AYT Cumhuriyet Dönemi şiiri sorularında Beş Hececiler ile Millî Edebiyat zevkini sürdüren şairler çoğu zaman aynı özellik kümesinde verilir. Bununla birlikte Beş Hececiler belirli beş sanatçıdan oluşan tarihsel bir topluluk, memleket edebiyatı ise Cumhuriyet yıllarında daha geniş bir şair kadrosuna yayılan şiir yönelişidir. Ölçü, tema, sanatçı–eser ve topluluk–eğilim ayrımlarını birlikte değerlendirmek gerekir.
BEŞ HECECİLERDEN MEMLEKET EDEBİYATINA
İki Dönemi Birleştiren Şiir Çizgisi
Beş Hececiler, edebiyat hayatına Millî Edebiyat yıllarında başlar. İlk şiirlerinde Servetifünun ve Fecriati etkisiyle aruz, ağır dil ve bireysel duyarlık görülür. Ziya Gökalp’in düşünceleri ile Yeni Lisan hareketinin etkisi, onları hece ölçüsüne, sade Türkçeye ve yerli konulara yöneltir. Cumhuriyet’in ilanından sonra da aynı şairler eser vermeyi sürdürdüğü için iki dönem arasında köprü kurarlar.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu çizgi daha geniş bir memleket edebiyatına dönüşür. Anadolu coğrafyası, yurt güzellikleri, gurbet, köy ve kasaba hayatı, tarih, kahramanlık ve millî değerler şiirin başlıca konuları olur. Böylece Millî Edebiyat’ın dil ve kültür anlayışı Cumhuriyet döneminde yeni sanatçılarla devam eder.
→
→
Topluluk, Eğilim ve Dönem Ayrımı
Bir edebî topluluk, üyeleri belirli ve tarihsel olarak sınırlı bir yapıdır. Beş Hececiler bu anlamda topluluktur. Memleket edebiyatı ise aynı ölçü, tema ve kültür kaynaklarını kullanan fakat tek bir bildiri veya sabit üye listesi çevresinde birleşmeyen şiir anlayışıdır. Ahmet Kutsi Tecer, Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı, Arif Nihat Asya ve Halide Nusret Zorlutuna bu geniş yönelişte değerlendirilir.
“Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir” ifadesi, Cumhuriyet dönemindeki sınıflandırmadır. Bu başlık altında hece, halk şiiri, Anadolu ve millî romantizm ortaklığı öne çıkar. Sanatçıların hepsi yalnız hece kullanmaz; Arif Nihat Asya aruz, hece ve serbest ölçüyle şiir yazabilir. Ortaklık tekniğin bütünüyle aynı olması değil, yerli kültür ve memleket duyarlığının sürmesidir.
BEŞ HECECİLERİN ORTAK ŞİİR ANLAYIŞI
Hece, Halk Şiiri ve “Halka Doğru” İlkesi
Beş Hececiler; Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç‘tan oluşur. “Hecenin Beş Şairi” adıyla da anılan topluluğun üyeleri şiire aruzla başlar, daha sonra heceyi millî ölçü olarak benimser. En çok 11’li ve 14’lü hece kalıplarını kullanırlar.
Halk şiirinin dörtlük yapısından, koşma ve türkü söyleyişinden, yerel motiflerden yararlanırlar. Konuşma diline yaklaşan sade bir Türkçe benimserler. Yerli hayata açılma düşüncesi “Halka Doğru” ilkesiyle birleşir; ancak şiirleri belgesel gerçekçilikten çok millî romantizm, güçlü betimleme ve duygu ağırlığı taşır.
Tema, Betimleme ve Şiirin Sınırları
Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık, tarih, aşk, ayrılık, ölüm ve tabiat topluluğun başlıca temalarıdır. Anadolu manzaraları çoğu zaman dışarıdan gözlenen romantik tablolar hâlinde verilir. Faruk Nafiz’in güçlü gözlemleri bu yaklaşımı derinleştirse de topluluğun bütünü Anadolu’nun toplumsal sorunlarını toplumcu gerçekçiler kadar neden–sonuç ilişkisiyle incelemez.
Beş Hececilerin sade dili, her zaman yalın düşünce anlamına gelmez. Şiirlerde coşkulu hitabet, türkü ritmi, mahallî söyleyiş ve lirik duygular iç içe geçebilir. Didaktik ve millî amaç zaman zaman estetik yoğunluğun önüne geçer. Bununla birlikte Faruk Nafiz’in bazı şiirleri, dil ve musiki başarısıyla topluluğun ortak düzeyini aşar.
FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL
Sanat Şiiri ve Han Duvarları
Faruk Nafiz Çamlıbel, Beş Hececilerin en tanınmış ve sanat bakımından en güçlü ismidir. “Deli Ozan” ve “Çamdeviren” takma adlarını da kullanır. İlk şiirlerinde aruz ve önceki kuşakların etkisi görülür; 1919’dan sonra heceye yönelir. Aşk, hasret, tabiat, ölüm, memleket, kahramanlık ve toplum hayatını güçlü bir söyleyişle işler.
Sanat şiiri, İstanbul merkezli taklitçi sanat anlayışına karşı Anadolu’yu ve yerli kültürü savunduğu için memleketçi şiirin bildirisi kabul edilir. Han Duvarları ise yolculuk gözlemi, Anadolu coğrafyası ve halktan bir şairin dizelerini aynı yapı içinde birleştirir. Şiir, memleket edebiyatının yalnız fikir düzeyinde değil gözlem ve anlatım düzeyinde de güçlü örneklerinden biridir.
→
→
Eserleri ve Çok Yönlü Sanatçılığı
Faruk Nafiz’in şiir kitapları arasında Şarkın Sultanları, Gönülden Gönüle, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Suda Halkalar, Bir Ömür Böyle Geçti, Akıncı Türküleri, Heyecan ve Sükûn, Zindan Duvarları ile Han Duvarları yer alır. Çoban Çeşmesi halk şiiri ritmiyle aşk ve ayrılığı, Zindan Duvarları hapishane deneyimini, Akıncı Türküleri tarih ve kahramanlığı öne çıkarır.
Şair; roman, tiyatro ve fıkra türlerinde de eser verir. Yıldız Yağmuru roman; Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman ve Yayla Kartalı tiyatro eserleri arasındadır. Behçet Kemal Çağlar’la birlikte Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini yazması, şiirindeki millî ve kamusal yönü gösterir.
| Eser kümesi | Tür veya yön | Ayırıcı ipucu |
|---|---|---|
| Sanat, Han Duvarları, Çoban Çeşmesi | Şiir | Memleket, yol, halk ritmi |
| Akıncı Türküleri, Zindan Duvarları | Şiir | Tarih ve hapishane deneyimi |
| Canavar, Akın, Özyurt | Tiyatro | Millî ve toplumsal konular |
| Yıldız Yağmuru | Roman | Şairin nesir alanındaki eseri |
I. Şiire aruzla başlayıp heceye yönelmiştir.
II. Anadolu’yu gözlem ve halk söyleyişiyle şiire taşımıştır.
III. Yalnız şiir türünde eser vermiştir.
IV. Millî ve kamusal şiirin örneklerinden Onuncu Yıl Marşı’na katkıda bulunmuştur.
yargılarından hangileri doğrudur?
BEŞ HECECİLERİN DİĞER SANATÇILARI
Enis Behiç Koryürek ve Halit Fahri Ozansoy
Enis Behiç Koryürek, şiire aruzla başlayıp Ziya Gökalp’in etkisiyle heceye yönelir. Millî, epik ve denizcilik konulu şiirleriyle tanınır; eski korsan hikâyelerini ve kahramanlık duygusunu coşkulu bir dille işler. Aynı şiirde farklı hece kalıplarını kullanması biçim arayışını gösterir. Miras, Güneşin Ölümü ve mistik yönelişini yansıtan Varidat-ı Süleyman başlıca eserleridir.
Halit Fahri Ozansoy’un Aruza Veda şiiri, aruzdan heceye geçişin simgesidir. İlk dönemindeki karamsar ve egzotik duyarlık zamanla daha yerli bir söyleyişe dönüşür. Rüya, Cenk Duyguları, Efsaneler, Sulara Dalan Gözler şiir; Baykuş, İlk Şair, Nedim, Sönen Kandiller tiyatro; Edebiyatçılar Geçiyor anı türündedir.
Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç
Orhan Seyfi Orhon; heceyle aruzun musikisini kaynaştırmaya çalışır, hece ölçüsüyle gazel biçiminde şiirler yazar. Millî temaların yanında aşk ve bireysel duyguları da işler. Fırtına ve Kar, Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi, Gönülden Sesler ve Kervan şiir eserleridir. Mizahi yazılarında “Fiske” imzasını kullanır; Akbaba, Papağan, Güneş ve Çınaraltı gibi dergilerin yayın hayatında yer alır.
Yusuf Ziya Ortaç, heceyi akıcı ve kolay bir söyleyişle kullanan şairdir. Aşk, kahramanlık ve gündelik hayatı işler; mizah ve gazetecilik yönü güçlüdür. Akından Akına, Cenk Ufukları, Kuş Cıvıltıları, Bir Rüzgâr Esti şiir; Binnaz ve Kördüğüm tiyatro eserlerindendir. Orhan Seyfi ile uzun yıllar Akbaba dergisini çıkarır; “Çimdik” takma adını da kullanır.
| Sanatçı | Ayırıcı yön | Eser ipucu |
|---|---|---|
| Orhan Seyfi Orhon | Heceyle gazel, lirik ve mizahi söyleyiş | Fırtına ve Kar, Peri Kızı ile Çoban Hikâyesi |
| Yusuf Ziya Ortaç | Akıcı hece, tiyatro, mizah ve dergicilik | Akından Akına, Binnaz |
| Ortak yön | Akbaba ve Çınaraltı çevresi | Mizahi yayıncılık |
MEMLEKETİN LİRİK VE PASTORAL ŞAİRLERİ
Ahmet Kutsi Tecer ve Kemalettin Kamu
Ahmet Kutsi Tecer, halk bilimi çalışmaları ve âşık geleneğine ilgisiyle memleket edebiyatına düşünsel derinlik kazandırır. Sivas’taki Halk Şairleri Bayramı ve Âşık Veysel’in tanınmasına katkısı edebiyat tarihindeki önemli yeridir. Nerdesin, Orda Bir Köy Var Uzakta ve Halay şiirleri; Köşebaşı, Koçyiğit Köroğlu, Yazılan Bozulmaz, Satılık Ev tiyatro eserleri arasındadır.
Kemalettin Kamu, “Gurbet Şairi” ve “Yalnızlık Şairi” olarak bilinir. Şiire aruzla başlar, sonra heceye geçer. Vatan, gurbet, aşk, yalnızlık ve memleket özlemini temiz, sağlam ve lirik bir dille işler. Bingöl Çobanları, Gurbet, Gurbet Geceleri, Gurbette Renkler ve Kimsesizlik tanınmış şiirleridir.
Ömer Bedrettin Uşaklı ve Zeki Ömer Defne
Ömer Bedrettin Uşaklı, “Anadolu Şairi” olarak anılır. Devlet görevleri nedeniyle gezdiği Anadolu şehirlerini ressam duyarlığıyla betimler; deniz, yayla, gurbet, tabiat ve ölüm temalarını işler. Beş Hececilere biçim bakımından yaklaşsa da daha gözlemci ve mekâna bağlıdır. Deniz Sarhoşları, Yayla Dumanı, Sarıkız Mermerleri, Deniz Hasreti ve Yıldızların Altında şiirleriyle tanınır.
Zeki Ömer Defne, “Şair Öğretmen” veya “Öğretmen Şair” adıyla bilinir. Halk şiiri havasını modern söyleyişle birleştirir; Anadolu’nun farklı bölgelerini yurt güzellemeleri hâlinde işler. Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir, Kardelenler ve Ziller Çalacak başlıca eserleridir.
MİLLÎ, HAMASİ VE TARİHÎ ŞİİR
Arif Nihat Asya ve Orhan Şaik Gökyay
Arif Nihat Asya, Adana’nın kurtuluş günü için yazdığı Bayrak şiiri nedeniyle “Bayrak Şairi” olarak tanınır. Aruz, hece ve serbest ölçüyü kullanır; özellikle rubaileriyle klasik geleneği Cumhuriyet şiirine taşır. Bayrak, fetih, tarih, din, yurt ve kahramanlık temalarını coşkulu bir hitabetle işler. Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Dualar ve Âminler, Kökler ve Dallar, Rubaiyyat-ı Arif ve Kıbrıs Rubaileri eserlerindendir.
Orhan Şaik Gökyay, “Bu Vatan Kimin?” şiiriyle tanınan hamasi şair ve edebiyat araştırmacısıdır. Halk şiirini, Dede Korkut geleneğini ve millî tarihi iyi bilir. Dedem Korkut’un Kitabı incelemesi ve Destursuz Bağa Girenler eleştiri yazıları araştırmacı yönünü gösterir. Şiirlerini kitaplaştırma konusunda sınırlı davranmış, şiirden çok bilimsel çalışmalarıyla da kalıcı olmuştur.
| Sanatçı | Şiir kimliği | Araştırma veya biçim yönü |
|---|---|---|
| Arif Nihat Asya | Bayrak, fetih, din ve tarih | Rubai; aruz, hece ve serbest |
| Orhan Şaik Gökyay | Hamasi vatan şiiri | Dede Korkut ve edebiyat araştırması |
Behçet Kemal Çağlar ve Necmettin Halil Onan
Behçet Kemal Çağlar; Atatürk, Cumhuriyet, yurt ve halk kültürü konularındaki şiirleriyle tanınır. “Ankaralı Âşık Ömer” ve “Asrî Baba” adlarını kullanır. Faruk Nafiz’le Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini yazar. Erciyes’ten Kopan Çığ, Burada Bir Kalp Çarpıyor ve Benden İçeri eserlerindendir. Hitabet tonu ve kamusal coşku şiirinin belirgin özellikleridir.
Necmettin Halil Onan, önce aruz sonra heceyle yazar. Çanakkale Savaşı’nı konu alan Bir Yolcuya, başlangıcındaki “Dur yolcu” hitabıyla tanınır. Çakıl Taşları ve Bir Yudum Daha diğer şiir eserleridir. Millî ve epik şiirin yanında edebiyat araştırmaları, antoloji ve roman türünde de çalışmalar yapar.
MEMLEKETÇİ ŞİİRİN DİĞER SESLERİ
Halide Nusret Zorlutuna ve Şükufe Nihal Başar
Halide Nusret Zorlutuna, öğretmenlik yıllarında Anadolu’yu yakından tanır. Şiire aruzla başlar; hece ve serbest ölçüyle de yazar. İlk şiirlerinde aşk ve bireysel duyarlık, sonraki eserlerinde yurt güzellikleri, kahramanlık ve mistik eğilim belirginleşir. “Ümmü’l-Muharrirat” yani “Yazarların Annesi” unvanıyla anılır. Git Bahar, Yayla Türküsü, Yurdumun Dört Bucağı ve Ellerim Bomboş şiir eserlerindendir.
Şükufe Nihal Başar, şiirlerinde aşk, tabiat, kadın duyarlığı ve yurt güzelliklerini işler. Aruzla başladığı şiir yolculuğunda heceye yönelir; roman ve gezi yazısı da kaleme alır. Yıldızlar ve Gölgeler, Hazan Rüzgârları, Sabah Kuşları, Gayya, Yerden Göğe ve Su şiir kitapları arasındadır.
Mithat Cemal, Bedri Rahmi ve Destan Şairleri
Memleketçi şiirin çevresi tek bir ölçü ve üslupla sınırlı değildir. Mithat Cemal Kuntay, aruzu sürdürerek tarih ve toplum konularına yönelir; Türk’ün Şehnamesinden şiir, Üç İstanbul roman, Mehmet Akif biyografi türündedir. Bu yönüyle hececi ortaklıktan ölçü bakımından ayrılır, millî tarih ilgisiyle aynı geniş alana yaklaşır.
Bedri Rahmi Eyüboğlu, ressam kimliğini folklor ve halk söyleyişiyle birleştirir; renk, desen ve Anadolu insanı şiirinin belirgin unsurlarıdır. Karadut ve Dol Karabakır Dol eserlerindendir. Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu tarihî destanları, Hüseyin Nihal Atsız Türkçü–Turancı şiir ve romanları, İbrahim Alâettin Gövsa ile Coşkun Ertepınar millî ve yurtçu şiirleriyle bu geniş sınıflandırmada anılır.
AYT İÇİN KARŞILAŞTIRMALI SINIFLANDIRMA
Sanatçı–Eser ve Unvan Haritası
Bu şiir alanında sorular çoğunlukla tek bir genel özellikten değil, sanatçının unvanı, ölçü tercihi, eser türü ve kültürel çalışmasının birlikte verilmesinden oluşur. “Gurbet Şairi” Kemalettin Kamu’yu, “Bayrak Şairi” Arif Nihat Asya’yı, “Anadolu Şairi” Ömer Bedrettin Uşaklı’yı, “Şair Öğretmen” Zeki Ömer Defne’yi gösterir. Âşık Veysel ve folklor Ahmet Kutsi Tecer’e; Dede Korkut Orhan Şaik Gökyay’a bağlanır.
Beş Hececilerde ise geçiş şiiri ve yayıncılık ipuçları belirleyicidir. Aruza Veda Halit Fahri’ye, Sanat ve Han Duvarları Faruk Nafiz’e, Varidat-ı Süleyman Enis Behiç’e, heceyle gazel Orhan Seyfi’ye, Binnaz ve Akbaba dergisi Yusuf Ziya’ya bağlanır.
| İpucu | Sanatçı | Karıştırılmaması gereken |
|---|---|---|
| Sanat, Han Duvarları | Faruk Nafiz | Ahmet Kutsi’nin folklor çalışmaları |
| Aruza Veda, Baykuş | Halit Fahri | Enis Behiç’in mistik yönelişi |
| Gurbet Şairi | Kemalettin Kamu | Anadolu Şairi Ömer Bedrettin |
| Bayrak Şairi, rubai | Arif Nihat Asya | Bu Vatan Kimin? ve Orhan Şaik |
| Âşık Veysel, Köşebaşı | Ahmet Kutsi Tecer | Şair Öğretmen Zeki Ömer |
| I | II | III |
|---|---|---|
| Aruza Veda ile ölçü değişimini simgeleştiren şair | Âşık Veysel’in tanınmasını sağlayan folklorcu şair | Rubaileri ve Bayrak şiiriyle tanınan şair |
I, II ve III sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Memleketçi Şiiri Diğer Yönelişlerden Ayırma
Memleketçi şiirde dil açık, kültürel kaynak yerli, ölçü çoğunlukla hece ve anlatım çoğu zaman doğrudandır. Saf şiir; anlamdan çok ses, imge ve biçim kusursuzluğunu öne çıkarır. Toplumcu gerçekçi şiir; emek, sınıf, yoksulluk ve toplumsal çatışmayı tarihsel nedenleriyle işler. Garip şiiri ise ölçü, uyak ve şairane söyleyişi reddederek gündelik insanın sıradan yaşantısına yönelir.
Bir şiirin yurt veya Anadolu temasını işlemesi tek başına memleketçi sayılması için yeterli değildir. Ölçü, dil, kültür kaynağı ve bakış açısı birlikte ele alınır. Bedri Rahmi’nin folkloru modern resim duyarlığıyla birleştirmesi veya Arif Nihat’ın rubai yazması, şiir yönelişinin kendi içinde farklı üsluplara açık olduğunu gösterir.
Beş Hececiler, aruzdan heceye ve seçkin çevreden Anadolu’ya yönelişin tarihsel topluluğudur. Cumhuriyet’te Millî Edebiyat zevkini sürdüren şairler bu mirası gurbet, folklor, tarih, bayrak, tabiat ve yurt güzellemeleri gibi farklı temalarla genişletmiştir. Dönemi doğru sınıflandırmanın temeli; beş kişilik topluluk kadrosunu geniş memleketçi çevreden ayırmak, sanatçı–eser bağlarını unvanlarla desteklemek ve aynı Anadolu temasının farklı şiir anlayışlarında nasıl işlendiğini karşılaştırmaktır.
