TYT NÜKLEİK ASİTLER VE ATP

0
8
TYT nükleik asitler ve ATP konu anlatımı kapağı

TYT nükleik asitler ve ATP konusu, kalıtsal bilginin hangi moleküllerde taşındığını ve hücresel olayların enerjiyle nasıl eşleştirildiğini birlikte açıklar. Sorularda yalnız yapı adları değil; nükleotit bileşenleri, bağ sayıları, DNA’daki baz oranları, RNA çeşitlerinin görevleri ve ATP–ADP dönüşümüne ilişkin deneysel çıkarımlar değerlendirilir. Kavramların yapı–bağ–işlev ilişkisiyle öğrenilmesi, işlem ve yorum sorularını aynı temelde çözmeyi sağlar.

ATP VE ENERJİ AKTARIMI

ATP’nin Yapısı ve Özellikleri

ATP, hücrede enerji gerektiren olaylarla enerji açığa çıkaran olaylar arasında aracılık eden bir nükleotittir. Bir ATP molekülünde adenin bazı, riboz şekeri ve üç fosfat grubu bulunur. Adenin ile riboz birlikte adenozini oluşturur. Adenozine bir fosfat bağlanırsa AMP, iki fosfat bağlanırsa ADP, üç fosfat bağlanırsa ATP meydana gelir.

ATP’deki kullanılabilir enerji, özellikle son fosfat grubunun ayrılmasıyla hücresel olaylara aktarılır. Bu anlatım “bağ kırılması tek başına enerji verir” biçiminde yorumlanmamalıdır; hidroliz sırasında bağlar kırılırken yeni bağlar da kurulur ve toplam süreç enerji açığa çıkarır. ATP protein, karbonhidrat ya da yağ gibi uzun süreli bir depo maddesi değildir. Sürekli sentezlenir ve gereksinim oluştuğunda kısa sürede tüketilir.

ATP'nin adenin riboz ve üç fosfatlı yapısı ile ATP ADP enerji döngüsü
Dikkat
ATP bir enerji türü değil, kimyasal enerjinin kısa süreli aktarımını sağlayan moleküldür. Hücre ATP’yi büyük miktarda depolamaz; üretim ile tüketim birbirine yakın zamanlarda gerçekleşir.
Örnek - 1
Bir ATP molekülü tamamen hidroliz edilerek adenin, riboz ve üç fosfat grubuna ayrılıyor. Bu süreçte;

I. glikozit,

II. ester,

III. fosfatlar arasındaki yüksek enerjili

bağ çeşitlerinden hangileri kırılmış olur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Adenin ile riboz arasında glikozit, riboz ile ilk fosfat arasında ester, fosfat grupları arasında yüksek enerjili fosfat bağları bulunur. Molekül bileşenlerine bütünüyle ayrıldığında üç bağ türü de kırılır.

Cevap: E

Örnek - 2
Eşit sayıda ATP ve RNA nükleotidi karşılaştırılıyor. Bu moleküllerin tamamında;

I. riboz,

II. adenin,

III. fosfat

bileşenlerinden hangilerinin ortak olduğu kesin olarak söylenebilir?

A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) I ve III
E) I, II ve III
ATP’de riboz, adenin ve fosfat vardır. Her RNA nükleotidinde riboz ile fosfat bulunur; fakat baz adenin, guanin, sitozin veya urasil olabilir. Kesin ortak olanlar I ve III’tür.

Cevap: D

ATP–ADP Döngüsü: Fosforilasyon ve Defosforilasyon

ADP’ye inorganik fosfatın enerji kullanılarak bağlanmasına fosforilasyon denir. ATP’nin su katılarak ADP ve inorganik fosfata ayrılması ise defosforilasyon ya da ATP hidrolizidir. Bu iki yönlü dönüşüm, hücredeki enerji akışının merkezinde bulunur.

ATP; hücresel solunumda substrat düzeyinde ve oksidatif fosforilasyonla, fotosentez yapan canlılarda ayrıca fotofosforilasyonla sentezlenebilir. Bu isimler enerji kaynağına ve mekanizmaya göre değişse de ortak sonuç ADP ile fosfattan ATP oluşmasıdır. ATP sentezi endergonik, ATP hidrolizi ise ekzergonik bir süreçtir.

ADP + PiDaha düşük kullanılabilir enerji

FosforilasyonEnerji alınır

ATPKısa süreli enerji aktarımı
Örnek - 3
Aşağıdaki şemada hücrede gerçekleşen bazı olaylar X ve Y gruplarında toplanmıştır.

X olaylarından ATP üretimine ve ATP'den Y olaylarına enerji aktarımını gösteren soru şeması

Buna göre X ve Y yerine sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Protein sentezi – Hücresel solunum
B) Aktif taşıma – Fotosentezin ışığa bağlı evresi
C) Hücresel solunum – Aktif taşıma
D) Kas kasılması – Besinlerin oksidasyonu
E) Endositoz – Substrat düzeyinde fosforilasyon
X grubunda ADP ve fosfattan ATP sentezlenmesini destekleyen enerji verici olay, Y grubunda ise ATP hidroliziyle yürüyen enerji tüketici olay bulunmalıdır. Hücresel solunum ATP üretir; aktif taşıma ATP tüketebilir.

Cevap: C

Örnek - 4
Bir hücrede belirli bir zaman aralığında ATP sentez hızı sabit kalırken ATP tüketim hızı giderek artıyor. Başlangıçta ATP ve ADP miktarları eşitse başka bir değişken dikkate alınmadığında süreç sonunda hangisi beklenir?

A) ATP miktarının artması, ADP’nin azalması
B) ATP ve ADP’nin birlikte artması
C) ATP miktarının azalması, ADP’nin artması
D) ATP’nin glikoza dönüşmesi
E) Fosforilasyonun tümüyle durması
Tüketim hızı üretim hızını aştığında ATP havuzu azalır. ATP hidrolizi ADP oluşturduğu için ADP miktarı artma eğilimindedir; fosforilasyonun bütünüyle durduğu söylenemez.

Cevap: C

ATP’nin Kullanıldığı Hücresel Olaylar

ATP hidrolizinden açığa çıkan enerji, kendiliğinden ilerlemeyen hücresel olaylarla eşleştirilebilir. Protein ve nükleik asit sentezi gibi biyosentez olayları, aktif taşıma, endositoz ve ekzositoz, kas kasılması, kamçı hareketi, hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerinin çalışması ve bazı kimyasal düzenlemeler ATP gerektirebilir. Buna karşılık basit difüzyon, osmoz ve kolaylaştırılmış difüzyon ATP harcamaz.

ATP’nin bir hücrede sentezlenip başka bir hücreye enerji paketi olarak gönderilmesi temel kural değildir. Her hücre gereksinim duyduğu ATP’yi kendi metabolik süreçleriyle üretir. ATP sentezleme yeteneği canlı hücrelerin ortak özelliğidir; ancak üretim yolu ve organel kullanımı canlı türüne göre değişebilir.

Dikkat
Bir olayın hücre içinde gerçekleşmesi, mutlaka doğrudan ATP tükettiğini göstermez. Pasif taşıma olayları derişim farkının enerjisiyle ilerler; ATP doğrudan harcanmaz.
Örnek - 5
Bir alyuvar hücresinde aynı anda glikozun kolaylaştırılmış difüzyonla alınması, sodyum–potasyum pompasının çalışması ve protein sentezi olayları değerlendiriliyor. Bu olaylardan hangileri doğrudan ATP tüketebilir?

A) Yalnız glikoz alımı
B) Yalnız pompanın çalışması
C) Glikoz alımı ve protein sentezi
D) Pompanın çalışması ve protein sentezi
E) Üçü de
Kolaylaştırılmış difüzyon pasif taşımadır. Aktif taşıma yapan pompa ATP kullanır; protein sentezi de enerji gerektirir. Soruda verilen hücre tipi olgun memeli alyuvarı olarak düşünülürse protein sentezi yapamaz; bu nedenle yalnız pompa çalışması doğrudan ATP tüketebilir.

Cevap: B

Örnek - 6
Bir deneyde hücrenin ATP üretimi geçici olarak durduruluyor. Hücrede başlangıçta az miktarda ATP bulunduğuna göre aşağıdaki olaylardan hangisinin diğerlerinden daha uzun süre devam etmesi beklenir?

A) Aktif taşıma
B) Ekzositoz
C) Osmoz
D) Protein sentezi
E) Kamçı hareketi
Osmoz suyun yarı geçirgen zardan pasif geçişidir ve doğrudan ATP tüketmez. Diğer olaylar enerji gerektirdiğinden mevcut ATP azaldıkça daha erken yavaşlar.

Cevap: C

NÜKLEOTİTLER VE NÜKLEİK ASİTLER

Nükleozit ve Nükleotidin Bileşenleri

Nükleik asitlerin yapı birimi nükleotittir. Bir nükleotit azotlu organik baz, beş karbonlu şeker ve fosfat grubundan oluşur. Baz ile şekerin birleşmesine nükleozit denir; nükleozide fosfat eklendiğinde nükleotit oluşur. Baz ile şeker arasında glikozit, şeker ile fosfat arasında ester bağı kurulur.

DNA nükleotitlerinde şeker deoksiriboz, RNA nükleotitlerinde ribozdur. Fosfat ve şeker aynı tür nükleik asit içindeki nükleotitlerde ortaktır; nükleotit çeşidini belirleyen temel farklılık azotlu bazdır. Nükleotitlerin adlandırılmasında içerdiği baz esas alınır.

Nükleozit ve nükleotidin baz şeker fosfat bileşenleriyle bağlarının karşılaştırılması
Örnek - 7
Şekilde bir nükleotidin bileşenleri K, L ve M ile gösterilmiştir.

K L ve M ile gösterilmiş nükleotit bileşenleri soru görseli

Bu yapı DNA’ya ait bir nükleotit olduğuna göre;

I. K timin olabilir.

II. L deoksiribozdur.

III. M bütün DNA nükleotitlerinde ortak olabilir.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
K baz, L pentoz, M fosfattır. DNA bazlarından biri timin, DNA şekeri deoksiribozdur; fosfat bütün DNA nükleotitlerinde bulunabilir.

Cevap: E

Örnek - 8
Bir nükleozidin yapısına fosfat grubu eklendiğinde aşağıdakilerden hangisi kesin olarak gerçekleşir?

A) Pürin bazı pirimidine dönüşür.
B) Nükleotit oluşur.
C) Riboz deoksiriboza dönüşür.
D) İki polinükleotit zinciri oluşur.
E) Hidrojen bağları kurulur.
Nükleozit baz ve şekerden oluşur. Fosfatın eklenmesiyle nükleotit meydana gelir; baz veya şeker türünün değişmesi gerekmez.

Cevap: B

Organik Bazlar ve Nükleotit Çeşitleri

Azotlu organik bazlar halka yapılarına göre iki gruptur. Adenin ve guanin çift halkalı pürin; sitozin, timin ve urasil tek halkalı pirimidin bazlarıdır. Adenin, guanin ve sitozin hem DNA’da hem RNA’da bulunur. Timin yalnız DNA’nın, urasil ise RNA’nın ayırt edici bazıdır.

DNA’da deoksiribozla birleşen A, G, S ve T bazlarına göre dört; RNA’da ribozla birleşen A, G, S ve U bazlarına göre dört nükleotit çeşidi vardır. Böylece canlılarda DNA ve RNA yapısında toplam sekiz temel nükleotit çeşidi sayılır. Aynı bazın DNA ve RNA nükleotidi, içerdiği şeker farklı olduğu için aynı nükleotit değildir.

PürinlerAdenin ve guaninÇift halkalı
PirimidinlerSitozin, timin ve urasilTek halkalı
DNA’ya özgüTimin + deoksiriboz
RNA’ya özgüUrasil + riboz
Dikkat
“Adenin nükleotidi” ifadesi tek başına şeker türünü belirtmez. Adeninli DNA nükleotidi ile adeninli RNA nükleotidinde baz aynı, şeker farklıdır.
Örnek - 9
Bir hücrede DNA ve RNA sentezi için kullanılabilen serbest nükleotitler birlikte inceleniyor. Bu havuzdaki nükleotit çeşitleriyle ilgili hangisi doğrudur?

A) En fazla beş çeşit nükleotit bulunur.
B) Tümünde aynı pentoz şekeri vardır.
C) Adenin içeren iki farklı nükleotit çeşidi bulunabilir.
D) Urasil deoksiribozla birleşerek DNA’ya katılır.
E) Timin ve urasil aynı molekülde zorunlu olarak bulunur.
Adenin hem deoksiribozla hem ribozla nükleotit oluşturabilir. Bu nedenle adeninli DNA ve adeninli RNA nükleotitleri farklı iki çeşittir.

Cevap: C

Örnek - 10
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Adenin – Pürin – DNA ve RNA
B) Guanin – Pürin – DNA ve RNA
C) Sitozin – Pirimidin – DNA ve RNA
D) Timin – Pirimidin – RNA
E) Urasil – Pirimidin – RNA
Timin pirimidindir ancak temel RNA yapısında değil DNA’da bulunur. RNA’nın ayırt edici pirimidini urasildir.

Cevap: D

Polinükleotit Zinciri ve Bağlar

Nükleotitler, birinin fosfatı ile diğerinin şekeri arasında kurulan fosfodiester bağı sayesinde zincir oluşturur. Böylece şeker–fosfat omurgası meydana gelir; bazlar omurgaya bağlı olarak dışa ya da zincirin iç bölümüne yönelir. n sayıda nükleotitten doğrusal tek zincir oluşurken n − 1 fosfodiester bağı kurulur ve n − 1 su açığa çıkar.

DNA’nın iki zincirini karşılıklı bazlar arasındaki hidrojen bağları bir arada tutar. Fosfodiester bağı güçlü kovalent bağdır ve aynı zincirde bulunur; hidrojen bağı ise tamamlayıcı bazlar arasında, karşılıklı zincirleri bağlar. Bu iki bağın yeri ve sayım biçimi birbirine karıştırılmamalıdır.

Örnek - 11
Doğrusal tek zincirli bir RNA molekülünün yapısında 480 nükleotit bulunduğuna göre, bu zincirin kurulması sırasında oluşan fosfodiester bağı ve açığa çıkan su sayıları sırasıyla kaçtır?

A) 479 – 479
B) 480 – 479
C) 479 – 480
D) 960 – 480
E) 480 – 480
Doğrusal bir zincirde n nükleotidi birleştirmek için n − 1 bağlantı gerekir. Her fosfodiester bağı kurulurken bir su çıktığı kabul edildiğinde iki değer de 479’dur.

Cevap: A

Örnek - 12
Toplam 600 nükleotitten oluşan doğrusal çift zincirli bir DNA parçasında kaç fosfodiester bağı bulunur?

A) 298
B) 300
C) 598
D) 599
E) 600
İki zincirin her birinde 300 nükleotit vardır. Her zincirde 299, iki zincirde toplam 598 fosfodiester bağı bulunur.

Cevap: C

DNA: KALITSAL BİLGİNİN DEPOLANMASI

DNA’nın Yapısı, Baz Eşleşmesi ve Bulunduğu Yerler

DNA, çoğunlukla birbirine zıt yönde uzanan iki polinükleotit zincirinin sarmal oluşturmasıyla meydana gelir. Zincirlerin dış bölümünde şeker–fosfat omurgası, iç bölümünde karşılıklı baz çiftleri yer alır. Adenin timinle iki, guanin sitozinle üç hidrojen bağı kurar. Bu tamamlayıcılık nedeniyle çift zincirli DNA’da A = T, G = S ve toplam pürin sayısı toplam pirimidin sayısına eşittir.

Ökaryot hücrelerde DNA’nın büyük bölümü çekirdekte; ayrıca mitokondri ve kloroplastta bulunur. Prokaryotlarda çekirdek zarı olmadığı için DNA sitoplazmadaki nükleoit bölgede ve plazmitlerde yer alabilir. DNA’nın temel görevi kalıtsal bilgiyi depolamak, gerektiğinde eşlenmek ve RNA sentezine kalıp olmaktır.

DNA çift sarmalında şeker fosfat omurgası baz eşleşmeleri ve bağ çeşitleri
Örnek - 13
Çift zincirli bir DNA molekülünde adenin nükleotitlerinin toplam nükleotitlere oranı %18’dir. Buna göre guanin nükleotitlerinin oranı kaçtır?

A) 18
B) 32
C) 36
D) 41
E) 64
A = T olduğundan A + T = %36’dır. G + S = %64 ve G = S olduğuna göre guanin oranı %32’dir.

Cevap: B

Örnek - 14
Bir ökaryot hücrede DNA bulunduğu saptanan K organeli oksijenli solunumla, L organeli fotosentezle ilişkilidir. Buna göre K ve L için hangisi doğrudur?

A) K ribozom, L kofuldur.
B) K mitokondri, L kloroplasttır.
C) K lizozom, L sentrozomdur.
D) İkisinde de yalnız RNA bulunur.
E) İkisi de bütün ökaryot hücrelerde bulunur.
Oksijenli solunumla ilişkili ve kendi DNA’sı bulunan organel mitokondri; fotosentezle ilişkili olan kloroplasttır. Kloroplast bütün ökaryotlarda bulunmaz.

Cevap: B

DNA’da Nükleotit ve Bağ Hesaplamaları

Çift zincirli DNA sorularında önce verilen sayının tek zincire mi, tüm moleküle mi ait olduğu belirlenir. Toplam nükleotit sayısı ikiye bölündüğünde baz çifti sayısı bulunur. A–T çifti başına iki, G–S çifti başına üç hidrojen bağı hesaplanır. Doğrusal bir DNA’da toplam fosfodiester bağı, toplam nükleotit sayısından iki eksiktir; çünkü iki ayrı zincirin her birinde birer uç bağlantısız kalır.

G–S oranı arttıkça aynı uzunluktaki DNA parçasındaki hidrojen bağı sayısı artar. Bu nedenle zincirleri ayırmak için daha fazla enerji gerekebilir. Ancak genin taşıdığı bilgi yalnız toplam hidrojen bağı sayısından çıkarılamaz; bazların dizilişi belirleyicidir.

Dikkat
Eşit uzunluktaki iki DNA’dan G–S oranı yüksek olanın hidrojen bağı daha fazladır. Bu durum “daha fazla nükleotit taşır” anlamına gelmez; baz çifti sayıları eşit kalabilir.
Örnek - 15
Şekilde çift zincirli bir DNA parçasının dört baz çifti gösterilmiştir.

Dört baz çiftli DNA parçasında hidrojen ve fosfodiester bağlarının hesaplandığı soru görseli

Parçada iki A–T ve iki G–S çifti bulunduğuna göre gösterilen bölümdeki toplam hidrojen bağı ve fosfodiester bağı sayıları sırasıyla kaçtır?

A) 8 – 6
B) 10 – 6
C) 10 – 8
D) 12 – 6
E) 12 – 8
İki A–T çifti 4, iki G–S çifti 6 olmak üzere toplam 10 hidrojen bağı oluşturur. Her zincirde dört nükleotit arasında üçer, toplam altı fosfodiester bağı vardır.

Cevap: B

Örnek - 16
Toplam 1000 nükleotitli doğrusal bir DNA’da 1200 hidrojen bağı vardır. Buna göre moleküldeki guanin nükleotidi sayısı kaçtır?

A) 100
B) 150
C) 200
D) 300
E) 400
1000 nükleotit 500 baz çifti demektir. A–T çifti x, G–S çifti y olsun: x + y = 500 ve 2x + 3y = 1200. Buradan y = 200 bulunur. Her G–S çiftinde bir guanin olduğundan guanin sayısı 200’dür.

Cevap: C

DNA’nın Eşlenmesi ve Bilginin Korunması

Hücre bölünmesinden önce DNA’nın kendini eşlemesi, kalıtsal bilginin yeni hücrelere aktarılmasını sağlar. Çift sarmalın zincirleri ayrılır; her eski zincir, karşısına tamamlayıcı yeni zincirin kurulması için kalıp olur. Sonuçta oluşan her DNA molekülünde bir eski ve bir yeni zincir bulunur. Bu düzene yarı korunumlu eşlenme denir.

Eşlenme sırasında ortamdan deoksiribozlu A, T, G ve S nükleotitleri kullanılır; ribozlu nükleotitler DNA zincirine katılmaz. Hataları azaltan kontrol mekanizmaları bulunmasına rağmen değişimler bütünüyle sıfırlanmaz. DNA’nın eşlenmesi ile RNA üretimi aynı olay değildir: eşlenmede DNA’nın tamamlayıcı DNA kopyası oluşturulur, RNA sentezinde ise belirli bir DNA bölgesi RNA için kalıp olabilir.

Örnek - 17
Ağır azotlu ortamda yetişmiş bir bakterinin DNA’sı tamamen ağır azot içeriyor. Bakteri hafif azotlu ortama alınıp DNA’sını bir kez eşlediğinde oluşan DNA molekülleri için hangisi beklenir?

A) Her iki zincir de ağır olur.
B) Her iki zincir de hafif olur.
C) Bir zincir ağır, bir zincir hafif olur.
D) DNA’nın yalnız fosfatları hafif olur.
E) Eşlenme gerçekleşmez.
Yarı korunumlu eşlenmede her yeni DNA bir eski ağır zincir ile ortam nükleotitlerinden kurulan yeni hafif zinciri taşır.

Cevap: C

Örnek - 18
Bir DNA’nın tek zincirinde A = 80, T = 120, G = 70 ve S = 130 nükleotidi bulunuyor. Bu zincir kalıp alınarak sentezlenen tamamlayıcı zincirdeki pürin nükleotitlerinin toplamı kaçtır?

A) 150
B) 190
C) 200
D) 210
E) 250
Yeni zincirdeki pürinler A ve G’dir. Kalıptaki T’nin karşısına 120 A, S’nin karşısına 130 G gelir; toplam 250 pürin bulunur.

Cevap: E

RNA: BİLGİNİN KULLANILMASI

RNA’nın Yapısı ve DNA ile Karşılaştırılması

RNA çoğunlukla tek polinükleotit zincirinden oluşur. Şekeri riboz, ayırt edici bazı urasildir; adenin, guanin ve sitozin de RNA’da bulunur. Tek zincirli olması, molekülün kendi içinde kısa tamamlayıcı bölgeler kurup katlanmasına engel değildir. Bu nedenle bazı RNA’larda yerel hidrojen bağları görülebilir; ancak TYT düzeyindeki temel karşılaştırmada DNA çift, RNA tek zincirli kabul edilir.

RNA; çekirdek, çekirdekçik, sitoplazma, ribozom, mitokondri ve kloroplast gibi yapılarda bulunabilir. DNA kalıtsal bilgiyi uzun süreli saklarken RNA bu bilginin kullanılmasında farklı görevler üstlenir. RNA miktarı hücrenin protein sentezi etkinliğine göre değişebilir; DNA miktarı ise aynı türün vücut hücrelerinde genellikle daha kararlı bir ölçüttür.

Özellik DNA RNA
Şeker Deoksiriboz Riboz
Ayırt edici baz Timin Urasil
Temel zincir yapısı Çift Tek
Temel görev Bilgiyi saklama ve aktarma Bilginin kullanılmasına katılma
Kendini eşleme Uygun koşullarda gerçekleşir Hücresel RNA için temel özellik değildir
Dikkat
DNA ve RNA’nın ortak olması, aynı yapıda oldukları anlamına gelmez. İkisinde de adenin, guanin, sitozin, fosfat ve pentoz bulunur; pentozun türü ile ayırt edici pirimidin bazı farklıdır.
Örnek - 19
Bir nükleik asit örneğinde urasil ve riboz saptanıyor. Bu molekül için;

I. RNA’dır.

II. Yapısında fosfodiester bağı bulunabilir.

III. Kesinlikle çift zincirlidir.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Urasil ve riboz RNA’nın göstergesidir. Nükleotitleri RNA zincirinde fosfodiester bağları birleştirir. RNA’nın temel yapısı tek zincirlidir; çift zincirli olduğu söylenemez.

Cevap: C

Örnek - 20
DNA ve RNA moleküllerinin karşılaştırılmasında aşağıdaki özelliklerden hangisi ikisi için de ortaktır?

A) Timin taşıma
B) Urasil taşıma
C) Deoksiriboz taşıma
D) Nükleotitlerden oluşma
E) Hücrede kendini eşleme
Her iki nükleik asit de nükleotit polimeridir. Şeker, ayırt edici baz ve temel işlev bakımından farklılık gösterirler.

Cevap: D

mRNA, tRNA ve rRNA’nın Görevleri

Hücresel RNA’lar görevlerine göre üç temel grupta incelenir. Mesajcı RNA (mRNA), DNA’daki bir gene ait bilginin ribozoma taşınan kopyasıdır. Taşıyıcı RNA (tRNA), uygun amino asidi ribozoma getirir ve mRNA’daki kodla eşleşmeye katkı sağlar. Ribozomal RNA (rRNA), proteinlerle birlikte ribozomun yapısına katılır ve protein sentezi ortamının kurulmasına yardım eder.

Bu RNA çeşitlerinin tümü nükleotitlerden oluşur ve sentezlerinde DNA bilgisi kullanılır. Görevleri farklı olsa da protein sentezinde birbirini tamamlarlar. Bir mRNA aynı anda birden fazla ribozom tarafından okunabilir; tRNA’lar tekrar tekrar görev alabilir; rRNA ise ribozomun kalıcı yapısal ve işlevsel bileşenidir.

mRNA tRNA ve rRNA'nın protein sentezindeki temel görevleri
Örnek - 21
Bir hücrede mRNA sentezi sürerken tRNA’ların amino asit taşıdığı, rRNA’nın da ribozom yapısında bulunduğu gözleniyor. Buna göre;

I. Üç RNA çeşidi de protein senteziyle ilişkilidir.

II. Her biri aynı görevi üstlenir.

III. Her birinin yapısında riboz bulunur.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Üçü de protein sentezine katılır ve RNA oldukları için riboz taşır. Ancak bilgi taşıma, amino asit taşıma ve ribozoma katılma görevleri farklıdır.

Cevap: C

Örnek - 22
Bir hücrede belirli bir tRNA çeşidinin işlevini yitirmesi, öncelikle aşağıdaki süreçlerden hangisini aksatır?

A) DNA’nın fosfat sayısının belirlenmesini
B) Belirli bir amino asidin ribozoma taşınmasını
C) ATP’nin adenin bazının oluşmasını
D) Hücre zarından suyun geçmesini
E) DNA’nın çekirdekten çıkmasını
tRNA’nın temel görevi uygun amino asidi protein sentezinin gerçekleştiği ribozoma taşımaktır. İşlev kaybı, ilişkili amino asidin polipeptide katılmasını aksatır.

Cevap: B

KONU BAĞLANTILARI VE SINAV STRATEJİSİ

ATP ile nükleik asitler aynı nükleotit mantığında buluşur: ATP’nin adenin, riboz ve fosfatlardan oluşması onu RNA nükleotitleriyle yapısal olarak ilişkilendirir; fakat hücredeki temel görevi bir polimerin yapı taşı olmaktan çok enerji aktarımıdır. DNA sorularında baz eşleşmesi ve zincir sayısı, RNA sorularında ise şeker–baz farkı ve RNA çeşitlerinin işlevleri belirleyicidir.

İşlem sorularında önce toplam nükleotit ile baz çifti ayrımı yapılır. A–T ve G–S eşitlikleri yazıldıktan sonra hidrojen bağı hesabına geçilir. ATP sorularında ise olayın enerji veren mi enerji gerektiren mi olduğu belirlenir; üretim ile tüketim aynı anda gerçekleşebileceği için yalnız ATP miktarına bakılarak hücrenin canlılığı hakkında kesin hüküm kurulmaz.

ATP sorularıÜretim–tüketim yönünü ayırPasif taşımayı dışarıda bırak
Nükleotit sorularıBaz + şeker + fosfatı denetleNükleozitle karıştırma
DNA sorularıA = T ve G = S eşitliklerini kurBaz çifti ile nükleotiti ayır
RNA sorularıRiboz ve urasili tanımRNA–tRNA–rRNA görevlerini ayır

Önceki Konu: Enzimler, Vitaminler ve Hormonlar
Sonraki Konu: Hücre, Organeller ve Hücre Çeşitleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz