HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI: TOPLUMSAL DÜZEN KURALLARI VE YAPTIRIMLAR

0
49
Hukukun temel kavramları, toplumsal düzen kuralları ve yaptırımlar KPSS Vatandaşlık konu anlatımı kapağı

Toplumsal düzen kuralları, insanların birlikte yaşamasını mümkün kılan davranış ölçüleridir. Bir toplumda yalnız hukuk kuralları bulunmaz; ahlak, din, görgü ile örf ve âdet kuralları da kişilerin davranışlarını yönlendirir. Bu kuralların konusu zaman zaman aynı olabilir. Örneğin hırsızlık hem ahlaken ve dinen yanlış kabul edilir hem de hukuk düzenince yasaklanır. Buna karşılık her nezaketsiz davranış hukuka aykırı değildir.

KPSS Vatandaşlık sorularında asıl güçlük, kuralın adını ezberlemekten çok kuralın kaynağını, düzenlediği ilişkiyi ve uyulmaması hâlinde ortaya çıkan tepkiyi ayırt etmektir. Bu yazıda toplumsal düzen kuralları karşılaştırılacak; hukuk kurallarının özellikleri ve amaçları açıklanacak; ceza, cebrî icra, tazminat, hükümsüzlük ve iptal yaptırımları örneklerle ayrıştırılacaktır.

TOPLUMSAL DÜZENİ SAĞLAYAN KURALLAR

Toplumsal kurallar, ortak hayatın nerede başlayıp nerede biteceğini gösterir. Bazıları kişinin vicdanına, bazıları dinî inanca, bazıları toplumdaki yerleşik davranışlara dayanır. Hukuk kuralının ayırt edici yönü ise devlet tarafından tanınması ve gerektiğinde kamu gücüyle uygulanabilmesidir. Bir kuralın yazılı olması tek başına onu hukuk kuralı yapmaz; hukukta örf ve âdet gibi yazısız kaynaklar da bulunabilir.

Toplumsal düzeni sağlayan hukuk, ahlak, din, görgü ve örf-adet kurallarının radyal dağılımı

Hukuk Kuralları

Hukuk kuralları, kişilerin birbirleriyle ve devletle ilişkilerini düzenleyen, uyulması devlet gücüyle desteklenen kurallardır. Hukuk, kişiye yalnız yasak getirmez; hak, yetki ve borç da tanımlar. Seçme hakkı, mülkiyet hakkı, vergi yükümlülüğü ve sözleşmeden doğan borçlar farklı hukuk ilişkilerine örnektir.

Hukuk kuralına aykırılık her zaman hapis cezası doğurmaz. Bazen borç zorla yerine getirilir, bazen zarar tazmin edilir, bazen hukuki işlem geçersiz olur, bazen de idari işlem mahkemece iptal edilir. Bu nedenle sınav sorusunda “hukuka aykırılık” görülür görülmez ceza seçeneğine yönelmek doğru değildir.

Örnek - 1

Hukuk kurallarını diğer toplumsal düzen kurallarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yalnız yazılı olmaları
B) Her zaman dinî inanca dayanmaları
C) Devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma bağlanmaları
D) Sadece kişinin iç dünyasını düzenlemeleri
E) Değişmeden kuşaktan kuşağa aktarılmaları

Hukuk kurallarının ayırt edici yönü devletçe tanınmaları ve gerektiğinde kamu gücüyle uygulanmalarıdır. Yazılılık tek başına ayırt edici değildir; hukuk düzeninde yazısız kurallar da bulunabilir.

Cevap: C

Ahlak Kuralları

Ahlak kuralları, davranışları iyi-kötü ve doğru-yanlış ölçüsüne göre değerlendirir. Kişinin kendi vicdanına karşı yükümlülüklerini öne çıkaran kurallar öznel (sübjektif) ahlak; başkalarına karşı nasıl davranılması gerektiğini gösteren kurallar ise nesnel (objektif) ahlak kapsamında anlatılır. Kötü niyet beslememek öznel, güç durumda olan birine yardım etmek nesnel ahlak örneği olabilir.

Ahlak kuralına aykırılığın tipik sonucu vicdan azabı, ayıplanma veya kınanma gibi manevi tepkilerdir. Ancak ahlakın koruduğu bir değer hukukça da düzenlenmişse aynı davranış hukuki yaptırım doğurabilir. Başkasının malını almamak hem ahlaki bir gereklilik hem de hukuk kuralıdır.

Örnek - 2

Aşağıdakilerden hangisi nesnel ahlak kuralına örnektir?

A) Başkaları hakkında kötü düşünmemeye çalışmak
B) Verilen sözü tutmak
C) Düzenli ibadet etmek
D) Bir törende belirli kıyafet giymek
E) Bayramda büyükleri ziyaret etmek

Verilen sözü tutmak kişinin başkasına karşı davranışını ilgilendirdiği için nesnel ahlak kapsamında değerlendirilir. Kişinin yalnız kendi iç dünyasına yönelen ölçüler öznel ahlaktır.

Cevap: B

Din Kuralları

Din kuralları, inanç sisteminin emir ve yasaklarına dayanır. Kişi ile yaratıcı arasındaki ilişkiyi düzenleyen ibadetler uhrevi yönü; insanların birbirleriyle ilişkilerine dair emir ve yasaklar ise dünyevi yönü oluşturur. Din kuralına aykırılık günahkâr sayılma gibi manevi sonuçlarla ilişkilendirilir.

Din kuralı ile hukuk kuralı aynı davranışı düzenleyebilir; fakat dayanakları ve yaptırımları aynı değildir. Örneğin başkasının canına zarar vermeme hem dinî ve ahlaki bir emir hem de hukuk kuralıdır. Hukuki sonuç, davranışın dinen nasıl değerlendirildiğinden değil yürürlükteki hukuk düzeninden doğar.

Görgü Kuralları ile Örf ve Âdet Kuralları

Görgü kuralları, belirli bir ortamda nazik, uygun veya beklenen davranış biçimlerini gösterir. Selamlaşma, yemek adabı ve toplu taşımada davranış görgü kurallarına örnektir. Uyulmaması kaba, saygısız veya görgüsüz sayılma gibi manevi tepkiler doğurur.

Örf ve âdet kuralları ise toplumda uzun süre tekrarlanarak yerleşmiş ve uyulması gerektiği yönünde ortak kanaat oluşmuş davranışlardır. Düğün, bayram, yas veya yerel törenlerdeki uygulamalar buna örnek olabilir. Her alışkanlık örf ve âdet değildir; süreklilik ve toplumsal benimseme gerekir. Hukuk düzeninin bağlayıcılık tanıdığı örf ve âdet kuralları ise yazısız hukuk kaynağı niteliği kazanabilir.

Örnek - 3

Bir davranışın örf ve âdet kuralı olarak değerlendirilmesinde aşağıdakilerden hangisi özellikle önemlidir?

A) Bir kez uygulanmış olması
B) Yalnız devlet görevlilerince bilinmesi
C) Sürekli tekrarlanması ve uyulması gerektiğine dair ortak kanaat oluşması
D) Mutlaka kanunda yazması
E) Yalnız kişinin iç dünyasını ilgilendirmesi

Örf ve âdet, sıradan alışkanlıktan farklı olarak uzun süreli uygulama ve bağlayıcılık yönünde toplumsal inanç gerektirir. Kanunda yazılı olması zorunlu değildir.

Cevap: C

Kuralların Birbirleriyle İlişkisi

Toplumsal düzen kuralları birbirinden tamamen kopuk alanlar değildir. Aynı davranış farklı kurallar tarafından düzenlenebilir; zaman içinde toplumun güçlü biçimde benimsediği ahlaki veya geleneksel bir ölçü hukuk kuralına dönüşebilir. Yine de hukuki sonuç, ancak hukuk düzeninin o davranışı düzenlemesi ve bir sonuç bağlamasıyla ortaya çıkar.

Örnek - 4

Bir davranışın hem ahlak kuralına hem hukuk kuralına aykırı olabilmesi aşağıdakilerden hangisini gösterir?

A) Toplumsal düzen kurallarının konularının kesişebileceğini
B) Her ahlak kuralının kanunda yazılı olduğunu
C) Hukuk kurallarının manevi yaptırımdan ibaret olduğunu
D) Din ve hukuk kurallarının aynı kaynaktan doğduğunu
E) Görgü kurallarının devlet zoruyla uygulandığını

Aynı davranış birden fazla toplumsal düzen kuralının konusu olabilir. Kuralları ayıran, yalnız davranışın kendisi değil dayanak ve yaptırım biçimidir.

Cevap: A

Kural Türü Temel Ölçü Tipik Tepki
Hukuk Devletçe tanınan hak, borç, emir ve yasak Kamu gücüyle desteklenen maddi yaptırım
Ahlak İyi-kötü, doğru-yanlış Vicdan azabı, kınanma, ayıplanma
Din İnancın emir ve yasakları Günahkâr sayılma gibi manevi sonuçlar
Görgü Uygun ve nazik davranış Kaba veya görgüsüz sayılma
Örf ve âdet Süreklilik ve toplumsal benimseme Ayıplanma, dışlanma; hukukça tanınırsa hukuki sonuç

HUKUK KURALLARININ ÖZELLİKLERİ VE AMAÇLARI

Hukuk kuralları çoğunlukla genel, soyut, sürekli ve kişilik dışı niteliktedir. Genellik, aynı hukuki durumda bulunan herkese uygulanmayı; soyutluk, tek bir olay yerine aynı özellikteki olayları kapsayan bir düzenleme yapılmasını ifade eder. Süreklilik, kuralın yürürlüğe girmesinden yürürlükten kalkmasına kadar uygulanabilmesidir. Kişilik dışılık ise kuralın belirli bir kişinin adına değil hukuki durumlara ve muhatap gruplarına yönelmesidir.

Bu özellikler “her hukuk kuralı istisnasız herkese uygulanır” anlamına gelmez. Çocuklara, memurlara, tacirlere veya sürücülere özgü kurallar da geneldir; çünkü o grupta aynı durumda bulunan bütün kişilere yönelir. Belirli bir kişiye ilişkin bireysel işlem ile genel hukuk kuralı birbirine karıştırılmamalıdır.

Örnek - 5

“Bir kuralın tek bir somut olay için değil, aynı nitelikteki bütün olaylar için uygulanabilir olması” hukuk kurallarının hangi özelliğidir?

A) Süreklilik
B) Soyutluk
C) Kişilik dışılık
D) Manevilik
E) Geleneksellik

Tek tek olaylar yerine aynı nitelikteki olayları kapsayan düzenleme soyutluk özelliğini gösterir. Genellik ise aynı durumda bulunan kişilere yönelme boyutudur.

Cevap: B

Hukukun temel amaçları; toplumsal barış ve güvenliği sağlamak, hak ve özgürlükleri korumak, uyuşmazlıkların çözüm yolunu göstermek, adaleti ve hukuk güvenliğini gerçekleştirmek ve değişen toplumsal ihtiyaçlara cevap vermektir. Eşitlik de herkese mekanik olarak aynı sonucu vermek değil, hukuken aynı durumda bulunanlara aynı ölçünün uygulanmasını gerektirir.

YAPTIRIM KAVRAMI: MANEVİ VE MADDİ TEPKİ

Yaptırım (müeyyide), bir kurala uyulmaması hâlinde ortaya çıkan tepkidir. Ahlak, din, görgü ve örf-âdet kurallarında tipik yaptırım manevidir. Hukuk kuralında ise devletin yetkili organları devreye girebilir; bu nedenle hukuki yaptırım maddi niteliktedir.

Buradaki maddi sözcüğü yalnız para anlamına gelmez. Hapis cezası, bir borcun icra yoluyla yerine getirilmesi, hukuki işlemin geçersiz sayılması veya idari işlemin iptali de maddi yaptırım kapsamındadır. Devlet gücünün varlığı, yaptırımın mutlaka zor kullanılarak uygulanacağı anlamına da gelmez; kişi mahkeme kararına veya hukuki yükümlülüğüne kendiliğinden uyabilir.

Örnek - 6

Aşağıdakilerden hangisi manevi yaptırıma örnektir?

A) Hukuka aykırı idari işlemin iptali
B) Borçlunun malının haczedilmesi
C) Verilen sözün tutulmaması nedeniyle kişinin toplumca kınanması
D) Zarar verenin tazminata mahkûm edilmesi
E) Suç işleyene hapis cezası verilmesi

Toplumca kınanma, kamu gücüyle zorla yerine getirilen bir sonuç değildir ve manevi yaptırımdır. Diğer seçenekler hukuk düzeninin maddi yaptırımlarıdır.

Cevap: C

HUKUKİ YAPTIRIM TÜRLERİ

Ceza

Ceza, suç olarak tanımlanan hukuka aykırı fiile bağlanan yaptırımdır. Türk Ceza Kanunu’na göre suç karşılığındaki cezalar hapis ve adli para cezasıdır. Hapis cezaları ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis olarak ayrılır. Anayasa’nın 38. maddesi uyarınca suç ve ceza ancak kanunla konulabilir; kişi, işlendiği sırada kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.

Dikkat

Her hukuki yaptırım ceza değildir. Disiplin yaptırımları ve idari para cezaları hukuk düzeninde yer alır; ancak Türk Ceza Kanunu’ndaki suç karşılığı ceza sınıflandırması hapis ve adli para cezasıdır. Tazminat ise zararı gidermeyi amaçladığından ceza sayılmaz.

Örnek - 7

Türk Ceza Kanunu’na göre suç karşılığında uygulanan cezalar aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hapis ve adli para cezası
B) Tazminat ve cebrî icra
C) İptal ve hükümsüzlük
D) Kınama ve ayıplama
E) Haciz ve tahliye

Türk Ceza Kanunu’nun 45. maddesi, suç karşılığında uygulanan cezaları hapis ve adli para cezası olarak belirler.

Cevap: A

Tazminat

Tazminat, hukuka aykırı fiil veya borca aykırılık nedeniyle doğan zararın giderilmesini amaçlar. Maddi tazminat mal varlığındaki eksilmeyi; manevi tazminat ise kişilik değerlerinin zedelenmesiyle doğan manevi zararın uygun biçimde giderilmesini konu alır. Manevi tazminat adında “manevi” geçse de mahkemece hükmedilen hukuki bir sonuç olduğu için maddi yaptırım sınıfındadır.

Tazminatın amacı faili cezalandırmak değil zararı gidermektir. Aynı fiil hem suç hem haksız fiil oluşturabilir. Bu durumda kişi ceza yaptırımıyla karşılaşırken zarar görene tazminat ödemekle de yükümlü olabilir.

Örnek - 8

Bir kişinin hukuka aykırı davranışı nedeniyle başkasının aracında oluşan hasarı gidermekle yükümlü tutulması hangi yaptırımdır?

A) İptal
B) Hükümsüzlük
C) Maddi tazminat
D) Manevi yaptırım
E) Disiplin cezası

Araçtaki hasar mal varlığında ölçülebilir bir eksilmedir. Zararın giderilmesi maddi tazminat yaptırımını oluşturur.

Cevap: C

Cebrî İcra

Cebrî icra, yerine getirilmeyen bir borç veya yükümlülüğün devletin yetkili organları aracılığıyla zorla yerine getirilmesidir. Para borcunun borçlunun mal varlığından tahsil edilmesi, teslim edilmesi gereken malın tesliminin sağlanması veya kesinleşmiş tahliye kararının uygulanması buna örnek olabilir.

Cebrî icra yalnız “para cezası” değildir. Burada temel soru, önceden var olan bir borç veya yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğidir. Amaç zarar karşılığı ödeme belirlemekten çok mevcut yükümlülüğün devlet gücüyle gerçekleştirilmesini sağlamaktır.

Örnek - 9

Vadesi gelen borcunu ödemeyen kişinin mallarının icra organlarınca haczedilip alacağın karşılanması hangi yaptırım türüdür?

A) Manevi tazminat
B) Cebrî icra
C) İptal
D) Yokluk
E) Kınama

Var olan para borcu kendiliğinden ödenmediği için devletin icra organları aracılığıyla zorla yerine getirilmektedir. Bu durum cebrî icradır.

Cevap: B

Hükümsüzlük

Hükümsüzlük, bir hukuki işlemin geçerli sonuç doğurmamasıdır. Kurucu unsurun bulunmaması yokluk; işlemin emredici hukuk kuralına, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olması gibi hâller kesin hükümsüzlük sonucunu doğurabilir. Yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade bozukluklarında ise şartları varsa işlem iptal edilebilir.

Tek taraflı bağlamazlık, özellikle gerekli temsilci izni olmadan yapılan bazı işlemlerde, işlemin korunmak istenen tarafı izin verilinceye kadar bağlamaması biçiminde görülür. Bu kavramları ayırırken “işlemin hiç kurulamaması”, “kurulmuş olsa da baştan geçersiz olması” ve “ilgili kişinin iptal hakkına bağlı olması” sırası izlenmelidir.

İptal

İptal, hukuka aykırı idari işlemin idari yargı yerince hukuk düzeninden kaldırılmasına yönelik yaptırımdır. Yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı idari işlem iptal davasına konu olabilir. Örneğin bir kamu görevlisi hakkında yetkisiz makamca tesis edilen işlem, gerekli koşullar varsa idari yargıda iptal edilebilir.

İptal ile sözleşmenin geçersizliği aynı şey değildir. Sınav sorusunda belediye, üniversite, bakanlık veya başka bir idarenin tek yanlı işlemi ve idari yargı vurgusu varsa iptal; özel hukuk işleminin geçerlilik koşulları tartışılıyorsa hükümsüzlük seçenekleri değerlendirilir.

Yaptırımları Birbirinden Ayırma

Bir olayda birden fazla sonuç doğabilir; sınavda doğru cevabı soru kökünün istediği sonuç belirler. Önce olayın suç, zarar, yerine getirilmeyen borç, geçersiz hukuki işlem veya hukuka aykırı idari işlemden hangisine odaklandığı bulunmalıdır.

Örnek - 10

Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A) Kurucu unsuru bulunmayan işlem — Tazminat
B) Hukuka aykırı idari işlemin mahkemece kaldırılması — İptal
C) Ödenmeyen borcun zorla tahsili — Yokluk
D) Mal varlığı zararının giderilmesi — Ceza
E) Toplumca ayıplanma — Cebrî icra

Hukuka aykırı idari işlemin idari yargı yerince kaldırılması iptal yaptırımıdır. Kurucu unsur yoksa yokluk, borç zorla tahsil ediliyorsa cebrî icra, mal varlığı zararı gideriliyorsa tazminat söz konusudur.

Cevap: B

Sorudaki Ana İpucu Yaptırım
Suç, hapis veya adli para Ceza
Mevcut borcun veya yükümlülüğün zorla yerine getirilmesi Cebrî icra
Maddi veya manevi zararın giderilmesi Tazminat
Hukuki işlemin geçerli sonuç doğurmaması Hükümsüzlük
Hukuka aykırı idari işlemin yargı kararıyla kaldırılması İptal

YAPTIRIM TÜRLERİNİ AYIRT ETME

Önce ihlal edilen kuralın hukuk kuralı mı yoksa diğer toplumsal düzen kurallarından biri mi olduğunu belirlemek gerekir. Ardından sorudaki sonuca bakmak gerekir: suç varsa ceza, zarar varsa tazminat, yerine getirilmeyen borç varsa cebrî icra, geçersiz hukuki işlem varsa hükümsüzlük, hukuka aykırı idari işlem varsa iptal düşünülmelidir. Aynı olay birden fazla hukuki sonuç doğurabileceği için soru kökünün hangi sonucu istediği ayrıca okunmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz