TYT MADDENİN HÂLLERİ KONU ANLATIMI

0
6
TYT maddenin hâlleri konu anlatımı kapağı

TYT maddenin hâlleri konusu; katı, sıvı, gaz ve plazmanın tanecik yapısını, hâl değişimlerini, katı türlerini, sıvıların viskozite ve buhar basıncını, gazları niteleyen büyüklükleri ve ısınma–soğuma grafiklerini birlikte inceler. Sorularda çoğu zaman tek bir tanım değil; tanecikler arası çekim, sıcaklık, dış basınç, saflık, enerji ve günlük yaşam örnekleri aynı düzenek üzerinde yorumlanır.

MADDENİN FİZİKSEL HÂLLERİ

Katı, Sıvı, Gaz ve Plazmanın Tanecik Modeli

Bir maddenin fiziksel hâli sıcaklık ve basınca bağlıdır. Katıda tanecikler birbirine çok yakın, çoğunlukla düzenli ve yalnız titreşim hareketi yapar. Sıvıda tanecikler yine yakındır; ancak birbirlerinin üzerinden kayabildikleri için sıvı bulunduğu kabın biçimini alır. Gazda tanecikler arası uzaklık büyüktür, çekim çok zayıftır ve tanecikler kabın tamamına yayılır. Plazmada ise yüksek enerji nedeniyle gaz taneciklerinin bir bölümü iyonlaşır; pozitif iyonlar, serbest elektronlar ve nötr tanecikler birlikte bulunabilir.

Özellik Katı Sıvı Gaz Plazma
Şekil Belirli Kabın biçimini alır Kabın tamamını doldurur Kabın biçimini alır
Hacim Belirli Belirli Belirli değil Belirli değil
Sıkıştırılabilirlik İhmal edilir İhmal edilir Belirgin Belirgin
Temel tanecik davranışı Titreşim Titreşim ve öteleme Titreşim, dönme ve öteleme Yüklü ve nötr taneciklerin hareketi

Katı, sıvı, gaz ve plazmanın tanecik modellerinin karşılaştırılması

Katıda düzenli ve yakın, sıvıda yakın fakat düzensiz, gazda seyrek tanecikler; plazmada ise iyonlar ve serbest elektronlar görülür.

Örnek - 1
X hâlindeki tanecikler yalnız titreşim hareketi yaparken Y hâlindeki tanecikler titreşim ve öteleme hareketi yapmakta, Z hâli ise kolaylıkla sıkıştırılabilmektedir. X, Y ve Z sırasıyla hangisidir?

A) Katı – sıvı – gaz
B) Sıvı – katı – gaz
C) Katı – gaz – sıvı
D) Gaz – sıvı – katı
E) Plazma – katı – sıvı
Katı tanecikleri bulundukları konum çevresinde titreşir. Sıvı tanecikleri titreşimle birlikte öteleme yapar; gazlarda büyük boşluklar bulunduğu için sıkıştırılabilirlik belirgindir.

Cevap: A

Hâl Değişimleri ve Enerji

Hâl değişiminde maddenin kimliği korunur; tanecikler arası uzaklık, düzen ve çekimlerin etkinliği değişir. Katıdan sıvıya erime, sıvıdan gaza buharlaşma, katıdan doğrudan gaza süblimleşme ve gazdan plazmaya iyonlaşma sırasında madde çevreden enerji alır. Gazdan sıvıya yoğuşma, sıvıdan katıya donma, gazdan doğrudan katıya kırağılaşma ve plazmadan gaza deiyonizasyon sırasında çevreye enerji verilir.

KatıDüzenli ve düşük enerjili

SıvıAkışkan ve yakın tanecikli

GazSeyrek ve yüksek enerjili

Plazmaİyonlaşmış ve iletken
Dikkat
Hâl değişiminde molekül içi bağların kopması gerekmez. Örneğin su buharlaşırken O–H kovalent bağları korunur; su molekülleri arasındaki çekimlerin önemli bölümü aşılır. Saf madde hâl değiştirirken sıcaklık sabit kalabilir, ancak alınan ya da verilen enerji taneciklerin potansiyel enerjisini değiştirir.
Örnek - 2
Aşağıdaki görsel akışta X ve Y hâl değişimleri ters yönlüdür.

Katı

Gaz

Katı

X ve Y için hangisi doğrudur?

A) X donma, Y erimedir.
B) X süblimleşme ve ısı alma; Y kırağılaşma ve ısı vermedir.
C) X yoğuşma, Y buharlaşmadır.
D) İkisi de ısı alan olaydır.
E) İkisinde de tanecik düzensizliği artar.
Katıdan doğrudan gaza geçiş süblimleşmedir ve enerji alınır. Gazdan doğrudan katıya geçiş kırağılaşmadır ve enerji verilir.

Cevap: B

Suyun Farklı Hâllerinin Önemi

Su doğada katı, sıvı ve gaz hâllerinde bulunur. Buzun yoğunluğunun sıvı sudan düşük olması göl ve denizlerin yüzeyden donmasını; alttaki suyun sıvı kalması ise canlı yaşamının sürmesini kolaylaştırır. Sıvı su; içme, tarım, temizlik, sindirim, boşaltım ve vücut sıcaklığının dengelenmesi gibi yaşamsal süreçlerde görev alır. Su buharının yoğuşması bulut ve yağış oluşumuna katılır; buharlaşma–yoğuşma döngüsü yeryüzündeki suyun taşınmasını sağlar.

Örnek - 3
Aşağıdaki yargılardan hangisi suyun farklı fiziksel hâllerde bulunmasının doğrudan bir sonucu değildir?

A) Buz tabakasının alttaki suyu ısı kaybına karşı kısmen yalıtması
B) Buharlaşan suyun atmosferde taşınabilmesi
C) Yağışla tatlı su kaynaklarının beslenmesi
D) Suyun elektrolizinde hidrojen ve oksijen oluşması
E) Su döngüsünde erime, buharlaşma ve yoğuşmanın gerçekleşmesi
Elektroliz suyun kimyasal olarak ayrışmasıdır; fiziksel hâl çeşitliliğinin sonucu değildir. Diğer seçenekler suyun hâl değişimleri ve buzun sıra dışı yoğunluk davranışıyla ilişkilidir.

Cevap: D

Endüstride Hâl Değişimi: LPG, LNG ve Soğutucular

Gazların basınç altında sıvılaştırılması depolama ve taşımada hacim kazandırır. LPG, ham petrolün işlenmesi veya doğal gazın ayrıştırılması sırasında elde edilen, başlıca propan ve bütan içeren sıvılaştırılmış petrol gazıdır. LNG ise büyük oranda metan içeren doğal gazın düşük sıcaklıkta sıvılaştırılmış hâlidir. LNG tanker ve terminallerde yalıtılmış sistemlerde taşınır.

İtici gazlar aerosol kutularında basınç altında sıvı hâlde depolanabilir; vana açılınca basınç azalır, sıvının bir bölümü gazlaşarak ürünü dışarı taşır. Soğutucu akışkanlar düşük basınçta buharlaşırken ortamdan ısı alır, sıkıştırılıp yoğuşturulurken çevreye ısı verir. Havanın azot ve oksijene ayrılması da havanın sıkıştırılıp çok düşük sıcaklıklara soğutulması ve bileşenlerin farklı kaynama noktalarından yararlanan ayrımsal damıtmayla gerçekleşir.

LPGPropan ve bütanca zengin; tüp ve araç yakıtı
LNGMetanca zengin; düşük sıcaklıkta sıvı
Soğutucu akışkanBuharlaşırken ortamdan ısı alır
Sıvı havaAzot ve oksijen ayrımsal damıtmayla ayrılır
Örnek - 4
I. LPG’nin basınç altında sıvılaştırılarak taşınması

II. LNG’nin düşük sıcaklıkta daha küçük hacimde depolanması

III. Sıvı havadan azot ve oksijenin ayrımsal damıtmayla ayrılması

Bu uygulamalardan hangilerinde hâl değişimi veya hâl değişimi sıcaklıklarından yararlanılır?

A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
İlk iki uygulamada gazların sıvılaştırılması, üçüncüde ise bileşenlerin farklı kaynama noktaları kullanılır. Üçünde de hâl değişimi bilgisi temeldir.

Cevap: E

KATILAR

Amorf ve Kristal Katılar

Katılar tanecik düzenine göre amorf ve kristal olarak sınıflandırılır. Amorf katılarda uzun menzilli düzen ve belirli geometrik şekil yoktur. Kesin bir erime noktasından çok, belirli sıcaklık aralığında yumuşama gözlenir. Cam, plastik, lastik, tereyağı ve parafin yaygın örneklerdir. Kristal katılarda atom, iyon veya moleküller düzenli bir örgü oluşturur; saf kristal katıların belirli erime noktaları bulunur.

Dikkat
Amorf katıların “düzensiz” olması sıvı oldukları anlamına gelmez. Oda koşullarında biçimlerini korurlar; ayırt edici özellikleri uzun menzilli kristal örgünün bulunmaması ve belirli bir sıcaklıkta keskin biçimde erime yerine sıcaklık aralığında yumuşamalarıdır.
Örnek - 5
X katısı ısıtıldığında 65–78 °C aralığında giderek yumuşuyor; düzenli kristal yüzeyleri göstermiyor. Y katısı ise 801 °C’de belirgin biçimde eriyor. Buna göre hangisi en uygundur?

A) X kesinlikle iyonik, Y amorftur.
B) X amorf, Y kristal yapı gösterebilir.
C) İkisi de gazdır.
D) Y’nin belirli erime noktası olması amorf olduğunu kanıtlar.
E) X’in yumuşaması kimyasal tepkimedir.
Sıcaklık aralığında yumuşama amorf katılara, belirli erime noktası ise saf kristal katılara özgü tipik davranıştır.

Cevap: B

İyonik, Moleküler, Kovalent Ağ ve Metalik Kristaller

Kristal katılar örgü noktalarındaki tanecik ve bu tanecikleri bir arada tutan çekime göre dört grupta incelenir. İyonik kristallerde zıt yüklü iyonlar elektrostatik çekimle; moleküler kristallerde moleküller zayıf etkileşimlerle; kovalent ağ kristallerinde atomlar üç boyutlu kovalent bağ ağıyla; metalik kristallerde metal iyonları delokalize elektronlarla bir arada tutulur.

Kristal türü Örgü birimi / çekim Başlıca özellik Örnek
İyonik Katyon–anyon / elektrostatik çekim Sert, kırılgan; eriyik veya çözeltide iletken NaCl, CaO, KNO3
Moleküler Molekül / zayıf etkileşim Genellikle düşük erime noktası, yalıtkan Buz, kuru buz, I2, şeker
Kovalent ağ Atom / kovalent bağ Çoğunlukla çok sert ve yüksek erime noktalı Elmas, kuvars, grafit
Metalik Metal iyonu–elektron denizi İletken, parlak, işlenebilir Fe, Cu, Al, Zn

Grafit kovalent ağ kristali olmasına rağmen tabakalar boyunca hareket edebilen elektronları nedeniyle elektriği iletir; bu, kovalent ağ katılarının genellikle yalıtkan olmasına önemli bir istisnadır. Moleküler katılarda ise erime sırasında molekül içi kovalent bağ değil, moleküller arası çekimler aşılır.

Örnek - 6
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) NaCl – iyonik kristal
B) I2 – moleküler kristal
C) Elmas – kovalent ağ kristali
D) Bakır – metalik kristal
E) Cam – iyonik kristal
Cam uzun menzilli düzeni bulunmayan amorf katıdır; iyonik kristal olarak sınıflandırılmaz.

Cevap: E

Örnek - 7
X katısı sert ve kırılgandır; katı hâlde iletmez, erimiş hâlde elektrik akımını iletir. Y katısı ise katı hâlde iletir ve tel hâline getirilebilir. X ve Y için hangisi doğrudur?

A) X moleküler, Y iyoniktir.
B) X iyonik, Y metaliktir.
C) X metalik, Y amorftur.
D) İkisi de kovalent ağdır.
E) X amorf, Y molekülerdir.
İyonik kristalde iyonlar katıda sabit, eriyikte hareketlidir. Metalik kristalde delokalize elektronlar katıda iletkenliği, yönsüz bağ yapısı ise işlenebilirliği açıklar.

Cevap: B

SIVILAR

Viskozite ve Akıcılık

Bir sıvının akmaya karşı gösterdiği direnç viskozitedir; akıcılık viskoziteyle ters ilişkilidir. Moleküller arası çekim güçlendikçe ve benzer yapıda molekül büyüklüğü arttıkça viskozite çoğunlukla artar. Gliserinde birden fazla –OH grubunun kurduğu yoğun hidrojen bağı ağı, suya göre daha yüksek viskoziteye katkı sağlar. Sıcaklık yükseldiğinde sıvı taneciklerinin hareketi kolaylaşır ve çoğu sıvının viskozitesi azalır.

Çekim artarAkış zorlaşır

Viskozite artarAkıcılık azalır

Sıcaklık artarSıvı daha kolay akar
Örnek - 8
Aynı sıcaklıkta X sıvısının özdeş bir huniden boşalma süresi Y’den uzundur. Sıcaklıkları artırıldığında iki sıvının da boşalma süresi kısalıyor. Buna göre hangisi doğrudur?

A) X’in viskozitesi Y’den küçüktür.
B) X’in akıcılığı Y’den büyüktür.
C) X’in viskozitesi Y’den büyüktür ve sıcaklık artışı viskoziteyi azaltmıştır.
D) Sıcaklık artışı moleküller arası çekimi kesinlikle güçlendirmiştir.
E) Boşalma süresi viskozite hakkında bilgi vermez.
Daha uzun boşalma süresi daha yüksek viskoziteyi gösterir. Sıcaklık artınca sıvıların akışı kolaylaştığı için viskozite azalır.

Cevap: C

Örnek - 9
25 °C’deki bazı sıvıların viskozite değerleri şöyledir:

Sıvı Viskozite (mPa·s)
Metanol 0,54
Su 0,89
Etanol 1,07

Bu verilere göre hangisine kesin ulaşılır?

A) En akıcı sıvı etanoldür.
B) Metanolün akmaya karşı direnci en küçüktür.
C) Suyun kaynama noktası en yüksektir.
D) Etanol apolardır.
E) Üç sıvının buhar basıncı aynıdır.
Viskozite değeri en küçük olan metanol, akmaya karşı en az direnç gösterir. Tablo kaynama noktası veya buhar basıncını tek başına belirlemez.

Cevap: B

Buharlaşma, Yoğuşma ve Buharlaşma Hızı

Buharlaşma sıvının yüzeyindeki yeterli kinetik enerjiye sahip taneciklerin gaz hâline geçmesidir ve her sıcaklıkta gerçekleşebilir. Endotermiktir; kolonyanın eli serinletmesi, terin buharlaşarak vücudu soğutması bu enerji alışverişine dayanır. Kapalı kapta gaz taneciklerinin sıvıya dönmesi yoğuşmadır. Buharlaşma ve yoğuşma hızları eşitlendiğinde sıvı–buhar arasında dinamik denge kurulur.

Buharlaşma hızı; sıcaklık ve yüzey alanı arttıkça, rüzgâr nemli havayı uzaklaştırdıkça artar. Sıvının uçuculuğu ve moleküller arası çekimi de etkilidir. Havanın nemi arttığında buharlaşma genellikle yavaşlar. Dış basınç azaldığında yüzeyden ayrılan taneciklerin ortamda uzaklaşması kolaylaşabilir.

Örnek - 10
Aynı sıvıdan eşit miktarlar dört kaba konuluyor. En hızlı buharlaşma hangi koşulda beklenir?

A) Dar yüzey, düşük sıcaklık, yüksek nem
B) Geniş yüzey, yüksek sıcaklık, düşük nem ve hava akımı
C) Dar yüzey, yüksek nem ve kapalı ortam
D) Geniş yüzey, düşük sıcaklık ve doygun hava
E) Yüzey alanı küçük, rüzgârsız ortam
Geniş yüzey daha çok taneciği yüzeyde bulundurur; yüksek sıcaklık yeterli enerjiye sahip tanecik sayısını artırır. Düşük nem ve hava akımı buharın yüzeyden uzaklaştırılmasını kolaylaştırır.

Cevap: B

Denge Buhar Basıncı

Kapalı bir kapta sıvısıyla dinamik dengede bulunan buharın yaptığı basınca denge buhar basıncı denir. Saf bir sıvı için buhar basıncı sıvının cinsine ve sıcaklığa bağlıdır. Moleküller arası çekim zayıfsa uçuculuk ve buhar basıncı daha yüksek olur. Sıcaklık yükseldiğinde buharlaşabilecek tanecik sayısı arttığından denge buhar basıncı artar.

Sabit sıcaklıkta aynı saf sıvının miktarını, yüzey alanını veya kabın boş hacmini değiştirmek denge yeniden kurulduktan sonra buhar basıncını değiştirmez; yeter ki kapta sıvı hâl kalmış olsun. Uçucu olmayan bir katı çözüldüğünde sıvının yüzeyindeki çözücü taneciklerinin oranı azaldığı için buhar basıncı düşer. Saflık derecesi bu nedenle önemlidir.

Dikkat
Buharlaşma hızı ile denge buhar basıncı aynı kavram değildir. Yüzey alanı buharlaşma hızını değiştirebilir; fakat aynı sıcaklıktaki saf sıvının denge buhar basıncını değiştirmez. Denge buhar basıncı dış basınca ve kabın biçimine bağlı değildir.
Örnek - 11
25 °C’de kapalı ve pistonlu bir kapta saf X sıvısı buharıyla dengededir. Piston yukarı çekiliyor ve kap aynı sıcaklıkta yeterince bekletiliyor; kapta sıvı kalıyor. Son durumda hangisi doğrudur?

A) Denge buhar basıncı artar.
B) Denge buhar basıncı azalır.
C) Daha fazla sıvı buharlaşır, fakat denge buhar basıncı değişmez.
D) Sıvının sıcaklığı kesinlikle artar.
E) Sıvı moleküllerinin kimliği değişir.
Hacim artınca başlangıçta basınç düşer ve yeni hacmi doldurmak üzere bir miktar daha sıvı buharlaşır. Aynı sıcaklıkta denge yeniden kurulduğunda saf X’in buhar basıncı önceki değerine döner.

Cevap: C

Örnek - 12
Aynı sıcaklıktaki saf X ve Y sıvılarının buhar basınçları sırasıyla 420 ve 610 mmHg’dir. Buna göre hangisi beklenir?

A) X daha uçucudur.
B) Y’nin moleküller arası çekimi daha güçlüdür.
C) Aynı dış basınçta Y’nin kaynama noktası daha düşük olabilir.
D) X’in buharlaşma eğilimi daha büyüktür.
E) İki sıvının kaynama noktaları kesinlikle aynıdır.
Aynı sıcaklıkta buhar basıncı büyük olan Y daha uçucudur ve moleküller arası çekimi genellikle daha zayıftır. Dış basınca daha düşük sıcaklıkta ulaşabileceği için kaynama noktası daha düşük olabilir.

Cevap: C

Kaynama ve Kaynama Noktası

Kaynama, sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu anda sıvının her yerinde buharlaşmanın başlamasıdır. Saf sıvının 1 atm basınçtaki kaynama sıcaklığı normal kaynama noktasıdır. Dış basınç yükselirse kaynama noktası yükselir; yüksek yerlerde atmosfer basıncı düşük olduğundan su 100 °C’nin altında kaynar. Düdüklü tencerede basınç arttığı için suyun kaynama sıcaklığı yükselir ve yiyecekler daha yüksek sıcaklıkta pişer.

Kaynama noktası sıvının cinsine, saflığına ve dış basınca bağlıdır; sıvı miktarı, kabın biçimi, yüzey alanı ve ısıtıcının gücü kaynama sıcaklığını değiştirmez. Bu değişkenler kaynamaya ulaşma süresini veya buharlaşma hızını etkileyebilir. Uçucu olmayan çözünen madde sıvının buhar basıncını düşürdüğü için aynı dış basınca ulaşmak daha yüksek sıcaklık gerektirir; kaynama noktası yükselir.

Örnek - 13
Deniz seviyesinde saf su, yüksek bir dağda saf su ve deniz seviyesinde tuzlu su için kaynama noktaları I, II ve III ile gösteriliyor. Hangisi doğrudur?

A) II > I > III
B) III > I > II
C) I > III > II
D) I = II = III
E) II > III > I
Yüksek dağda dış basınç daha düşük olduğundan II en küçüktür. Tuz çözünmesi buhar basıncını düşürüp kaynama noktasını yükselttiği için III, deniz seviyesindeki saf suya ait I’den büyüktür.

Cevap: B

Örnek - 14
Saf bir sıvının kaynama noktasını değiştirmeden kaynamaya ulaşma süresini kısaltan işlem hangisidir?

A) Dış basıncı artırmak
B) Uçucu olmayan katı çözmek
C) Aynı ortamda ısıtıcı gücünü artırmak
D) Sıvının cinsini değiştirmek
E) Daha yüksek rakıma çıkmak
Isıtıcı gücü, sıvıya birim zamanda aktarılan enerjiyi artırarak kaynamaya ulaşma süresini kısaltır; sıvının cinsi, saflığı ve dış basınç aynı kaldığı için kaynama noktası değişmez.

Cevap: C

Atmosferde Nem ve Hissedilen Sıcaklık

Havadaki su buharına nem denir. Belirli sıcaklıkta havadaki su buharının kısmi basıncının, aynı sıcaklıktaki doygun su buharı basıncına oranı bağıl nemi verir. Hava %100 bağıl neme ulaştığında doygundur; daha fazla soğuma yoğuşma ve yağışı kolaylaştırır. Sıcak hava daha fazla su buharı taşıyabildiğinden aynı su buharı miktarında sıcaklık yükselirse bağıl nem azalabilir.

Hissedilen sıcaklık termometrenin ölçtüğü gerçek sıcaklık değildir. Sıcak havada bağıl nem yüksek olduğunda terin buharlaşması yavaşlar ve vücut daha sıcak hisseder. Soğuk havada rüzgâr vücuttan ısı kaybını hızlandırarak hissedilen sıcaklığı düşürebilir.

Örnek - 15
Gerçek sıcaklığın 35 °C olduğu iki şehirden A’da bağıl nem %30, B’de %75’tir. Rüzgâr koşulları benzer olduğuna göre hangisi en uygundur?

A) A’da terin buharlaşması daha yavaştır.
B) B’de hissedilen sıcaklık genellikle daha yüksektir.
C) Bağıl nem hissedilen sıcaklığı etkilemez.
D) B’de suyun denge buhar basıncı sıfırdır.
E) A kesinlikle yağışlıdır.
Yüksek bağıl nem terin buharlaşmasını yavaşlatır. Vücudun serinlemesi zorlaştığı için B’de hissedilen sıcaklık genellikle daha yüksektir.

Cevap: B

GAZLAR VE PLAZMA

Gazların Genel Özellikleri

Gaz tanecikleri arasındaki uzaklık büyük olduğundan gazların yoğunluğu katı ve sıvılardan düşüktür. Gazlar sıkıştırılabilir, genleşebilir, akışkandır ve bulundukları kabın tamamını doldurur. Farklı gazlar birbirine her oranda karışarak homojen karışım oluşturabilir. Taneciklerin kendiliğinden çok yoğun ortamdan az yoğun ortama yayılması difüzyon, çok küçük bir açıklıktan boşluğa geçmesi efüzyondur.

Gaz basıncı taneciklerin kabın çeperine çarpmasıyla oluşur. Birim hacimdeki tanecik sayısı, taneciklerin ortalama hızı ve çarpışma sıklığı arttıkça basınç artabilir. Açık hava basıncı barometreyle, kapalı kaptaki gaz basıncı manometreyle ölçülür. Temel eşitlikler arasında 1 atm = 760 mmHg = 76 cmHg bulunur.

Örnek - 16
Bir parfüm şişesi odanın bir köşesinde açıldığında kokunun zamanla odanın diğer tarafında hissedilmesi ve bir balondaki gazın iğne deliğinden dışarı kaçması sırasıyla hangi olaylardır?

A) Efüzyon – difüzyon
B) Difüzyon – efüzyon
C) Yoğuşma – süblimleşme
D) Kaynama – buharlaşma
E) İyonlaşma – deiyonizasyon
Koku moleküllerinin hava içinde yayılması difüzyon, gazın küçük delikten geçmesi efüzyondur.

Cevap: B

Gazları Niteleyen Büyüklükler: Basınç, Hacim, Sıcaklık ve Mol

Gazın durumu basınç (P), hacim (V), mutlak sıcaklık (T) ve madde miktarı (n) ile tanımlanır. Gaz hesaplarında sıcaklık Kelvin cinsinden kullanılır: T(K) = t(°C) + 273. Bir mol gaz 6,02 × 1023 tanecik içerir. İdeal gazlar normal şartlarda (0 °C ve 1 atm) yaklaşık 22,4 L; oda koşullarında (25 °C ve 1 atm) yaklaşık 24,5 L hacim kaplar.

Sabit hacimde sıcaklık veya gaz miktarı artırılırsa çarpışma sıklığı artar ve basınç yükselir. Hareketli, sürtünmesiz pistonlu kapta dış basınç sabitse gaz hacmini değiştirerek yeni denge kurabilir. Sabit sıcaklıkta piston aşağı itilip hacim azaltıldığında gaz basıncı artar. Bir kabın sabit hacimli mi, sabit basınçlı mı olduğu sorunun yorumunu doğrudan değiştirir.

Basınç (P)atm, mmHg, cmHg
Hacim (V)L, mL, cm3
Sıcaklık (T)Mutlak ölçek: K
Madde miktarı (n)Mol
Örnek - 17
Sabit hacimli kapalı bir kapta bulunan ideal gazın sıcaklığı 27 °C’den 127 °C’ye çıkarılıyor. Gaz miktarı değişmediğine göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle artar?

A) Kabın hacmi
B) Gazın mol sayısı
C) Taneciklerin ortalama kinetik enerjisi ve kap basıncı
D) Gazın kütlesi
E) Taneciklerin büyüklüğü
Sıcaklık 300 K’den 400 K’ye yükselir. Sabit hacim ve sabit mol sayısında taneciklerin ortalama kinetik enerjisi ile çarpışmaların etkisi artar; basınç yükselir.

Cevap: C

Örnek - 18
Aynı sıcaklık ve basınçta 11,2 L X gazı ile 22,4 L Y gazı bulunuyor. Gazlar ideal kabul edildiğine göre hangisi doğrudur?

A) X ve Y’nin mol sayıları eşittir.
B) Y’nin mol sayısı X’in iki katıdır.
C) X’in tanecik sayısı Y’nin iki katıdır.
D) Gaz türleri bilinmeden hacim–mol karşılaştırması yapılamaz.
E) Y’nin sıcaklığı kesinlikle daha yüksektir.
Aynı sıcaklık ve basınçta ideal gaz hacmi mol sayısıyla doğru orantılıdır. Y’nin hacmi iki kat olduğundan mol ve tanecik sayısı da X’in iki katıdır.

Cevap: B

Plazmanın Yapısı ve Kullanım Alanları

Plazma, yeterli enerji alan gaz taneciklerinin iyonlaşmasıyla oluşur. Pozitif ve negatif yük miktarları toplamda dengelenebildiği için plazma bütünüyle nötr kabul edilebilir; buna rağmen serbest yüklü tanecikler içerdiğinden elektrik akımını iletir, elektrik ve manyetik alanlardan etkilenir. Gazlardan daha yüksek enerjili, akışkan, belirli şekil ve hacmi olmayan bir fiziksel hâldir.

Güneş ve yıldızlar, yıldırım, kutup ışıkları, floresan ve neon lambalar plazmayla ilişkilidir. Plazma; aydınlatma, ekran teknolojileri, yüzey işleme, sterilizasyon, metal kesme ve kaynak uygulamalarında kullanılabilir. Her alevin aynı ölçüde iyonlaşmış olmadığı unutulmamalıdır; plazma tanımında serbest yüklü taneciklerin varlığı belirleyicidir.

Örnek - 19
Plazma hâliyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Serbest elektron ve iyon içerebilir.
B) Elektrik ve manyetik alandan etkilenebilir.
C) Belirli şekli ve hacmi vardır.
D) Gaz hâline enerji verilerek oluşabilir.
E) Yıldızlarda ve floresan lambalarda örnekleri bulunur.
Plazma akışkandır; gaz gibi belirli şekli ve hacmi yoktur. Diğer yargılar plazmanın tanımı ve örnekleriyle uyumludur.

Cevap: C

SAF MADDELERİN ISINMA VE SOĞUMA GRAFİKLERİ

Isınma Eğrisi ve Enerji Değişimleri

Sabit basınçta ısıtılan saf katının sıcaklığı erime noktasına kadar yükselir. Erime süresince katı ve sıvı birlikte bulunur; verilen enerji taneciklerin ortalama kinetik enerjisini değil, aralarındaki düzen ve çekimi değiştirerek potansiyel enerjiyi artırır. Erime tamamlandığında sıvının sıcaklığı kaynama noktasına kadar yükselir. Kaynama sırasında sıvı ve gaz birlikte bulunur; sıcaklık yine sabit, potansiyel enerji artmaktadır.

IKatı ısınır
Sıcaklık ↑
IIErime
Katı + sıvı
IIISıvı ısınır
Sıcaklık ↑
IVKaynama
Sıvı + gaz
VGaz ısınır
Sıcaklık ↑

Eğik bölümlerde madde tek hâldedir; sıcaklık ve ortalama kinetik enerji değişir. Yatay bölümlerde iki hâl birlikte bulunur; sıcaklık ve ortalama kinetik enerji sabit, potansiyel enerji değişkendir. Isıtıcı gücü veya madde miktarı yatay bölümün süresini değiştirebilir; saf maddenin erime ve kaynama sıcaklıklarını değiştirmez. Dış basınç kaynama noktasını, safsızlık ise erime ve kaynama davranışını değiştirebilir.

Soğuma Eğrisi ve Ters Süreç

Gaz hâlindeki saf madde soğutulduğunda sıcaklığı yoğuşma noktasına kadar azalır. Yoğuşma süresince gaz ve sıvı birlikte bulunur; sıcaklık sabitken potansiyel enerji azalır ve çevreye enerji verilir. Sıvı soğuduktan sonra donma noktasında sıvı ve katı birlikte bulunur. Aynı basınçta saf maddenin erime noktası donma noktasına, kaynama noktası yoğuşma noktasına eşittir.

Dikkat
Yatay bölüm “enerji alışverişi yoktur” anlamına gelmez. Saf madde hâl değiştirirken ısı alır veya verir; sıcaklığın sabit kalmasının nedeni bu enerjinin taneciklerin ortalama kinetik enerjisi yerine potansiyel enerjiyi değiştirmesidir.
Örnek - 20
Saf bir maddenin sabit basınçtaki ısınma eğrisi beş bölgeye ayrılmıştır:

IEğik
IIYatay
IIIEğik
IVYatay
VEğik

Bu grafikle ilgili hangisi yanlıştır?

A) II. bölgede katı ve sıvı birlikte bulunabilir.
B) IV. bölgede sıcaklık sabitken potansiyel enerji artabilir.
C) I, III ve V. bölgelerde madde homojendir.
D) II ve IV. bölgelerde ortalama kinetik enerji artar.
E) Isıtıcı gücünün artması hâl değişim sürelerini kısaltabilir.
Yatay hâl değişimi bölgelerinde sıcaklık sabit olduğundan ortalama kinetik enerji değişmez; alınan enerji potansiyel enerjiyi artırır. Bu nedenle D yanlıştır.

Cevap: D

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz