TYT maddenin hâlleri konusu; katı, sıvı, gaz ve plazmanın tanecik yapısını, hâl değişimlerini, katı türlerini, sıvıların viskozite ve buhar basıncını, gazları niteleyen büyüklükleri ve ısınma–soğuma grafiklerini birlikte inceler. Sorularda çoğu zaman tek bir tanım değil; tanecikler arası çekim, sıcaklık, dış basınç, saflık, enerji ve günlük yaşam örnekleri aynı düzenek üzerinde yorumlanır.
MADDENİN FİZİKSEL HÂLLERİ
Katı, Sıvı, Gaz ve Plazmanın Tanecik Modeli
Bir maddenin fiziksel hâli sıcaklık ve basınca bağlıdır. Katıda tanecikler birbirine çok yakın, çoğunlukla düzenli ve yalnız titreşim hareketi yapar. Sıvıda tanecikler yine yakındır; ancak birbirlerinin üzerinden kayabildikleri için sıvı bulunduğu kabın biçimini alır. Gazda tanecikler arası uzaklık büyüktür, çekim çok zayıftır ve tanecikler kabın tamamına yayılır. Plazmada ise yüksek enerji nedeniyle gaz taneciklerinin bir bölümü iyonlaşır; pozitif iyonlar, serbest elektronlar ve nötr tanecikler birlikte bulunabilir.
| Özellik | Katı | Sıvı | Gaz | Plazma |
|---|---|---|---|---|
| Şekil | Belirli | Kabın biçimini alır | Kabın tamamını doldurur | Kabın biçimini alır |
| Hacim | Belirli | Belirli | Belirli değil | Belirli değil |
| Sıkıştırılabilirlik | İhmal edilir | İhmal edilir | Belirgin | Belirgin |
| Temel tanecik davranışı | Titreşim | Titreşim ve öteleme | Titreşim, dönme ve öteleme | Yüklü ve nötr taneciklerin hareketi |
Katıda düzenli ve yakın, sıvıda yakın fakat düzensiz, gazda seyrek tanecikler; plazmada ise iyonlar ve serbest elektronlar görülür.
Hâl Değişimleri ve Enerji
Hâl değişiminde maddenin kimliği korunur; tanecikler arası uzaklık, düzen ve çekimlerin etkinliği değişir. Katıdan sıvıya erime, sıvıdan gaza buharlaşma, katıdan doğrudan gaza süblimleşme ve gazdan plazmaya iyonlaşma sırasında madde çevreden enerji alır. Gazdan sıvıya yoğuşma, sıvıdan katıya donma, gazdan doğrudan katıya kırağılaşma ve plazmadan gaza deiyonizasyon sırasında çevreye enerji verilir.
→
→
→
X →
← Y
X ve Y için hangisi doğrudur?
Suyun Farklı Hâllerinin Önemi
Su doğada katı, sıvı ve gaz hâllerinde bulunur. Buzun yoğunluğunun sıvı sudan düşük olması göl ve denizlerin yüzeyden donmasını; alttaki suyun sıvı kalması ise canlı yaşamının sürmesini kolaylaştırır. Sıvı su; içme, tarım, temizlik, sindirim, boşaltım ve vücut sıcaklığının dengelenmesi gibi yaşamsal süreçlerde görev alır. Su buharının yoğuşması bulut ve yağış oluşumuna katılır; buharlaşma–yoğuşma döngüsü yeryüzündeki suyun taşınmasını sağlar.
Endüstride Hâl Değişimi: LPG, LNG ve Soğutucular
Gazların basınç altında sıvılaştırılması depolama ve taşımada hacim kazandırır. LPG, ham petrolün işlenmesi veya doğal gazın ayrıştırılması sırasında elde edilen, başlıca propan ve bütan içeren sıvılaştırılmış petrol gazıdır. LNG ise büyük oranda metan içeren doğal gazın düşük sıcaklıkta sıvılaştırılmış hâlidir. LNG tanker ve terminallerde yalıtılmış sistemlerde taşınır.
İtici gazlar aerosol kutularında basınç altında sıvı hâlde depolanabilir; vana açılınca basınç azalır, sıvının bir bölümü gazlaşarak ürünü dışarı taşır. Soğutucu akışkanlar düşük basınçta buharlaşırken ortamdan ısı alır, sıkıştırılıp yoğuşturulurken çevreye ısı verir. Havanın azot ve oksijene ayrılması da havanın sıkıştırılıp çok düşük sıcaklıklara soğutulması ve bileşenlerin farklı kaynama noktalarından yararlanan ayrımsal damıtmayla gerçekleşir.
II. LNG’nin düşük sıcaklıkta daha küçük hacimde depolanması
III. Sıvı havadan azot ve oksijenin ayrımsal damıtmayla ayrılması
Bu uygulamalardan hangilerinde hâl değişimi veya hâl değişimi sıcaklıklarından yararlanılır?
KATILAR
Amorf ve Kristal Katılar
Katılar tanecik düzenine göre amorf ve kristal olarak sınıflandırılır. Amorf katılarda uzun menzilli düzen ve belirli geometrik şekil yoktur. Kesin bir erime noktasından çok, belirli sıcaklık aralığında yumuşama gözlenir. Cam, plastik, lastik, tereyağı ve parafin yaygın örneklerdir. Kristal katılarda atom, iyon veya moleküller düzenli bir örgü oluşturur; saf kristal katıların belirli erime noktaları bulunur.
İyonik, Moleküler, Kovalent Ağ ve Metalik Kristaller
Kristal katılar örgü noktalarındaki tanecik ve bu tanecikleri bir arada tutan çekime göre dört grupta incelenir. İyonik kristallerde zıt yüklü iyonlar elektrostatik çekimle; moleküler kristallerde moleküller zayıf etkileşimlerle; kovalent ağ kristallerinde atomlar üç boyutlu kovalent bağ ağıyla; metalik kristallerde metal iyonları delokalize elektronlarla bir arada tutulur.
| Kristal türü | Örgü birimi / çekim | Başlıca özellik | Örnek |
|---|---|---|---|
| İyonik | Katyon–anyon / elektrostatik çekim | Sert, kırılgan; eriyik veya çözeltide iletken | NaCl, CaO, KNO3 |
| Moleküler | Molekül / zayıf etkileşim | Genellikle düşük erime noktası, yalıtkan | Buz, kuru buz, I2, şeker |
| Kovalent ağ | Atom / kovalent bağ | Çoğunlukla çok sert ve yüksek erime noktalı | Elmas, kuvars, grafit |
| Metalik | Metal iyonu–elektron denizi | İletken, parlak, işlenebilir | Fe, Cu, Al, Zn |
Grafit kovalent ağ kristali olmasına rağmen tabakalar boyunca hareket edebilen elektronları nedeniyle elektriği iletir; bu, kovalent ağ katılarının genellikle yalıtkan olmasına önemli bir istisnadır. Moleküler katılarda ise erime sırasında molekül içi kovalent bağ değil, moleküller arası çekimler aşılır.
SIVILAR
Viskozite ve Akıcılık
Bir sıvının akmaya karşı gösterdiği direnç viskozitedir; akıcılık viskoziteyle ters ilişkilidir. Moleküller arası çekim güçlendikçe ve benzer yapıda molekül büyüklüğü arttıkça viskozite çoğunlukla artar. Gliserinde birden fazla –OH grubunun kurduğu yoğun hidrojen bağı ağı, suya göre daha yüksek viskoziteye katkı sağlar. Sıcaklık yükseldiğinde sıvı taneciklerinin hareketi kolaylaşır ve çoğu sıvının viskozitesi azalır.
→
↔
| Sıvı | Viskozite (mPa·s) |
|---|---|
| Metanol | 0,54 |
| Su | 0,89 |
| Etanol | 1,07 |
Bu verilere göre hangisine kesin ulaşılır?
Buharlaşma, Yoğuşma ve Buharlaşma Hızı
Buharlaşma sıvının yüzeyindeki yeterli kinetik enerjiye sahip taneciklerin gaz hâline geçmesidir ve her sıcaklıkta gerçekleşebilir. Endotermiktir; kolonyanın eli serinletmesi, terin buharlaşarak vücudu soğutması bu enerji alışverişine dayanır. Kapalı kapta gaz taneciklerinin sıvıya dönmesi yoğuşmadır. Buharlaşma ve yoğuşma hızları eşitlendiğinde sıvı–buhar arasında dinamik denge kurulur.
Buharlaşma hızı; sıcaklık ve yüzey alanı arttıkça, rüzgâr nemli havayı uzaklaştırdıkça artar. Sıvının uçuculuğu ve moleküller arası çekimi de etkilidir. Havanın nemi arttığında buharlaşma genellikle yavaşlar. Dış basınç azaldığında yüzeyden ayrılan taneciklerin ortamda uzaklaşması kolaylaşabilir.
Denge Buhar Basıncı
Kapalı bir kapta sıvısıyla dinamik dengede bulunan buharın yaptığı basınca denge buhar basıncı denir. Saf bir sıvı için buhar basıncı sıvının cinsine ve sıcaklığa bağlıdır. Moleküller arası çekim zayıfsa uçuculuk ve buhar basıncı daha yüksek olur. Sıcaklık yükseldiğinde buharlaşabilecek tanecik sayısı arttığından denge buhar basıncı artar.
Sabit sıcaklıkta aynı saf sıvının miktarını, yüzey alanını veya kabın boş hacmini değiştirmek denge yeniden kurulduktan sonra buhar basıncını değiştirmez; yeter ki kapta sıvı hâl kalmış olsun. Uçucu olmayan bir katı çözüldüğünde sıvının yüzeyindeki çözücü taneciklerinin oranı azaldığı için buhar basıncı düşer. Saflık derecesi bu nedenle önemlidir.
Kaynama ve Kaynama Noktası
Kaynama, sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu anda sıvının her yerinde buharlaşmanın başlamasıdır. Saf sıvının 1 atm basınçtaki kaynama sıcaklığı normal kaynama noktasıdır. Dış basınç yükselirse kaynama noktası yükselir; yüksek yerlerde atmosfer basıncı düşük olduğundan su 100 °C’nin altında kaynar. Düdüklü tencerede basınç arttığı için suyun kaynama sıcaklığı yükselir ve yiyecekler daha yüksek sıcaklıkta pişer.
Kaynama noktası sıvının cinsine, saflığına ve dış basınca bağlıdır; sıvı miktarı, kabın biçimi, yüzey alanı ve ısıtıcının gücü kaynama sıcaklığını değiştirmez. Bu değişkenler kaynamaya ulaşma süresini veya buharlaşma hızını etkileyebilir. Uçucu olmayan çözünen madde sıvının buhar basıncını düşürdüğü için aynı dış basınca ulaşmak daha yüksek sıcaklık gerektirir; kaynama noktası yükselir.
Atmosferde Nem ve Hissedilen Sıcaklık
Havadaki su buharına nem denir. Belirli sıcaklıkta havadaki su buharının kısmi basıncının, aynı sıcaklıktaki doygun su buharı basıncına oranı bağıl nemi verir. Hava %100 bağıl neme ulaştığında doygundur; daha fazla soğuma yoğuşma ve yağışı kolaylaştırır. Sıcak hava daha fazla su buharı taşıyabildiğinden aynı su buharı miktarında sıcaklık yükselirse bağıl nem azalabilir.
Hissedilen sıcaklık termometrenin ölçtüğü gerçek sıcaklık değildir. Sıcak havada bağıl nem yüksek olduğunda terin buharlaşması yavaşlar ve vücut daha sıcak hisseder. Soğuk havada rüzgâr vücuttan ısı kaybını hızlandırarak hissedilen sıcaklığı düşürebilir.
GAZLAR VE PLAZMA
Gazların Genel Özellikleri
Gaz tanecikleri arasındaki uzaklık büyük olduğundan gazların yoğunluğu katı ve sıvılardan düşüktür. Gazlar sıkıştırılabilir, genleşebilir, akışkandır ve bulundukları kabın tamamını doldurur. Farklı gazlar birbirine her oranda karışarak homojen karışım oluşturabilir. Taneciklerin kendiliğinden çok yoğun ortamdan az yoğun ortama yayılması difüzyon, çok küçük bir açıklıktan boşluğa geçmesi efüzyondur.
Gaz basıncı taneciklerin kabın çeperine çarpmasıyla oluşur. Birim hacimdeki tanecik sayısı, taneciklerin ortalama hızı ve çarpışma sıklığı arttıkça basınç artabilir. Açık hava basıncı barometreyle, kapalı kaptaki gaz basıncı manometreyle ölçülür. Temel eşitlikler arasında 1 atm = 760 mmHg = 76 cmHg bulunur.
Gazları Niteleyen Büyüklükler: Basınç, Hacim, Sıcaklık ve Mol
Gazın durumu basınç (P), hacim (V), mutlak sıcaklık (T) ve madde miktarı (n) ile tanımlanır. Gaz hesaplarında sıcaklık Kelvin cinsinden kullanılır: T(K) = t(°C) + 273. Bir mol gaz 6,02 × 1023 tanecik içerir. İdeal gazlar normal şartlarda (0 °C ve 1 atm) yaklaşık 22,4 L; oda koşullarında (25 °C ve 1 atm) yaklaşık 24,5 L hacim kaplar.
Sabit hacimde sıcaklık veya gaz miktarı artırılırsa çarpışma sıklığı artar ve basınç yükselir. Hareketli, sürtünmesiz pistonlu kapta dış basınç sabitse gaz hacmini değiştirerek yeni denge kurabilir. Sabit sıcaklıkta piston aşağı itilip hacim azaltıldığında gaz basıncı artar. Bir kabın sabit hacimli mi, sabit basınçlı mı olduğu sorunun yorumunu doğrudan değiştirir.
Plazmanın Yapısı ve Kullanım Alanları
Plazma, yeterli enerji alan gaz taneciklerinin iyonlaşmasıyla oluşur. Pozitif ve negatif yük miktarları toplamda dengelenebildiği için plazma bütünüyle nötr kabul edilebilir; buna rağmen serbest yüklü tanecikler içerdiğinden elektrik akımını iletir, elektrik ve manyetik alanlardan etkilenir. Gazlardan daha yüksek enerjili, akışkan, belirli şekil ve hacmi olmayan bir fiziksel hâldir.
Güneş ve yıldızlar, yıldırım, kutup ışıkları, floresan ve neon lambalar plazmayla ilişkilidir. Plazma; aydınlatma, ekran teknolojileri, yüzey işleme, sterilizasyon, metal kesme ve kaynak uygulamalarında kullanılabilir. Her alevin aynı ölçüde iyonlaşmış olmadığı unutulmamalıdır; plazma tanımında serbest yüklü taneciklerin varlığı belirleyicidir.
SAF MADDELERİN ISINMA VE SOĞUMA GRAFİKLERİ
Isınma Eğrisi ve Enerji Değişimleri
Sabit basınçta ısıtılan saf katının sıcaklığı erime noktasına kadar yükselir. Erime süresince katı ve sıvı birlikte bulunur; verilen enerji taneciklerin ortalama kinetik enerjisini değil, aralarındaki düzen ve çekimi değiştirerek potansiyel enerjiyi artırır. Erime tamamlandığında sıvının sıcaklığı kaynama noktasına kadar yükselir. Kaynama sırasında sıvı ve gaz birlikte bulunur; sıcaklık yine sabit, potansiyel enerji artmaktadır.
Sıcaklık ↑
Katı + sıvı
Sıcaklık ↑
Sıvı + gaz
Sıcaklık ↑
Eğik bölümlerde madde tek hâldedir; sıcaklık ve ortalama kinetik enerji değişir. Yatay bölümlerde iki hâl birlikte bulunur; sıcaklık ve ortalama kinetik enerji sabit, potansiyel enerji değişkendir. Isıtıcı gücü veya madde miktarı yatay bölümün süresini değiştirebilir; saf maddenin erime ve kaynama sıcaklıklarını değiştirmez. Dış basınç kaynama noktasını, safsızlık ise erime ve kaynama davranışını değiştirebilir.
Soğuma Eğrisi ve Ters Süreç
Gaz hâlindeki saf madde soğutulduğunda sıcaklığı yoğuşma noktasına kadar azalır. Yoğuşma süresince gaz ve sıvı birlikte bulunur; sıcaklık sabitken potansiyel enerji azalır ve çevreye enerji verilir. Sıvı soğuduktan sonra donma noktasında sıvı ve katı birlikte bulunur. Aynı basınçta saf maddenin erime noktası donma noktasına, kaynama noktası yoğuşma noktasına eşittir.
Bu grafikle ilgili hangisi yanlıştır?
Sonraki konu: TYT Doğa ve Kimya: Su, Su Kaynakları ve Çevre Kimyası

