TYT KİMYA HER YERDE: TEMİZLİK, POLİMERLER, KOZMETİK, İLAÇLAR VE GIDALAR

0
10
TYT Kimya Her Yerde konu anlatımı kapak görseli

TYT Kimya Her Yerde konusu; temizlik maddelerinden polimerlere, kozmetiklerden ilaçlara, hazır gıdalardan yenilebilir yağlara kadar günlük yaşam ürünlerini kimyasal yapı–özellik–kullanım ilişkisiyle inceler. Sorularda bir ürünün adı tek başına yeterli değildir; bileşenin görevi, kullanım koşulu, çevresel etkisi, ambalaj bilgisi ve verilen deney gözlemi birlikte değerlendirilir.

TEMİZLİK MADDELERİ

Sabun ve Deterjanların Yapısı

Sabunlar, bitkisel veya hayvansal yağların NaOH ya da KOH gibi kuvvetli bazlarla tepkimesinden elde edilen uzun zincirli yağ asidi tuzlarıdır. NaOH çoğunlukla katı, KOH ise yumuşak veya sıvı sabun üretiminde kullanılır. Deterjanların yüzey aktif maddeleri çoğunlukla petrol türevlerinden sentezlenir; toz, sıvı, jel veya tablet biçiminde hazırlanabilir.

Sabun ve deterjan taneciklerinin ortak özelliği iki farklı bölge taşımalarıdır. Hidrofil baş suyla, hidrofob kuyruk yağlı kirle etkileşir. Bu çift karakter, su ile yağın doğrudan karışamadığı bir ortamda kirin yüzeyden koparılıp su içinde taşınmasını sağlar. Sabun sert sudaki Ca2+ ve Mg2+ iyonlarıyla çözünmeyen bileşikler oluşturabildiğinden köpürme ve temizleme etkisi azalabilir; deterjanlar sert sudan genellikle daha az etkilenir.

Hidrofil baş ve hidrofob kuyruğun yağlı kiri tutunma çevreleme ve uzaklaştırma aşamaları
Özellik Sabun Deterjan
Temel kaynak Yağların kuvvetli bazlarla tepkimesi Çoğunlukla petrol türevleri
Temizleyen bölüm Hidrofil baş + hidrofob kuyruk Hidrofil baş + hidrofob kuyruk
Sert su Ca2+/Mg2+ ile çökelek oluşturabilir Temizleme etkisini daha iyi korur
Çevresel davranış Genellikle daha kolay parçalanır Türüne göre kalıcılık ve kirlilik riski değişir
Örnek - 1
Bir temizlik maddesinin taneciklerinde uzun apolar zincir ve iyonik uç bulunduğu, ayrıca bitkisel yağ ile NaOH tepkimesinden elde edildiği biliniyor. Buna göre bu madde için hangisi kesinlikle doğrudur?

A) Deterjandır ve sert sudan etkilenmez.
B) Katı sabun olabilir ve yüzey aktif özellik gösterir.
C) Hidrofob bölgesi suyla güçlü etkileşir.
D) Petrol türevi olmak zorundadır.
E) Suda yalnız moleküler hâlde bulunur.
Yağ ile NaOH tepkimesi yağ asidinin sodyum tuzunu, yani çoğunlukla katı sabunu verir. Uzun apolar zincir hidrofob, iyonik uç hidrofil bölgedir.

Cevap: B

Örnek - 2
Özdeş miktarda madde içeren dört tüp çalkalandığında şekildeki görünüm elde ediliyor.

Yumuşak ve sert suda sabun ile deterjanın köpük ve çökelek davranışını gösteren dört deney tüpü

Buna göre;
I. L tüpündeki çökelek Ca2+ veya Mg2+ iyonlarıyla ilişkili olabilir.
II. Deterjanın temizleme etkisi su sertliğinden sabuna göre daha az etkilenmiştir.
III. K ve M tüplerindeki maddelerin kimyasal yapıları kesinlikle aynıdır.
yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Sert suda sabun çökelek oluşturup az köpürür; deterjan ise köpürmesini daha iyi korur. Benzer köpük miktarı maddelerin kimyasal yapılarının aynı olduğunu kanıtlamaz.

Cevap: C

Kişisel Temizlik ve Hijyen Ürünleri

Katı ve sıvı sabunlar ciltteki yağ ve kirin uzaklaştırılmasını sağlar. Şampuanlar saç ve saç derisindeki kiri gidermek için yüzey aktif maddeler, kıvam düzenleyiciler, koruyucular ve ürüne göre farklı yardımcı bileşenler içerebilir. Diş macunlarında aşındırıcı tanecikler, nem tutucular, köpürücüler ve çürük oluşumunu azaltmaya yardımcı florür bileşikleri bulunabilir. Bu ürünlerin yararı uygun kullanım koşullarına bağlıdır; aşırı veya yanlış kullanım cilt, saç, ağız dokusu ya da çevre üzerinde istenmeyen etkilere yol açabilir.

Çamaşır suyunun etkin bileşeni çoğunlukla sodyum hipoklorit, kireç kaymağınınki kalsiyum hipoklorittir. Bu maddeler yükseltgen ve mikroorganizmalara karşı etkili olabilir. Ancak temizlik ürünleri rastgele karıştırılmaz. Özellikle hipokloritli ürünlerin asitlerle karışması zehirli klor gazı oluşturabilir.

SabunYağ ve kiri yüzeyden uzaklaştırır.
ŞampuanSaç ve saç derisine uygun formüle edilir.
Diş macunuMekanik temizlik ve koruyucu bileşenleri birleştirir.
Hipokloritli ürünAğartma ve hijyen amacıyla kontrollü kullanılır.
Dikkat
“Daha çok kimyasal, daha iyi temizlik” çıkarımı doğru değildir. Ürün etiketi, seyreltme oranı, temas süresi ve yüzey uyumu birlikte değerlendirilir; farklı temizlik ürünleri birbirine karıştırılmaz.
Örnek - 3
Bir öğrenci hipoklorit içeren çamaşır suyunun etkisini artırmak için ürüne asidik tuvalet temizleyicisi eklemeyi düşünüyor. Bu işlemle ilgili en doğru değerlendirme hangisidir?

A) Asit sabunu çöktürdüğü için yalnız köpük azalır.
B) Karışım nötrleşir ve kesinlikle zararsız olur.
C) Zehirli gaz oluşma riski bulunduğundan ürünler karıştırılmamalıdır.
D) Yalnız plastik kap kullanılırsa güvenlidir.
E) Sıcaklık düşürülürse istenen karışım hazırlanabilir.
Hipokloritli ürünler asitlerle karıştırıldığında klor gazı açığa çıkabilir. Kap türü veya sıcaklık değişikliği bu yanlış uygulamayı güvenli hâle getirmez.

Cevap: C

Örnek - 4
Bir kişisel temizlik ürününün etiketinde yüzey aktif madde, nem tutucu, koruyucu ve aroma verici bulunduğu yazıyor. Yalnız bu bilgilerden aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Ürün birden fazla işlevsel bileşen içerir.
B) Yüzey aktif madde kirin uzaklaştırılmasına yardım edebilir.
C) Koruyucu ürünün raf ömrünü destekleyebilir.
D) Ürün her kullanıcı için kesinlikle alerji oluşturmaz.
E) Nem tutucu su kaybını azaltmaya yardımcı olabilir.
Bileşenlerin işlevleri yorumlanabilir; ancak bir ürünün hiçbir kullanıcıda alerjik etki oluşturmayacağı kesin söylenemez.

Cevap: D

POLİMERLER

Monomer, Mer ve Polimerleşme

Çok sayıda küçük molekülün kimyasal bağlarla bir araya gelerek büyük molekül oluşturmasına polimerleşme, başlangıçtaki küçük moleküle monomer, zincirde yinelenen yapısal parçaya mer denir. Polimerlerin tamamı yapay değildir: selüloz, nişasta, protein ve doğal kauçuk doğal; PE, PET, PVC, PTFE ve PS yaygın sentetik polimer örnekleridir.

Bir polimerin özellikleri yalnız monomer türüne bağlı değildir. Zincir uzunluğu, dallanma, zincirler arası bağlar, katkı maddeleri ve üretim koşulları; esneklik, sertlik, ısıya dayanım ve geçirgenlik gibi özellikleri değiştirebilir.

Monomerlerin polimer zincirine dönüşümü ile PE PET PVC PTFE PS ve Kevlar kullanım alanları
Örnek - 5
Bir polimerleşme şemasında X moleküllerinin art arda bağlanarak uzun zincirli Y maddesini oluşturduğu görülüyor. Buna göre;
I. X monomer olabilir.
II. Y’nin yapısında yinelenen mer birimleri bulunabilir.
III. Y kesinlikle doğal polimerdir.
yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Küçük birim X monomer, uzun zincir Y polimer olabilir. Şema Y’nin doğal mı sentetik mi olduğunu göstermez.

Cevap: C

Yaygın Polimerler ve Kullanım Alanları

PE esnek ambalaj ve poşetlerde; PET içecek şişesi ve bazı tekstil liflerinde; PVC boru, pencere profili ve kablo yalıtımında; PTFE düşük sürtünme ve kimyasal dayanım istenen yüzeylerde; PS köpük ambalaj ve tek kullanımlık ürünlerde; Kevlar ise yüksek dayanım gerektiren koruyucu ürünlerde kullanılabilir. Kauçuk esnekliği nedeniyle lastik, conta ve titreşim sönümleyici parçalarda önemlidir.

Kullanım örnekleri ezberlenirken temel özellik de düşünülmelidir: kablo yalıtımında elektriksel yalıtkanlık, boruda suya ve kimyasallara direnç, koruyucu yelekte yüksek çekme dayanımı, tavada düşük yüzey etkileşimi gerekir.

Örnek - 6
Aşağıdaki görselde numaralanmış nesneler verilmiştir.

İçecek şişesi su borusu yapışmaz tava ve koruyucu yelekten oluşan polimer eşleştirme görseli

I–IV için sırasıyla en uygun polimer eşleştirmesi hangisidir?

A) PET – PVC – PTFE – Kevlar
B) PVC – PET – Kevlar – PTFE
C) PE – PS – PVC – PET
D) PTFE – PVC – PET – PE
E) PET – Kevlar – PS – PVC
İçecek şişesinde PET, su borusunda PVC, yapışmaz tava yüzeyinde PTFE, yüksek dayanımlı koruyucu yelekte Kevlar kullanılabilir.

Cevap: A

Polimerlerin Etkileri ve Geri Dönüşüm

Polimerler hafif, dayanıklı, kolay şekillendirilebilir ve çoğu zaman düşük maliyetlidir. Buna karşılık bazı türlerin doğada çok yavaş parçalanması, üretim ve yakma süreçlerinde kirletici oluşabilmesi ve uygunsuz katkı maddelerinin ürün güvenliğini etkilemesi önemli sorunlardır. Oyuncak ve tekstil ürünlerinde boya, yumuşatıcı, alev geciktirici gibi katkılar kullanım amacına uygun ve mevzuata uyumlu olmalıdır.

Geri dönüşüm; ham madde ve enerji tüketimini azaltabilir, atık miktarını düşürebilir ve ekonomik değer yaratabilir. Ancak plastik üzerindeki reçine tanımlama numarası tek başına o ürünün her yerde geri dönüştürülebileceğini göstermez; yerel toplama ve işleme altyapısı da gerekir.

AzaltGereksiz tüketimi önler.

Yeniden kullanÜrünün kullanım ömrünü uzatır.

Ayrı toplaTemiz malzeme akışı sağlar.

Geri dönüştürUygun atığı yeni ham maddeye kazandırır.
Örnek - 7
Bir belediyede üzerinde aynı reçine kodu bulunan plastiklerin bir bölümü geri dönüştürülürken bir bölümü kabul edilmiyor. Bu durumun en uygun açıklaması hangisidir?

A) Kod yalnız ürünün rengini gösterir.
B) Aynı kodlu bütün plastikler kimyasal olarak özdeştir.
C) Geri dönüştürülebilirlik yerel sistem, kirlilik ve ürün yapısından da etkilenir.
D) Geri dönüşüm yalnız metallere uygulanır.
E) Kod bulunan her ürün doğada hızla parçalanır.
Reçine kodu malzeme türünü tanımaya yardım eder; toplama sistemi, çok katmanlı yapı, kirlenme ve tesis kapasitesi de kabul kararını etkiler.

Cevap: C

Örnek - 8
Aynı polimerden üretilmiş iki oyuncağın birinin esnek, diğerinin sert olduğu gözleniyor. Bu farklılık için aşağıdakilerden hangisi en güçlü açıklamadır?

A) Polimerlerde özellik değişimi mümkün değildir.
B) Katkı maddesi ve üretim koşulları mekanik özellikleri değiştirebilir.
C) Esnek ürün mutlaka doğal polimerdir.
D) Sert ürün kesinlikle metal içerir.
E) İki ürünün monomeri kesinlikle farklıdır.
Aynı temel polimer farklı katkılar, zincir düzeni ve üretim koşullarıyla farklı esneklik ve sertlik gösterebilir.

Cevap: B

KOZMETİK MALZEMELER

Bileşenler ve Görevleri

Kozmetikler vücudun temizlenmesi, korunması, kokusunun veya görünümünün değiştirilmesi amacıyla kullanılan ürünlerdir. Bir kozmetik formülünde taşıyıcı/çözücü, emülgatör, nemlendirici, koruyucu, antioksidan, renklendirici, koku verici, UV soğurucu ve kıvam düzenleyici bulunabilir. Aynı bileşen birden fazla işleve katkıda bulunabilir; ürünün etkisi bütün formül ve kullanım koşuluyla değerlendirilir.

Bileşen grubu Temel görev
Emülgatör Birbiri içinde dağılmayan sıvı fazların kararlı karışımını destekler.
Nemlendirici Su kaybını azaltmaya veya su tutmaya yardım eder.
Koruyucu Mikrobiyal bozulmayı sınırlayarak ürün güvenliğini destekler.
Antioksidan Oksidasyonu ve buna bağlı bozulmayı yavaşlatır.
Renklendirici / koku verici Görünüm ve koku sağlar.

Parfüm, saç boyası, saç jölesi, oje ve kalıcı dövme boyası gibi ürünler farklı çözücüler, pigmentler ve polimerler içerebilir. “Doğal” ifadesi otomatik olarak risksiz, “sentetik” ifadesi otomatik olarak zararlı anlamına gelmez. Alerji, tahriş ve istenmeyen etki olasılığı; madde türü, doz, temas süresi ve kişisel duyarlılıkla ilişkilidir.

Örnek - 9
Su ve yağ fazı içeren bir krem kısa sürede ayrışıyor. Üretici formülü kararlı hâle getirmek için öncelikle hangi bileşen grubunu düzenlemelidir?

A) Emülgatör
B) Renklendirici
C) Koku verici
D) Tatlandırıcı
E) Ağartıcı
Emülgatör, su ve yağ gibi birbirine karışmayan fazların dağılmış yapısını kararlı tutmaya yardım eder.

Cevap: A

Örnek - 10
Bir kozmetik ürün için “bitkisel kaynaklı bütün bileşenler zararsızdır, sentetik olanların tamamı zararlıdır” yorumu yapılıyor. Bu yorum neden bilimsel değildir?

A) Kozmetiklerde kimyasal madde bulunmaz.
B) Risk; kaynağın yanında doz, saflık, kullanım ve duyarlılığa da bağlıdır.
C) Yalnız renklendiriciler etki gösterir.
D) Sentetik maddeler doğada kendiliğinden oluşur.
E) Bitkisel maddeler deriden geçemez.
Bir maddenin güvenliği yalnız doğal–sentetik ayrımıyla belirlenemez; maruz kalma miktarı, saflık, kullanım biçimi ve kişisel duyarlılık önemlidir.

Cevap: B

İLAÇLAR

İlaç Formları Neden Farklıdır?

İlaç; hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi amacıyla kullanılan etkin maddeyi uygun taşıyıcılarla bir araya getiren üründür. Aynı etkin madde tablet, kapsül, şurup, enjeksiyonluk çözelti, merhem veya yakı gibi farklı formlarda hazırlanabilir. Amaç; doğru dozu sağlamak, etkin maddeyi dış etkilerden veya mide ortamından korumak, çözünme ve emilim hızını düzenlemek, hedef bölgeye uygulamak ve kullanım kolaylığı sağlamaktır.

Tablet sıkıştırılmış katı formdur; kapsül etkin maddeyi çözünür bir kabuk içinde taşır; şurup sıvı formdur; enjeksiyonluk ürünler steril olmalıdır; merhem deri veya mukozaya uygulanır; yakı etkin maddenin deriden kontrollü geçişini sağlayabilir. Formlar arasında “her zaman en hızlı” veya “her zaman en güçlü” şeklinde genel üstünlük kurulamaz.

Tablet kapsül şurup enjeksiyon merhem ve yakı ilaç formlarının uygulama yolları
Örnek - 11
Bir etkin maddenin mide ortamında bozunduğu, bağırsakta açığa çıkmasının istendiği biliniyor. Bu amaçla farklı ilaç formu seçilmesinin temel nedeni hangisidir?

A) Etkin maddenin kimyasal türünü yok etmek
B) Salım yerini ve zamanını kontrol etmek
C) İlacı her hastada aynı hızla etkili kılmak
D) Doz bilgisini gereksiz hâle getirmek
E) Ürünü reçetesiz kullanılabilir yapmak
Uygun kaplama veya kapsül, etkin maddeyi mide ortamından koruyup bağırsakta salınmasını düzenleyebilir.

Cevap: B

Doğru ve Bilinçli İlaç Kullanımı

İlaçlar hekim veya eczacı önerisi doğrultusunda, belirtilen doz ve sürede kullanılmalıdır. Başkasına yazılmış ilacı kullanmak, dozu kendiliğinden değiştirmek, tedaviyi uygun olmayan zamanda kesmek ve son kullanma tarihi geçmiş ürünü kullanmak sağlık riski doğurur. Kullanılmayan ilaçların evsel atığa veya lavaboya gelişigüzel atılması çevreye etkin madde taşınmasına yol açabilir; yerel güvenli toplama uygulamaları izlenmelidir.

Antibiyotikler bakterilere karşı kullanılır; soğuk algınlığı ve grip gibi viral hastalıklarda doğrudan etkili değildir. Gereksiz veya yanlış antibiyotik kullanımı dirençli bakterilerin seçilmesini hızlandırır. Direnç “insanın ilaca alışması” değil, mikroorganizmaların ilaca yanıt vermemesi durumudur.

Dikkat
Bir ilacın formu veya kullanım yolu kendi başına doz önerisi değildir. Reçete, prospektüs ve sağlık profesyonelinin yönlendirmesi esas alınır; TYT sorularında doğru kullanım ilkeleri kavramsal düzeyde yorumlanır.
Örnek - 12
Antibiyotik direnciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) İnsan vücudu bütün antibiyotiklere alışır.
B) Antibiyotikler virüsleri dirençli hâle getirir.
C) Yanlış ve gereksiz kullanım dirençli bakterilerin seçilimini hızlandırabilir.
D) Direnç yalnız ilacın son kullanma tarihiyle ilişkilidir.
E) Doz artırmak direnci kesinlikle önler.
Antimikrobiyal direnç mikroorganizmaların ilaçlara yanıt vermemesiyle ilgilidir; yanlış ve gereksiz kullanım dirençli bakterilerin seçilimini hızlandırır.

Cevap: C

Örnek - 13
Aşağıdaki davranışlardan hangisi bilinçli ilaç kullanımına uygundur?

A) Benzer belirti gösteren arkadaşın ilacını kullanmak
B) Dozu daha hızlı iyileşmek için iki katına çıkarmak
C) Kullanılmayan ilacı lavaboya dökmek
D) İlacı önerilen doz, süre ve uygulama yoluna göre kullanmak
E) Belirti azalınca antibiyotiği keyfî olarak bırakmak
İlacın dozu, süresi ve uygulama yolu sağlık profesyonelinin önerisine göre korunmalıdır.

Cevap: D

GIDALAR VE GIDA KATKI MADDELERİ

Doğal, İşlenmiş ve Hazır Gıdalar

Hasat veya elde edilme sonrasında sınırlı işlem gören gıdalar doğal gıda; yıkama, öğütme, pişirme, fermantasyon, dondurma, pastörizasyon veya ambalajlama gibi işlemlerden geçenler işlenmiş gıda olarak değerlendirilir. Hazır gıdalar tüketimi kolaylaştıracak biçimde işlenmiş ve paketlenmiş ürünlerdir. “İşlenmiş” sözcüğü tek başına sağlıksız anlamına gelmez; işlemin amacı, ürün bileşimi, tüketim miktarı ve saklama koşulları önemlidir.

Gıda katkı maddeleri üretim, dayanıklılık, tat, doku veya görünüm amacıyla kullanılır. Koruyucular mikrobiyal bozulmayı; antioksidanlar oksidasyonu ve acılaşmayı yavaşlatabilir. Emülgatörler faz ayrımını azaltır, kıvam vericiler yapıyı düzenler, renklendiriciler görünümü, tatlandırıcılar tatlılığı etkiler. Katkı maddesi gıdanın kendisi değildir; belirli bir teknolojik görev için kontrollü miktarda kullanılır.

KoruyucuMikrobiyal bozulmayı yavaşlatır.
AntioksidanOksidasyonu ve acılaşmayı sınırlar.
EmülgatörDağılmış fazların kararlılığını destekler.
Kıvam vericiAkış ve doku özelliklerini düzenler.
Örnek - 14
Yağ içeren bir hazır gıdanın raf ömrü boyunca acılaşmasını yavaşlatmak için hangi katkı maddesi grubu en doğrudan işlev görür?

A) Antioksidan
B) Renklendirici
C) Emülgatör
D) Tatlandırıcı
E) Köpük oluşturucu
Yağların oksidasyonu acılaşmaya yol açabilir; antioksidanlar bu süreci yavaşlatır.

Cevap: A

Örnek - 15
Bir ürünün etiketinde aşağıdaki içindekiler listesi bulunuyor.

Meyveli içeceğin su şeker meyve püresi sitrik asit pektin ve askorbik asit içindekiler listesi

Buna göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Su, listedeki en yüksek oranlı bileşen olabilir.
B) Pektin kıvam düzenlemeye yardımcı olabilir.
C) Askorbik asit antioksidan işlev görebilir.
D) Sitrik asit asitliği düzenleyebilir.
E) Meyve püresi kesinlikle şekerden daha fazladır.
İçindekiler çoktan aza doğru sıralanmışsa şeker meyve püresinden önce geldiği için meyve püresinin daha fazla olduğu söylenemez.

Cevap: E

Pastörizasyon, UHT ve Etiket Bilgisi

Pastörizasyon, gıdadaki hastalık yapıcı mikroorganizmaları ve bozulma etkenlerini önemli ölçüde azaltmak için uygulanan kontrollü ısıl işlemdir; ürün steril hâle gelmez ve çoğunlukla soğuk zincir gerekir. UHT işleminde çok yüksek sıcaklık çok kısa süre uygulanır ve ürün aseptik ambalajlanır. UHT süt açılmadan uygun oda koşullarında saklanabilir; ambalaj açıldıktan sonra üretici talimatına göre soğukta tutulur.

Pastörizasyon ve UHT işlemlerinin sıcaklık süre ve saklama koşulu karşılaştırması

Gıda etiketi; içindekiler, alerjen bildirimi, net miktar, üretici, parti bilgisi, saklama koşulu ve tarih bilgileri gibi veriler sağlar. Son tüketim tarihi güvenlik açısından bozulabilir ürünlerde; tavsiye edilen tüketim tarihi ise uygun saklamada kalite özelliklerinin korunacağı süreyle ilişkilidir. Ambalaj şişmiş, sızdırmış veya zarar görmüşse tarih tek başına güvenli tüketim kanıtı değildir.

Örnek - 16
Pastörizasyon ve UHT ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Pastörizasyon bütün mikroorganizmaları kesinlikle yok eder.
B) UHT düşük sıcaklıkta çok uzun süre uygulanır.
C) Pastörize süt için soğuk zincir çoğunlukla önemlidir.
D) UHT ambalaj açıldıktan sonra sınırsız dayanır.
E) İki işlem de yalnız gıdanın rengini değiştirmek için yapılır.
Pastörizasyon ürünü steril yapmaz ve pastörize sütün soğuk zincirde tutulması gerekir. UHT ürün de açıldıktan sonra uygun biçimde saklanmalıdır.

Cevap: C

Örnek - 17
Son tüketim tarihi geçmemiş bir gıda paketinin şiştiği ve sızdırdığı görülüyor. En uygun değerlendirme hangisidir?

A) Tarih geçmediği için kesinlikle güvenlidir.
B) Ambalaj bütünlüğü bozulduğu için tüketilmemelidir.
C) Yalnız rengi değişmemişse tüketilebilir.
D) Dondurulursa bütün riskler ortadan kalkar.
E) Katkı maddesi içeriyorsa bozulamaz.
Şişme ve sızıntı ambalaj bütünlüğünün ve ürün güvenliğinin bozulduğunu gösterebilir; tarih bilgisi tek başına yeterli değildir.

Cevap: B

YENİLEBİLİR YAĞLAR

Katı ve Sıvı Yağlar

Yağların oda koşullarındaki fiziksel hâli yağ asitlerinin yapısıyla ilişkilidir. Doymuş yağ asidi oranı arttıkça zincirlerin düzenli paketlenmesi kolaylaşır ve erime noktası genellikle yükselir; doymamış bağlar zincirde kıvrılma oluşturarak sıvı hâli destekler. Tereyağı çoğunlukla hayvansal kaynaklı katı yağ, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısır özü yağı ve fındık yağı yaygın sıvı yağ örnekleridir. Margarin bitkisel yağların fiziksel ve/veya kimyasal işlemlerle sürülebilir yapıya getirilmesiyle üretilir.

Doymuşluk artışıPaketlenme kolaylaşır; erime noktası çoğunlukla yükselir.
Doymamışlık artışıZincirde kıvrılma artar; sıvı hâl desteklenir.
Isı ve oksijenOksidasyon ve bozunmayı hızlandırabilir.
Tekrar kullanımZararlı bozunma ürünleri riskini artırabilir.
Örnek - 18
X yağında doymuş yağ asidi oranı Y’den daha yüksektir. Benzer zincir uzunlukları ve saf maddeler kabul edilirse aşağıdaki yorumlardan hangisi en uygundur?

A) X’in erime noktası genellikle daha yüksek olabilir.
B) X kesinlikle bitkisel kökenlidir.
C) Y oda koşullarında mutlaka katıdır.
D) X hiçbir koşulda oksitlenmez.
E) Y’nin enerji değeri sıfırdır.
Doymuş zincirler daha düzenli paketlenebildiğinden erime noktası çoğunlukla yükselir. Kaynak, fiziksel hâl ve oksitlenme için kesin yargı kurulamaz.

Cevap: A

Sızma, Rafine, Riviera ve Vinterize Yağ

Sızma zeytinyağı, zeytinden mekanik işlemlerle elde edilir ve rafinasyon görmez. Rafine yağ, ham yağdaki istenmeyen koku, renk, serbest yağ asidi veya yabancı maddeleri azaltmak amacıyla arıtılır. Riviera zeytinyağı, rafine zeytinyağı ile doğrudan tüketime uygun natürel zeytinyağının karışımıdır. Vinterizasyon, düşük sıcaklıkta kristalleşip bulanıklık oluşturan yüksek erime noktalı bileşenlerin süzülerek uzaklaştırılmasıdır.

Kızartma yağı seçiminde yalnız yağın adı değil, üretici önerisi ve dumanlanma/tutuşma davranışı dikkate alınır. Yağın aşırı ısıtılması ve defalarca kullanılması oksidasyon, polimerleşme ve zararlı bozunma ürünlerini artırabilir. Kızartma yağı suyla söndürülmez; su ani buharlaşarak sıcak yağı çevreye sıçratır.

Dikkat
“Sıvı yağ her koşulda sağlıklıdır” veya “katı yağ her koşulda zararlıdır” gibi mutlak yargılar doğru değildir. Yağ asidi bileşimi, porsiyon, üretim yöntemi, saklama ve ısıtma koşulları birlikte değerlendirilir.
Örnek - 19
Bir bitkisel yağ soğukta bekletildiğinde bulanıklaşıyor. Üretimde düşük sıcaklıkta kristalleşen bileşenler süzülerek bu bulanıklık gideriliyor. Uygulanan işlem hangisidir?

A) Sabunlaşma
B) Polimerleşme
C) Vinterizasyon
D) Pastörizasyon
E) Nötrleşme
Soğukta kristalleşen yüksek erime noktalı bileşenlerin süzülerek uzaklaştırılması vinterizasyon olarak adlandırılır.

Cevap: C

Örnek - 20
Aynı kızartma yağı uzun süre yüksek sıcaklıkta tutulup defalarca kullanılıyor. Bu uygulamayla ilgili;
I. Oksidasyon ve bozunma ürünleri artabilir.
II. Yağın fiziksel görünümü değişmese bile kimyasal değişim gerçekleşebilir.
III. Her kullanım sonunda su eklemek yağı güvenli hâle getirir.
yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Yüksek sıcaklık ve tekrar kullanım oksidasyon ile başka bozunma tepkimelerini artırabilir. Su eklemek güvenlik sağlamaz; sıcak yağda ciddi sıçrama riski yaratır.

Cevap: C

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz