ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI

0
4186

KPSS ünsüzlerle ilgili ses olayları konu anlatımı kapsamında ünsüzlerin özellikleri, yumuşama, benzeşme, düşme, türeme, n–m değişimi, göçüşme ve kaynaştırma ünsüzleri işlenecektir.
KPSS Türkçe konularının tamamına KPSS konu anlatımı arşivinden ulaşabilirsiniz.

Ünsüzler ve Ses Değişmelerinin Temeli

Sert–Yumuşak ve Sürekli–Süreksiz Ünsüzler

Ses, konuşma sırasında çıkarılan birim; harf, bu sesin yazıdaki işaretidir. Söylenirken hava akımının ses yolunda bir engelle karşılaştığı seslere ünsüz denir. Türk alfabesinin 21 ünsüz harfi b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y ve z’dir. Ünlüler ise a, e, ı, i, o, ö, u, ü harfleriyle gösterilir.

Ses tellerinin titreşimine göre ünsüzler sert (ötümsüz) ve yumuşak (ötümlü) olarak ayrılır. Sert ünsüzler ç, f, h, k, p, s, ş, t’dir; diğerleri yumuşak gruptadır. “Fıstıkçı Şahap” ifadesinin ünsüzleri bu sekiz sert sesi içerir. Süreklilik ise başka bir ölçüttür: hava akımının bütünüyle kesilip bırakılmasıyla oluşanlar süreksiz, akımın sürmesiyle oluşanlar sürekli grupta gösterilir.

Söyleniş grubu Sert ünsüzler Yumuşak ünsüzler
Süreksiz p, ç, t, k b, c, d, g
Sürekli f, h, s, ş ğ, j, l, m, n, r, v, y, z

Bu sınıflandırmada p, ç, t, k sert ve süreksizdir; f ve s ise sert olmakla birlikte süreklidir. Bu yüzden sert ünsüzlerin tamamı yumuşama kuralına aynı biçimde girmez. “Ğ”nin söylenişi çevresindeki ünlülere göre değişebilse de okul dil bilgisindeki tabloda yumuşak ve sürekli grupta yer alır.

Örnek - 1
Aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi iki ayrı sınıflandırma ölçütünü doğru kullanmaktadır?

A) p ve f sert olduğu için ikisi de süreksizdir.
B) c ve ç aynı sertlik grubundadır, süreklilikleri farklıdır.
C) t ve d süreksizdir; sertlik–yumuşaklık bakımından farklı gruplardadır.
D) s ve z yumuşaktır; s sürekli, z süreksizdir.
E) k ve g sürekli olduğu için yalnız sertlikleri farklıdır.
t sert-süreksiz, d yumuşak-süreksizdir; ortak özellik süreksizliktir. p–f çiftinde f sürekli, c–ç çiftinde c yumuşak ve ç serttir. s sert, z yumuşak ve her ikisi süreklidir. k ile g ise süreksizdir.

Cevap: C

Kök, Gövde, Ek ve Değişen Ses

Kök, sözcüğün anlamlı en küçük tabanıdır. Yapım eki yeni bir sözcük oluşturur; yapım eki almış tabana gövde denir. Çekim eki ise sözcüğün cümledeki görevini, zamanını veya kişisini belirtir. “Göz + lük” yeni bir ad oluşturur; “gözlük + ü” aynı adın ekli biçimidir. Ses olayı yalnız kökte değil, gövdede ve daha önce eklenmiş bir ekte de gerçekleşebilir.

Çözümlemelerde + eklenmeyi veya birleşmeyi, ortaya çıkan biçimi gösterir. “Git-” yazımındaki kısa çizgi fiil tabanını belirtir; gerçek sözcükte yazılmaz. “Kitap + ı → kitabı” örneğinde p başka bir ünsüze dönüşür. “Minik + cik → minicik” örneğinde ise k’nin yerine başka bir ses gelmez, k düşer. Harfin değişmesi ile kaybolması farklı olaylardır.

Yumuşama ve benzeşmede sesin niteliği değişir; düşmede ses eksilir, türemede başlangıçtaki taban ve ekte bulunmayan bir ses ortaya çıkar. N–m değişiminde n, b’nin etkisiyle m olur. Kaynaştırma ise eklenişteki bağlantıyla ilgilidir. Aşağıdaki şemanın okları bu konu dallarını gösterir; olayların gerçekleşme sırasını göstermez.

Ünsüz yumuşaması, benzeşmesi, düşmesi, türemesi, n-b çatışması ve kaynaştırma başlıkları

Şemadaki “N-B çatışması”, aşağıda n–m değişimi adıyla açıklanan olaydır. Şemada yer almayan göçüşme de seslerin yer değiştirmesi bakımından ayrıca ele alınır. Yazım ile söyleyiş her zaman aynı değildir: konuşmada duyulan her değişme standart yazıya geçirilmez.

Ünsüz Yumuşaması

p, ç, t, k Seslerinin Ünlü Önünde Değişmesi

Sonunda p, ç, t, k bulunan bazı sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldığında bu sesler b, c, d, g veya ğ olur. Bu değişme ünsüz yumuşaması olarak adlandırılır. Değişen ünsüz ekin başında değil, ekten önceki tabanın sonundadır: ağaç + ı → ağacı biçiminde ç, c’ye dönüşür; ekin ı’sı korunur.

Taban ve ek Ekli biçim Değişme
ağaç + ı ağacı ç → c
kitap + ı kitabı p → b
felek + i feleği k → ğ
gözlük + ü gözlüğü k → ğ
kanat + ı kanadı t → d

Ünlüyle başlayan ek koşulu önemlidir. “Kitabı”nda p → b değişir; “kitaplar”da -lar ünsüzle başladığı için bu yumuşama koşulu oluşmaz. “Gözlüğü”nde değişen k, en küçük kök olan göz’de değil, gözlük gövdesinin sonundadır. Yalnız en küçük köke bakılması bu olayı gözden kaçırır.

Örnek - 2
“Kitabı, kitaplar, gözlüğü, gözlükler” sözcükleriyle ilgili hangi açıklama doğrudur?

A) Dördünde de tabanın son ünsüzü yumuşamıştır.
B) İlk ve üçüncü sözcükte yumuşama vardır; üçüncüde değişen ses yapım eki almış gövdenin sonundadır.
C) Yalnız ilkinde yumuşama vardır; yapım ekinde ses değişmez.
D) İkinci ve dördüncüde yumuşamaya aykırılık vardır.
E) Üçüncüdeki ğ, k’nin düşmesinden sonra türemiştir.
Kitap + ı → kitabı ve gözlük + ü → gözlüğü biçimlerinde ünlüyle başlayan ek son ünsüzü değiştirmiştir. -lar/-ler ile kurulan diğer iki biçimde yumuşamanın ünlüyle eklenme koşulu yoktur; bu biçimler aykırılık örneği değildir. k → ğ bir değişmedir, düşme ve türeme olarak ikiye ayrılmaz.

Cevap: B

k Sesinin g veya ğ Olması

Yumuşamada k her zaman ğ olmaz. Renk + i → rengi ve ahenk + i → ahengi örneklerinde k → g; felek + i → feleği örneğinde k → ğ gerçekleşir. İki biçim de sert k’nin yumuşaması kapsamındadır.

Taban Ekli biçim Değişen son ses
kurt kurdu t → d
ahenk ahengi k → g
fert ferdi t → d

Tabandaki n, l veya r’nin varlığı tek başına yumuşamayı zorunlu kılmaz. “Renk → rengi” ile “tank → tankı” karşılaştırıldığında n’den sonra gelen k’nin her sözcükte aynı davranmadığı görülür. Sözcüğün yerleşik ekli biçimi esastır. Ayrıca “diyalog → diyaloğu”ndaki g → ğ değişmesi, başlangıç sesi zaten yumuşak olduğu için p, ç, t, k’nin sertlikten yumuşaklığa geçişiyle aynı değildir.

Örnek - 3
I. renk + i → rengi
II. tank + ı → tankı
III. felek + i → feleği
Bu biçimlerden çıkarılan hangi sonuç doğrudur?

A) n’den sonra gelen bütün k’ler g olur.
B) I ve III’te farklı sesler değiştiği için aynı olay yoktur.
C) II’de ünlüyle başlayan ek bulunmadığından k korunmuştur.
D) I ve III yumuşamadır; II, n’nin tek başına değişmeyi zorunlu kılmadığını gösterir.
E) III’te k düşmüş, I’de g türemiştir.
I’de k → g, III’te k → ğ yumuşamasıdır. II’de -ı ünlüyle başlayan bir ek olduğu hâlde k korunmuştur. Dolayısıyla n + k dizisi her sözcük için aynı sonucu zorunlu kılmaz; sesin değişmesi türeme veya düşme değildir.

Cevap: D

Tek Heceli ve Çok Heceli Sözcüklerde İstisnalar

Tek heceli sözcüklerin çoğunda son p, ç, t, k korunur; fakat hepsinde korunmaz. At → atın, çöp → çöpü, sat- → satış, ok → oku biçimlerinde yumuşama yoktur. Buna karşılık gök → göğün, renk → rengin, kurt → kurdun, kap → kaba biçimlerinde yumuşama vardır. Hece sayısı tek başına kesin karar verdirmez.

Yabancı kökenli sözcüklerin de bir bölümü yumuşar, bir bölümü yumuşamaz. “Saatini kontrol et.” ve “Onun hayatını kararttılar.” cümlelerindeki saat ve hayat sözcüklerinde t korunur; hukuk → hukuku da aynı gruptadır. Buna karşılık kitap → kitabı ve metot → metodu yumuşar. Çok heceli anıt → anıtı, bulut → bulutu, kanıt → kanıtı biçimleri de yumuşamanın bütün çok heceli sözcüklere uygulanamayacağını gösterir.

“Yumuşamaya aykırılık”, doğru yazılmış bir sözcüğün ünlüyle başlayan ek almasına rağmen son p, ç, t, k’sini korumasıdır. “Hukuku” doğrudur; kurala uydurmak amacıyla “hukuğu” yazılması yanlıştır. Yumuşamayan “kitaplar” ise ek ünsüzle başladığı için aynı istisna sınıfında değildir.

Örnek - 4
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde ilk sözcük yumuşamaya, ikinci sözcük ünlüyle başlayan ek aldığı hâlde yumuşamamaya örnektir?

A) göğü — hukuku
B) atı — kanadı
C) kitabı — rengi
D) bulutu — kitabı
E) kaplar — çöpü
Gök + ü → göğü biçiminde k → ğ olur; hukuk + u → hukuku biçiminde k korunur. B ve D’de sıra tersine dönmüştür. C’de ikisi de yumuşar. E’de kaplar ünsüzle başlayan ek aldığı için ilk sözcükte yumuşama gerçekleşmez.

Cevap: A

Özel Adlarda Yazım ve Söyleyiş

Sonunda p, ç, t, k bulunan özel adlara ünlüyle başlayan çekim eki getirildiğinde adın yazılı biçimi korunur. Söyleyişte yumuşama duyulabilse de bu değişme özel adın yazısına geçirilmez. Böylece Mehmet’e, Yozgat’a, Sinop’a yazımları korunur; “Mehmed’e, Yozgad’a, Sinob’a” yazılmaz.

Özel ad Doğru ekli yazım
Mehmet Mehmet’e
Yozgat Yozgat’a
Sinop Sinop’a

Bu durum ünsüzle başlayan çekim ekinin kendi biçimini değiştirmesini engellemez: “Ahmet’te” ve “Sinop’tan” yazımlarında adın son harfi sabittir, ek t ile başlar. Özel adın gövdesini korumak ile ekin doğru biçimini seçmek ayrı işlemlerdir.

Örnek - 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazıya yansımış ünsüz yumuşaması yoktur?

A) Masumluğunu kanıtlayamadı.
B) Sabahtan Şırnak’a gitmesi gerekiyor.
C) Hepimiz feleğin çemberinden geçtik.
D) Her aile ferdi gibi o da ailesini önemsiyor.
E) Yemeğin kabını çöpe atmayı unutmayalım.
A’da masumluk → masumluğu, C’de felek → feleğin, D’de fert → ferdi, E’de yemek → yemeğin ve kap → kabını biçimlerinde yumuşama vardır. B’de Şırnak’a özel adın yazımını korur; gitmesi sözcüğünde ise t’den sonra ünsüzle başlayan ek gelmiştir. Bu seçeneklerde yazıya yansıyan biçimler karşılaştırılmaktadır.

Cevap: B

Yapım Eklerinde ve Birleşik Fiillerde Yumuşama

Yumuşama yalnız adların çekiminde görülmez. Geç- + ik- → gecik- ve ak + ar- → ağar- biçimlerinde yeni bir gövde oluşurken ünsüz değişir. Git- → gidiyor ve et- → ediyor biçimlerinde de t → d vardır. Gidiyor sözcüğündeki i, bir a veya e’nin daralmasıyla oluşmadığından bu sözcükte ünlü daralması bulunduğu sonucu çıkarılmaz.

Bir adın etmek veya olmak gibi yardımcı fiillerle birleşmesi sırasında da yumuşama olabilir. “Kayıp + ol- → kaybol-” örneğinde kayıp’ın ı’sı düşerken p’si b’ye dönüşür. “Kayıt + ol- → kaydol-” biçiminde de ı düşer, t → d olur. Aynı oluşumda bir ünlünün düşmesi ve bir ünsüzün değişmesi birlikte bulunabilir.

Örnek - 6
“Kayıp + ol- → kaybol-” ve “geç- + ik- → gecik-” çözümlemeleri için hangisi doğrudur?

A) İkisinde de yalnız ünlü düşmesi vardır.
B) İlkinde ünsüz düşmesi, ikincisinde ünsüz türemesi vardır.
C) İkisinde de çekim eki sırasında yumuşama vardır.
D) İlkinde yalnız p düşer; ikincisinde ç korunur.
E) İkisinde yumuşama vardır; ilkinde ayrıca birleşme sırasında ünlü düşer.
Kaybol- biçiminde ı’nın kaybı ünlü düşmesi, p → b değişimi yumuşamadır. Gecik- biçiminde ç → c yumuşaması yeni fiil gövdesi oluşurken gerçekleşir. Birleşme ile yapım eki alma farklı oluşum yollarıdır; her ikisi çekim olarak değerlendirilemez.

Cevap: E

Ünsüz Benzeşmesi ve Yumuşamadan Farkı

Ek Başındaki c, d, g Seslerinin Sertleşmesi

Sert ünsüzle biten bir tabana c, d, g ile başlayan ve sert karşılığı bulunan bir ek geldiğinde ekin başındaki ses ç, t, k olur. Bu olay ünsüz benzeşmesi veya ünsüz sertleşmesi olarak adlandırılır. İş + den → işten örneğinde ş korunur; ekin d’si t olur. Yumuşamada tabanın sonu değişirken burada değişen bölüm ekin başıdır.

Taban ve ek Doğru biçim Ekteki değişme
şarap + cı şarapçı c → ç
tavuk + cu tavukçu c → ç
Ahmet + de Ahmet’te d → t
çelik + den çelikten d → t
soğuk + du soğuktu d → t
seç- + gin seçkin g → k

Geçmiş zamanın -dı/-di, bulunmanın -da/-de ve ayrılmanın -dan/-den biçimleri sert ünsüzlerden sonra t ile başlar: bak-tı, sınıf-ta, ağaç-tan. Meslek adı yapan -cı/-ci eki de balıkçı gibi sözcüklerde ç’li biçime geçer. Ek ünlüsünün ı, i, u, ü veya a, e olması ünlü uyumuyla; ilk ünsüzünün sertleşmesi ünsüz benzeşmesiyle ilgilidir.

Örnek - 7
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz sertleşmesi vardır?

A) Sadece önemsediğim şeyi yapıyorum.
B) Bazen kim olduğunu unutuyorsun.
C) Sudan sebeplerle işten ayrıldı.
D) Hayat her zaman iyi davranmaz insanlara.
E) Gün boyu susuz kalmak sağlığımıza zararlıdır.
İş + den → işten biçiminde sert ş’den sonra ekin d’si t’ye dönüşür. A’daki önemsediğim, B’deki olduğunu ve E’deki sağlığımıza biçimleri yumuşamaya örnek oluşturabilir; bu durum onları sertleşme örneği yapmaz. C’deki sudan sözcüğünde ise taban ünlüyle bittiği için d korunur.

Cevap: C

Örnek - 8
“Sınıfta, gözde, seçkin, balıkçı” sözcüklerinde ek başındaki değişmeler düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Dördünde de sertleşme vardır.
B) Yalnız sınıfta ve gözde sözcüklerinde sertleşme vardır.
C) Seçkin sözcüğünde tabanın son ünsüzü yumuşamıştır.
D) Gözde dışındaki üç sözcükte d → t, g → k veya c → ç değişmelerinden biri vardır.
E) Balıkçı sözcüğündeki ç, yeni türemiş bir sestir.
Sınıf + da → sınıfta, seç- + gin → seçkin, balık + cı → balıkçı biçimlerinde ekin ilk sesi değişir. Göz + de → gözde biçiminde z yumuşak olduğu için d korunur. Balıkçıdaki ç, c’nin sertleşmiş karşılığıdır; türeme değildir.

Cevap: D

Benzeşmenin Sınırları, Bağlaçlar ve Özel Adlar

Sert ünsüzden sonra gelen her yumuşak ünsüz değişmez. Değişme, ilgili ekin sert ve yumuşak biçimlerinin bulunmasına bağlıdır. Üçgen, beşgen, Ahmetgil, çocukcağız gibi yerleşik biçimlerde bu ekler sertleşmez. Birleşik sözcükteki ikinci parçanın başı da sırf önceki parça sert ünsüzle bitti diye değiştirilmez: üstgeçit bu nedenle “üstkeçit” yapılmaz.

Ayrı yazılan de/da bağlacı bir ek değildir; önceki sözcüğün son sesine göre te/ta olmaz. “Ahmet de geldi.” cümlesinde ekleme anlamı vardır. “Kitap Ahmet’te kaldı.” cümlesindeki -te ise bulunma ekidir ve t ile yazılır. Sayıya gelen ek de sayının son harfine değil okunuşuna bağlanır: “3’te” üçte, “5’ten” beşten diye okunur.

Dikkat
Yumuşamaya aykırılık ile benzeşme kuralına uymayan yanlış yazım aynı değildir. “Hukuku” yerleşik doğru biçimdir. Buna karşılık “ağaçdan” ve “Ahmet’de” bulunma/ayrılma eki bağlamında yanlıştır; doğruları “ağaçtan” ve “Ahmet’te”dir. Ayrı bağlaç olan “Ahmet de” ise doğrudur.

Örnek - 9
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi veya bağlacın yazımı bakımından yanlışlık vardır?

A) Ders saat 3’te başlayacak.
B) Ahmet de toplantıya katıldı.
C) Dosya Ahmet’de kaldı.
D) Tahtaya bir beşgen çizdi.
E) Çocukcağız yağmurda beklemiş.
“Dosya Ahmet’te kaldı.” cümlesinde bulunma eki gereklidir; Ahmet sert t ile bittiği için ek -te olur. 3 sayısı üç diye okunur ve 3’te doğrudur. Ahmet de’de bağlaç ayrı ve d’li yazılır. Beşgen ile çocukcağız yerleşik ek istisnalarıdır.

Cevap: C

Aynı Sözcükte Benzeşme ve Yumuşama

Birden fazla ek alan sözcükte önce ekin başı sertleşip daha sonra aynı ekin sonu yumuşayabilir. “Yaptığı iş” sözündeki yaptığı, yap- + -dık + -ı yapısına dayanır. -dık eki fiilden bir niteleme biçimi kurar, sonraki -ı bu biçimi kişiye bağlar. Yap- tabanının sert p’si ek başındaki d’yi t’ye dönüştürür: yaptık. Ardından ünlüyle başlayan -ı, bu ekin son k’sini ğ yapar: yaptığı.

Eklenme aşaması Ortaya çıkan biçim Ses olayı
yap- + dık yaptık d → t: benzeşme
yaptık + ı yaptığı k → ğ: yumuşama

Yaptığı sözcüğünde iki olay aynı harfte gerçekleşmez: d → t ekin başında, k → ğ ekin sonunda olur. “Geldiği gün” ifadesinde ise gel- yumuşak l ile bittiği için d sertleşmez; yalnız -dik + -i birleşmesindeki k → ğ yumuşaması vardır.

Örnek - 10
“Yaptığı iş” ve “geldiği gün” ifadelerindeki yaptığı ve geldiği sözcüklerinin oluşumu için hangi değerlendirme doğrudur?

A) Yaptığı ve geldiği sözcüklerinin ikisinde de benzeşme ve yumuşama vardır.
B) Yaptığı sözcüğünde benzeşme ve yumuşama, geldiği sözcüğünde yalnız yumuşama vardır.
C) Yaptığı sözcüğünde yalnız yumuşama, geldiği sözcüğünde yalnız benzeşme vardır.
D) İkisindeki ğ sesleri ünsüz türemesine örnektir.
E) İkisinde de kökün son ünsüzü değişmiştir.
Yap- + dık + ı → yaptığı oluşumunda d → t ve k → ğ vardır. Gel- + dik + i → geldiği oluşumunda l yumuşak olduğu için d değişmez; yalnız k → ğ gerçekleşir. Değişen k kökün değil, -dık/-dik ekinin ünsüzüdür.

Cevap: B

Ünsüz Düşmesi

Küçültme ve Derecelendirme Yapılarında k Kaybı

Sözcük ek alırken veya başka bir sözcükle birleşirken bir ünsüzün kaybolmasına ünsüz düşmesi denir. Minik + cik → minicik biçiminde ilk tabanın son k’si ortadan kalkar; ekin c’si korunur. Bu nedenle minicik’teki c, k’nin yumuşamış karşılığı değildir.

Taban ve ek Sonuç Kaybolan ses
minik + cik minicik k
büyük + cek büyücek k
alçak + l- + ma alçalma k
çabuk + cak çabucak k
sıcak + cık sıcacık k

Küçük → küçücük, ufak → ufacık ve küçük → küçürek de aynı kaybı gösterir. Ancak her küçültme ekli sözcükte ünsüz düşmez: kitap + cık → kitapçık biçiminde p korunur, ek başındaki c sertleşir. Dar + cık → daracık biçiminde ise r korunurken araya a gelir; burada ünlü türemesi vardır.

Örnek - 11
“Minicik, kitapçık, daracık” sözcüklerinde gerçekleşen olaylar hangi seçenekte sırasıyla verilmiştir?

A) Yumuşama — düşme — ünlü türemesi
B) Düşme — ünsüz türemesi — benzeşme
C) Benzeşme — düşme — yumuşama
D) Ünsüz türemesi — benzeşme — düşme
E) Ünsüz düşmesi — benzeşme — ünlü türemesi
Minik + cik → minicik biçiminde k düşer. Kitap + cık → kitapçık biçiminde c → ç sertleşir; p kaybolmaz. Dar + cık → daracık biçiminde taban ile ek arasında yeni a vardır. Üçünde de küçültme anlamı bulunması ses olaylarını aynı yapmaz.

Cevap: E

Fiil Gövdesi Oluşurken Düşme

Bazı k ile biten sıfatlara fiil yapan -l- eki geldiğinde k düşer. Ufak + l- → ufal-, alçak + l- → alçal-, seyrek + l- → seyrel-, yüksek + l- → yüksel- ve küçük + l- → küçül- bu oluşuma örnektir. Sözcük daha sonra başka ekler alsa da tabanın oluşumundaki kayıp devam eder.

“Seyreldi” biçimi seyrek + l- + di şeklinde açıklanır: önce k düşerek seyrel- oluşur, ardından geçmiş zaman eki gelir. Sonuçtaki -di’nin değişmeden kalması, daha önce gerçekleşmiş ünsüz düşmesini ortadan kaldırmaz. “Küçümsedi” sözcüğünde de küçük + mse- oluşumundaki k kaybı vardır.

Örnek - 12
“Seyreldi, yükseldi, küçümsedi, belirdi” sözcüklerinden ilk üçü aynı ses olayıyla ilişkilendirilmiştir. Bu ilişkilendirmenin gerekçesi hangisidir?

A) İlk üç sözcüğün tabanları oluşurken k düşmüş, belirdi sözcüğünde aynı kayıp gerçekleşmemiştir.
B) Dördünde de geçmiş zaman ekinin d’si düşmüştür.
C) İlk üçünde yumuşama, sonuncusunda sertleşme vardır.
D) Yalnız yükseldi sözcüğünde kök ünlüyle biter.
E) İlk üçünde ekin l’si türemiştir.
Seyrek → seyrel-, yüksek → yüksel-, küçük → küçümse- geçişlerinde k bulunmaz. Belir- + di → belirdi biçiminde aynı düşme yoktur. -l- ve -mse- yapım eklerinin kendi sesleri, sırf sözcüğe sonradan eklendikleri için türemiş ses sayılmaz.

Cevap: A

Birleşmelerde ve Diğer Gövdelerde Ünsüz Kaybı

Ünsüz düşmesi yalnız k’nin kaybıyla sınırlı değildir. Ast + teğmen → asteğmen ve üst + teğmen → üsteğmen birleşmelerinde yan yana gelecek iki t tek t ile karşılanır. Ad + daş → adaş oluşumunda da bir d düşer. Bunlar, bütün birleşik sözcüklerde aynı sesin mutlaka düşeceği anlamına gelmez.

Yeşil + er- → yeşer- ve kızıl + ar- → kızar- oluşumlarında tabanın sonundaki il/ıl kaybolur; bir ünlü ile bir ünsüz birlikte düşer. “Yeşermek” yalnız ünlü veya yalnız ünsüz düşmesiyle açıklanamaz. Kalk- → kaldır- oluşumundaki k kaybı da küçültme eki dışındaki ünsüz düşmelerindendir.

Gülüş + cük → gülücük ve öpüş + cük → öpücük biçimleri, ş kaybını gösteren çözümlemelerdir. Buradaki ü, dar + cık → daracık örneğindeki yeni a gibi değerlendirilmez; başlangıç tabanında bulunur. Tarihî karındaş → kardeş değişiminde de ı ve n kaybı ile ünlü değişmesi birlikte görülür; bu kalıplaşmış örnek günümüzde her sözcüğe uygulanan üretken bir ek kuralı değildir.

Örnek - 13
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) ast + teğmen → asteğmen: bir ünsüz düşmesi
B) ad + daş → adaş: bir ünsüz düşmesi
C) yeşil + er- → yeşer-: ünlü ve ünsüz düşmesi
D) gülüş + cük → gülücük: ünlü türemesi
E) yüksek + l- → yüksel-: k ünsüzünün düşmesi
Gülüş + cük → gülücük çözümlemesinde ş kaybolur; ü zaten gülüş tabanında vardır. A, B ve E’de bir ünsüz eksilir. C’de yeşil tabanının i ve l sesleri birlikte kaybolur.

Cevap: D

Ünsüz Türemesi ve Çift Ünsüzlerin Ayrılması

Ek Alma ve Yardımcı Fiille Birleşmede İkizleşme

Bazı sözcükler ünlüyle başlayan ek aldığında veya yardımcı fiille birleştiğinde tabanın son ünsüzü çiftleşir. Af + ı → affı, zan + ı → zannı ve his + i → hissi biçimlerinde tabanda tek görünen ses iki kez yazılır. Bu olay ünsüz türemesi, bu örneklerde ayrıca ikizleşme adıyla anılır.

Başlangıç biçimi Sonuç Değişmenin açıklaması
ret + i reddi t → d yumuşaması ve d ikizleşmesi
zan + etmek zannetmek n ikizleşmesi
af + ola affola f ikizleşmesi
hal + etmek halletmek l ikizleşmesi
haz + etmek hazzetmek z ikizleşmesi
af + ı affı f ikizleşmesi

Ret sözcüğünün yalın yazımı t iledir; “red + i” çözümlemesi başlangıçtaki yumuşamayı gizler. Ret + i → reddi biçiminde hem t → d değişimi hem de çift d ortaya çıkar. Aynı şekilde ret + etmek → reddetmekte yumuşama ile türeme birliktedir. “Halletmek”teki hal ise “meseleyi çözme” anlamlı birleşmenin parçasıdır; durum bildiren hâl ile yazımı karıştırılmaz.

Ad ile etmek/olmak birleşirken düşme, değişme veya türeme oluştuğunda ilgili birleşik fiil bitişik yazılır: affetmek, hissetmek, reddetmek, kaybolmak. Buna karşılık hak etmek ve fark etmek ayrı yazılır. Hak + ı → hakkı biçiminde görülen çiftleşme, hak etmek ifadesinin “hakketmek” yazılmasını gerektirmez.

Örnek - 14
Aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

A) Ret + i → reddi biçiminde yalnız türeme vardır.
B) Hak etmek, hakkı sözcüğüne bakılarak hakketmek yazılmalıdır.
C) Reddetmekte yumuşama ve türeme vardır; fark etmekte birleşme sırasında bu iki olay gerçekleşmez.
D) Affola sözcüğünde f düşmesi vardır.
E) Hazzetmek sözcüğündeki çift z, biri köke biri eke ait iki sestir.
Ret + etmek → reddetmekte t → d yumuşaması ve d ikizleşmesi vardır. Fark etmek birleşirken tabanda aynı değişmeler oluşmaz ve ayrı yazılır. Hakkı ile hak etmek farklı eklenme/birleşme koşullarıdır. Affola ve hazzetmekte ikinci f/z ekten gelmez; tabanın son ünsüzü çiftleşir.

Cevap: C

Kökteki veya Ek Sınırındaki İki Ünsüz

Yan yana aynı iki ünsüz bulunması tek başına türeme kanıtı değildir. Ses + siz → sessiz, his + siz → hissiz, kol + lu → kollu biçimlerinde ilk ünsüz tabana, ikincisi eke aittir. Yeni bir ses ortaya çıkmamıştır. Millet, dikkat ve kuvvet gibi sözcüklerde de iki ünsüz sözcüğün yalın biçiminde zaten vardır; ekleniş sırasında türeme göstermez.

Git- + di → gitti biçimindeki iki t’nin nedeni farklıdır: tabanın t’si korunmuş, ekin d’si sertleşmiştir. Bu yüzden gitti’de benzeşme vardır, türeme yoktur. His + i → hissi ile his + siz → hissiz karşılaştırması da çift s’nin her iki sözcükte aynı yoldan oluşmadığını gösterir.

Dikkat
“İki aynı harf varsa türeme, iki sert harf varsa benzeşme vardır.” genellemesi geçersizdir. Sözcüğün tabanı ve ekleri karşılaştırılmadan olay belirlenemez. “Sessiz”de iki s ayrı parçalardan gelir; “taht” gibi yalın bir sözcükte yan yana sert ünsüz bulunması da tek başına ek kaynaklı sertleşme kanıtı değildir.

Örnek - 15
“Hissi, hissiz, gitti, dikkat” sözcükleri için hangi açıklama doğrudur?

A) Dördündeki çift ünsüzler türemiştir.
B) Yalnız hissi’de türeme vardır; gitti’de benzeşme bulunur.
C) Hissiz’de türeme, hissi’de benzeşme vardır.
D) Dikkat’te türeme, diğerlerinde yalnız düşme vardır.
E) Gitti’de iki t bulunduğu için benzeşme ve türeme birlikte vardır.
His + i → hissi biçiminde yeni s ortaya çıkar. His + siz → hissiz’de s’lerden biri tabanda, diğeri ektedir. Git- + di → gitti’de d → t olur; türeme yoktur. Dikkat’in çift k’si yalın biçimde zaten bulunur.

Cevap: B

Pekiştirmelerde Ek Seslerin Ayrılması

Pekiştirme, bir niteliğin derecesini artıran kuruluştur: temiz → tertemiz. Tabanın ilk ünlüsüne kadar olan bölüm uygun pekiştirme ünsüzüyle genişletilip tabanın önüne getirilir. Bu yapı, af → affı gibi sözcük sonundaki ikizleşmeyle aynı kuruluş değildir.

Bazı pekiştirmeler olağan kısa parçaya ek sesler de alır. Çırılçıplak ve sırılsıklam biçimlerinde ıl bölümündeki ı ünlü, l ünsüz türemesi olarak değerlendirilir. Çepeçevre ve sapasağlamda ek ünlü bulunurken aynı l yoktur. Apaçık ve ipince biçimlerinde p’den sonra görülen ünlü tabanın kendi ilk ünlüsüdür; yalnız p’den sonra ünlü görülmesine dayanılarak türeme denemez.

Örnek - 16
“Çırılçıplak, çepeçevre, apaçık” biçimleriyle ilgili hangi yargı doğrudur?

A) Üçünde de aynı ünsüz ikizleşmiştir.
B) Apaçıkta p’den sonraki a yeni türemiştir.
C) Çepeçevrede ünlü ve l ünsüzü birlikte türemiştir.
D) Çırılçıplakta ek ı ve l bulunur; çepeçevrede ek ünlü vardır; apaçıktaki açık tabanının a’sı türeme değildir.
E) İlk iki sözcükte düşme, sonuncuda sertleşme vardır.
Çırılçıplak biçimindeki ıl ek sesleri ünlü ve ünsüz türemesini birlikte gösterir. Çepeçevrede ek e vardır fakat l yoktur. Apaçık, ap + açık biçiminde kurulduğundan p’den sonraki a, açık sözcüğünün kendi sesidir.

Cevap: D

İkizleşmeyle Birlikte Gerçekleşen Sertleşme

Türemiş bir tabana daha sonra ek geldiğinde ikinci bir ses olayı oluşabilir. His + et- → hisset- birleşmesinde s ikizleşir. Hisset- + di → hissetti biçiminde ise geçmiş zaman ekinin d’si, tabanın t’sinden etkilenerek t olur. Sözcükteki ss türemenin, tt benzeşmenin sonucudur.

Ret + et- + di → reddetti daha fazla değişme içerir: ret’in t’si d olur, ikinci d ortaya çıkar; son ekin d’si ise t olur. Bu biçimde yumuşama, türeme ve benzeşme birlikte bulunur. Hangi sesin hangi parçaya ait olduğu belirtilmeden yalnız çift harf sayılması doğru çözüm vermez.

Örnek - 17
“Hissetti” ve “reddetti” sözcüklerinde ortak olan ve yalnız ikincide bulunan olaylar hangi seçenekte doğru verilmiştir?

A) Ortak: türeme ve benzeşme; yalnız ikincide: yumuşama
B) Ortak: düşme; yalnız ikincide: türeme
C) Ortak: yumuşama; yalnız ikincide: benzeşme
D) Ortak: daralma ve türeme; yalnız ikincide: düşme
E) Ortak: yalnız benzeşme; yalnız ikincide: ünlü türemesi
Hissetti’de s türemesi ve et- + di birleşmesindeki d → t benzeşmesi vardır. Reddetti’de bunlara karşılık d türemesi ve ek başında d → t bulunur; ayrıca ret → redd- bölümünde t → d yumuşaması gerçekleşir.

Cevap: A

Dudak Ünsüzlerinin Benzeşmesi ve Göçüşme

n–m Değişimi: N-B Çatışması

Dudaklarla oluşturulan b sesi, bazı sözcüklerde kendisinden önceki n’yi yine dudaklarla oluşturulan m’ye dönüştürür. Bu olay dudak ünsüzlerinin benzeşmesi, n–m değişimi veya n-b çatışması adlarıyla anılır. Değişen b değil n’dir; n → m olur.

Değişmeyi gösteren önceki biçim Yerleşik yazım Değişme
anbar ambar n → m
zanbak zambak n → m
penbe pembe n → m
kanbur kambur n → m
perşenbe perşembe n → m

Tablonun ilk sütunu ses değişmesini açıklayan önceki biçimleri gösterir; güncel doğru yazım önerisi değildir. Benzer şekilde tenbel → tembel ve çenber → çember örneklerinde b’nin önündeki n, m olmuştur. Bu olay, c/d/g ile başlayan eklerin ç/t/k olması biçimindeki sertleşmeden farklıdır: burada her iki ses de yumuşak gruptadır, benzerlik çıkış yeriyle ilgilidir.

Örnek - 18
“Penbe → pembe” ile “sınıf + da → sınıfta” karşılaştırması için hangi açıklama doğrudur?

A) İkisinde de tabanın son sesi düşmüştür.
B) İlkinde b sertleşmiş, ikincisinde f yumuşamıştır.
C) İkisinde de aynı n → m değişmesi vardır.
D) İlkinde yeni m türemiş, ikincisinde yeni t türemiştir.
E) İlkinde n dudak ünsüzüne dönüşür; ikincisinde ek başındaki d sertleşir.
Pembe oluşumunda n → m vardır ve b değişmez. Sınıfta oluşumunda tabandaki f korunur, ek başındaki d → t olur. İki olay da benzeşme bağlantısı taşısa da biri çıkış yeri, diğeri sertlik bakımındandır; değişen sesleri türeme saymak yanlıştır.

Cevap: E

Birleşik Sözcükler ve Özel Adlarda n’nin Korunması

N–m değişimi b’den önce görülen her n’ye uygulanmaz. Sonbahar, binbaşı, onbaşı gibi birleşiklerde n korunur. İstanbul, Safranbolu, Zeytinburnu gibi özel adlar da yerleşik n’li biçimleriyle yazılır. Bu sözcüklerin “sombahar, bimbaşı, İstambul” biçimlerine çevrilmesi standart yazıma aykırıdır.

Sözcükte mb görülmesi de tek başına tarihî n → m değişiminin kanıtı değildir; dönüşümün dayandığı taban veya önceki biçim bilinmelidir. “Saklan- + baç → saklambaç” örneğinde n’li taban görülebildiği için m’nin oluşumu açıklanabilir. Buna karşılık herhangi bir mb dizisine bakarak varsayımsal bir n’li kök üretilmez.

Örnek - 19
Aşağıdaki dizilerin hangisinde bütün sözcükler n–m değişiminin sınırları gözetilerek doğru yazılmıştır?

A) pembe — sombahar — İstanbul
B) penbe — sonbahar — Safranbolu
C) çember — binbaşı — Zeytinburnu
D) kambur — bimbaşı — İstambul
E) anbar — zambak — onbaşı
Çember n → m değişimiyle yerleşmiş biçimdir; binbaşı birleşiğinde ve Zeytinburnu özel adında n korunur. Diğer seçeneklerde doğru biçimler sonbahar, pembe, binbaşı, İstanbul ve ambar olmalıdır.

Cevap: C

Göçüşme: Seslerin Yer Değiştirmesi

Göçüşme, sözcükteki seslerin yer değiştirmesidir; metatez de denir. Kibrit’in “kirbit”, yaprak’ın “yarpak”, ekşi’nin “eşki” biçiminde söylenmesinde aynı ünsüzler farklı sıraya geçer. Bir sesin başka bir sese dönüşmesi veya kaybolması gerekmez.

Bu örneklerdeki göçüşmüş biçimler standart yazım değildir. Doğru biçimler kibrit, yaprak ve ekşi’dir. Pembe oluşumunda n, m olurken kibrit → kirbit örneğinde b ve r yer değiştirir. Dolayısıyla göçüşme ile n–m değişimi, ikisinde de söyleyiş farklılığı bulunmasına rağmen aynı olay sayılmaz.

Örnek - 20
Aşağıdaki açıklamalardan hangisi göçüşmeyi n–m değişimi ve düşmeden doğru ayırır?

A) Kibrit → kirbit örneğinde b ile r yer değiştirir; penbe → pembe örneğinde n’nin niteliği değişir.
B) Kibrit → kirbit örneğinde bir r türemiştir.
C) Yaprak → yarpak örneğinde p düşmüştür.
D) Penbe → pembe örneğinde n ile b yer değiştirmiştir.
E) Ekşi → eşki biçimi standart yazımın zorunlu sonucudur.
Kibrit/kirbit karşılaştırmasında ünsüz sayısı ve seslerin kimliği korunur, sıra değişir. Penbe/pembe karşılaştırmasında ise n yerini m’ye bırakır. Yaprak/yarpak içinde p kaybolmaz; ekşi’nin eşki yazılması standart değildir.

Cevap: A

Kaynaştırma Ünsüzleri ve Eklerin Görevleri

y Ünsüzüyle Bağlantı ve Ulama Ayrımı

Kaynaştırma, taban ile ek arasında bağlantı sağlayan yardımcı ünsüzlerle ilgilidir. Okul dil bilgisinde y, ş, s ve n bu başlık altında ele alınır. Ancak sözcükte bu harflerden birinin görülmesi yeterli değildir; sesin köke veya ekin anlam taşıyan bölümüne ait olup olmadığı ayrılır.

Ünlüyle biten birçok tabana ünlüyle başlayan ek gelirken y bağlantısı kurulur: araba + ı → arabayı, yedi + e → yediye. “Arabayı kilitlemeyi unutma.” cümlesinde hem araba-y-ı hem kilitle-me-y-i biçiminde y bulunur. İkinci örnekte -me fiili adlaştırır; y, adlaşmış biçimle belirtme ekini birleştirir. “Saat yediye doğru ayrıldılar.” cümlesi yönelme ekinden önce y kullanımını gösterir.

y yalnız adların durum ekleriyle sınırlı değildir: başla-y-an ve oku-y-acak biçimlerinde de taban ile ek arasına girer. “Araba ile → arabayla”, “hasta idi → hastaydı” biçimlerinde ise ile/idi’nin i’si düşer ve y bağlantısı kurulur. Bu bağlantı ünlü türemesi değildir; y bir ünsüzdür.

Ulama farklıdır: duraklama olmadan okunan “bir ev” ifadesinde r, sonraki e’ye bağlanır; yeni ses eklenmez ve iki sözcük yazıda birleşmez. Kaynaştırma sözcük ile ek arasında, ulama ise ayrı sözcükler arasında gerçekleşir. Noktalamanın gerektirdiği durak yapılırsa ulama bağlantısı kesilir.

Örnek - 21
“Arabayı gördü, arabayla geldi, bir ev aldı” ifadeleriyle ilgili hangi değerlendirme doğrudur?

A) Üçünde de yazıya yeni bir y eklenmiştir.
B) Arabayı sözcüğünde ünlü düşmesi, arabayla sözcüğünde yalnız ulama vardır.
C) Bir ev ifadesinde r kaynaştırma ünsüzüdür.
D) Arabayı ve arabayla sözcüklerinde y bağlantısı vardır; bir ev ifadesinde mevcut r ile ulama yapılabilir.
E) Arabayla sözcüğünde y, araba kökünün son ünsüzüdür.
Araba + ı → arabayı biçiminde y bağlantısı kurulur. Araba ile → arabayla biçiminde ile’nin i’si düşer ve y araya girer. Bir ev’de ise r zaten bir sözcüğünde vardır; duraklamasız söyleyişte e’ye bağlanır. Bu nedenle ulama ses türetmez.

Cevap: D

Üleştirmede ş, Üçüncü Kişi İyeliğinde s

Üleştirme, sayıyla belirtilen miktarın gruplara veya kişilere dağıtılmasını bildirir. -ar/-er eki ünlüyle biten sayılara gelirken ş’li biçim oluşur: yedi + er → yedişer, yirmi + er → yirmişer, elli + er → ellişer. Beşer’deki ş ise beş tabanının kendi son sesidir; beş + er çözümlemesinde yeni ş yoktur.

İyelik eki, bir varlığın kime veya neye ait olduğunu gösterir. Üçüncü kişi iyelik eki ünlüyle biten tabana geldiğinde s bağlantısı görülür: araba-s-ı, kapı-s-ı. “Komşunun arabası çalınmış.” ve “Sınıfın kapısı açık kalmış.” cümlelerindeki s, bu eklenişe bağlıdır. Ünsüzle biten kalem sözcüğünde aynı iyelik ilişkisi kalem-i ile kurulur; s gerekmez.

Her iyelik ekinden önce s gelmez: araba-m “benim arabam”, araba-n “senin araban”, araba-s-ı ise “onun arabası” anlamındadır. Bu biçimlerde m ve n sahiplik bildiren eklerdir; s’nin üçüncü kişi yapısındaki bağlantı göreviyle karıştırılmaz.

Örnek - 22
“Yedişer, beşer, arabası, araban” sözcükleriyle ilgili hangisi doğrudur?

A) Yedişer ve beşer sözcüklerindeki ş’lerin ikisi de sonradan eklenmiştir.
B) Yedişer’de ş bağlantısı vardır; beşer’de ş tabana, araban’da n ikinci kişi iyelik ekine aittir.
C) Arabası ve araban sözcükleri aynı kişi iyelik ekini almıştır.
D) Arabası’ndaki s köke ait olduğundan bağlantı görevi taşımaz.
E) Araban’daki n, iki ünlü arasında bulunduğu için kaynaştırmadır.
Yedi + er → yedişer biçiminde ş bağlantısı vardır. Beş + er’de ş, beş kökünde zaten bulunur. Araba-s-ı üçüncü kişi, araba-n ikinci kişi iyelik yapısıdır. Araban’ın n’si iki ünlü arasında da değildir; görevi sahiplik bildirmektir.

Cevap: B

Tamlayan Bağlantısı ve Zamir n’si

Tamlayan eki, isim tamlamasında aitlik ilişkisini kuran ilk isme gelir: kapı-n-ın kolu, araba-n-ın camı. Ünlüyle biten kapı ve araba tabanlarından sonra tamlayan ekinin n’li biçimi kullanılır. “Onun arabası çok daha güzel.” cümlesinde onun sözcüğü de o + n + un biçiminde açıklanır.

Üçüncü kişi iyelik eki almış sözcükle durum eki arasında ve o, bu, şu zamirlerinin çekiminde görülen n’ye zamir n’si denir: araba-sı-n-ı, araba-sı-n-da; o-n-u, bu-n-a, şu-n-dan, o-n-lar. Durum ekleri belirtme, yönelme, bulunma ve ayrılma gibi görevler kurar. Zamir n’si, arabasını örneğinde iki ünlü arasında; arabasında örneğinde ise ünlü ile ünsüz arasında bulunur.

Bu nedenle “yardımcı n mutlaka iki ünlü arasındadır” biçiminde genel bir sınır kurulamaz. İki ünlü arasındaki bağlantı ile zamir n’si ayrı adlandırılabilse de n’nin ekleniş görevi değişmez. Sınıflandırma farkına açık yapılarda, n’nin hangi tabandan sonra ve hangi ekten önce bulunduğunun gösterilmesi anlamı belirginleştirir.

“Köyün yollarını su bastı.” cümlesinde yol-lar-ı-n-ı yapısındaki n, üçüncü kişi iyelik ekinden sonra gelir. “Ayağını kırmış.” cümlesindeki n ise özne ve sahiplik bağlamına göre değişebilir: onun ayağ-ı-n-ı yapısında zamir n’si; senin ayağ-ın-ı yapısında ikinci kişi iyelik ekinin parçasıdır. Yalnız görünür harfe bakılması bu iki yapıyı ayıramaz.

Örnek - 23
“Çocuğun odasında ışık yanıyor.” cümlesindeki odasında sözcüğü için hangisi doğrudur?

A) n, oda kökünün son sesidir.
B) n, her zaman ikinci kişi iyelik ekidir.
C) n iki ünlü arasında olmadığı için açıklanamaz.
D) s ünsüz düşmesinden sonra ortaya çıkmıştır.
E) Oda-sı-n-da yapısında n, üçüncü kişi iyelik ekinden sonra bulunma ekini bağlayan zamir n’sidir.
Oda-sı üçüncü kişi iyelik yapısıdır; bu biçime -da geldiğinde araya n girer. n burada ı ile d arasındadır. Dolayısıyla iki ünlü arasında olma koşulu zamir n’sini açıklamaya yetmez. s ise oda ile üçüncü kişi iyelik eki arasındaki bağlantıdır.

Cevap: E

Aynı Yazılıştaki n Sesinin Bağlama Göre Ayrılması

Eklerin görevi cümledeki sahiplik ilişkisine göre belirlenir. “Senin kapını boyadım.” cümlesinde kapı-n-ı yapısı vardır: n “senin” anlamını taşıyan iyelik ekidir, son ı belirtme ekidir. “Evin kapısını boyadım.” cümlesinde ise kapı-sı-n-ı yapısı bulunur: -sı üçüncü kişi iyeliğini, n sonraki ekle bağlantıyı, son ı belirtmeyi gösterir.

İfade Çözümleme n’nin görevi
senin araban araba-n İkinci kişi iyelik eki
senin arabanı araba-n-ı İkinci kişi iyelik eki
onun arabasını araba-sı-n-ı Zamir n’si
arabanın kapısı araba-n-ın Tamlayan ekindeki bağlantı

Kök içindeki y, ş, s ve n de kaynaştırma sayılmaz. Deniz + i → denizi ve yaş + ı → yaşı biçimlerinde n ve ş köktedir. Aynı şekilde ekin kendi anlamlı parçası olan ses, yalnız iki ünlü arasında kaldığı için yardımcı sese dönüşmez.

Örnek - 24
I. Senin arabanı garaja aldılar.
II. Onun arabasını garaja aldılar.
Arabanı ve arabasını sözcüklerindeki n’lerin görevleri hangi seçenekte doğru verilmiştir?

A) İkisinde de zamir n’si
B) İkisinde de ikinci kişi iyelik eki
C) I’de ikinci kişi iyelik eki, II’de zamir n’si
D) I’de kökün parçası, II’de tamlayan eki
E) I’de zamir n’si, II’de ikinci kişi iyelik eki
Senin arabanı ifadesi araba-n-ı biçiminde ayrılır; n ikinci kişi iyelik ekidir. Onun arabasını ifadesi araba-sı-n-ı biçimindedir; üçüncü kişi iyelik ekinden sonraki n, belirtme ekiyle bağlantı kurar. İki n de yazıda ünlüler arasında olsa da görevleri farklıdır.

Cevap: C

Sözcük ve Metinde Birlikte Gerçekleşen Ses Olayları

Bir Sözcükte Farklı Aşamalara Ait Değişmeler

Bir sözcüğün son biçimi, birleşme veya türeme sırasında gerçekleşmiş eski bir değişmeyle daha sonra gelen eklerin oluşturduğu yeni değişmeleri birlikte taşır. “Kaybettiğim belge” ifadesindeki sözcük kayıp + et- + -dik + -im yapısıyla açıklanır. Kayıp + et- birleşmesinde ı düşer, p → b olur ve kaybet- oluşur. -dik ekinin d’si önceki t’den dolayı t’ye, son k’si de ardından gelen ünlü nedeniyle ğ’ye dönüşür.

Aşama Biçim Değişme
kayıp + et- kaybet- ı düşmesi; p → b yumuşaması
kaybet- + dik kaybettik d → t benzeşmesi
kaybettik + im kaybettiğim k → ğ yumuşaması

Bu örnekte üç farklı ses olayı türü vardır: ünlü düşmesi, yumuşama ve benzeşme. Yumuşama iki ayrı yerde gerçekleştiği için “olay türü sayısı” ile “tek tek değişen ses sayısı” aynı değildir. Sözcüğün tt bölümü türeme değildir; bir t tabandan, diğeri sertleşmiş ekten gelir.

Örnek - 25
“Kaybettiğim” sözcüğünün yukarıdaki oluşumuna ilişkin hangi yargı yanlıştır?

A) Birleşme sırasında ünlü düşmesi vardır.
B) Yumuşama iki ayrı ses üzerinde gerçekleşmiştir.
C) -dik ekinin başındaki d sertleşmiştir.
D) tt dizisi ünsüz türemesini gösterir.
E) Üç farklı ses olayı türü bulunur.
Kaybet- + dik oluşumunda ek başındaki d → t olur. Bu yüzden tt, ünsüz türemesinden değil benzeşmeden kaynaklanır. Ayrıca ı düşmesi, p → b ve k → ğ yumuşamaları vardır. Yumuşama iki defa görülse de tek olay türü olarak sayılır.

Cevap: D

Parçada Ses Olayı ile Kanıtının Eşleştirilmesi

Metindeki bir ses olayı, o metinden alınan sözcüğün tabanıyla birlikte gösterilebilir. “Sıcacık çayı içti, bardağını masaya bıraktı.” cümlesinde sıcak → sıcacık k düşmesini; iç- + di → içti sertleşmeyi; bardak → bardağı yumuşamayı; masa + a → masaya y bağlantısını gösterir. Bir olayın metinde bulunduğunu söylemek için yalnız o olayla ilişkilendirilen harfin görünmesi yeterli değildir.

Örneğin “masaya”daki y ekleniş bağlantısıdır; “kayık”taki y kökün parçasıdır. “Bıraktı”daki -tı sertleşmeye örnek olabilirken “sert” sözcüğünün sonundaki t’nin varlığı tek başına aynı değişmeyi kanıtlamaz. Metindeki biçimler kendi taban ve ekleriyle karşılaştırıldığında olay ile kanıt arasında açık bağ kurulur.

Örnek - 26
Küçücük çocuktuk o zamanlar. Sınıflarımızda ikişer kişilik sandalyeler vardı. O sıralarda geçti çocukluğumuz.

Bu parçada aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

A) Ünsüz düşmesi
B) N-b çatışması
C) Ünsüz yumuşaması
D) Ünsüz benzeşmesi
E) Kaynaştırma
Küçük + cük → küçücük biçiminde k düşer. Çocuktuk ve geçti’de ek başındaki d → t olur. İki + er → ikişer’de ş bağlantısı, çocukluk + umuz → çocukluğumuz’da k → ğ yumuşaması vardır. Parçada n → m değişimine örnek bulunmaz; doğru cevap B’dir.

Cevap: B

Örnek - 27
“Küçücük avucunda tuttuğu anahtarı masaya bıraktı; zili duyunca kapıya koştu.”

Bu cümledeki sözcüklere ilişkin hangi açıklama yanlıştır?

A) Küçücük, k düşmesine örnektir.
B) Tuttuğu sözcüğünde benzeşme ve yumuşama vardır.
C) Masaya ve kapıya sözcüklerinde y bağlantısı vardır.
D) Koştu sözcüğünde ek başındaki d sertleşmiştir.
E) Avucunda sözcüğünde hem ünlü düşmesi hem ünsüz yumuşaması vardır.
Avuç → avucu biçiminde ç → c yumuşaması vardır; avuç tabanındaki u düşmemiştir. Küçük → küçücük k düşmesidir. Tut- + duk + u → tuttuğu biçiminde d → t ve k → ğ gerçekleşir. Masa-y-a, kapı-y-a y bağlantısını; koş- + du → koştu sertleşmeyi gösterir.

Cevap: E

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz