TYT DOĞA VE KİMYA: SU, SU KAYNAKLARI VE ÇEVRE KİMYASI

0
10
TYT Doğa ve Kimya konu anlatımı kapak görseli

TYT doğa ve kimya konusu; suyun canlılar için öneminden su kaynaklarının korunmasına, sert sudan arıtma yöntemlerine, hava-su-toprak kirleticilerinden asit yağmurları ve küresel ısınmaya kadar uzanan ilişkili bir bütündür. TYT sorularında yalnızca kirletici adını bilmek yetmez; kirleticinin kaynağı, doğada izlediği yol, oluşturduğu sonuç ve uygulanabilecek çözüm birlikte yorumlanır.

SU VE HAYAT

Suyun Canlılar İçin Önemi

Su, canlı hücrelerinde tepkimelerin gerçekleştiği temel ortamdır. Besinlerin, iyonların, gazların ve metabolik atıkların taşınmasına katılır; terleme ve buharlaşma yoluyla vücut sıcaklığının dengelenmesini kolaylaştırır. Bitkilerde su, mineral taşınması ve fotosentez için gereklidir; hücrelerin turgor basıncını destekler. Sindirim, boşaltım ve pek çok biyokimyasal olay da yeterli su olmadan düzenli ilerlemez.

Suyun özgül ısısının yüksek olması, çevreden aldığı enerjinin önemli bir bölümünü sıcaklığı çok hızlı değişmeden depolamasına katkı sağlar. Bu özellik hem canlı vücudunda hem de su ekosistemlerinde ani sıcaklık değişimlerini sınırlar. Suyun çözücü özelliği yararlı maddelerin taşınmasını sağlarken kirleticilerin de geniş alanlara dağılabilmesine yol açabilir.

TaşımaBesin, iyon, gaz ve atıkların aktarılması
Sıcaklık dengesiTerleme ve yüksek özgül ısıyla ısı kontrolü
Tepkime ortamıHücre içi kimyasal süreçlerin gerçekleşmesi
Bitkisel yaşamFotosentez, mineral taşınması ve turgor
Örnek - 1
Bir öğrencinin suyun canlılardaki görevleriyle ilgili verdiği örnekler şöyledir:

I. Terin buharlaşmasıyla vücudun serinlemesi

II. Minerallerin bitki kökünden yapraklara taşınması

III. Hücrede birçok tepkimenin sulu ortamda gerçekleşmesi

Bu örneklerden hangileri suyun canlılık için önemini açıklar?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III
Üç olay da suyun fiziksel veya kimyasal özelliklerinden yararlanır: buharlaşma ısı kaybettirir, su maddeleri taşır ve hücresel tepkimelere ortam sağlar.

Cevap: E

Dünya’daki Su Kaynaklarının Dağılımı

Dünya yüzeyinin büyük bölümü suyla kaplı olsa da bu suyun yaklaşık %97’si okyanus ve denizlerdeki tuzlu sudur. Yaklaşık %3’lük tatlı suyun da büyük bölümü buzullar ile yer altı sularında bulunur. Göl, akarsu, toprak nemi ve atmosferdeki suyun toplam içindeki payı oldukça küçüktür. Bu nedenle “Dünya’da çok su vardır” yargısı, kullanılabilir tatlı suyun sınırsız olduğu anlamına gelmez.

Tuzlu suYaklaşık %97
Tatlı suYaklaşık %3

Tatlı su; yüzey suları ve yer altı suları başta olmak üzere içme, tarım ve sanayi amacıyla kullanılır. Buzulların veya çok derindeki yer altı sularının tamamına ekonomik ve çevresel açıdan erişilemediği için doğrudan kullanılabilir pay daha da küçülür.

Örnek - 2
Yukarıdaki su dağılımı gösterimine göre aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılabilir?

A) Tatlı suyun tamamı doğrudan içilebilir.
B) Tuzlu su miktarı tatlı sudan azdır.
C) Kullanılabilir tatlı su, Dünya’daki toplam suyun küçük bir bölümüdür.
D) Su döngüsü gerçekleşmediği için tatlı su azalır.
E) Yer altı suları tuzlu su kaynaklarına dâhil edilir.
Tatlı su toplamın yaklaşık %3’üdür; bunun da tamamı erişilebilir ve içilebilir değildir. Bu nedenle kullanılabilir tatlı su toplam suyun çok küçük bir bölümünü oluşturur.

Cevap: C

Su Döngüsü ve Yenilenebilir Su

Güneş enerjisiyle gerçekleşen buharlaşma ve bitkilerden terleme, suyu atmosfere taşır. Su buharı soğuyup yoğuşarak bulutları oluşturur; yağışla yeryüzüne dönen suyun bir bölümü yüzey akışına katılır, bir bölümü toprağa sızıp yer altı sularını besler. Akarsular ve yer altı suyu yeniden göl ve denizlere ulaşabilir.

Buharlaşma ve terlemeSu atmosfere geçer

YoğuşmaBulut oluşur

YağışSu yeryüzüne döner

Akış ve sızmaYüzey ve yer altı suları beslenir

Su döngüsü suyu yenileyebilir; fakat bu yenilenme her yerde aynı hızda gerçekleşmez. Bir yer altı suyu kaynağından beslenme hızından daha hızlı su çekilmesi veya kaynağın kirletilmesi, su döngüsü sürse bile kullanılabilir suyu azaltır.

Dikkat
Suyun yenilenebilir kaynak sayılması, sınırsız olduğu anlamına gelmez. Yenilenme hızı, tüketim hızı ve su kalitesi birlikte değerlendirilir. Kirlenmiş su çevrimde bulunmaya devam edebilir; ancak arıtılmadan kullanıma uygun olmayabilir.
Örnek - 3
Bir bölgede yer altı suyundan yılda 12 birim su çekilirken yağış ve sızmayla kaynağa yılda 7 birim su geri dönmektedir. Diğer koşullar değişmediğine göre hangisi en uygundur?

A) Su döngüsü gerçekleştiği için kaynak düzeyi kesinlikle değişmez.
B) Çekim hızı beslenme hızından büyük olduğundan kaynak azalabilir.
C) Yer altı suyu yenilenemeyen bir elementtir.
D) Buharlaşma tamamen durur.
E) Kaynağın tuzluluğu zorunlu olarak sıfıra iner.
Kaynağa dönen su, çekilen miktarı karşılamamaktadır. Su döngüsü sürmesine rağmen uzun dönemde yer altı suyu düzeyi düşebilir.

Cevap: B

İçilebilir Suyun Özellikleri

İçme suyunun renksiz, berrak, kötü tat ve kokudan uzak olması beklenir; ancak yalnız görünüş suyun güvenli olduğunu kanıtlamaz. Hastalık yapıcı mikroorganizmalar, ağır metal iyonları veya bazı çözünmüş maddeler gözle fark edilmeyebilir. Kaynaklarda içme suyu için pH’ın çoğunlukla 6,5–8,5 aralığında olması istenir. Bulanıklık, iletkenlik, mikrobiyolojik yük ve çözünmüş madde miktarı laboratuvar ölçümleriyle değerlendirilir.

Özellik Ne hakkında bilgi verir?
Renk, koku, tat ve bulanıklık Duyusal ve fiziksel kalite; tek başına güvenlik kanıtı değildir
pH Suyun asidik veya bazik karakteri
İletkenlik Çözünmüş iyon miktarı hakkında dolaylı bilgi
Mikrobiyolojik analiz Hastalık yapıcı mikroorganizma riski
Kimyasal analiz Ağır metal, nitrat ve diğer çözünmüş kirleticiler
Örnek - 4
Renksiz, kokusuz ve berrak görünen bir kuyu suyuyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

A) Kesinlikle içilebilir.
B) İçinde çözünmüş iyon bulunmaz.
C) Mikroorganizma ve kimyasal kirletici analizi yapılmadan güvenli olduğu söylenemez.
D) pH değeri kesinlikle 7’dir.
E) Sertliği kesinlikle sıfırdır.
Görünüş ve koku bazı sorunları gösterebilir; görünmeyen mikroorganizmaları veya çözünmüş kirleticileri dışlamaz. Güvenli değerlendirme için analiz gerekir.

Cevap: C

Suyun Sürdürülebilir Kullanımı

Su tasarrufu yalnız musluğu daha az açmak değildir. Şebeke kaçaklarının azaltılması, tarımda damla sulama, sanayide suyun geri kazanılması, yağmur suyunun uygun amaçlarla kullanılması ve su havzalarının kirleticilerden korunması birlikte etkili olur. Kullanım sonrasında oluşan atık suyun arıtılması, hem ekosistem üzerindeki yükü azaltır hem de uygun alanlarda yeniden kullanım olanağı sağlar.

Örnek - 5
Bir kentte aşağıdaki uygulamalar planlanıyor:

I. Şebeke kaçaklarının onarılması

II. Arıtılmış atık suyun park sulamasında kullanılması

III. Sanayi atık suyunun arıtılmadan akarsuya verilmesi

IV. Tarımda bitki köküne kontrollü su veren sistemlere geçilmesi

Hangileri kullanılabilir su kaynaklarının korunmasına katkı sağlar?

A) I ve II
B) II ve III
C) I, II ve IV
D) I, III ve IV
E) I, II, III ve IV
I, II ve IV su kaybını veya temiz su kullanımını azaltır. Arıtılmamış endüstriyel deşarj ise su kalitesini düşürür.

Cevap: C

SU SERTLİĞİ VE SUYUN ARITILMASI

Sert ve Yumuşak Su

Suda çözünmüş Ca2+ ve Mg2+ iyonlarının miktarı arttıkça suyun sertliği artar. Sert su sağlık açısından her zaman zehirli su demek değildir; temel sorunları sabunla zor köpürme, daha çok temizlik maddesi tüketimi ve ısıtıcı yüzeylerde kireç taşı benzeri tortu oluşumudur. Boru ve kazanlarda biriken tortu kesiti daraltabilir, ısı aktarımını azaltabilir ve enerji tüketimini artırabilir.

X: 15 mg/L Ca2+
Y: 85 mg/L Ca2+
Z: 140 mg/L Ca2+
Örnek - 6
Yukarıdaki eşit hacimli su örneklerinde Mg2+ miktarları eşittir. Buna göre hangisi doğrudur?

A) X en sert sudur.
B) Z’nin sertliği daha yüksek olabilir ve sabun tüketimi daha fazla olabilir.
C) Y’de hiç iyon yoktur.
D) Z kesinlikle içilemez.
E) Üç örneğin sertliği aynıdır.
Mg2+ miktarı eşitken Ca2+ miktarı en fazla olan Z’nin toplam sertliği daha yüksektir. Sert su daha çok sabun tüketebilir; bu durum tek başına içilemez olduğunu göstermez.

Cevap: B

Örnek - 7
Aynı güçte çalışan iki elektrikli ısıtıcının birinde zamanla kalın kireç tabakası oluşurken diğerinde oluşmuyor. Kireçli ısıtıcının aynı miktar suyu daha geç ısıtmasının en uygun açıklaması hangisidir?

A) Kireç tabakası ısı aktarımını zorlaştırır.
B) Sert suyun tüm molekülleri parçalanır.
C) Kireç tabakası suyun kütlesini sıfırlar.
D) Ca2+ iyonu elektriği tamamen yok eder.
E) Yumuşak su her koşulda daha yüksek sıcaklıkta kaynar.
Isıtıcı yüzeyindeki tortu bir yalıtım katmanı gibi davranarak ısı aktarımını azaltabilir. Aynı sonuca ulaşmak için daha fazla süre ve enerji gerekebilir.

Cevap: A

Suyu Yumuşatma ve Arıtma

Geçici sertliğe katkı sağlayan bazı bikarbonatlar kaynatma sırasında çözünürlüğü düşük bileşiklere dönüşüp çöktürülebilir. Kalıcı sertlik kaynatmayla yeterince giderilemez. İyon değiştirici reçineler, sudaki Ca2+ ve Mg2+ iyonlarını reçine üzerinde tutup bunların yerine Na+ gibi iyonlar verebilir. Ters ozmoz ve damıtma da çözünmüş madde miktarını azaltabilen yöntemlerdir; ancak enerji, maliyet ve kullanım amacı dikkate alınır.

Sert suCa2+ ve Mg2+ içerir

İyon değiştirici reçineSertlik iyonlarını tutar

Yumuşatılmış suSertlik oluşturan iyonlar azalmıştır
Dikkat
Yumuşatma ile dezenfeksiyon aynı işlem değildir. Ca2+ ve Mg2+ iyonlarının azaltılması suyun sertliğini düşürür; hastalık yapıcı mikroorganizmaların giderildiğini tek başına kanıtlamaz. Benzer biçimde berraklaştırma da tüm çözünmüş kirleticileri ortadan kaldırmaz.
Örnek - 8
Bir su örneği iyon değiştirici reçineden geçirildiğinde Ca2+ ve Mg2+ derişimleri azalıyor; fakat mikrobiyolojik analizde bakteri tespit ediliyor. Buna göre hangisi doğrudur?

A) Yumuşatma gerçekleşmiş, fakat dezenfeksiyon tamamlanmamıştır.
B) Reçine tüm mikroorganizmaları kesinlikle öldürmüştür.
C) Su sertliği artmıştır.
D) Suyun bütün iyonları yok olmuştur.
E) Bakteri bulunması Ca2+ miktarını sıfırlar.
Sertlik iyonları azaldığı için yumuşatma gerçekleşmiştir. Bakteri bulunması, ayrıca uygun bir dezenfeksiyon basamağı gerektiğini gösterir.

Cevap: A

ÇEVRE KİMYASI VE HAVA KİRLİLİĞİ

Kirletici Kaynakları

Çevre; canlıların hava, su, toprak ve diğer canlılarla etkileştiği bütündür. Volkanik patlama, orman yangını ve toz taşınımı doğal kirletici kaynağı olabilir. Fosil yakıt kullanımı, trafik, endüstri, madencilik, yoğun tarım, plansız kentleşme ve atıkların uygun yönetilmemesi ise insan kaynaklı kirliliğin başlıca nedenlerindendir.

Bir madde “doğal” kökenli olsa bile miktarı çevrenin taşıma kapasitesini aştığında zararlı olabilir. Kirleticinin etkisi; derişimine, ortamda kalma süresine, kimyasal türüne, canlılarda birikmesine ve başka maddelere dönüşmesine bağlıdır.

SO2 ve NOxFosil yakıt yanması; asit çökelmesine katkı
COEksik yanma; zehirli gaz
CO2 ve CH4Sera etkisini güçlendiren gazlar
Uçucu organiklerYakıt ve çözücü buharları
Partikül maddeDuman, kurum, toz ve aerosoller
CFC’lerStratosferik ozonun azalmasına katkı
Örnek - 9
Aşağıdaki kirletici–sonuç eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) SO2 ve NOx – asit yağmuru oluşumuna katkı
B) CO – eksik yanma ürünü ve zehirli gaz
C) CFC – ozon tabakasının incelmesine katkı
D) CO2 ve CH4 – güçlenen sera etkisi
E) Partikül madde – su sertliğinin tek nedeni
Su sertliği esas olarak Ca2+ ve Mg2+ iyonlarıyla ilgilidir. Partikül maddeler hava kirliliği ve sağlık sorunlarıyla ilişkilidir.

Cevap: E

Asit Yağmurları

Fosil yakıtların yanmasıyla atmosfere verilen SO2 ve azot oksitler, atmosferdeki su ve oksitleyicilerle tepkimeye girerek sülfürik asit ve nitrik asit oluşumuna katkı sağlar. Bu maddeler yağmur, kar ve sisle yaş çökelme; gaz ve parçacık hâlinde kuru çökelme yoluyla yeryüzüne ulaşabilir.

Asit çökelmesi göl ve akarsuların pH’ını düşürebilir, topraktaki besin iyonlarının yıkanmasını hızlandırabilir, bazı toksik metal iyonlarının hareketliliğini artırabilir. Kireç taşı ve mermer gibi karbonatlı yapı malzemeleriyle tepkimeye girerek tarihî eser ve binaları da aşındırabilir.

Fosil yakıt yanması

SO2 ve NOx

H2SO4 ve HNO3

Asit çökelmesi
Örnek - 10
Yukarıdaki zincirde sanayi tesislerine baca gazı arıtma sistemi kurulup SO2 salımı azaltılıyor. Diğer koşullar aynı kalırsa aşağıdakilerden hangisi beklenir?

A) Sülfürik asit oluşumuna katkı azalabilir.
B) Su sertliği kesinlikle artar.
C) Ozon tabakası bir günde tamamen onarılır.
D) Tüm azot oksitler kendiliğinden yok olur.
E) Sera etkisi tamamen ortadan kalkar.
SO2 salımının azalması, atmosferde sülfürik asit oluşumuna giden başlangıç maddelerinden birini azaltır. Diğer çevre sorunları tek bir önlemle bütünüyle çözülmez.

Cevap: A

Sera Etkisi ve Küresel Isınma

Güneş’ten gelen kısa dalga ışınımın bir bölümü yeryüzü tarafından soğurulur. Isınan yeryüzü enerjiyi kızılötesi ışınım olarak geri yayar. Su buharı, CO2, CH4 ve N2O gibi sera gazları bu ışınımın bir bölümünü soğurup yeniden yayarak alt atmosferin ısınmasına katkı sağlar. Doğal sera etkisi yaşam için gerekli sıcaklık koşullarını destekler.

Fosil yakıt kullanımı, ormansızlaşma ve bazı tarımsal süreçler sera gazı derişimlerini artırdığında doğal etki güçlenir. Uzun süreli ortalama sıcaklık artışı; buzullar, deniz seviyesi, yağış düzeni ve ekosistemler üzerinde değişimlere yol açabilir.

Dikkat
Sera etkisi bütünüyle zararlı değildir; doğal sera etkisi Dünya’nın yaşanabilir sıcaklıkta kalmasına yardım eder. Çevre sorunu, insan etkinlikleriyle sera gazlarının artması ve etkinin güçlenmesidir. Küresel ısınma ile ozon tabakasının incelmesi aynı olay değildir.
Örnek - 11
Sera etkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

I. Doğal sera etkisi yaşam için uygun sıcaklığa katkı sağlar.

II. Sera gazlarının artması yeryüzünden yayılan kızılötesi enerjinin tutulmasını güçlendirebilir.

III. Sera etkisinin tek nedeni ozon deliğidir.

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
I ve II doğrudur. Ozon tabakasının incelmesi farklı bir kimyasal süreçtir ve sera etkisinin tek nedeni değildir.

Cevap: C

Ozon Tabakasının İncelmesi

Stratosferdeki ozon tabakası, Güneş’ten gelen zararlı morötesi ışınların önemli bölümünü soğurur. CFC gibi bazı kararlı bileşikler stratosfere ulaştığında morötesi ışınlarla parçalanıp klor radikalleri oluşturabilir. Bu radikaller ozonun O2‘ye dönüşümünü hızlandırarak ozon derişimini azaltabilir. Ozon tabakasının incelmesi yeryüzüne ulaşan zararlı UV ışınımını artırabilir.

Örnek - 12
Aşağıdaki olaylardan hangisi ozon tabakasının incelmesiyle doğrudan ilişkilidir?

A) CFC’lerden oluşan klor radikallerinin ozon dönüşümünü hızlandırması
B) Ca2+ iyonlarının sabunla çökelek oluşturması
C) Fosfatların gölde alg çoğalmasını artırması
D) SO2‘nin sülfürik aside dönüşmesi
E) Suyun buharlaşıp yoğuşması
CFC kökenli klor radikalleri stratosferde ozonun azalmasına katkı sağlayabilir. Diğer seçenekler farklı çevre veya su kimyası olaylarıdır.

Cevap: A

SU KİRLİLİĞİ

Besin Maddesi Kirliliği ve Ötrofikasyon

Tarım gübreleri, hayvansal atıklar ve yetersiz arıtılmış evsel atık sulardan gelen azot ve fosfor bileşikleri göl ve akarsulara taşınabilir. Bu besin maddelerinin aşırı artışı alglerin hızla çoğalmasına yol açabilir. Alglerin ölmesi ve ayrıştırılması sırasında çözünmüş oksijen tüketilir; balıklar ve diğer su canlıları oksijen yetersizliğinden zarar görebilir. Bu süreç ötrofikasyon olarak adlandırılır.

Azot ve fosfor girişi

Alg artışı

Ölü organik madde artışı

Ayrışmada O2 tüketimi

Su canlılarında zarar
Örnek - 13
Bir gölde fosfat ve nitrat derişiminin artmasından bir süre sonra alg yoğunluğu yükseliyor, ardından çözünmüş oksijen azalıyor. Oksijen azalmasının en uygun nedeni hangisidir?

A) Ayrıştırıcıların ölü organik maddeleri parçalarken oksijen tüketmesi
B) Suyun sertliğinin zorunlu olarak sıfıra inmesi
C) Ozon tabakasının kalınlaşması
D) Tüm suyun tuzlu suya dönüşmesi
E) Nitratların hiçbir canlı tarafından kullanılamaması
Aşırı alg çoğalmasının ardından oluşan organik madde ayrıştırılırken mikroorganizmalar çözünmüş oksijen tüketir. Bu durum su canlıları için oksijen yetersizliğine yol açabilir.

Cevap: A

Plastikler, Deterjanlar ve Organik Sıvılar

Plastikler doğada çok yavaş parçalanabilir; fiziksel olarak küçülüp mikroplastiklere dönüşebilir ve canlılar tarafından alınabilir. Deterjanlardaki bazı yüzey aktif maddeler suyun yüzey özelliklerini değiştirir; fosfat içeren ürünler besin maddesi kirliliğini artırabilir. Petrol, yağ, boya, çözücü ve diğer organik sıvılar su yüzeyinde film oluşturabilir, oksijen alışverişini sınırlayabilir veya doğrudan toksik etki gösterebilir.

Örnek - 14
Bir akarsuya I numaralı noktadan fosfatlı deterjan, II numaralı noktadan atık motor yağı, III numaralı noktadan yalnızca arıtılmış ve standartlara uygun su veriliyor. Hangileri su ekosisteminde kimyasal kirlilik riski oluşturur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III
Fosfatlı deterjan ötrofikasyon riskini artırabilir; motor yağı toksik organikler içerip yüzeyde film oluşturabilir. Standartlara uygun arıtılmış su için aynı sonuç zorunlu değildir.

Cevap: C

Ağır Metaller, Piller ve Endüstriyel Atıklar

Kurşun, cıva, kadmiyum ve arsenik gibi toksik elementler veya bileşikleri; madencilik, metal işleme, pil ve elektronik atıklar, boya ve çeşitli endüstriyel süreçlerden çevreye yayılabilir. Bazıları canlı dokularında birikerek besin zincirinde daha yüksek derişimlere ulaşabilir. Ağır metal kirliliği kaynatmayla yok olmaz; uygun kimyasal çöktürme, adsorpsiyon, iyon değişimi veya membran yöntemleri gerekebilir.

Kullanılmış pillerin evsel atıkla toprağa bırakılması, zamanla içerdikleri maddelerin sızıntı suyuyla toprağa ve yer altı suyuna taşınma riskini artırır. Bu nedenle piller ve elektronik atıklar ayrı toplanmalı, uygun geri kazanım veya bertaraf tesislerine gönderilmelidir.

Örnek - 15
Ağır metal iyonu içerdiği belirlenen bir su örneğinin yalnız kaynatılmasıyla ilgili hangisi doğrudur?

A) Tüm ağır metal iyonları kesinlikle element hâlinde uçar.
B) Kaynatma mikroorganizma yükünü azaltabilir; ağır metal sorununu zorunlu olarak çözmez.
C) Su sertliği ve ağır metal kirliliği aynı kavramdır.
D) Ağır metal iyonları su molekülüne dönüşür.
E) Kaynatılan su analiz gerektirmeden içilebilir.
Kaynatma bazı mikroorganizmaları etkisizleştirebilir; çözünmüş ağır metal iyonlarını güvenli düzeye indirdiği söylenemez. Uygun arıtma ve analiz gerekir.

Cevap: B

TOPRAK KİRLİLİĞİ VE ORTAMLAR ARASI TAŞINIM

Toprak Kirleticileri

Gereğinden fazla gübre ve pestisit kullanımı, madencilik atıkları, uygunsuz depolanan sanayi atıkları, piller, elektronik atıklar, plastikler ve petrol türevleri toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını bozabilir. Toprak pH’ının değişmesi besin iyonlarının yarayışlılığını etkiler; toksik maddeler bitkilere geçebilir. Erozyonla taşınan kirli toprak parçacıkları yüzey sularını da kirletebilir.

Örnek - 16
Bir tarım alanında önerilenden fazla azotlu gübre kullanılıyor. Şiddetli yağıştan sonra yakındaki gölde alg çoğalması gözleniyor. Bu durumun en uygun açıklaması hangisidir?

A) Gübre bileşikleri yüzey akışıyla göle taşınmış olabilir.
B) Yağış tüm azotu ozona dönüştürmüştür.
C) Göl suyu kendiliğinden saf suya dönüşmüştür.
D) Fazla gübre su sertliğini kesinlikle azaltmıştır.
E) Algler yalnız ağır metalle çoğalabilir.
Yağış, topraktaki çözünmüş azot bileşiklerini yüzey akışıyla göle taşıyabilir. Besin maddesi artışı alg çoğalmasını hızlandırabilir.

Cevap: A

Kirleticilerin Doğada İzlediği Yollar

Hava, su ve toprak kirliliği birbirinden bağımsız değildir. Bacadan çıkan gazlar atmosferde taşınıp çökelmeyle toprağa ve suya ulaşabilir. Topraktaki gübre, pestisit veya atık bileşenleri yüzey akışıyla nehre; sızmayla yer altı suyuna geçebilir. Kirli yer altı suyu akifer boyunca taşınarak kilometrelerce uzaktaki kuyuları etkileyebilir. Bu nedenle kirliliği yalnız sonuç görülen yerde değil, kaynakta önlemek daha etkilidir.

Örnek - 17
Aşağıdaki görsel, aynı havzadaki kirletici taşınım yollarını göstermektedir.

Kirleticilerin havadan, tarım alanından, endüstriyel deşarjdan ve topraktan su kaynaklarına taşınması

Görsele göre aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz?

A) Hava kirleticileri yağışla yüzeye ulaşabilir.
B) Tarım alanından yüzey suyuna madde taşınabilir.
C) Topraktaki bazı maddeler yer altı suyuna sızabilir.
D) Endüstriyel deşarj yüzey suyunu etkileyebilir.
E) Kirleticiler yalnız oluştuğu ortamda kalır ve başka ortama geçemez.
Görsel, kirleticilerin ortamlar arasında taşınabildiğini gösterir. E seçeneği hem görsele hem de çevre kimyası ilkelerine aykırıdır.

Cevap: E

Kirliliği Önleme ve Azaltma

Kirlilik yönetiminde en etkili basamak, kirleticiyi oluşmadan veya kaynağında azaltmaktır. Daha temiz üretim, düşük kükürtlü yakıt ve yenilenebilir enerji kullanımı, baca gazı arıtma, araç emisyonlarının azaltılması, atık su arıtımı ve kontrollü gübreleme bu yaklaşıma örnektir. Oluşan atığın yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi ham madde tüketimini azaltabilir; geri dönüştürülemeyen tehlikeli atıklar ise uygun tesislerde bertaraf edilir.

ÖnlemeKirleticiyi kaynağında azaltma

Azaltma ve yeniden kullanımDaha az kaynak ve atık

Geri dönüşümUygun atığı ham maddeye çevirme

Arıtma ve bertarafKalan riski kontrol etme
Örnek - 18
Bir fabrikanın çevresel etkisini azaltmak için;

I. Üretim sürecinde daha az toksik ham madde kullanması,

II. Atık suyunu arıtmadan nehre vermesi,

III. Geri kazanılabilir çözücüleri süreçte yeniden kullanması,

IV. Baca gazındaki kirleticileri tutan sistem kurması

uygulamalarından hangileri uygundur?

A) I ve II
B) II ve III
C) I, III ve IV
D) I, II ve IV
E) I, II, III ve IV
I kirleticiyi kaynağında azaltır, III yeniden kullanımdır, IV emisyon kontrolüdür. Arıtılmamış atık suyun nehre verilmesi uygun değildir.

Cevap: C

TYT KARMA YORUM SORULARI

Kavramları Birlikte Değerlendirme

Örnek - 19
Aşağıdaki işlemlerden hangisi hem su tüketimini hem de su kirliliğini azaltmaya doğrudan katkı sağlayabilir?

A) Arıtılmış proses suyunun uygun üretim basamağında yeniden kullanılması
B) Daha fazla tek kullanımlık plastik tüketilmesi
C) Atık yağın lavaboya dökülmesi
D) Gübre miktarının analiz yapılmadan artırılması
E) Endüstriyel atıkların açık alanda depolanması
Arıtılmış suyun yeniden kullanılması temiz su talebini azaltır ve uygun yönetildiğinde alıcı ortama verilen atık su miktarını düşürür.

Cevap: A

Örnek - 20
Bir araştırmada X gölünde pH düşüşü, Y gölünde aşırı alg çoğalması, Z kuyusunda ise Ca2+ ve Mg2+ miktarının yüksekliği saptanıyor. Bu gözlemler sırasıyla hangi olaylarla en uygun eşleştirilir?

A) Su sertliği – ozon incelmesi – asit yağmuru
B) Asit çökelmesi – ötrofikasyon – su sertliği
C) Ötrofikasyon – su sertliği – sera etkisi
D) Ozon incelmesi – asit çökelmesi – ötrofikasyon
E) Sera etkisi – asit yağmuru – dezenfeksiyon
Göl pH’ındaki düşüş asit çökelmesiyle; alg çoğalması besin maddesi kirliliği ve ötrofikasyonla; Ca2+ ve Mg2+ fazlalığı su sertliğiyle ilişkilidir.

Cevap: B

Örnek - 21
Aşağıdaki ifadelerden hangisi bilimsel olarak en uygundur?

A) Sert su her zaman zehirli sudur.
B) Berrak su her zaman mikrobiyolojik olarak güvenlidir.
C) Doğal sera etkisi olmadan Dünya’nın ortalama sıcaklığı yaşam için daha elverişli olurdu.
D) Kirleticiler hava, su ve toprak arasında taşınabilir.
E) Plastik atıklar doğada anında tamamen parçalanır.
Kirleticiler çökelme, yüzey akışı, sızma ve deşarj gibi yollarla ortamlar arasında taşınabilir. Diğer ifadeler aşırı genelleme veya yanlıştır.

Cevap: D

Örnek - 22
Bir bölgede aynı anda şu değişiklikler yapılıyor:

• Kömür kullanan tesislere SO2 tutucu sistem kuruluyor.

• Tarımda gübre miktarı toprak analizine göre ayarlanıyor.

• Kullanılmış piller ayrı toplanıyor.

Bu uygulamaların ortak amacı hangisidir?

A) Farklı kaynaklardaki kirleticileri çevreye ulaşmadan azaltmak
B) Su sertliğini her yerde sıfırlamak
C) Su döngüsünü durdurmak
D) Atmosferdeki tüm gazları uzaklaştırmak
E) Ozonu doğrudan içme suyuna eklemek
Üç önlem de farklı kirletici kaynaklarını çevreye yayılmadan veya gereksiz miktarda oluşmadan kontrol etmeyi amaçlar.

Cevap: A

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz