|---|---|
| Yazılma zamanı | Olayın yaşandığı gün veya hemen ardından | Olaydan sonra, geçmişe dönülerek |
| Bakış | Sonuç bilinmeden gelişen izlenimler | Sonucu bilen anlatıcının değerlendirmesi |
| Zaman işareti | Tarih atma yaygındır | Kronoloji olabilir fakat günlük tarih zorunlu değildir |
| Ortak yön | Birinci kişi, içtenlik, yaşanmışlık ve öznel anlatım | |
Günlük türünde Nurullah Ataç’ın Günceleri, Oğuz Atay’ın Günlükü, Salah Birsel’in Kuşları Örtünmeki ve Tomris Uyar’ın Gündökümü; anı türünde Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı ve Çankayası, Halit Ziya Uşaklıgil’in Kırk Yılı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Anamın Kitabı ve Necip Fazıl Kısakürek’in Bâbıâlisi öne çıkar.
Biyografi, Otobiyografi, Monografi ve Portre
Biyografi (yaşam öyküsü), tanınmış bir kişinin hayatını başka bir yazarın araştırma ve belgelere dayanarak anlattığı türdür. Doğum, eğitim, çevre, düşünce dünyası, eserler ve toplum üzerindeki etki bir bütün hâlinde ele alınır. Otobiyografi (öz yaşam öyküsü) ise kişinin kendi hayatını anlatmasıdır. Otobiyografide belge kullanılabilse de anlatıcı ile anlatılan kişinin aynı olması öznelliği artırır.
Monografi, tek bir kişi, eser, konu ya da olguyu bütün yönleriyle inceleyen kapsamlı çalışmadır. Portre ise bir kişiyi fiziksel görünüşü ve karakter özellikleriyle kısa, canlı bir anlatım içinde tanıtır. Yalnız dış görünüşü öne çıkaran metin fiziksel; ruhsal özellikleri öne çıkaran metin ruhsal portredir.
Ali Şir Nevaî’nin Mecâlisü’n-Nefâisi Türk edebiyatındaki ilk biyografik eser; Sehi Bey’in Heşt Behişti Anadolu sahasındaki ilk şair tezkiresidir. Şevket Süreyya Aydemir’in Tek Adamı biyografi, Suyu Arayan Adamı otobiyografi; Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Ahmet Haşimi monografi örneğidir.
Mektup ve Gezi Yazısı
Mektup, kişiler veya kurumlar arasındaki yazılı iletişim türüdür. Özel mektup duygu ve düşünceleri; edebî mektup sanat ve edebiyat konularını; iş mektubu ticari ilişkileri; resmî mektup kurumlar arası ya da kişi–kurum yazışmasını konu alır. Açık mektup, bir kişiye yöneltilse de kamuoyuyla paylaşılmak üzere yazılır. Sanatçı mektuplarının toplandığı eserlere Divan edebiyatında münşeat adı verilir.
Gezi yazısı (seyahatname), gezilen yerlerin doğal, tarihî ve kültürel özelliklerini yazarın gözlem ve izlenimleriyle anlattığı türdür. Coğrafya, tarih, folklor ve sosyoloji için kaynak olabilir. Yazar yalnız gördüklerini sıralamaz; karşılaştırma, betimleme ve kişisel değerlendirmelerle mekânı okura tanıtır.
| Tür | Başlıca örnekler |
|---|---|
| Mektup | Fuzûlî – Şikâyetnâme; Namık Kemal – Hususi Mektuplar; Cahit Sıtkı Tarancı – Ziya’ya Mektuplar; Ziya Gökalp – Limni ve Malta Mektupları |
| Gezi yazısı | Seydi Ali Reis – Mir’âtü’l-Memâlik; Evliya Çelebi – Seyahatnâme; Ahmet Haşim – Frankfurt Seyahatnamesi; Falih Rıfkı Atay – Denizaşırı; Azra Erhat – Mavi Anadolu |
GAZETE ÇEVRESİNDE GELİŞEN METİNLER
Makale ve Deneme
Makale, bilim, sanat, toplum veya kültürle ilgili bir düşünceyi açıklamak ve kanıtlamak amacıyla yazılır. Nesnel verilerden, örneklerden ve kaynaklardan yararlanılır; planlı, ciddi ve tutarlı bir anlatım kurulur. Türk edebiyatındaki ilk makale Şinasi’nin Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesidir.
Deneme, yazarın herhangi bir konudaki kişisel düşüncelerini kesin sonuca ulaşma ve kanıtlama zorunluluğu olmadan anlattığı türdür. Yazar kendi kendisiyle konuşur gibi doğal, çağrışımlı ve esnek bir anlatım kurabilir. Dünya edebiyatında Montaigne; Türk edebiyatında Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Sabahattin Eyüboğlu, Cemil Meriç ve Salah Birsel başlıca adlardır.
| Ölçüt | Makale | Deneme |
|---|---|---|
| Amaç | Bir görüşü açıklamak ve kanıtlamak | Kişisel düşünceyi serbestçe paylaşmak |
| Tutum | Nesnel ve sistemli | Öznel ve çağrışımlı |
| Kanıt | Veri, kaynak ve örnek önemlidir | Kanıtlama zorunluluğu yoktur |
| Sonuç | Belirli bir yargıya ulaşır | Kesin sonuca bağlanmayabilir |
Sohbet ve Fıkra
Sohbet (söyleşi), yazarın bir konuda okurla karşılıklı konuşuyormuş gibi samimi bir üslup kullandığı yazıdır. Soru cümleleri, günlük konuşma kalıpları ve okura doğrudan seslenme yaygındır. Fıkra (köşe yazısı) ise güncel bir olay veya düşünce üzerine gazete ve dergilerde yayımlanan kısa yazıdır. Fıkrada kanıtlama zorunluluğu yoktur; güncellik ve kısa ömürlülük belirgindir.
Ahmet Rasim’in Ramazan Sohbetleri, Şevket Rado’nun Eşref Saati ve Nurullah Ataç’ın Karalama Defteri sohbet; Ahmet Rasim, Falih Rıfkı Atay, Peyami Safa ve Burhan Felek ise fıkra türünün tanınan adları arasındadır.
Eleştiri
Eleştiri (tenkit), bir sanat eserini, sanatçıyı veya düşünceyi belirli ölçütlerle inceleyip güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyan yazıdır. Yalnız kusur bulmak değildir; eseri tanıtmak, çözümlemek, değerlendirmek ve edebiyat içindeki yerini belirlemek de eleştirinin işlevidir. Eleştiri esere, sanatçıya, okura veya topluma dönük olabilir.
Tanzimat’ta Namık Kemal’in Lisan-ı Osmanî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir adlı yazısı ve Tahrib-i Harabatı; Recaizade Mahmut Ekrem’in Zemzemesi ile Muallim Naci’nin Demdemesi eleştiri geleneğinin önemli örnekleridir. Cumhuriyet Dönemi’nde Nurullah Ataç, Mehmet Kaplan, Fethi Naci ve Tahir Alangu eleştiri alanında öne çıkar.
Haber Yazısı, Mülakat ve Röportaj
Haber yazısı, güncel bir olayı nesnel, açık ve anlaşılır biçimde duyurur. Temel bilgi “5N1K” sorularıyla kurulur: ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden ve kim. Haber başlığının ilgi çekici olması beklenir ancak içerik yanıltıcı olmamalı, yorum ile olgu birbirine karıştırılmamalıdır.
Mülakat (görüşme), tanınmış veya bir konuda uzman kişinin sorulara verdiği cevapların yayımlanmasına dayanır. Röportaj ise yazarın bir konuyu yerinde gözlem, araştırma, belge, fotoğraf ve görüşmelerle çok yönlü biçimde ele aldığı yazıdır. Röportajda soru-cevap bulunabilir ancak tür yalnız bu düzene bağlı değildir; yazarın izlenimleri ve betimlemeleri de metne katılır.
| Ölçüt | Mülakat | Röportaj |
|---|---|---|
| Merkez | Görüşülen kişinin cevapları | Bir konu, yer veya toplumsal sorun |
| Yöntem | Önceden hazırlanan sorular | Gözlem, araştırma, belge, görüşme, fotoğraf |
| Yazarın rolü | Soruları yöneltir ve cevapları aktarır | Gözlemler, betimler, araştırır ve kurgular |
| Sunum | Soru-cevap belirgindir | Öyküleyici ve betimleyici bölümler olabilir |
Ruşen Eşref Ünaydın’ın Diyorlar kisi mülakat; Yaşar Kemal’in Çukurova Yana Yana ve Bu Diyar Baştan Başası, Fikret Otyam’ın Gide Gidesi ve Yaşar Nabi Nayır’ın Balkanlar ve Türklükü röportaj türünde önemli örneklerdir.
DİVAN EDEBİYATINDA NESİR
Divan Nesrinin Özellikleri ve Üslup Düzeyleri
Divan edebiyatında düzyazıya nesir, düzyazı yazan kişiye nasir veya münşi, sanatlı düzyazı kurma işine inşa denir. Nesir eserlerinde konuya ve hedef kitleye göre sade, orta veya süslü bir üslup kullanılabilir. Cümle sonunda ya da içinde ses benzerliğine dayanan düzyazı kafiyesine seci adı verilir.
→
→
| Üslup | Özellik | Temsilci / eser |
|---|---|---|
| Sade nesir | Geniş halk kitlesine yönelik açık ve anlaşılır dil | Mercimek Ahmet – Kabusnâme; Seydi Ali Reis – Mir’âtü’l-Memâlik |
| Orta nesir | Yer yer sanatlı, fakat bilgiyi gölgelemeyen anlatım | Kâtip Çelebi; Evliya Çelebi; Naîmâ; Peçevi |
| Süslü nesir | Sanat gösterme amacı, uzun cümle, seci ve söz oyunları | Sinan Paşa – Tazarrunâme; Nergisî – Hamse; Veysî |
Divan Nesri Türleri
| Tür | Konu / işlev | Önemli örnek |
|---|---|---|
| Tezkire | Şair ve sanatçıların hayatı ile eserleri | Ali Şir Nevaî – Mecâlisü’n-Nefâis; Sehi Bey – Heşt Behişt |
| Tarih / vakayiname | Devlet ve toplum olaylarının kroniği | Naîmâ Tarihi; Peçevi Tarihi; Gelibolulu Mustafa Âli – Künhü’l-Ahbâr |
| Seyahatname | Gezilen yerler ve gözlemler | Evliya Çelebi – Seyahatnâme |
| Sefaretname | Elçinin yabancı ülke gözlemleri | Yirmisekiz Çelebi Mehmet – Fransa Sefaretnamesi |
| Siyasetname | Devlet yönetimi ve hükümdara öğüt | Yusuf Has Hacip – Kutadgu Bilig; Koçi Bey – Risale |
| Pendname / nasihatname | Dinî, ahlaki ve toplumsal öğüt | Güvahî – Pendnâme |
| Menakıpname / velayetname | Din büyükleri ve evliyaların hayatları | Hacı Bektaş-ı Veli çevresindeki velayetnameler |
| Gazavatname / fetihname | Savaşlar, gaziler ve fetihler | Ordu ve hükümdar zaferlerini anlatan eserler |
| Şehrengiz | Bir şehrin güzellikleri ve tanınmış kişileri | Zâtî – Edirne Şehrengizi |
| Şehname | Hükümdarların yaşamı ve başarıları | Saray çevresinde yazılan tarihî-edebî eserler |
| Hilye / siyer | Hz. Muhammed’in nitelikleri / hayatı | Hilye-i Hâkanî; Veysî – Siyer-i Veysî |
| Surname | Sünnet, düğün ve şenlikler | Vehbî ve Nâbî surnameleri |
| Kıyafetname | Dış görünüşten karakter çıkarımı | Erzurumlu İbrahim Hakkı – Marifetnâme |
| Habname | Rüya yoluyla bir olay veya kişinin değerlendirilmesi | Veysî – Hâbnâme |
| Münşeat | Mektupların ve sanatlı yazıların derlenmesi | Nâbî, Veysî, Nergisî münşeatları |
Divan Nesrinin Başlıca Temsilcileri
| Sanatçı | Öne çıkan yönü | Eserleri |
|---|---|---|
| Mercimek Ahmet | Sade nesir | Kabusnâme çevirisi |
| Seydi Ali Reis | Denizcilik ve gezi | Mir’âtü’l-Memâlik, Kitabü’l-Muhit |
| Sinan Paşa | Süslü nesrin ilk önemli temsilcisi | Tazarrunâme, Maarifnâme, Tezkiretü’l-Evliya |
| Evliya Çelebi | Gözlem, kültür ve gezi | Seyahatnâme |
| Kâtip Çelebi | Tarih, coğrafya ve bibliyografya | Cihannümâ, Keşfü’z-Zünûn, Fezleke, Mîzânü’l-Hak |
| Naîmâ ve Peçevi | Osmanlı tarih yazıcılığı | Naîmâ Tarihi, Peçevi Tarihi |
| Sehi Bey | Anadolu sahasının ilk şair tezkiresi | Heşt Behişt |
| Latîfî | Alfabetik şair tezkiresi | Tezkiretü’ş-Şuara |
| Âşık Çelebi | Ayrıntılı şair portreleri | Meşâirü’ş-Şuara |
| Nergisî | Süslü nesir, ilk mensur hamse | Hamse, Nihâlistân |
| Veysî | Süslü nesir | Siyer-i Veysî, Hâbnâme |
| Koçi Bey | Devlet düzenine ilişkin görüşler | Koçi Bey Risalesi |
II. Eseri sekiz bölümden oluştuğu için “sekiz cennet” anlamında adlandırılmıştır.
III. Sade nesrin önemli örneklerinden birini vermiştir.
Bu bilgiler aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?
CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER
Yazarlar ve Eserler
Cumhuriyet Dönemi’nde deneme, eleştiri, sohbet, günlük, gezi yazısı, mülakat ve anı türleri güçlü bir gelişme göstermiştir. Sanatçılar dil, kültür, edebiyat, toplum ve düşünce sorunlarını kişisel üsluplarıyla işlemiş; çeviri ve hümanizma çalışmaları da öğretici metinlerin alanını genişletmiştir.
| Sanatçı | Tür / yaklaşım | Önemli eserler |
|---|---|---|
| Nurullah Ataç | Deneme, eleştiri, günlük; öz Türkçe savunucusu | Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Okuruma Mektuplar, Günce |
| Suut Kemal Yetkin | Sanat ve estetik konulu deneme | Günlerin Götürdüğü, Düş’ün Payı, Yokuşa Doğru |
| Sabahattin Eyüboğlu | Deneme, çeviri, Anadolu hümanizmi | Mavi ve Kara, Sanat Üzerine Denemeler, Yunus Emre’ye Selam |
| Cemil Meriç | Deneme ve inceleme; Doğu-Batı düşüncesi | Bu Ülke, Kırk Ambar |
| Salah Birsel | Deneme ve günlük; özgün söz varlığı | Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Boğaziçi Şıngır Mıngır, Kuşları Örtünmek |
| Şevket Süreyya Aydemir | Biyografi, otobiyografi, anı | Tek Adam, Suyu Arayan Adam, İkinci Adam |
| Şevket Rado | Sohbet | Eşref Saat, Ümit Dünyası, Hayat Böyledir |
| Ruşen Eşref Ünaydın | Mülakat, röportaj, anı | Diyorlar ki, Geçmiş Günler, Atatürk’ü Özleyiş |
TÜRLERİ AYIRT ETME
AYT İçin Temel Ayrım Ölçütleri
| Metindeki ipucu | Öne çıkan tür |
|---|---|
| Tarihli, günü gününe, sonuç bilinmeden yazılmış kişisel kayıt | Günlük |
| Geçmişe dönük yaşantı ve dönem tanıklığı | Anı |
| Başkasının hayatı, araştırma ve belge | Biyografi |
| Gezilen yer, gözlem, izlenim ve karşılaştırma | Gezi yazısı |
| Bir görüşü kanıtlayan nesnel veriler | Makale |
| Kesin yargı taşımayan kişisel düşünce | Deneme |
| Okurla konuşma havası | Sohbet |
| Güncel olay üzerine kısa gazete yorumu | Fıkra |
| Eseri belirli ölçütlerle değerlendirme | Eleştiri |
| Soru-cevapla uzman veya tanınmış kişiyi merkeze alma | Mülakat |
| Yerinde gözlem, belge ve görüşmeyi birleştirme | Röportaj |
