TYT madde döngüleri konusunda su, karbon ve azotun canlılarla cansız çevre arasında nasıl yer değiştirdiği incelenir. Bu maddeler bir kez kullanılıp tükenmez; farklı kimyasal biçimlere dönüşerek yeniden dolaşıma katılır. TYT sorularında döngü şemasını ezberlemekten çok, bir okun hangi maddeyi hangi kaynaktan hangi depoya taşıdığını ve belirli bir canlı grubunun azalmasının döngüyü nasıl etkileyeceğini yorumlamak gerekir.
EKOSİSTEMDE MADDE DÖNGÜSÜ VE ENERJİ AKIŞI
Madde Yeniden Kullanılır, Enerji Tek Yönlü Akar
Canlıların yapısındaki su, karbon ve azot; ölüm, boşaltım ve ayrışma gibi olaylarla çevreye döner. Üreticiler bu maddelerin inorganik biçimlerini yeniden alarak organik moleküllerin yapısına katar. Böylece aynı atomlar farklı zamanlarda atmosferde, suda, toprakta ve farklı canlıların vücudunda bulunabilir.
Enerji için aynı durum geçerli değildir. Güneşten gelen enerji üreticilerde kimyasal enerjiye çevrilir, besin zincirinde aktarılır ve her basamakta bir bölümü ısı olarak çevreye yayılır. Isı enerjisi üreticilere geri dönüp aynı besin zincirini yeniden başlatmaz. Bu nedenle madde döngüsel, enerji akışı tek yönlüdür.
SuHâl değişimleri ve yeryüzü hareketleriyle dolaşır
KarbonCO₂ ile organik bileşikler arasında taşınır
AzotBakteriyel dönüşümlerle kullanılabilir hâle gelir
EnerjiDöngü oluşturmaz; aktarılır ve ısıya dönüşür
Dikkat
Ayrıştırıcılar elementlerin yeniden kullanılmasına yardım eder; enerjiyi başlangıç noktasına döndürmez. “Ayrıştırıcılar hem maddeyi hem enerjiyi döngüye sokar” ifadesi yanlıştır.
Örnek - 1
Bir orman ekosisteminde aynı karbon atomunun önce atmosferdeki CO₂’de, daha sonra bir ağacın glikozunda ve son olarak bir otçulun proteininde bulunduğu belirlenmiştir. Bu durum öncelikle aşağıdakilerden hangisini gösterir?
A) Enerjinin döngüsel olduğunu
B) Maddenin canlı ve cansız çevre arasında dolaştığını
C) Otçulların atmosferik CO₂’yi doğrudan kullandığını
D) Karbonun yalnız üreticilerde bulunduğunu
E) Ayrıştırıcıların enerji ürettiğini
Karbon atomu atmosferden üreticiye, üreticiden tüketiciye geçmiştir. Bu gözlem maddenin ekosistemin canlı ve cansız bölümleri arasında dolaşabildiğini gösterir.
Cevap: B
Örnek - 2
Kapalıya yakın bir ekosistemde madde giriş ve çıkışı çok sınırlı olmasına rağmen canlılık uzun süre devam edebilmektedir. Buna karşılık sisteme ışık enerjisi verilmesi gerekmektedir. Bu farkın temel nedeni hangisidir?
A) Maddelerin sürekli yok olması
B) Enerjinin canlılar tarafından oluşturulması
C) Maddelerin yeniden kullanılabilmesi, enerjinin ise ısıya dönüşerek sistemden dağılması
D) Üreticilerin mineral kullanmaması
E) Tüketicilerin fotosentez yapması
Su ve elementler ayrışma ile yeniden kullanılabilir. Enerjinin bir bölümü her metabolik basamakta ısıya dönüştüğü için ekosistemin dışarıdan sürekli enerji alması gerekir.
Cevap: C
SU DÖNGÜSÜ
Buharlaşma, Terleme, Yoğunlaşma ve Yağış
Okyanus, göl, akarsu ve toprağın yüzeyindeki sıvı su; Güneş enerjisinin etkisiyle buharlaşarak atmosfere geçer. Bitkilerin kökleriyle aldığı suyun bir bölümünü stomalardan su buharı olarak vermesi terlemedir. Buharlaşma ve terleme birlikte değerlendirildiğinde evapotranspirasyon terimi kullanılır.
Atmosferde yükselen su buharı soğuduğunda küçük su damlacıkları ya da buz kristalleri oluşur. Bu süreç yoğunlaşmadır. Damlacık ve kristaller yeterli büyüklüğe ulaştığında yağmur, kar veya dolu biçiminde yağış gerçekleşir. Su bu dört olayla atmosfer ile yeryüzü arasında sürekli yer değiştirir.
Dikkat
Terleme, bitkinin su döngüsüne yaptığı katkıdır; yoğunlaşma değildir. Yoğunlaşmada su buharı sıvı damlacıklara ya da buz kristallerine dönüşür.
Örnek - 3
Geniş bir orman alanındaki ağaçların büyük bölümü kesilirse, diğer koşullar sabitken kısa vadede aşağıdaki süreçlerden hangisinin doğrudan azalması beklenir?
A) Deniz yüzeyindeki buharlaşma
B) Bitkisel terleme
C) Bulutlardaki yoğunlaşma
D) Yer çekiminin etkisi
E) Okyanus suyunun tuzluluğu
Terleme bitkilerin yüzeyinden gerçekleşir. Bitki örtüsünün azalması, atmosferin bitkiler aracılığıyla aldığı su buharını doğrudan azaltır.
Cevap: B
Örnek - 4
Atmosferdeki su buharının önce küçük damlacıklara, ardından yağmur olarak yeryüzüne dönmesi sırasında gerçekleşen olaylar hangi sırayla verilmiştir?
A) Terleme → sızma
B) Buharlaşma → yüzey akışı
C) Yoğunlaşma → yağış
D) Yağış → yoğunlaşma
E) Sızma → buharlaşma
Su buharının damlacıklara dönüşmesi yoğunlaşma, bu damlacıkların yeryüzüne düşmesi yağıştır.
Cevap: C
Yüzey Akışı, Sızma ve Yer Altı Suları
Yağışla yeryüzüne ulaşan suyun bir bölümü eğim doğrultusunda hareket ederek dere, göl ve denizlere ulaşır. Bu harekete yüzey akışı denir. Bir bölümü ise toprağın gözeneklerinden aşağı doğru ilerleyerek sızma ile yer altı su depolarını besler. Yer altı suyu kaynaklarla yeniden yüzeye çıkabilir ya da denize doğru akabilir.
Toprağın geçirgenliği, bitki örtüsü, eğim, yağışın şiddeti ve zeminin suya doygunluğu; yüzey akışı ile sızma arasındaki paylaşımı etkiler. Bitki kökleri ve topraktaki organik maddeler suyun tutulmasını ve toprağa geçişini artırabilir. Betonlaşmış yüzeylerde ise sızma azalırken yüzey akışı genellikle artar.
YağışSu yeryüzüne ulaşır
→
Yüzey akışıAkarsu ve göllere taşınır
+
SızmaToprak ve yer altı suyuna geçer
Örnek - 5
Aynı miktarda yağış alan iki bölgeden K’de geçirgen toprak ve sık bitki örtüsü, L’de ise geniş beton yüzeyler bulunmaktadır. Diğer koşullar eşit olduğunda aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi beklenir?
A) K’de sızma daha azdır
B) L’de yer altı suyu beslenmesi daha fazladır
C) K’de yüzey akışı kesinlikle sıfırdır
D) L’de yüzey akışı daha fazla olabilir
E) Her iki bölgede suyun hareketi aynıdır
Beton yüzeyler suyun toprağa sızmasını sınırlar. Bu nedenle L’de yüzey akışı ve ani su birikimi K’ye göre daha fazla olabilir.
Cevap: D
Örnek - 6
Bir havzada toprağın suya tamamen doygun olduğu sırada kısa sürede çok şiddetli yağış gerçekleşiyor. Bu durumda aşağıdaki değişimlerden hangisi en olasıdır?
A) Sızmanın sınırsız artması
B) Yüzey akışının artması
C) Buharlaşmanın tamamen durması
D) Yoğunlaşmanın toprağın içinde gerçekleşmesi
E) Terlemenin yağışa dönüşmesi
Toprak doygun olduğunda yeni gelen suyun toprağa geçme kapasitesi sınırlanır. Yağışın önemli bir bölümü yüzeyden akmaya başlar.
Cevap: B
Su Döngüsünde Canlı ve Cansız Süreçler
Su döngüsünün buharlaşma, yoğunlaşma, yağış, yüzey akışı ve sızma gibi temel bölümleri cansız çevrede de gerçekleşebilir. Canlılar döngünün zorunlu tek motoru değildir; ancak suyu alıp vücutlarına katar, beslenmeyle aktarır, solunum ve boşaltımla çevreye verir. Bitkilerin terlemesi de atmosferdeki su buharına önemli katkı sağlar.
Dikkat
“Canlılar ortadan kalkarsa su döngüsü bütünüyle durur” sonucu doğru değildir. Terleme ve canlılara bağlı aktarım azalır; fakat buharlaşma, yoğunlaşma ve yağış gibi fiziksel olaylar sürebilir.
Örnek - 7
Aşağıdaki şemada I denizden atmosfere, II bitkiden atmosfere, III buluttan karaya ve IV yüzeyden toprağın altına yönelen su hareketini göstermektedir.
Numaralı süreçlerin doğru eşleştirilmesi hangisidir?
A) I yoğunlaşma, II yağış, III terleme, IV buharlaşma
B) I buharlaşma, II terleme, III yağış, IV sızma
C) I terleme, II sızma, III buharlaşma, IV yağış
D) I yağış, II buharlaşma, III yoğunlaşma, IV terleme
E) I sızma, II yağış, III yüzey akışı, IV terleme
Deniz yüzeyinden yükselen I buharlaşma, bitkiden yükselen II terleme, buluttan karaya yönelen III yağış, toprağın altına ilerleyen IV sızmadır.
Cevap: B
Örnek - 8
Su döngüsünde yalnız canlıların doğrudan etkinliğine bağlı olan olay aşağıdakilerden hangisidir?
A) Deniz yüzeyinden buharlaşma
B) Bulutlarda yoğunlaşma
C) Bitkilerde terleme
D) Yağmur biçiminde yağış
E) Yer çekimiyle yüzey akışı
Terleme canlı bitkilerin fizyolojik faaliyetidir. Diğer olaylar canlılar bulunmadan da fiziksel koşullar uygun olduğunda gerçekleşebilir.
Cevap: C
KARBON DÖNGÜSÜ
Karbonun Organik Yapıya Katılması
Atmosferde ve suda bulunan karbondioksit, fotosentez yapan canlılar tarafından kullanılarak glikoz gibi organik moleküllerin yapısına katılır. Kemosentez yapan bazı prokaryotlar da CO₂’yi organik madde üretiminde kullanabilir. Böylece inorganik karbon, canlı yapısına girer.
Üreticilerdeki organik karbon beslenme yoluyla otçullara, ardından etçillere ve diğer tüketicilere aktarılır. Bir tüketici karbon atomunu atmosferden doğrudan almak yerine çoğunlukla besinindeki organik moleküllerden edinir.
Örnek - 9
Atmosferde işaretlenmiş bir karbon atomunun önce bir bitkinin nişastasında, daha sonra bu bitkiyle beslenen çekirgenin yağında bulunması aşağıdaki olay çiftlerinden hangisiyle açıklanır?
A) Solunum ve denitrifikasyon
B) Fotosentez ve beslenme
C) Amonifikasyon ve nitrifikasyon
D) Yoğunlaşma ve yağış
E) Sızma ve buharlaşma
Bitki CO₂’deki karbonu fotosentezle organik maddeye katar. Çekirge bu karbonu bitkiyi yiyerek alır.
Cevap: B
Örnek - 10
Karanlık ortamda yaşayan ve inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ettiği enerjiyle CO₂’den organik besin üreten bir bakteri karbon döngüsünde hangi olayı gerçekleştirir?
A) Kemosentezle karbonu organik yapıya katma
B) Denitrifikasyonla N₂ oluşturma
C) Terlemeyle su buharı verme
D) Beslenmeyle üreticiden karbon alma
E) Yanmayla fosil yakıt oluşturma
Işık kullanılmadan kimyasal enerjiden yararlanılarak CO₂’nin organik maddeye katılması kemosentezdir. Bu bakteri karbon döngüsünde üretici rolündedir.
Cevap: A
Solunum, Ayrışma ve Yanma Karbonu Geri Verir
Üretici, tüketici ve ayrıştırıcılar hücresel solunum sırasında organik molekülleri parçalayarak CO₂ oluşturabilir. Ölü organizmalar ile organik artıklar ayrıştırıcıların faaliyetleri sonucunda parçalanır; bu sırada organik karbonun bir bölümü yeniden CO₂ olarak atmosfere ya da suya verilir.
Geçmiş jeolojik dönemlerde canlı kalıntılarındaki karbonun bir bölümü uygun koşullarda kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarda depolanmıştır. Fosil yakıtların yanması bu uzun süreli depodaki karbonu kısa sürede CO₂ biçiminde atmosfere taşır. Orman yangınları ve odunun yanması da organik karbonun atmosfere dönmesine yol açar.
Dikkat
Fotosentez atmosferdeki CO₂’yi azaltan, solunum ve yanma ise CO₂’yi artıran yönde işler. Bitkiler yalnız fotosentez yapmaz; onlar da hücresel solunumla CO₂ oluşturabilir.
Örnek - 11
Bir ekosistemde ayrıştırıcıların etkinliği uzun süre azalırsa karbon döngüsünde aşağıdakilerden hangisi beklenir?
A) Ölü organik maddelerin daha hızlı parçalanması
B) Organik kalıntıların birikmesi ve karbonun çevreye dönüş hızının azalması
C) Bütün üreticilerin tüketiciye dönüşmesi
D) Atmosferik azotun doğrudan glikoza katılması
E) Su döngüsünün bütünüyle durması
Ayrıştırıcılar ölü organizmalardaki organik maddeleri parçalar. Etkinlikleri azaldığında kalıntılar birikir ve organik karbonun CO₂ ya da başka inorganik biçimlere dönüşmesi yavaşlar.
Cevap: B
Örnek - 12
Bir bölgede fosil yakıt tüketimi artarken bitki örtüsü alanı azalmaktadır. Diğer koşullar aynı kabul edildiğinde atmosferdeki CO₂ miktarı için hangi yorum en uygundur?
A) Yanma CO₂’yi tükettiği için azalır
B) Fotosentez arttığı için azalır
C) CO₂ girişi artıp fotosentezle uzaklaştırma kapasitesi azalabileceği için artabilir
D) Karbon döngüsü durduğu için değişmez
E) Yalnız azot bakterileri tarafından belirlenir
Fosil yakıtların yanması atmosfere CO₂ verir. Bitki örtüsünün azalması ise fotosentezle CO₂ alımını sınırlar; iki değişim de atmosferik CO₂’yi artırıcı yöndedir.
Cevap: C
Karbon Depoları ve Okyanus–Atmosfer Alışverişi
Karbon atmosferde CO₂, canlılarda organik molekül, toprakta organik kalıntı, yer kabuğunda karbonatlı kayaç ve fosil yakıt, okyanuslarda ise çözünmüş CO₂ ile çeşitli iyonlar hâlinde depolanabilir. Bu depoların karbonu tutma süresi aynı değildir; solunum saniyeler içinde, fosil yakıt oluşumu ise çok uzun jeolojik zamanlarda gerçekleşebilir.
Okyanus yüzeyi ile atmosfer arasında çift yönlü CO₂ alışverişi vardır. Su, koşullara bağlı olarak atmosferden CO₂ alabilir veya atmosfere CO₂ verebilir. Sucul üreticiler çözünmüş karbonu fotosentezde kullanır; sucul canlıların solunumu ve ayrışması karbonu yeniden suya verir.
Örnek - 13
Aşağıdaki şemada I atmosferden üreticiye, II üreticiden tüketiciye, III üretici ve tüketiciden atmosfere, IV fosil yakıttan atmosfere yönelen karbon geçişlerini göstermektedir.
Numaralı geçişlerin doğru eşleştirilmesi hangisidir?
A) I fotosentez, II beslenme, III hücresel solunum, IV yanma
B) I solunum, II fotosentez, III yanma, IV beslenme
C) I beslenme, II yanma, III fotosentez, IV ayrışma
D) I denitrifikasyon, II nitrifikasyon, III terleme, IV yağış
E) I sızma, II yoğunlaşma, III amonifikasyon, IV solunum
Atmosferden üreticiye karbon geçişi fotosentezle, üreticiden tüketiciye beslenmeyle olur. Canlıların atmosfere CO₂ vermesi solunum, fosil yakıttan atmosfere geçiş yanmadır.
Cevap: A
Örnek - 14
Karbon döngüsündeki bir depoda karbonun milyonlarca yıl tutulabildiği, başka bir geçişin ise saniyeler içinde gerçekleşebildiği belirtiliyor. Bu iki duruma sırasıyla hangi örnek verilebilir?
A) Hücresel solunum – fosil yakıt oluşumu
B) Fosil yakıt oluşumu – hücresel solunum
C) Beslenme – kayaç oluşumu
D) Terleme – nitrifikasyon
E) Yağış – denitrifikasyon
Fosil yakıtların oluşması jeolojik zaman gerektirir. Hücresel solunumda organik karbonun CO₂’ye dönüşmesi ise canlı hücrelerinde sürekli ve hızlı gerçekleşebilir.
Cevap: B
AZOT DÖNGÜSÜ
Azot Bağlanması ve Atmosferik Azot
Azot; amino asit, protein, ATP ve nükleik asitlerin yapısında bulunur. Atmosferin büyük bölümünü oluşturan N₂ gazı çok kararlı bir moleküldür. Bitkilerin büyük bölümü atmosferik N₂’yi doğrudan kullanamaz; azotu kökleriyle çoğunlukla nitrat gibi çözünmüş iyonlar hâlinde alır.
Atmosferik N₂’nin amonyak ya da amonyum biçimine dönüştürülmesine azot bağlanması denir. Bu dönüşümü serbest yaşayan bazı bakteriler ve siyanobakteriler ile baklagillerin kök nodüllerinde ortak yaşayan Rhizobium bakterileri gerçekleştirebilir. Yıldırım sırasında açığa çıkan enerji de atmosferik azotun toprağa taşınabilen bileşiklere dönüşmesine katkı sağlar.
Dikkat
Baklagil bitkisi atmosferik N₂’yi kendi hücreleriyle doğrudan bağlamaz. Kök nodülündeki azot bağlayıcı bakteriler dönüşümü gerçekleştirir; bitki bu ortaklıktan kullanılabilir azot sağlar.
Örnek - 15
Steril bir toprakta yetiştirilen baklagil fidelerinin bir grubunun köklerine uygun Rhizobium bakterileri ekleniyor. Diğer koşullar eşitken bu grupta aşağıdakilerden hangisi beklenir?
A) Atmosferik N₂’nin kullanılabilir azot bileşiklerine dönüşümünün artması
B) Fotosentezin zorunlu olarak durması
C) Nitratın N₂’ye dönüşümünün tek süreç hâline gelmesi
Yeşil bir bitkinin bulunduğu ortamda bol miktarda atmosferik N₂ olmasına rağmen topraktaki nitrat iyonları tükendiğinde büyüme yavaşlıyor. Bunun en uygun açıklaması hangisidir?
A) Bitkinin N₂’yi çoğunlukla doğrudan kullanamaması
B) Nitratın yalnız hayvanlar tarafından kullanılması
C) Azotun protein yapısında bulunmaması
D) Bitkinin karbonu topraktan alması
E) Nitrifikasyonun fotosentezle aynı olay olması
Çoğu bitki atmosferik N₂’yi doğrudan alamaz. Kökleriyle nitrat ve bazı durumlarda amonyum iyonlarını alarak azotu organik yapısına katar.
Cevap: A
Nitrifikasyon ve Bitkisel Özümleme
Azot bağlanması ya da amonifikasyon sonucunda oluşan amonyak, toprakta çoğunlukla amonyum iyonu hâlinde bulunur. Oksijenli toprakta yaşayan nitrifikasyon bakterileri, amonyumu önce nitrite, ardından nitrata dönüştürür:
NH₃ / NH₄⁺Amonyak ve amonyum
→
NO₂⁻Nitrit
→
NO₃⁻Nitrat
Bu iki basamak birlikte nitrifikasyon olarak adlandırılır. Nitrifikasyon yapan bakteriler, inorganik maddelerin oksidasyonundan enerji elde edebilen kemoototrof canlılardır. Bitkiler kökleriyle aldıkları nitratı amino asit ve diğer organik azotlu bileşiklerin yapısına katar. Bu işlem bitkisel özümlemedir. Azot daha sonra beslenme yoluyla tüketicilere geçer.
Dikkat
Nitrifikasyon atmosferik N₂’nin bağlanması değildir. Nitrifikasyonda topraktaki NH₄⁺, NO₂⁻ ve ardından NO₃⁻ biçimine dönüştürülür.
Örnek - 17
Oksijence zengin bir toprak örneğinde nitrifikasyon bakterilerinin etkinliği artıyor. Diğer koşullar sabitken hangi değişim dizisi beklenir?
A) NO₃⁻ → NO₂⁻ → NH₄⁺
B) NH₄⁺ → NO₂⁻ → NO₃⁻
C) N₂ → protein → NH₄⁺
D) CO₂ → glikoz → N₂
E) H₂O → O₂ → NO₃⁻
Nitrifikasyonda amonyum önce nitrite, nitrit de nitrata oksitlenir. Bu nedenle doğru sıra NH₄⁺ → NO₂⁻ → NO₃⁻ biçimindedir.
Cevap: B
Örnek - 18
Bir bitkinin kökleriyle aldığı nitrat iyonlarındaki azotun yaprak hücresindeki bir proteinin yapısına katılması hangi olaydır?
A) Denitrifikasyon
B) Yağış
C) Bitkisel özümleme
D) Amonifikasyon
E) Yüzey akışı
Bitkinin inorganik azotu alıp amino asit ve protein gibi organik moleküllere katması bitkisel özümlemedir.
Cevap: C
Amonifikasyon, Denitrifikasyon ve Toprak Azotu Dengesi
Canlıların boşaltım ürünleri, ölü organizmalar ve organik artıklar ayrıştırıcılar tarafından parçalanır. Organik azotlu bileşiklerin amonyak ya da amonyum biçimine dönüştürülmesine amonifikasyon denir. Bu olay organik azotu yeniden nitrifikasyona uygun bir inorganik forma taşır.
Oksijenin az olduğu topraklarda bazı bakteriler nitratı elektron alıcısı olarak kullanarak N₂ gazına kadar indirger. Denitrifikasyon adı verilen bu süreç, azotu topraktan atmosfere taşır ve toprağın bitkilerce kullanılabilir azot miktarını azaltabilir.
Toprak azotunu azot bağlanması, amonifikasyon ve uygun gübreleme artırabilir; bitkisel alım, denitrifikasyon, hasatla biyokütlenin ortamdan uzaklaştırılması ve nitratın suyla yıkanması azaltabilir. Sonuç, tek bir süreçten değil bu giriş ve çıkışların dengesinden doğar.
Süreç
Başlangıç
Sonuç
Topraktaki kullanılabilir azota genel etkisi
Azot bağlanması
Atmosferik N₂
NH₃ / NH₄⁺
Artırıcı
Nitrifikasyon
NH₄⁺
NO₂⁻ ve NO₃⁻
Bitkinin nitrat kaynağını artırabilir
Amonifikasyon
Organik azot
NH₃ / NH₄⁺
Artırıcı
Denitrifikasyon
NO₃⁻
Atmosferik N₂
Azaltıcı
Dikkat
Amonifikasyon ile denitrifikasyon aynı olay değildir. Amonifikasyon organik azotu NH₃/NH₄⁺ biçimine getirir; denitrifikasyon nitratı N₂’ye dönüştürerek atmosfere yollar.
Örnek - 19
Aşağıdaki şemada I atmosferik N₂’den NH₄⁺’a, II NH₄⁺’tan NO₂⁻ ve NO₃⁻’a, III NO₃⁻’tan bitkiye, IV NO₃⁻’tan atmosferik N₂’ye geçişi göstermektedir.
Numaralı olayların doğru eşleştirilmesi hangisidir?
A) I azot bağlanması, II nitrifikasyon, III bitkisel özümleme, IV denitrifikasyon
B) I denitrifikasyon, II amonifikasyon, III solunum, IV fotosentez
C) I nitrifikasyon, II azot bağlanması, III yağış, IV sızma
D) I fotosentez, II beslenme, III yanma, IV ayrışma
E) I amonifikasyon, II denitrifikasyon, III terleme, IV yoğunlaşma
N₂’nin NH₄⁺’a dönüşmesi azot bağlanmasıdır. NH₄⁺’tan nitrit ve nitrata geçiş nitrifikasyon, nitratın bitkiye alınması özümleme, nitratın N₂’ye dönmesi denitrifikasyondur.
Cevap: A
Örnek - 20
Bir tarım toprağında aynı anda aşağıdaki değişimler gözleniyor:
I. Baklagil köklerindeki azot bağlayıcı bakteri etkinliği artıyor.
II. Ölü organik maddelerin amonifikasyonu hızlanıyor.
III. Oksijensiz bölgelerde denitrifikasyon artıyor.
Bu değişimlerden hangileri toprağın kullanılabilir azotunu artırıcı yönde etki gösterebilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Azot bağlanması atmosferik azotu, amonifikasyon organik azotu NH₃/NH₄⁺ biçimine taşır; ikisi de kullanılabilir azot havuzunu artırabilir. Denitrifikasyon ise nitratı N₂ olarak atmosfere gönderir.
Cevap: C
Su döngüsü maddenin fiziksel hareketlerini, karbon ve azot döngüleri ise fiziksel hareketlerin yanında kimyasal ve biyolojik dönüşümleri de içerir. Üç döngünün ortak noktası, elementlerin canlı ve cansız çevre arasında yeniden kullanılabilmesidir. TYT madde döngüleri sorularında her okun başlangıç ve bitiş deposu belirlendiğinde süreç adları ve olası değişimler daha kolay ayırt edilir.