1982 Anayasası’nın genel esasları, devletin dayandığı temel değerleri, egemenliğin sahibini ve yasama, yürütme ile yargı yetkilerinin hangi organlarca kullanılacağını belirler. Anayasanın Başlangıç bölümünden sonra gelen 1–11. maddeler, bütün anayasal düzenin üzerine kurulduğu çekirdek çerçeveyi oluşturur.
Bu maddeler yalnız ezberlenecek bir sıra değildir. Cumhuriyetin temel nitelikleri, devlet organlarının yetki sınırları, kanun önünde eşitlik ve Anayasanın üstünlüğü birbiriyle bağlantılıdır. Bir devletin demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti olması; kurumların kuruluşundan kamu gücünün kullanılmasına kadar bütün alanları etkiler.
1982 ANAYASASI’NIN YAPISI VE BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kurucu Meclis tarafından 18 Ekim 1982’de halkoyuna sunulmak üzere kabul edilmiş; 7 Kasım 1982’de yapılan halkoylamasının ardından 9 Kasım 1982 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ayrıntılı hükümler içerdiği için kazuistik, değiştirilmesi olağan kanunlardan farklı ve daha güç usullere bağlandığı için katı anayasa niteliğindedir.
Başlangıç bölümü, Anayasanın dayandığı düşünsel ve siyasal esasları açıklar. Millî egemenlik, Atatürk milliyetçiliği, Atatürk ilke ve inkılapları, Anayasa ve hukukun üstünlüğü, hürriyetçi demokrasi, kuvvetler ayrılığı, laiklik, devletin bölünmez bütünlüğü, eşitlik ve sosyal adalet bu bölümün öne çıkan unsurlarıdır. Anayasanın 176. maddesine göre Başlangıç metni Anayasa metnine dahildir.
Başlangıçta kuvvetler ayrılığının devlet organları arasında bir üstünlük sıralaması olmadığı; belirli yetki ve görevlerin kullanılmasına dayanan medeni bir iş bölümü ve iş birliği olduğu vurgulanır. Dolayısıyla yasama, yürütme ve yargı arasında hiyerarşik bir üstünlük değil, Anayasa tarafından belirlenmiş görev ayrımı vardır.
B) Hiçbir şekilde değiştirilemez.
C) Yalnız yargı organlarını bağlar.
D) Anayasa metnine dahildir ve anayasal düzenin temel ilkelerini açıklar.
E) Yalnız madde kenar başlıklarından oluşur.
GENEL ESASLAR: 1–11. MADDELER
Anayasanın Birinci Kısmı, Genel Esaslar başlığı altında 1–11. maddelerden oluşur. İlk dört madde devletin şeklini, temel niteliklerini ve değiştirilemez çekirdeğini; sonraki maddeler devletin görevlerini, egemenliği, kuvvetlerin kullanımını, eşitliği ve Anayasanın üstünlüğünü düzenler.
| Madde | Konu | Temel İçerik |
|---|---|---|
| 1 | Devletin şekli | Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. |
| 2 | Cumhuriyetin nitelikleri | İnsan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti. |
| 3 | Devletin bütünlüğü ve simgeleri | Bölünmez bütünlük, Türkçe, al bayrak, İstiklal Marşı ve Ankara. |
| 4 | Değiştirilemeyecek hükümler | 1, 2 ve 3. madde hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmeleri teklif edilemez. |
| 5–6 | Devletin görevleri ve egemenlik | Devletin temel amaçları; egemenliğin kayıtsız şartsız Millete ait olması. |
| 7–9 | Yasama, yürütme ve yargı | TBMM, Cumhurbaşkanı, bağımsız ve tarafsız mahkemeler. |
| 10–11 | Eşitlik ve Anayasanın üstünlüğü | Kanun önünde eşitlik; Anayasanın bağlayıcılığı ve kanunların Anayasaya aykırı olamaması. |
Devletin Şekli ve Değiştirilemez Hükümler
1. madde Türkiye Devleti’nin bir Cumhuriyet olduğunu belirtir. 3. madde ise devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu, dilinin Türkçe, bayrağının beyaz ay yıldızlı al bayrak, millî marşının İstiklal Marşı ve başkentinin Ankara olduğunu düzenler.
4. madde, 1. maddedeki Cumhuriyet hükmü ile 2. maddedeki Cumhuriyetin niteliklerinin ve 3. madde hükümlerinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmelerinin teklif dahi edilemeyeceğini belirtir. Böylece anayasal düzenin devlet şekli, temel nitelikler ve bütünlük-simgeler eksenindeki çekirdeği koruma altına alınmıştır.
B) Cumhurbaşkanının görev süresi
C) Devletin başkentinin Ankara olması
D) Anayasa Mahkemesinin üye sayısı
E) Bütçe kanununun görüşülme usulü
Devletin Temel Amaç ve Görevleri
5. maddeye göre devlet; Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumakla yükümlüdür. Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak da devletin temel amaçları arasındadır.
Devlet yalnız mevcut düzeni korumaz; kişinin temel hak ve özgürlüklerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışır. Bu yönüyle 5. madde devlete hem koruyucu hem de olumlu edimde bulunmayı gerektiren görevler yükler.
B) Egemenliğin kullanımını belirli bir sınıfa bırakmak
C) Kişinin maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak
D) Yasama yetkisini yürütmeye devretmek
E) Kanunların Anayasaya uygunluğunu denetim dışında bırakmak
Egemenlik ve Kuvvetler Ayrılığı
6. maddeye göre egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.
7. madde yasama yetkisini Türk Milleti adına TBMM’ye verir ve bu yetkinin devredilemeyeceğini belirtir. 8. maddeye göre yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. 9. madde ise yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağını düzenler.
B) Yürütme — TBMM
C) Yargı — Bağımsız ve tarafsız mahkemeler
D) Yasama — Anayasa Mahkemesi
E) Egemenlik — Belirli bir toplumsal sınıf
CUMHURİYETİN TEMEL NİTELİKLERİ
Anayasanın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti’ni; toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlar. Bu nitelikler birbirinden kopuk değildir; her biri diğerinin etkili biçimde işlemesini destekler.
Demokratik Devlet
Demokratik devlette siyasal iktidarın kaynağı halktır. Etkin siyasal makamların serbest ve düzenli aralıklarla yapılan seçimlerle belirlenmesi, farklı siyasi görüşlerin örgütlenebilmesi, muhalefetin iktidara gelebilme olanağının bulunması ve temel hakların güvence altında olması demokratik düzenin başlıca gerekleridir.
Seçimlerin serbest, genel, eşit, tek dereceli, gizli oy ve açık sayım-döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması demokratik devlet ilkesini somutlaştırır. Siyasi partiler de demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Demokrasi yalnız çoğunluğun karar vermesi değil; çoğulculuk, hukukla sınırlı iktidar ve azınlıkta kalan görüşlerin korunması anlamına gelir.
B) Birden fazla siyasi görüşün örgütlenebilmesi
C) Muhalefetin iktidara gelebilme olanağı
D) Temel hakların güvence altında olması
E) Egemenliğin belirli bir zümreye bırakılması
İnsan Haklarına Saygılı ve Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet
İnsan haklarına saygılı devlet, insan onurunu anayasal düzenin merkezinde tutar; hak ve özgürlükleri tanımakla yetinmeyip bunların kullanılabilmesi için koruyucu tedbirler alır. Devletin bütün işlem ve eylemleri insan haklarıyla uyumlu olmalı, hak ihlallerine karşı etkili başvuru ve yargısal koruma yolları bulunmalıdır.
Atatürk milliyetçiliği, ortak tarih, kültür, ülkü ve birlikte yaşama iradesine dayanan birleştirici bir anlayıştır. Irka, dine veya mezhebe dayalı ayrımcı bir milliyetçilik değildir. Anayasanın 66. maddesindeki “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” hükmü, vatandaşlık bağına dayalı anayasal millet anlayışını yansıtır.
2. maddede Cumhuriyetin ayrıca Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayandığı ifade edilir. Böylece millî egemenlik, kuvvetler ayrılığı, hürriyetçi demokrasi, laiklik, hukukun üstünlüğü ve devletin bölünmez bütünlüğü gibi Başlangıç ilkeleri Cumhuriyetin nitelikleriyle doğrudan bağlanır.
B) Vatandaşlık bağını önemsiz kabul eder.
C) Ortak kültür ve birlikte yaşama iradesini esas alan birleştirici bir anlayıştır.
D) Yalnız belirli bir toplumsal sınıfı millet sayar.
E) Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü reddeder.
LAİK VE SOSYAL DEVLET
Laik Devlet
Laiklik, devlet düzeninin din kurallarına değil hukuk kurallarına dayanmasını ve devletin farklı inançlar karşısında tarafsız davranmasını gerektirir. Devletin resmî bir dininin bulunmaması, din ve devlet işlerinin ayrılması, hukuk düzeninin dinî kurallardan bağımsız olması ve kişilerin din veya mezhepleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması laik devletin başlıca unsurlarıdır.
Laiklik aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir. Herkes bir dine inanma, inanmama veya inancını değiştirme özgürlüğüne sahiptir. İbadet, dinî ayin ve tören özgürlüğü ise Anayasanın ilgili hükümleri çerçevesinde kullanılabilir. Bu nedenle laiklik, din karşıtlığı değil; inanç özgürlüğü ile devletin tarafsızlığını birlikte koruyan anayasal ilkedir.
B) Hukuk kurallarının yalnız din kurallarına dayanması
C) Devletin farklı inançlar karşısında tarafsız davranması
D) Din ve vicdan özgürlüğünün bütünüyle kaldırılması
E) Kamu görevlerinin mezhep şartına bağlanması
Sosyal Devlet
Sosyal devlet, kişilere insan onuruna yaraşır asgari bir yaşam düzeyi sağlamayı, toplumsal eşitsizlikleri azaltmayı ve sosyal adaleti gerçekleştirmeyi amaçlar. Devlet ekonomik ve sosyal hayata yalnız düzenleyici olarak değil, gerektiğinde aktif biçimde müdahale eder.
Gelir dağılımında adaletin sağlanması, fırsat eşitliğinin geliştirilmesi, işsizliğin azaltılması, çalışanların korunması ve sosyal güvenliğin yaygınlaştırılması sosyal devletin amaçları arasındadır. Mali güce göre vergilendirme, kamulaştırma, devletleştirme, planlama ve sosyal-ekonomik hakların anayasal güvenceye alınması bu amaçlara ulaşmada kullanılan başlıca araçlardır.
Sosyal devlet, herkese aynı ekonomik sonucu verme iddiası taşımaz. Temel hedef, insan onurunu koruyan bir yaşam düzeyi oluşturmak ve toplumsal dezavantajların fırsatlara erişimi bütünüyle engellemesini önlemektir.
B) Kamulaştırma
C) Sosyal hakların güvence altına alınması
D) Planlama
E) Egemenliğin bir aileye devredilmesi
HUKUK DEVLETİ
Hukuk devleti, devletin bütün organlarının ve kamu gücünü kullanan makamların hukukla bağlı olduğu; bireylerin hukuki güvenlik içinde yaşadığı devlet düzenidir. Hukuk devleti yalnız kanunların bulunması anlamına gelmez. Kanunların Anayasaya, temel haklara ve hukukun genel ilkelerine uygun olması gerekir.
Hukuki güvenlik ve belirlilik, kuralların erişilebilir ve öngörülebilir olmasını; kişilerin davranışlarının hukuki sonuçlarını makul ölçüde öngörebilmesini gerektirir. Kanunların Anayasaya uygunluğunun denetlenmesi, idarenin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık olması, yargının bağımsız ve tarafsızlığı, hâkimlik teminatı, kanuni hâkim güvencesi ve idarenin verdiği zararlardan doğan mali sorumluluğu hukuk devletinin başlıca güvenceleridir.
Kanuni hâkim güvencesi, bir kişinin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamamasını ve olaydan sonra kişiye özel mahkeme kurulmamasını sağlar. Kuvvetler ayrılığı da yetkilerin tek elde toplanmasını önleyerek hukuk devletini destekler.
B) İdarenin işlem ve eylemlerinin yargısal denetime açık olması
C) Hukuki güvenlik ve belirlilik
D) Kanuni hâkim güvencesi
E) Kamu makamlarının kaynağını Anayasadan almayan yetkileri kullanabilmesi
EŞİTLİK VE ANAYASANIN ÜSTÜNLÜĞÜ
Kanun Önünde Eşitlik
10. maddeye göre herkes; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz; devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir; devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak özel tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Bu düzenlemeler, fiilî eşitsizlikleri azaltmayı amaçlayan olumlu tedbirlerdir; ayrıcalık oluşturmaz.
Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü
11. madde, Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını; idare makamlarını, diğer kuruluşları ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğunu belirtir. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. Bu hüküm, normlar hiyerarşisinde Anayasanın kanunların üzerinde bulunmasının açık ifadesidir.
Anayasanın üstünlüğü, kanun koyucunun da Anayasayla bağlı olması anlamına gelir. Kanunların Anayasaya uygunluğu Anayasa Mahkemesinin norm denetimiyle; idari işlemlerin hukuka uygunluğu ise görevli yargı mercilerince denetlenir. Böylece eşitlik, hukuk devleti ve anayasal üstünlük ilkeleri ortak bir güvence sistemi oluşturur.
B) Madde 9 — Yargının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılması
C) Madde 10 — Kanun önünde eşitlik
D) Madde 11 — Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
E) Madde 7 — Yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olması

